![]() |
|
|||||||
| Sağlık Hiçbir şey sağlığımızdan daha önemli değil. Gündelik ihtiyaçlarımızdan avda başımıza gelebilecek acil durumlarda yapmamız gerekenlere kadar her şey burada... İlkyardım, suni tenefüs, pansuman, zehirlenmelere karşı önlemler, boğulmalarda acil yardım... Hiç gerek duymamanız dileklerimizle kulağımıza küpe olsun! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Jun 2008
Konum: istanbul-maltepe
Mesaj: 251
|
Amacım kimseyi telaşlandırmak ya da canını sıkmak değil. Ama bir deprem bölgesinde yaşıyoruz ve salıncak gibi sallanıyoruz. Bazı hayati bilgileri hatırlatmak istedim. Aslında Sivil Savunma'nın açtığı kurslara giderek ilk yardım, yangın, deprem konularında eğitim görmek, sevdiklerimizin hayatını kurtarmak için daha iyi bir yöntem. Ama bir çoğumuzun buna zamanı olamayacağı için, benim kendim için derlediğim bilgilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Depreme engel olamayız, ama kaybımızı azaltabiliriz.
ESKİ AMA UNUTULMAMASI GEREKLİ... Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslararası Kurtarma ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır. İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket 'çömel ve korun' metodunu uygularken, 10 maket 'hayat üçgeni' metodumu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dâhilinde direkt olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film 'çömelip korunan/saklanan' kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu. Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu. Bu film Türkiye’de ve Avrupa’nın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerika’da Real TV programında izlendi. Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu 'ayıptı, gereksizdi' ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum. Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim 'hayat üçgeni' dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Her yerdeler. Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir. DEPREM SIRASINDA NE YAPABİLİRİZ? DOUG COPP'UN ÖNERİLERİ 1) 'Binalar çökerken basitçe 'çömelen ve korunan' kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler. 2) Kediler, köpekler ve bebeklerin hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepenin, geniş büyük bir eşyanın yanında dur. 3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar birçok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar. 4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler. 5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın… 6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür... Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz! 7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir 'frekans aralığına' sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar. Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir. 8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır. 9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Fransisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü. Araçlarının dışına çıkıp, aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu. 10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kâğıdın olduğu ofisleri dolaşırken kâğıdın sıkışmadığını/ezilmediğini keşfettim. Kâğıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur. Bu da Bizim Deprem Kitapçığımız... iÇiNDEKiLER I Afet Bilinci I.1 Afet Deneyimlerimiz I.2 Türkiye’deki Depremler I.3 Jeolojik Zaman ve Deprem Bilimi I.4 Depremler Dünyanın Birçok Yerinde Meydana Gelen Doğal Olaylardır I.5 Deprem Efsaneleri / Söylentileri I.6 Tektonik Plakalar Teorisi II Deprem Tehlikeleri / Riskleri II.1 Deprem Tehlikeleri II.2 Deprem Verdiği Zararları Artıran Risk Faktörleri II.3 Erken Uyarı ve Hızlı Müdahale Sistemleri II.4 Sallandığında Çok Geç Olacak III Depremden Önce III.1 Afete Hazırlık Küçük Adımlardan Oluşur III.2 Yapısal Tehlikeler ve Risklerin Azaltılması III.3 Yapısal Olmayan Tehlikeler ve Risklerin Azaltılması III.4 Biz Hazırlanıyoruz, Ya Siz? Deprem Tehlike Avı Afete Hazırlık Planı III.5 Deprem Tatbikatları III.6 Yangını Önleme ve Yangın Güvenliği IV Deprem Sırasında ve Sonrasında IV.1 Deprem Sırasında IV.2 Deprem Sonrasında IV.3 Tahliye V Sonraki Adımlar V.1 ilk 72 Saat V.2 Olay Kumanda Sistemleri / Acil Yönetim Sistemleri V.3 Psikolojik Destek I AFET BİLİNCİ I.1 AFET DENEYİMLERİMİZ Afetler hakkında düşündüğünüzde aklınıza neler geliyor? Afetlerin pek çok çeşidi vardır. En büyük afetlerin pek çoğu doğal afetlerdir; su baskınları, fırtınalar, kasırgalar, volkanik patlamalar, heyelanlar ve depremler. Afetlerin bazıları da insan eliyle meydana gelir; yangınlar, trafik kazaları, kimyasal zehirlenmeler, terör olayları. Ailenizi, mahallenizi, bölgenizi etkileyebilen afetleri düşündüğünüzde aklınıza neler geliyor? Geniş nüfus kitlelerini etkileyen doğal afetlerin en kötülerinden birisi de depremlerdir. Depremler hakkında bilgi edindikçe, pek çok afetten kendimizi nasıl koruyacağımız konusunda da bilgi sahibi oluruz. Deprem nedir? Mahallemizde ve işyerimizde ekonomik kayıpları, yaralanma ve ölümleri en aza indirmek için, deprem öncesi ve sonrasında neler yapmalıyız? Depremlerin ve içinde bulunduğumuz risklerin ne olduğu, bir deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında, ölüm, yaralanma, mal kaybı, iş ve mahalle hasarlarına karşı neler yapmamız gerektiği konuları ile ilgili olarak geniş halk kitlelerini aydınlatma amacı ile bu doküman hazırlanmıştır. • Kocaeli, Düzce ya da başka bir depremi yaşadınız mı? • Deprem bölgesinde yaşadınız mı? • Depremde ailenizden ya da arkadaşlarınızdan birini kaybettiniz mi? • Depremde ailenizden ya da arkadaşlarınızdan biri yaralandı mı? • Siz veya ailenizden ya da arkadaşlarınızdan biri depremde evini ya da işyerini kaybetti mi? • Deprem bölgesine gittiniz mi? • Deprem bölgesi hakkında bildiklerinizi televizyondan ve gazetelerden mi öğrendiniz? • Aranızda kaçınız gerçekten unutabilecek? Bu gibi afetlerde yaşananlar asla unutulmaz. 