![]() |
|
|||||||
| Sağlık Hiçbir şey sağlığımızdan daha önemli değil. Gündelik ihtiyaçlarımızdan avda başımıza gelebilecek acil durumlarda yapmamız gerekenlere kadar her şey burada... İlkyardım, suni tenefüs, pansuman, zehirlenmelere karşı önlemler, boğulmalarda acil yardım... Hiç gerek duymamanız dileklerimizle kulağımıza küpe olsun! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: Çorum
Yaş: 29
Mesaj: 4,471
|
KENELER NASIL TANINIR VE NERELERDE BULUNUR?
Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler. Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur. Keneler, kan emerek beslendikleri için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilirler. Ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan keneler, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler. ![]() ![]() KENE ISIRIĞI ![]() Kenelerin kan emişi genellikle uzun bir süreçtir. Sinekler gibi hemen sokup kısa sürede kan emişini bırakmazlar. Kan emmeye başlayan kene, ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve doyuncaya kadar çıkartmaz. Bu hortum, geri çıkışı engellemek için çıkıntılar içerdiğinden kolay çıkmaz. Bu nedenle keneyi çıkartmak için zorlamamak gerekir. Çok zorlandığında sıvıyı erken salgılayıp virüsü bulaştırabilir veya boru kısmı koparak cilt içinde kalabilir. Ayrıca, zorlama kenenin patlayarak enfekte sıvı ve kanının cildimizdeki çiziklerden ya da gözümüze sıçrayarak bulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle vücuda yapışık kene görüldüğünde bir cımbızla ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola oynatılıp bir vida gibi çıkartılmaya çalışmalı ya da bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalıdır. KIRIM KONGO ATEŞİ NEDİR? Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir. Hastalıkların seyri sırasında cilt ve diğer organlarda kanama görülen ve kanama belirtileri hakim özellik olarak tespit edilen enfeksiyonlar, genel olarak ''kanamalı ateşler'' şeklinde isimlendirilir. Viral kanamalı ateşler; kene, sivrisinek, kemirgen aracılığıyla nadiren de yabani ve evcil hayvanların kan ve dokularına temas ile bulaşan, ölüm oranı çok yüksek hayvan kaynaklı enfeksiyonlardır. Bu hastalıklardan ülkemiz için önemli olanı hiç şüphesiz Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ dir. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ilk kez 1944-1945 yılı yaz aylarında Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüş ve hastalığa Kırım Kanamalı Ateşi adı verilmiştir. 1956 yılında Zaire'de ateşli bir hastadan izole edilen ve Kongo virüsü olarak adlandırılan etkenin, 1969 yılında Kırım Kanamalı Ateşi virüsü ile aynı olduğunun farkına varılmasıyla, hastalık bu tarihten itibaren Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olarak adlandırılmıştır ve Nairovirüs türü virüsün sebep olmaktadır. Ülkemizin coğrafi ve iklim yapısı, hastalığın bulaşmasında birinci derecede etkin rol oynayan kenelerin yaşamaları için oldukça elverişlidir. Bu nedenle de hastalık, özellikle hayvancılığın yapıldığı bölgeler, orman ve gür otlakların bulunduğu yerler başta olmak üzere ülkemizin her yerinde ( sıklıkla da nisan ayından itibaren kasım ayına kadar olan sürede ) görülebilecek durumdadır. KİMLER RİSK ALTINDADIR? Hastalık için tarım çalışanları ve hayvancılık ile uğraşanlar (çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et ve et ürünleri market işçileri), veterinerler, hasta hayvan ile teması olanlar ve akut hastalarla temas olasılığı olduğundan endemik bölgelerde görev yapan sağlık personeli, askerler, kamp ve piknik yapanlar, korumasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar ile deri fabrikası işçileri yüksek risk altındadır. Epidemi sırasında muhtemelen evcil hayvanlar konak hacmini genişletmektedir . NASIL BULAŞIR? Virus, genelde insanlara ya infekte kenelerin ısırması ile, yada hasta hayvanların kesilmesi sırasında hayvana ait kan ve dokulara temas ile bulaşmaktadır Bunun yanında başlıca bulaşma yolu olan kene ısırığına ilave olarak insandan insana da İlerlemiş kliniği olan hastalara ait