![]() |
|
|||||||
| Sahte Yemler Silikon yemler, kaşıklar, rapalalar, rapala yapımı, sahte yemlerin hazırlanışı, oltaya bağlanışları... Hangi rapala hangi balıklara kullanılır? Suni yemlerde renkler neyi ifade eder? Kısaca suni yemlerin seçiminden kullanımına kadar engin bir tecrübe okyanusu burada... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,504
|
Sahte yemler denince, her birinin ayrı bir espirisi olduğu genelde atlanır. İşte bunlardan biriside crankbait'lerdir. Türkçesi nedir, ne değildir, bilmiyorum, ama kabaca makine gibi yem olarak çevrilebilir. Cranking ise, bu yemin kullanımını anlatan bir terimdir. bunuda makine gibi çekmek, kullanmak olarak çevirebiliriz.
Bu yemleri ayırmak, gayet kolaydır, tombik bir şekilleri vardır. ![]() Bu tombik halleri, balığın ki genelde bu balık tatlısu levreğidir, "Amanda ne besili bir av" diyerek atlaması için değildir lakin. Ön tarafın şişman olup, arkada incelmesi, alttaki 3 lü iğneyi o ince kesime saklamak amacını taşır. Zira bu yemler, çekilirken dibe dalar ve dipten gelirler. Bu yemlerin esprisi, çektiğiniz zaman dibe doğru dalışa geçmesidir. Yani, siz çektikçe, o dibe iner. Bunu sağlayan ana eleman, bariz şekilde büyük olan dudak çıkıntısıdır. Bu dudak ne kadar büyükse, sahte yem o kadar derinden gelecektir. Bu yemlerin kullanılması, basit gibi görünür. Temel olarak, atarsınız, nispeten ağır oldukları için daha kolay atılırlar. Daha sonra, doğrudan, hızlıca çekersiniz. Yem süratle dibe yönelir ve dipte salınarak gelmeye başlar. Bu salınma kamışta bile hissedilir. Çıkan ses ve bocalayan görüntüsü, tatlısu levreğinin dikkatini çeker ve onu tutmaya yardımcı olur. Temelde, kullanımı bu kadar basit olmasına karşın, işin detayına inince mesele iyice çetrefilleşir. Derinliği, dip yapısını ve yeminizi iyi tanımayı gerektirir. Pek çok tür crankbait, çekilince dalarken, bırakınca yükselmeye başlar. Böylece, onu önündeki tümsekten kurtarabilirsiniz. Ama, siz çekerken dibe yapışmasını engellemek için, dengeli bir atış olmazsa olmaz bir husustur. Diğer yandan dengeli atış demek, aslen alıştığımız ölçülere göre kısa bir atış demektir. Bu da, yemin çabucak dibe inebilmesi için, seri bir şekilde, "makine gibi" çekilmesini gerektirir. Bu gerekler, crankbait avcılığını ayrı bir yere yerleştirir. Öncelikle, takımların bu stile uyumlu olması lazımdır. Kamış ve makine ilk anda ele alınması gereken özelliklere haiz olmalıdır. Kamış olarak yavaş aksiyonlu, düşük atarlı, fiberglass gibi bir bir model tercih edilmelidir. Neyse ki kamışlarda sorun azdır, zira pek çok üretici, cranking için özel olarak kamışlar üretirler ve "cranking rod" olarak açıkca belirtirler. Seçim, daha sağlamı, sapı iyi olanı, kaliteli olanı üzerine yoğunlaşır. 1.20 .. 1.80 metre, 5-25 gr atarlı kamışlar genel olarak tavsiye edilebilir. Makine seçimi ise, biraz daha kritiktir. Öncelikle makinenin sürekli yapılacak atıp makine gibi çekme işinde yormayacak, hafif ve küçük bir şey olması gerekir. Ama buna karşılık, misinayı hızla toplaması, büyük balığa yetecek yükü kaldıracak kadar iyi olması gerekir. Hızlı sarma, büyük balığa dayanma gibi noktalarda çıkrık makineler öne çıkarlar. Fakat, pek çok çıkrık makina, hafif yemlerle başarılı bir şekilde çalışamaz. Üstelik, devirleri düşüktür. Çıkrık