1999 Kocaeli ve Düzce depremleri hepimizi derinden etkiledi. Bütün dünyada insanlar, büyük bir felaketten sonra afete karşı önlem almayı öğrendiler. Dünyanın her yerinde insanlar depremler hakkındaki en çok şeyi, büyük bir afetten SONRA öğrendiler. I.2 TÜRKİYE’DEKİ DEPREMLER Türkiye de korkunç depremlerden payına düşeni almıştır. Sormamız gereken soru bu acılardan ne öğrenmemiz gerektiğidir. Türkiye bir deprem ülkesidir. Bu gerçek bize son depremlerle en acı şekilde hatırlatıldı. Artık unutmamak, kendimizi korumak ve hazırlık yapmak bizim elimizde. Dünyanın bugünkü şeklini alması milyonlarca yıl sürmüştür, ancak uygarlıkların kurduğu insan yerleşimleri bir dakika içinde yerle bir olabilmektedir. Dünyadaki diğer insanlar gibi, bizler de Türkiye’nin her yerinde deprem (ve diğer afetlerin) tehlikesi ile karşı karşıyayız. Bu nedenle de risk altındayız. Kuzey Anadolu Fay Sistemi’nin batı ucunda yer alan Marmara Bölgesi, yüksek sismik risk içeren bir coğrafyada bulunmaktadır. Tarihsel dönem boyunca bu bölgede birçok yıkıcı depremin meydana geldiği bilinmektedir. Bilgi notlarında, Türkiye’de depremlerin tarihini gösteren bir tablo yer almaktadır. I.3 JEOLOJİK ZAMAN VE DEPREM BİLİMİ İnsanlar ancak bir ömür boyu yaşarlar ve bu yüzden düşüncemiz on yıllar, nesiller ve belki de yüz yıllar ile sınırlıdır. Ancak depremlerin zamanı jeolojiktir ve yüzlerce, binlerce, milyonlarca yıldan beri süregelmektedir. Deprem Bilimi bu milyonlarca yıllık zaman diliminde yeni bir bilimdir ve deneyim edindiğimiz büyük olaylar sayıca azdır. Ancak bilim adamları şimdiden bazı düzenli davranış biçimleri keşfetmişlerdir. Bunun sonucunda, Marmara Denizi’nde önümüzdeki 30-50 yıl içerisinde büyük bir deprem olacağı öngörülebilmektedir. Jeolojik takvimde bu çok kısa bir zaman dilimidir. Japonlar, %30 olasılıkla yağmur yağacağını duyduklarında, şemsiyelerini yanlarına alırlar. Biz de şimdi, yaşamımızda %80 olasılıkla büyük bir depremle karşılaşacağımızı biliyoruz. Şimdi harekete geçme zamanı. I.4 DEPREMLER DÜNYANIN BİRÇOK YERİNDE MEYDANA GELEN DOĞAL OLAYLARDIR Her yıl yaklaşık 3,500,000 deprem meydana gelir. Bunların yalnızca 1,000,000 tanesi kayıt edilebilir. Hissedilebilen deprem sayısı ise yalnızca 34,000’dir. Her yıl 800 adet orta büyüklükte (5.0-5.9) ve az hasara yol açan deprem meydana gelir. Yılda yaklaşık 120 adet güçlü deprem (6.0-6.9) biraz daha fazla hasar verir. Ortalama bir yılda, potansiyel olarak yıkıcı olan 18 deprem (7.0-7.9) olur. Ve her 10-20 yılda bir felakete yol açabilecek bir deprem (8.0-8.9) olur. Kocaeli depreminden sonra olan bazı depremleri anımsayabilirsiniz. Atina, Tayvan, Hindistan, Çankırı, Afyon, Seattle… Peki, daha önce olan depremleri sayabilir misiniz? Depremlere olan bu yeni duyarlılığınız kendinizi korumanıza yardım eder. Depremler dünyanın birçok yerinde meydana gelir. Depremler tarih boyunca belirli kuşaklarda ve dünyanın birçok yerinde meydana gelirler. İnsan topluluklarının yerleşim alanları büyüdükçe, depremlerin neden olduğu hasar ve kayıplar da artmıştır. Ancak, şu anda kendimizi bu hasarın büyük bölümünden koruyabilecek kadar bilgimiz var ve bu nedenle depremler felakete dönüşmek zorunda değildirler. I.5 DEPREM EFSANELERİ / SÖYLENTİLERİ İnsanlığın kurmuş olduğu her uygarlık depremleri yaşamış ve birçoğu da deprem nedeniyle yıkılmıştır. Eski zamanlardan beri efsaneler, anlamadığımız olayları açıklayabilmek amacıyla toplumlar tarafından yaratılmışlardır. Depremin nedeni eskiden şöyle açıklanırdı: Dünya, öküzün boynuzları üzerinde durmaktadır. Öküz kızdığı zaman kafasını sallıyor ve deprem oluyor. Bugün bizler, yukarıdaki efsaneden daha fazlasını açıklayabiliyoruz. Tektonik