kanlar, solunum, sindirim yolu çıkartılarına direkt temas ve hava yolu ile bulaşabilir. Virus, sığır ve koyun gibi keneler için konak olan hayvanlarda belirtisiz infeksiyon ve bir hafta kadar süren geçici viremi oluşturmasına rağmen insanlarda hastalığa neden olmaktadır Henüz ergin olmamış Hylomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder; ergin kene olduğunda da hayvanlardan ve insanlardan kan emerken bulaştırır. Hastalık genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Bu süre en fazla 9 güne kadar uzayabilir. Hasta hayvanın kan ve vücut sıvıları bulaşmış ise bu durumda hastalığın ortaya çıkışı 13 güne kadar uzayabilmektedir. BELİRTİLER NELERDİR? Hastalık etkeninin kene ısırması ile bulaşması durumunda enfeksiyon genellikle 1-3 gün arasında gelişir. Kuluçka süresi olarak tabir edilen bu süre bazen 9 güne kadar uzayabilir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu olan bulaşmalarda ise kuluçka süresi 5-6 gün, en fazla 13 gün olabilmektedir Hastalığın başlangıç bulguları sıklıkla gribal enfeksiyonu taklit eder ve ani başlangıçlıdır. Üşüme titremeyle yükselen ateş, şiddetli baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları, gözlerde ışığa karşı hassasiyet, halsizlik ve belirgin bir iştahsızlık en sık görülen başlangıç bulgularıdır. Bazen bulantı, kusma ve boğaz ağrısına eşlik eden yaygın karın ağrısı ve ishalle karakterize başlangıç gösterir. Birkaç gün içerisinde bilinçte bulanıklaşma ve ajitasyon gelişebilir. İki-dört gün sonra ajitasyon yerini bitkinlik ve depresyona bırakabilir ve karnıjn sağ üstünde lokalize karın ağrısı saptanabilir Ayrıca ciltte kanamadan kaynaklı kızarıklık ve morluklar, burun, diş eti, idrar yollarından, bağırsak sisteminden ve vaginal yoldan kanamalar görülebilir. İç organlara ait kanama bulguları saptanabilir. Ağır hastalarda beşinci günde karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği gelişir. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinde ölüm; beyin, karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer yetmezliğinden dolayı çoğunlukla hastalığın ikinci haftasında görülmekte ve bu oran yaklaşık %30'ları bulabilmektedir . - Ateş - Kırıklık - Baş ağrısı - Halsizlik - Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının bozulması sonucu; - Yüz ve göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde kızarıklık, - Gövde, kol ve bacaklarda morluklar - Burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülür - Ölüm karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile olmaktadır. TEDAVİSİ NASIL OLUR? Hastalar, gerektiğinde yoğun bakım desteği verebilecek bir hastanede gerekli izolasyon önlemleri alınarak takip ve tedavi edilmelidir. Günümüzde tedavinin temelini genel destek tedavisi oluşturur. Solunum, dolaşım ve kalori desteği yapılmalı, gerektiğinde kan ve kan ürünleri verilmelidir. Henüz güvenli ve etkili bir aşı üretilememiştir. NASIL KORUNULUR? Hastalıktan korunmada en etkili yol kenelerle etkin mücadele yapılmasıdır. Bunun için kenelerin yoğun olarak yaşadığı yerler, çevreye ve diğer canlılara zarar vermeden uygun metotlarla ilaçlanabilir. Hayvan barınakları kenelere karşı ilaçlanmalı, barınakların duvarları sıvanmalı ve badanaları yapılarak kenelerin yaşamaları engellenmelidir. Kenelerin bulunduğu alanlardan mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Çalı, çırpı, su kenarı veya gür otların bulunduğu alanlara piknik veya başka bir amaçlı gitme durumunda pantolon paçaları çorap içine alınmalı ve dönüşte mutlaka vücut kene yönünden kontrol edilmelidir. Hayvan barınaklarına girdikten veya hayvanlarla temastan sonra, insanlar vücutlarını kene yönünden muayene etmeli, kene varsa uzaklaştırılmalıdır. Vücuda yapışmış keneler koparılmamalı ve ezilmemeli, bir cımbızla sağa sola oynatılarak çıkarılmalıdır. Vücuttaki kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, gaz yağı) dökülmemelidir. Çünkü bu kimyasallar keneleri kusmasına sebep olabildiğinden, kusmuktaki virüsler, kenenin kan emmek için ısırdığı yerden vücuda girebilirler. Hayvanların