olarak seçilecek makinanın, yüksek devirli, en az 5.7:1 devirli olması, nispeten hafif yemlerle kullanılabilir olması gerekir. Genede, çırkıklar crankbait uygulamasında yeterince başarılı değillerdir. Normal makineler ise, genelde misinayı boşandırıp gam yapma sorunu ile karşımıza çıkarlar. Eğer geri sarmayı güzelce yaparsanız, genelde sorun olmaz bu mesele. Diğer yandan hafif yemlerle son derece düzgün ve uzak atışlar yapmanıza imkan sağlarlar. Ülkemizde pek bilinmeyen closed face, yani kapalı makaralı spincast türü makineler ise, bu iş için ideal görünürler. Bu makineler bir tuşa basarak atışa hazır olur ve kolayca crankbaitleri makul mesafelere gönderebilir. ![]() Kullanımları diğerlerine göre çok kolaydır. Ama genelde daha yavaş sararlar.. Misina seçimi ise, bu yemlerde daha kritik bir anlam taşır. Zira, yemin süratle dibe gitmesi için, daha ince misina elzemdir. Diğer yandan misinanın sudan hafif olması, kaldırma etkisiyle dudağın açısını bozup aksiyonunu mhavetmesi ile sonuçlanabilir. Bu nedenle, misine seçiminde sağlamlığın ötesinde kriterlere de dikkat edilmesi gerekir. Crankbaitler farklı derinliklere dalan ve farklı aksiyon gösteren türlerde olurlar. Pek çok üretici, Zone 1, 2, 3 şeklinde, "Bölge 1, 2, 3" gibi bölgelere göre bu yemleri gruplar. Zone (Bölge) 1: 0 ... 6 karış Zone (Bölge) 2: 6 ... 12 karış Zone (Bölge) 3: 12 ... 18 karış Derinliği ifade eder. Zone 1 bir crankbait, en fazla 6 karış derinliğe, ne eder, kabaca 180 santim diyelim, dalan modeldir. Eğer avlağınız çok daha derinse, bu yem dibe inmez, ortada kalır ve iş yapmaz. Çok daha sığsa, bu da iyice dibe iner, orada büyük ihtimalle takılır kalır.. Sonuçta, avlağın derinliğine göre doğru crankbait kullanımı elzemdir. Crankbait seçimi yapılınca, bunların atılmasına sıra gelir. Genel olarak, kıyıdan yapılacak bir atış, yemin takılması ve hüsranla sonuçlanacaktır. Bu yemler, bilhassa tekne için dah uygundur. Ama teknede olunca da, atış bazı kuralları gerektirir. eğer çok uzağa atarsanız, yem dibe takılabilir. Çok yakına atarsanız, dibe hiç dalmayabilir. Genel bir formül olarak, derinliğin 2-4 katı mesafeye atmanız uygun olacaktır. Yani, derinlik 2 metre ise, 4-8 metre ötesi uygun atış alanıdır. Uzağa atmak genelde başarıyı artırmaz. Zira çekiş açınız düşer ve dalma/aksiyon etkisi azalır. Kaba bir hesapla, 3-5m arası atışlar genelde yeterli olur. Atıştan sonrası, süratle sarmak demektir, makine gibi. Ama insan sürate binince çok çabuk yorulur. Bu nedenle, yüksek devirli bir makina kullanıp, işi makinaya yüklemek daha doğru olacaktır..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969 |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: Oct 2007
Konum: sivrice Cankkale
Yaş: 58
Mesaj: 3,746
|
Sevgili Serdar kardeşim,
Ne kadar güzel anlatıyorsun, Seninle beraber balık avladık,senin hem balıkçılığını,hemde balıkçılık konusunda engin tecrübe,bilgi ve becerilerini gördüm,aynı zamanda ne kadar mütevazi bir insan olduğunada gözlerimle şahit oldum, bir işi yaparken ,en doğru ve düzgün bir şekilde yapmayı kendine ilke edinmiş,bildiklerini aklının ucundan hiç bir sey geçirmeden paylaşan sessiz ,sakin bir amatör balıkçıyı gördüm, seninle beraber balık tutum,seninle beraber kısada olsa sohbetler yaptık, ![]() ![]() ![]() Şimdi seni daha çok iyi tanıdım, Balıkçılık işini ciddi bir sekilde yapan,olmassa olmazlardan taviz vermeyen ,sensin o, Serdar Usta, ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Sevgili Serdar,seninle Sivrice de tanımasaydım,bu yazıyı yazmazdım, ![]() ![]() ![]() Seni ve Sevgili Birol kardeşimi özel olarak Sivriceye beliyorum ![]() ![]() ![]() hoşçakalın ![]() ![]() ![]()