Plakalar Teorisi olarak bilinen bir bilimsel teori, depremleri daha iyi anlamamıza yardımcı olmaktadır. Ayrıca, artık kendimizi nasıl koruyabileceğimizi de çok daha iyi biliyoruz. Ancak bugünkü toplumların da depremler hakkında modern efsaneleri vardır. Örneğin, “depremler daima gece olur”, “beklenmedik pek çok deprem vardır”, “deprem havası”... Çoğu insanın inanmak isteyeceği efsane, bir sonraki depremin ne zaman olacağını birilerinin bildiğidir. Tabii ki, eğer çok fazla tahmin yapılırsa biri mutlaka tutacaktır. Her ne kadar uzun vadeli tahminler olsa da, şu anda kimse kısa vadede ne zaman bir deprem olacağı hakkında tahmin yapma yeteneğine sahip değildir. Modern efsaneler, kendimizi korumak için neler yapmamız gerektiğini bize unuttururlar. Artık bu efsanelere de¤il, gerçeklere bakma zamanı. I.6 TEKTONİK PLAKALAR TEORİSİ Tektonik Plaka Teorisi, bize depremlerin bilimsel açıklamasını sunar. Teoriye göre yerküre, çok ağır hareket eden, birbirine sürtünürken kayaları sıkıştıran ve geren tektonik plakalardan oluşmuştur. Bu sıkıştırma ve germe sonucunda muazzam bir basınç oluşur. Dünyanın yüzeyini oluşturan tektonik plakalar sürekli, ancak çok ağır hareket ederler. Plakalar aksi yönlerde birbirlerini sıyırarak geçişirler. Dünya hareket halinde olduğu için, sürtünme gücü, bu hareketin hemen oluşmasını engeller ancak zaman içinde sürtünmeyi aşacak ve bir fay hattı boyunca boşalacak yeterli basınç birikir. (Bu parmaklarınızı şıklatmaya benzer – itme hemen hareketle sonuçlanmaz, ancak sonunda sizin gücünüz sürtünme gücünü aşar ve ‘şık’!). Ancak parmaklarınızdan farklı olarak, fay hatlarının tamamı bir seferde şıklamaz. Dünyanın dış kabuğundaki gerilim, fay hatlarını kenarlarından iter. Yüzeydeki sürtünme kayaları bir arada tutar ve bu nedenle yandan itildiklerinde hemen kaymazlar. Zaman içinde yeterince gerilim oluştuğunda kayalar birden artık tutunamaz ve dalgalar halinde enerji boşaltarak kayarlar. Yer katmanları hemen hemen tırnaklarımızın büyüme hızı ile aynı oranda hareket ederler – en hızlı kayan fay hatları yılda 2 mm ile 8 cm arasında hareket ederler. Bazı önemli fayların varlığı özellikle aletsel sismolojinin başladığı 20. yüzyıldan itibaren ortaya konulmuştur. Modern sismograflarla oluşan sağlar sayesinde birçok deprem kaydedilmiştir. Depremlerin dağılımı bu fayların aktif olduklarının bir göstergesi olmuştur. Bunun yanında bu faylarda oluşan özellikle büyük depremler yer yüzeyinde iz bırakmışlardır (yarıklar ya da sarp uçurumlar gibi). Ancak gizli olan örtülü başka faylar olduğu gibi her an yeni faylar da ortaya çıkabilir. Türkiye’nin içinde bulunduğu sismik riskleri gösteren Türkiye Deprem Bölgeleri haritası vardır. Bu harita, ülkeyi, az ya da çok sarsıntı riski altındaki bölgeler olarak bölümlendirir. Harita bölgenin kabaca jeolojisini belirtir. Bu ilginç ancak insanı yanıltan bir haritadır, çünkü içinde bulunduğumuz riskleri bize göstermez. Belli bir yerde belli bir risk altında olmamız yalnızca hangi sismik bölgede yaşadığımızla ilişkili bir şey değildir. İçinde bulunduğumuz riski etkileyen iki temel faktör vardır: a. Tehlike altında bulunan değer Örneğin, aynı büyüklükteki bir deprem, çölde ya da az sayıda kişinin yaşadığı