kanına veya başka bir vücut sıvısına temas edilmemeli, bu durumlarda eldiven kullanılmalıdır Hasta olan kişilerin kullandığı malzemeler ve tuvaletler çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir. Hasta ve hastanın sekresyonları ile temas sırasında mutlaka temel kişisel koruyucu önlemler (eldiven, önlük, gözlük, maske) alınmalıdır. Kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınılmalıdır. Bu şekilde bir temasın olması durumunda, temaslının en az 14 gün süreyle ateş ve diğer belirtiler yönünden takip edilmesi gerekmektedir Hastalık, kenelerin sokması sonrası salgıladıkları sıvıyla, kenelerin çıkartılırken ezilmesi sonucu çıkan sıvı ve kanıyla veya kene sokması sonucu virüsü alıp hasta olmuş hayvanların kan ve salgıları ile bulaşabilmektedir. Bu nedenle: Mera ve meskenlerde yerleşik keneler kan emerek beslenirler. Hayvanları kenelerden uzak tutarak kenelerin yayılmaları engellenmelidir. Yeşil ve piknik alanlarına gidildiğinde (su kenarları, otlaklar, çalılık ve yüksek otlu alanlar) uzun giysiler giymeli, bacakları açıkta bırakmamalı, paçalar çorap içine konulup kenenin vücuda ulaşması zorlaştırılmalıdır. Dönüşte tüm vücut kontrol edilip yapışık kene olup olmadığına bakılmalıdır. Yeşil alanlara giderken böcek kaçırıcı sıvı ve jeller cilde sürülebilir veya giysilere emdirilebilir. Bu maddelerin az da olsa sağlık sakıncaları olduğu dikkate alınmalıdır. Hayvan besliyorsanız hayvanlarınızı dolaştırırken onlara da bu sıvılardan sürebilirsiniz. Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde keneyi çıkartmak için fazla zorlamamalı, halk arasında yaygın olduğu şekliyle sigara veya kibritle yakma, kenenin üzerine kolonya, alkol veya diğer kimyasal maddeler uygulanmamalıdır. Bu maddeler kenenin daha erken aşamada kusmasına ve enfekte sıvıyı vücudumuza salgılamasına neden olabilir. Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde eldiven takarak ve bir cımbız ile kene vücuda yapışık ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola sallanarak bir vida gibi çıkartılmalı veya bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalıdır. Hasta kişiler ile temasta vücut sıvıları aracılığıyla bulaşma olabileceği unutulmamalıdır. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur? 1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaşma önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir. 2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir. 3. Bu alanlara av yada görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları, 4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir. 5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.) 6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir. 7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır. ![]() 8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur. ![]() ![]() ![]() ![]() 9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda çevre ilaçlanması yapılabilinir. Konumuz, sitemizin baş hemşiresi Sevgili Evrim Koç (eevriimnurse) un katkılarıyla hazırlanmıştır. Teşekkürler Evrim ![]() |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: May 2007
Yaş: 22
Mesaj: 31
|
işe yaramak kadar güzel bir şey yok ne mutlu bana
![]() çok mutlu oldum yaf ![]()
__________________
Evrim Koç 29/06/1986 ÃÂstanbul B Rh + " dünyayý güzellik kurtaracak bir insaný sevmekle baþlayacak her þey "
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: Bursa
Mesaj: 685
|
Mevsim itibarı ile, mesire yerlerini dolduracak olan piknikçiler için faydalı bilgiler, emeğinize sağlık arkadaşlar.
Paylaşım için teşekkürler.
__________________
Ali BURSA 20/03/1964 Arh + �NCE VATAN S�ZKONUSU OLAN VATAN �SE GER�S� TEFERRUATTIR, |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Member
Giriş: May 2007
Konum: istanbul
Yaş: 21
Mesaj: 131
|
canım kardeşim ve Ersin abi paylaşımınız için teşekkürler...
ellerinize, bilgilerinize sağlık. araştırmalar devam ediyor, sizlerle hangi konuları paylaşabileceğimize karar vermeye çalışıyoruz. özel bir isteğiniz ya da öneriniz olursa lütfen belirtin saygılar...
