|
|||||||
| Sohbet Her avcının en büyük ustalığıdır muhabbet, Dostluklarımız muhabbetle pekişir. Haydi dostlar sofrasına! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: Nov 2007
Konum: istanbul
Yaş: 31
Mesaj: 11
|
Arkadaşlar Bu konu hakkındaki Düşüncelerinizi Alabilirmiyim?
Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Kadinlar sadece evde olur, yemek yapar, cocuk bakarlardi. Sadece esinin geliri dusukse kadin calisirdi ve calisan kadina acinirdi. Kadin calisiyorsa, evine bakamayacagi dusunulurdu, zaten kadin bekarken calisiyor idiyse bile evlenince evinin kadini olurdu. 90'li yillara gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik calismak ekonomik olarak ozgurlesmek istiyordu. Once universite okumaya ,sonra calismaya basladi. Bu kadinin hosuna gitmisti. Calisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik calisan kadin evli olmak degil bekar olup gununu gun etmek istiyordu. Yasasin ozgurluk... Calisan kadin artik iskolik olmustu, calisiyor ve yuksekliyordu. Zirveye ulasmisti. Bircok sirkette once orta kademe, sonra ust kademe yonetici kadin oldu. Doksanlarin sonuna gelindiginde sirketler yalniz ve iskolik 30lu yaslarinda kadinlarla doluydu.. Bu calisan kadina yetmedi, citayi biraz daha yukseltti. Artik hem evli ve hem de basarili calisan kadin olmaliydi. Calisan kadin etrafina bakindi. Basarili, parali koca adaylari gozden gecirildi. Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemen elendi. Ince ruhlu, saraptan anlayan, 14 Subat'ta muthis surprizler yapabilen, kimsenin bilmedigi yerlerde basbasa tatillere goturen, yasamayi seven ve bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi. Yurt disindan gelinlikler getirtildi. Otellerde muhtesem dugunler yapilip, Maldivler'e ya da Bali'ye balayina gidildi. Balayindan sonra calisan kadin hizla is basi yapti. Gunduzleri toplantidan toplantiya kostururken artik aksam yemegini de dusunmeye baslamisti. Aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli, esinin gomlekleri, pantolanlari utulu mu, kiyafetleri kuru temizlemeciye gitti mi geldi mi, marketten alinacaklarin listesini cikar, is cikisi git al, eve gel, aksam yemegini hazirla.... Calisan kadin artik mutluydu. Gece yatagi sicacikti. Uzulunce derdini paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek olacak bir omuza, goz yaslarini silecek sevkatli ellere sahipti. 15 saat kosturmak kadina viz geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev ile is arasi cift vardiya calisan Kadinla doluydu. Zaman geciyordu. Calisan kadin 35 ine yaklasiyordu. Biyolojik saati 'be bek, be - bek' diye uyari vermeye basladi. Evet calisan kadin hemen cigliklar atmaya basladi 'Bebek de yaparim kariyer de ' diye... Calisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin randevularini doldurdular. Calisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna uygun zamani secip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar. 1-2 ay sonra guzel haberler sirayla gelmeye basladi,calisan kadinlar hamileydiler. Calisan kadin hem hamile, hem guzel olmak istedi. Hemen diyetisyenlere kosulup, ozel hamile diyetleri alindi, bol bol kivi yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, borek, erik aserilmiyor, karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi eslerden. Calisan kadin cocugunu eski usul buyutmeyecekti. Hemen onlarca hamilelik, bebek buyutme kitaplari alindi, bir cok internet sitesine uye olundu, Yoga ve anne-baba kurslarina yazilindi. Calisan hamile kadin artik gun gun takip ediyordu bebeginin gelisimini. Bugun 43. gun, bebegim uzum tanesi gibi... 59. gun, parmaklari olustu... 89. gun, bugun ilk defa hickirdi... 210 uncu gunden sonra artik bebegin matematik zekasinin artmasi icin Mozart dinletilecek. .. Sonunda mutlu gun geldi. Calisan kadin artik anneydi. 3-4 aylik izinden sonra calisan kadin oldurucu diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde isbasi yapmisti. Artik basarili bir yonetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat calisiyordu. Bebek buyudukce, sosyallesmesi icin calisan kadin cumartesilerini cocuguna ayirdi. Artik tum anneler topluca etkinliklere katilmaya basladilar. Yas gunu partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol, tenis ve yuzmekurslarinin biri bitiyor, digeri basliyordu. Calisan kadina bu da yetmedi. Artik hem calisiyor, hem iyi bir es olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapiyordu. Calisan kadin citayi birkez daha yukseltti. O artik evinde katkisiz, saglikli ekmekler, receller yapmali, organik gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, cocuguna ve esine ozel gunlerde pastalar yapabilmeli, bu pastalari cok guzel susleyebilmeliydi. Butun calisan kadinlar yemek yapma kurslarina kosmaya basladilar. Evlerine ekmek yapma makinalari aldilar, toplanti aralarinda bir birlerine yemek tarifleri vermeye basladilar, 'Dun nefis bir cavdarli ekmek yaptim, istersen tarifini vereyim' 'Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptim. Evdekiler bayildi. Bir aksam gelin de size de yapayim' Bakalim calisan kadin bundan sonra citasini nereye yukseltecek? Gelelim erkege... Bu surec icerisinde calisan erkek ise citasini hic yukseltmedi. 80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyor,bira iciyor Balık tutmaya ve maça gidiyordu.. Alıntı:
__________________
Kaan - 1977 ÃÂstanbul /pendik B rh- Bu mesaj en son " 06-01-2008 " tarihinde saat 17:21 itibariyle KaaN54 tarafından düzenlenmiştir.... Neden: başlık |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,690
|
bu piyasaya yeni çıkan bir hikaye kitabında geçen paragraf mı?