şehir dışında, büyük bir şehirde yaratacağından daha az hasar yaratır. Yerleşim yerimiz büyüdükçe riskimiz artar. b. Riskleri ve zarar görebilirliğimizi azaltmak için aldığımız önlemler Örneğin Türkiye’deki son depremler, Japonya’dakinden 10 kat, Kaliforniya’dakinden de 100 kat fazla can kaybına yol açmıştır. Aradaki fark afet öncesinde zarar görebilirliğimizi azaltmak için henüz yeterince önlem almamamızdandır. İçinde bulunduğumuz riskler nüfus yoğunluğu, ekonomik ve doğal kaynakların odaklanması ve yerine konulamaz değerde tarihi ve kültürel hazinelerimizin olması ile bağlantılıdır. Bir depremin büyüklüğünü olduktan kısa bir süre sonra öğrenebiliriz ancak deprem riskini belirleyen 40’dan fazla faktör vardır. Tehlikeler ve riskler arasındaki bu farktan dolayı, büyüklük deprem hasarını anlamak için en doğru yöntem değildir. Gerçekte, Avrupa Makrosismik şiddet ölçeği, depremin insan yerleşimlerinde yaptığı hasarı belirlemek için çok daha faydalıdır. Fay hatları, uzun vadede deprem olasılığı, yer (zemin) şartları, inşaat şartları, can kurtarma önlemleri, can ve mal kaybını azaltma çabalarına bağlı olarak, olası riskler, artık çok daha önceden kestirilebilinmektedir. II.1 DEPREM TEHLİKELERİ Deprem tehlikelerini oluşturan çok çeşitli nedenler vardır: 1. Sarsıntının Gücü Sarsıntının gücü ya da yerin hareketi boşalan enerji ile ilişkilidir ve büyüklük olarak ölçülür. Büyüklük arttıkça, biriken enerji miktarı daha fazla olacağından, açığa çıkan dalgalar daha uzağa yayılacak ve dolayısıyla etkilenen alan büyüyecektir. Sismografik ağ sarsıntıları kaydeder ve ölçer. Bu ölçümler kırılmanın tam yerini yani kırılmanın başladığı yeri belirler. Kırılmanın başladığı nokta “odak” olarak adlandırılır ve genellikle yer yüzeyinin kilometrelerce altındadır. Depremin merkez üssü odağın yeryüzündeki izdüşümünde yer alır. 2. Sarsıntının Süresi Büyük bir fayın kırılması daha uzun sürer. Sarsıntılar genelde depremin büyüklüğüne göre, 10 saniye ile 90 saniye arasında sürebilir. Binaların sarsılma süresi uzadıkça meydana gelen hasar da büyür. 3. Deprem Merkezinden Uzaklık (merkezden uzaklaştıkça güç hızla azalır) Faylar, blokların birbirlerine göre yanal veya düşey hareketleri sonucu meydana geldikleri için, deprem merkezinden uzaktaki birçok noktada hasar meydana gelebilir. Büyük bir depremin etkili olduğu alan, o yerleşim yerinin depremin dış merkezine uzaklığına göre değişmektedir. Depremin dış merkezi yerleşim yerine ne kadar yakın ise deprem o yörede o kadar fazla etkili olacaktır. Ancak depremin merkezinin uzaklığı arttıkça etki alanı da azalacaktır. Dolayısı ile uzaklık, depremin etki alanını ifade etmekte önemli bir kriterdir. 4. Zemin (Yer) Cinsi Sarsıntılar yumuşak, dolgu ve ıslak zemin cinslerinde artarlar. Bazı zeminlerde yer yüzeyi çökebilir ya da kayabilir. Yaşadığınız yerin zemin cinsi bölgenizin genel jeolojik özelliklerinden daha önemlidir. Yeri oluşturan kayaçların cinsi ile ilgili yer araştırmaları kanalı ile depremin bina üzerindeki etkisi önceden tahmin edilebilir. 