__________________
Duygu Horoz 03.01.1987 ÃÂstanbul A Rh(+) ___SaÃÂLýKLý GüNLeR___ |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Member
Giriş: May 2007
Mesaj: 170
|
Küresel ısınma, kene popülasyonunu artırdı
Kene popülasyonunun artmasında, ılık geçen kış mevsimlerinin etkili olduğu belirtildi. Kırım-Kongo kanalı ateşi (KKKA) hastalığına neden olan virüsü taşıyan keneler, korku saçmaya devam ediyor. Türkiye'de 2003 yılından beri tanımlanan bu hastalıktan sadece bu yıl 172 vaka belirlendi, 10 kişi ise virüs nedeniyle hayatını kaybetti. KKKA nedir, her keneden bulaşır mı, bu hastalık hep ölümle mi sonuçlanır, Türkiye'nin her yerinde var mı? KKKA virüsü taşıyan keneler sonradan mı çıktı, biyolojik silah mı?... Kene uzmanı Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zati Vatansever, ölümle sonuçlanan ve insanlara korku saçan bu virüs nedeniyle bilgi kirliliği yaşandığını, insanların ise virüsü tam olarak tanıyamadığını söyledi. Ölüm olayları nedeniyle şehirlerle gereksiz bir panik havası yaşandığını, esas risk taşıyan yaban hayatının olduğu kırsal alanlarda yaşayan insanlarda duyarsızlık olduğunu ifade eden Vatansever, ''Yeterli önlem alınırsa korkulacak bir şey yok, fakat öncelikle kırsal kesimde yaşayan halkın bilinçlendirilmesi gerekiyor'' dedi. Kene popülasyonunun artmasında ılık geçen kışların ve yaban hayvanı sayısının artmasının etkisinin olduğunu belirten Vatansever, ''Özellikle KKKA virüsü taşıyabilen keneler sıcağı severler. Nemli yerlerde asla yaşamazlar. Birkaç yıl önce Rusya'da eksi 20 derecenin altında kış yaşandığı için kene popülasyonu önemli derecede azaldı'' diye konuştu. KENE ASLINDA HAYVANLARDA AŞI GÖREVİ GÖRÜYOR Şu anda tüm dünyanın kene mücadelesi yaptığını, fakat milyon dolarlar harcanmasına rağmen kene popülasyonunun yok edilemediğini anlatan Vatansever, ''Zaten yok etmek de gerekmiyor, kontrol altında tutulması gerekiyor. Çünkü keneler bir anlamda aşı vazifesi görüyor. Konakladığı hayvana düşük dozda hastalık vererek hayvanın dayanıklılığını artırıyor. Keneyi tamamen yok ederseniz bölgeyi hastalıklara karşı duyarlı hale getirmiş olursunuz'' diye konuştu. Vatansever, kenelerin hayvanlara verdiği zararları ise ''hayvanı zayıflatması, et ve süt verimi düşürmesi'' olarak sıraladı. BİYOLOJİK SİLAH OLMASI İMKANSIZ KKKA virüsü taşıyabilen kenelerin biyolojik silah olduğu yönündeki iddialara kesinlikle katılmadığını belirten Vatansever, KKKA hastalığının aslında hep olduğunu, fakat Türkiye'de 2003 yılında tanımlanabildiğini söyledi. Türkiye'de 30'un üzerinde kene türü bulunduğunu, bunların da 800'den fazla hastalık barındırdığını anlatan Vatansever, KKKA'nın öldürücü olması nedeniyle dikkati çektiğini kaydetti. Kenenin birçok çeşidinin olduğunu ve dünyada yaşayan birçok kenenin başka ölümcül hastalıklar da taşıdığını kaydeden Vatansever, ''Dünyada keneden bulaşan hastalıklardan ölüm ortalaması yüzde 10-30 arasında değişiyor. Bizde ölüm oranı yüzde 5 civarında'' diye konuştu. TÜRKİYE'DE NERELERDE YAŞIYORLAR Vatansever'in verdiği bilgiye göre, virüs taşıyabilen keneler Türkiye'de Karadeniz iklimi ile step ikliminin kesiştiği bölgelerde bulunuyor. Bu tür keneler bodur meşelik alanları ve yaban hayvanların bulunduğu yerleri tercih ediyorlar. Bu çerçevede bakıldığı zaman Türkiye'de virüs taşıyabilen keneler için esas odak noktaları öncelikle Çorum, Amasya, Tokat, Yozgat, ikinci sırada da Çankırı, Gümüşhane, Siva, Kastamonu, Artvin ve Erzurum öne çıkıyor. Vatansever, virüs taşıyabilen keneler açısından en risksiz bölgelerin Akdeniz ve Karadeniz