Benim etrafımdaki realite ise farklı. Üniversite yıllarımdı.Çok samimi olduğum bir kankamın İstanbulda yaşayan çocukluk arkadaşını tanıdım.Mezuniyetten sonra istanbula dönünce onu daha fazla görme şansım olmuştu.BAnkalarda çalışıyor,sürekli o bankadan bu bankaya transfer oluyor,kazandığı parayla daireler,arabalar alıyordu. senede birkaç yurtiçi ve dışı seyehate gidiyordu.Kariyer yapmak önemli idi onun için.Ama bankalar batmaya,el değiştirmeye başlamıştı.Artık o bankadan bu bankaya bedelini alıp geçiş yapamıyor,pozisyonunu koruma çabasına girmişti.Yaş 30ların ortasına geliyordu.Bizler hep evlenmiş hatta çocuk sahibi bile olmuştuk.Ama o artık çıtırlarla rekabet edemeyecek yaşta idi.Adaylar içinde artık üzümün sapı.... diye seçicilik ön planda idi. Sonuç; hala ablasının çocuğu ile hasret gideren,geceleri yatağı "sıcak" olmayan ve eski güzel günlerin nostaljisiyle yaşayan bir insan. KAriyer/ev/çocuk üçlemi çokta gerçekci değil.Hel 3ünü de süper götürüyor,erkekler ise PTT modunda hala demek ancak filmlere mahsus olsa gerek ...
__________________
BİROL -1969 İSTANBUL 0RH- Gül Ey saf çelişki. Nice gözkapağının altında hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........ |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Oct 2007
Konum: İSTANBUL
Yaş: 46
Mesaj: 1,417
|
Alıntı:
![]()
__________________
Murat/1962 İstanbul-Gelibolu İNSANLARI YARGILARSAN ONLARI SEVMEYE ZAMANIN KALMAZ ! |
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: Turkiye
Yaş: 38
Mesaj: 2,827
|
Kadınların çalışması ekonomiye katkı yapması bence bir millet için en hayırlısıdır.
Kadınlarımız kutsaldır. Anneyim diyen her kadının eli öpülmesi gerekir. Her insan ( kadın-erkek) başarılı olmak için ve bir şeyler eklemek için yaşar. Bu tip tartışmalar gelişen ve değişen ekonomiler için çok eskide kaldı hele metropollerde yaşanlar için konuşmuyor bile. Hangimiz kızının eğitimli kendine yeten bir birey olmasını istemezki? Bence önemli olan bizden sonraki nesil için hayatın temel taşlarını iyi anlatmak lazım. Hiç birşeye erken atlamasınlar yada geç kalmasınlar diye. Benim eşim çalışan birisi. Çocuğumuzda oldu. Hiç oyle deli divaneler gibi değiliz ve en büyük yardımcısı benim. Sevgiyle kalın. |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
BANNED
Giriş: Jul 2007
Konum: ÃÂstanbul
Yaş: 30
Mesaj: 1,280
|
Güzel bir yazı paylaşımınız için teşekkürler:
Bende 30una gelmiş çalışan evin geçimine katkıda bulunan bir bayan olarak, bu yazıda gördüğüm şey elit diye adlandırılan hatunlardan bahsettiğini düşünüyorum Kabullenilmesi gereken bir şey varsa oda bayanların her işe adım atmasının hiçte rahatsız edici bir durumun olmadığıdır,aksine eşlerinin yada ailelerinin yükünü hafifletiyor olmasının ne kadar güzel olduğudur ![]() |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) | |
|
Mesaj: n/a
|
Alıntı:
Seninle bir organizasyonda birlikte balık tutmak henüz kısmet olmadı ama Sevda dostlarımızla birlikte balık tutmanı görmek çok güzel ![]() |
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,690
|
muhalif diye görünüp,kadınlar evde oturmalı,çocuk doğurmalı felan dediğim yok...Benim ilk mesajımdaki ana fikir ise;
hem kariyer,hem çocuk hem ev işini çok iyi yaparız,eskisi gibi değil hiçbirşey.Ama erkek tarafı hala aynı .... felan diye söylemlerin realitede hiçte göründüğü gibi olmadığıdır. Kadınlar çalışmalıdır kesinlikle ama kariyer diye diye bazı şeylerden feragat edilmemelidir.Ben bebeklerin kesinlikle annesinin gözetiminde büyümesinden yanayım.Kadının elinde ise, iş hayatına 2-3 yıl ara verip bebeğini büyütmelidir,sonra tekrar işe dönmeli.3 aylık bebeği anneanneye,babaanneye bırakıp çalışmaktan yana değilim. Tabii herkes için bu mümkün olmayabiliyor....
__________________
BİROL -1969 İSTANBUL 0RH- Gül Ey saf çelişki. Nice gözkapağının altında hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........ |
|
|
|