5. Depremin Odak Derinliği Depremler derinliklerine göre sığ, orta ve derin olarak sınıflandırılır. Depremden sonra açığa çıkan enerji, sığ depremlerde derin odaklı depremlere göre daha hasar yapıcı sonuçlar doğurur. II.2 DEPREMİN VERDİĞİ ZARARLARI ARTTIRAN RİSK FAKTÖRLERİ Deprem Riskleri, yerleşim birimlerini kurarken kullandığımız bilgiye bağlıdır. Bunlar: 1. Bina Tasarımı, Malzemesi, inşaatı ve Kullanımı Bazı cins binalar, depremlerde sıkça görülen yanal harekete dayanıklı değildir. Bu cins yapısal tehlikeler tasarım ve inşaat aşamasında olduğu gibi sonradan güçlendirme ile de azaltılabilir. 2. Yaşamsal Zarar Görebilirlik Asfalt yolların ve diğer ulaşım sistemlerinin, elektrik, su ve doğalgaz hatlarının tasarımı ve güvenliği sizin içinde bulunduğunuz riski de etkileyecektir. 3. Yapısal Olmayan Tehlikelerin Azaltılması Binaların içindeki uçabilen ve kayabilen nesnelerin sabitlenmesi için alınan önlemler, yaralanma ve maddi hasar miktarı üzerinde son derece belirleyici olacaktır. 4. Yangın Önleme ve Yangınla Mücadele Kapasitesi Yangın önleme ve yangına müdahale yeteneklerinin geliştirilmesi, depreme duyarlı / sismik-kilitli doğal gaz sistemleri ve otomatik jeneratörler kullanılması, kişisel ve kamusal yangın söndürme becerilerinin edinilmesi önemli unsurlardır. 5. İlk Müdahaleci Kapasitesi İnsanların, arama ve kurtarma, ilk yardım ve yardım çabalarının organize edilmesi ve iletişimi üzerine aldıkları eğitim ilk müdahaleci kapasitesi için önemlidir. Size verecek iyi bir haberimiz var: Tehlikeler konusunda yapabileceğimiz fazla bir şey olmasa da riskler konusunda çok şey yapabiliriz. Deprem riskleri insanların alacağı önlemlerle azaltılabilir. II.3 ERKEN UYARI VE HIZLI MÜDAHALE SİSTEMLERİ Erken Uyarı Sistemlerinin esası, dalgaların yol alma zamanına dayanır. Eğer yer hareketini hemen ölçüp, kaynağını da hesaplayabilirseniz (dalgalar arasındaki faz farklarına bakarak), uzaktaki bir yere, birkaç saniye sonra deprem dalgasının ulaşacağı haberini vermek mümkündür. Buna bağlı olarak, tam zamanında doğal gaz, nükleer reaktör, elektrikli tren ve köprü geçiş sistemlerini otomatik olarak kapatabilecek bir sistem geliştirmek mümkündür. Ancak önce atılması gereken iki büyük adım var: bilgiyi edinebilmek ve anında cevap verecek güvenli otomasyon sistemlerini geliştirmek. Bu hem çok zahmetli hem de çok uzun bir iştir. Bu tür bir çalışma İstanbul’da Temmuz 2001 tarihinden itibaren yürütülmeye başlatılmıştır. Hızlı Müdahale Sistemleri, acele gereksinim olduğu yerde yardım alabilmek için umut vaat etmektedirler. Çok sayıda güçlü yer hareketi ölçen cihazlar yerleştirilerek (İstanbul civarına 120 adet) ve çok çeşitli zarar görebilirlik parametrelerini hesaba katan risk haritaları kullanılarak, en çok hasar görecek alanları öngörebilmek mümkün olacaktır. Bu öngörüler, olayın öncesinde ve hemen sonrasında senaryolar geliştirerek yangınla mücadele, ilk yardım, arama ve kurtarma ve yardım çabalarının, olay sonrasında daha raporlar gelmeden önce organize edilmesine yardımcı olacaktır. II.4 SALLANDIĞINDA ÇOK GEÇ OLACAK Eğer hiç bir önlem almazsak, bir sonraki büyük depremde İstanbul’un karşı karşıya bulunduğu riskler şöyle tahmin edilmektedir: Yaklaşık olarak toplam 700,000 çok katlı, donatılı betonarme binadan 40-50,000 adeti tamir edilemeyecek şekilde hasar görebilir, 5,000 adeti yamyassı olacak şeklinde yıkılabilir. Eğer