kıyıları olduğunu belirtiyor. KKKA VİRÜSÜ TAŞIYAN KENE Türkiye'de 30'un üzerinde kene bulunuyor ve bunlar 800'ün üzerinde hastalık taşıyor. KKKA virüsü her kenede bulunmuyor. Bu virüsü özellikle Hyalomma soyuna ait keneler taşıyabiliyor. Virüs taşıyabilen kene yumurtadan çıktıktan sonra tavşan gibi küçük yaban hayvanları ile yerde beklenen yabani kuşların üzerinde konaklıyor. Erişkin olduğu zaman buradan yere düşüyor, daha sonra da büyük yaban hayvanları, büyükbaş evcil hayvanlar ve insanların üzerine geliyor. Beslenmesini tamamlayan kene tekrar toprağa düşüyor erkek ölüyor, dişi kene ise önce yumurtluyor (bir defada 5-7 bin adet yumurta bırakıyor) daha sonra ölüyor. KKKA virüsü taşıyan bir kenenin yumurtalarının yüzde 3-5'i virüslü çıkıyor. Erişkin avcı kene konaklayacak bir canlı bulamazsa iklim şartlarına göre ortalama 1 yıl yaşıyor. Artı 16-18 derece sıcaklıkta yaşam süresi 3 yıla kadar çıkıyor. Büyükbaş yaban veya evcil hayvanlara gelen kene bir defa besleniyor (kan emerek), bu da 10-15 gün sürüyor. Bu keneler karakter olarak diğer kenelere benzemiyor. KKKA virüsü taşıyabilen Hyalomma soyuna ait keneler ''avcı kene'' olarak da biliyor. Bu keneler diğer keneler gibi otların üzerinde değil toprakta veya toprak altında saklanıyorlar, titreşimleri, ısı, koku ve nefesteki karbondioksiti hissedebiliyorlar, gözleri olduğu için de avlarını siluet şeklinde görebiliyorlar ve avlarına atlıyorlar. BİYOLOJİK MÜCADELE YAPILABİLİR Mİ? Şu anda kene biyolojik mücadelenin yapılamayacağını, çünkü kenelerle biyolojik mücadelenin henüz kanıtlanmadığını kaydeden Vatansever, sığırcık, keklik gibi hayvanların keneleri yediği görüşlerinin kesinlik kazanmadığını, hatta bu tür hayvanların kene popülasyonunu azaltıcı mı, yoksa arttırıcı mı olduğunu kimsenin bilmediğini söyledi. Vatansever, ''Bu keneler erişkin olana kadar bu tür yerden beslenen kuşlar veya tavşan gibi küçük yaban hayvanların üzerinde konaklıyorlar. Bu nedenle bu kuşların azaltıcı mı yoksa arttırıcı mı olduğunu kimse söyleyemez'' diye konuştu. KİŞİSEL KORUNMA ÖNLEMLERİ Vatansever, kırsal alanda yaşayan veya pikniğe çıkan insanlara şu tavsiyelerde bulundu: ''-Sinek kovucu ilaçlar kullanın. Bu ilaçlar keneyi öldürmüyor, fakat yaklaşmasını önlüyor, yani caydırıcı etkisi var. -Doğrudan keneyi öldüren ilaçlar var. Bu tür ilaçlarla bir gün önceden giysilerini ve ayakkabılarınızı nemlendirin (asla cilde sıkmayın). Örneğin binde 5 permetrin içeren (böcek öldürücü) ilaçlar keneyi öldürebiliyor. Bu ilacın etkisi birkaç hafta sürüyor. (Şu anda Türkiye'de binde 1 permetrin içeren ilaçlar var, Sağlık Bakanlığı binde 5 için ruhsatlandırma çalışması yapıyor. Türkiye'de binde 1 permetrin içeren ilaçlar bile kullanılabilir.) -Eve geldiğiniz zaman mutlaka kendinizi kontrol edin. -Tarlaya küçük çocukları götürmeyin. -KKKA virüsü taşıyabilen keneler ahırlara pek yerleşmiyor, bu nedenle ahır ilaçlaması pek başarılı olmuyor. Fakat çiftlik hayvanlarının mutlaka ilaçlanması gerekiyor. -Eğer kene tutunursa bir pens veya ip ile kıvırmadan düzgün bir şekilde çekin. Çıkarttığınız keneyi bir kutuda saklayın, incelenmesi için ilgili kuruluşa götürün. -KKKA virüsü alınan doza göre ölümcül olabilir. Kene tarafından ısırıldıysanız kendinizi kontrol edin. İki hafta içinde yoğun halsizlik, baş ağrısı, bulantı, kusma gibi belirtiler görürseniz mutlaka sağlık kuruluşuna gidin. kaynak: milliyet
__________________
Cem çamşıklıoğlu 23.12.1986 Sivas/divriği/çamşıh ARH(+) ÇAMŞIHLIYIZ " dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak her şey "
|
|
|
|