__________________
Sivrice'den selamlar, sevgiler,hoşça kalın. ![]() ![]() ![]() Orhan Küçükbiçmen 1950 / İstanbul / Karagümrük / 0 rh + sivrice / çanakkale |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Feb 2008
Yaş: 60
Mesaj: 1,426
|
Alıntı:
Sevgiler
__________________
Ad soyad;Vedat Abayoğlu Doğum tarihi;17.4.1948 Kan Grubu;AB Rh Katınılan Yer;Sivrice-Çanakkale |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Feb 2008
Yaş: 60
Mesaj: 1,426
|
Alıntı:
Sevgiyle kal
__________________
Ad soyad;Vedat Abayoğlu Doğum tarihi;17.4.1948 Kan Grubu;AB Rh Katınılan Yer;Sivrice-Çanakkale |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
Expert Member
Giriş: Oct 2007
Konum: sivrice Cankkale
Yaş: 58
Mesaj: 3,746
|
Alıntı:
Özel olarak ,yani grup halinde değil ,anlamında, iki kişi gelirlerse teknemle balığa çıkarırım anlamında. ![]() hoşçakal ![]() ![]() ![]()
__________________
Sivrice'den selamlar, sevgiler,hoşça kalın. ![]() ![]() ![]() Orhan Küçükbiçmen 1950 / İstanbul / Karagümrük / 0 rh + sivrice / çanakkale Bu mesaj en son " 05-03-2008 " tarihinde saat 13:36 itibariyle orhan kucukbicmen tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Senior Member
Giriş: May 2007
Yaş: 30
Mesaj: 2,133
|
Sizlerin bu tatlı atışmalarınıza bayılıyorum gerçekten de
![]() Örnek alınacak o kadar çok şey var ki.. Sinagrit Baba, Trout Baba, Ellerinizden öpüyorum ![]()
__________________
Ulaş İstanbul-1978 A Rh(+) Memleketim, memleketim, memleketim, Ne kasketim kaldı senin ora işi, ne yollarını taşımış ayakkabım, Son mintanın da sırtımda paralandı çoktan, Şile bezindendi. Sen şimdi yalnız saçımın akında, enfarktında yüreğimin, alnımın çizgilerindesin memleketim, memleketim, memleketim... |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) | |
|
Administrator
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 7,013
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: Oct 2007
Konum: konmuyum
Yaş: 40
Mesaj: 2,163
|
Ben yinede bu tatlı atışmaların burda olmasına taraf değilim. Burası ince espirilerin kolaylıkla algılanacağı bir ortam değil. Karşılıklı yapılacak tatlı takılmalar en azından çok yakın olmayan üçüncü kişilere açık olmamalı. Bu tip takılmaların yüzyüze yapılmasını isterim. Geçmişte bir takım yanlış anlaşılmarın ne kadar kolay olabileceğini gördük. Gerek olmadığını düşünüyorum.
Sevgiler saygılar. |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Member
Giriş: Oct 2007
Mesaj: 165
|
Sevgili Serdar Hocam, harika bilgilendirici bir makale. Ürünü edinmek sorun değil, hemen alıp çantamızda bulundururuz. Ama nerde ne zaman bunu kullanabiliriz. Ülkemizin hangi suları buna müsayittir. Hepimizin (özellikle benim
sadece 1 adet fotomu istiyorum, o koca şeyle) trofe balıklardan yakalabilirmiyiz. yani 5n1k ![]()
__________________
Halil Murat Şahin İstanbul-Suadiye 1967 / A Rh+ http://picasaweb.google.com/HalilMuratSahin |
|
|
|