hiç bir önlem almazsak, olası can kaybı 40.000 – 50.000 kişidir. Bunun 4 katı kadar da yaralı olacaktır. Ve maddi hasar trilyonlarca TL olacaktır. Önümüzdeki en zorlu iş, içinde bulunduğumuz riski anlamak ve meydana gelecek can ve mal kaybını azaltmak için gerekli önlemleri almaktır. Ancak önlem alırsak, bu zararı azaltabiliriz. DEPREM TEHLİKELERİ VE RİSKLERİ III DEPREMDEN ÖNCE III.1 AFETE HAZIRLIK KÜÇÜK ADIMLARDAN OLUŞUR Afete Hazırlık, herkesin kolaylıkla atabileceği ve atması gereken bir seri küçük adımın toplamından başka bir şey değildir. Hazırlık bir gecede yapılmaz ve asla tamamlanmaz. Ama atılan her küçük adım önemlidir. Bunu şöyle bir örnekle netleştirebiliriz: Koridorda, çiviye asılı bir aile fotoğrafınız olduğunu varsayalım. Bir deprem sonrasında herkesin hayatta olduğunu, yaralanmadığını ve evinizin de hala ayakta durduğunu görmek sizi çok mutlu edecektir. Belki sadece o aile fotoğrafı yere düşecek ve camı kırılacak. Bu çok önemli değil. Ama tam o sırada çocuğunuz koridorda size doğru koşarken ayağı kesilirse onu kucaklayıp, bir doktor bulup camı ayağından çıkartmak ve yarasını diktirmek üzere dışları koşarsınız. Belki çok yakınınızda bir yerde yüzlerce ağır yaralı olacak. Sizin bulduğunuz doktor, çocuğunuzun ayağındaki camı çıkartırken, belki de ölmekte olan başka birine yardıma gidemeyecektir. Bu nasıl önlenebilir? Bir çivi yerine kanca uçlu vida kullanabilirsiniz. Küçük bir nokta, ama küçük adımlar atmak çok önemlidir. Bir çift L-profil kullanarak birilerinin hayatını kurtarabilirsiniz. Deprem olduğunda hepimiz etkileneceğiz. Bunun için, “Hepimiz Aynı Takımdayız”. III.2 YAPISAL TEHLİKELER VE RİSKLERİN AZALTILMASI Şimdi önce en büyük korkularımıza bakalım. Hepimiz Kocaeli ve Düzce depremlerinde yıkılmış binaların ürkütücü görüntülerini gördük. Pek çok insan en çok ölümün bu binalarda olduğunu düşünmektedir. Ama rakamlarla ifade edilen gerçekler şaşırtıcıdır. Türkiye’de tamir edilemeyecek şekilde hasar görmüş her binaya bir ölü ve dört adet hastaneye kaldırılmış yaralı düşmektedir. Afet bölgesindeki binaların sizce yüzde kaçı yamyassı olacak şekilde yıkıldı? %75? %50? %25? %10? %5? Hasar görmüş BÜTÜN binaların içinde yaklaşık %5’i yamyassı olacak şekilde yıkılmıştır. Şüphesiz, bu binaların yıkılması rastlantı değildir. Yıkılan binalar deprem bina yönetmeliğine uygun olmayan binalardır. Deprem bölgesinin tamamında nüfusun yaklaşık %1’i hayatını kaybetti. Bu kabul edilemeyecek kadar büyük bir rakam. Şu anda sismik riski yüksek bir bölgede yaşıyorsanız hayatta kalma şansınız %99’dur. Ancak bu yüzde, eğer güvenli bir binada yaşıyor ve çalışıyorsanız çok daha yüksek, eğer sağlam olmayan bir binada yaşıyor ve çalışıyorsanız çok daha düşüktür. Binaları Doğru İnşaa Etmek Binaları güvenli hale getirmenin en kolay ve en ucuz yolu binaların inşaatının en baştan doğru olarak yapılmasıdır. İstanbul gibi büyük ve modern kentlerde, her 40 yılda bir binaların hemen hepsi yenilenir. Eğer şimdi işe başlarsak 40 yıl sonra bütün binalarımız güvenli olur. Binaları depreme karşı güvenli inşaa etmenin maliyeti, güvensiz binaların bir deprem durumunda neden olacağı sorunlar ve getireceği maddi yükle kıyaslanmayacak kadar azdır. Hiç bir bina depreme karşı %100 dayanıklı değildir. Ancak, binalarımızı içinde yaşayanların can güvenliğini koruyacak şekilde nasıl inşaa edebileceğimizi biliyoruz. Burada bile ayrıntılar önemlidir. YAPILMASI GEREKENLER: 1. Binaları profesyoneller (mimar ve mühendisler) tasarlamalıdır ki binanın taşıması gereken yük, kolonlar ve duvarlar arasında doğru oranda dağıtılabilsin. Açık ve geniş hacimli, zemin katlarında üst katlardaki yükü taşıyacak kolonları olmayan binalar güvenli olmayabilir. 2. Binalar deprem yönetmeliğine göre inşa edilmelidir. 3. Yer (zemin) şartları bilinmelidir. İnşaat sahasındaki yer durumu bilinmelidir, çünkü binalar bu şartlara uygun olarak tasarlanmak zorundadır. Önemli olan zeminin en üst 30 m’lik bölümüdür. 4. Doğru miktar ve kalitede inşaat malzemesi kullanılmalıdır. Mühendislik tasarımında öngörülmüş miktar ve kalitede inşaat malzemesi kullanılmalıdır. Her bina tasarımında bu miktar ve kalite belirtilir. 5. İnşaat, eğitimli ve gözetim altındaki işçiler tarafından yapılmalıdır. 6. Borular gibi yapısal olmayan unsurlar esnek malzemeden olmalı ve sallantı sırasında hareket edebilmelidir. Asma katlar, aydınlatma elemanları, şofbenler, kalorifer petekleri, klimalar ve tabelalar deprem olasılığı düşünülerek binaya sabitlenmelidir. YAPILMAMASI GEREKENLER: 1. Binanın tasarımı değiştirilmemelidir. Yük taşıyan kolonların, duvarların yıkılması ya da kesilmesi binayı güvensiz hale getirir. 2. İzinsiz kat inşaa edilmemelidir. 3. Malzemeler değiştirilmemelidir. Tasarımda belirtilmemiş malzemeler kullanılmamalıdır. Çok fazla ya da çok az veya yanlış cinste inşaat demiri kullanılmamalıdır. Bu betonunuzu güçsüzleştirir. 4. Bina inşaa edildiğinden farklı bir amaç için kullanılmamalıdır. Örneğin, depo, kütüphane, fabrika, okul, spor salonu amacıyla inşaa edilmiş binalar normal bir ev ya da ofisten çok daha fazla yük taşımak üzere tasarlanırlar. DEPREMDEN ÖNCE Denetleme ve Güçlendirme Eğer güvenliğinden emin olmak istiyorsanız, binanızı yetkin bir mühendise denetletin. Eğer yönetmeliğe göre inşaa edilmemişse, binanızın güçlendirilme olasılığını öğrenin. Bir mühendisin sorması gereken sorular şunlardır: • Binanızın üzerinde bulunduğu zemin sağlam mı? Güçlü ve derin bir temel var mı? • Kolonlar ve kirişler binanın gücünü taşıyacak şekilde inşaa edilmiş mi? • Güvenli olmayan zemin kat var mı? Örneğin uygun destek sistemi (kolonlar) olmayan geniş mekânlar, büyük cam pencereler, yüksek tavanlar gibi? • Kolonlar olmaları gereken yerdeler mi? Kesilmiş kolon var mı? • Yeterli ve kaliteli inşaat malzemesi kullanılmış mı? • Çelik çerçeveler, duvarlar, ara katlar ve tavanlar birbirlerine doğru şekilde bağlanmışlar mı? • Binadaki duvarlarda derin çatlaklar var mı? • Ya bacalar? Onlar güçlendirilip alttan desteklenmiş mi? En küçük güçlendirme programları dahi kolon eklenmesi ve bina donatılarının güçlendirilmesi ile hayat kurtarabilirler. Güçlendirme binanızı kurtarmasa bile bir çok hayatı kurtaracaktır. Yaşam güvenli binaları artırma çalışmaları okullar, hastaneler ve kamu binalarından başlatılmalıdır. 1976 yılından önce yapılan veya temel kazı ruhsatı alınan, 5 kattan fazla olan binalar özellikle incelenmelidir. Binanın Yıkımı Eğer bir bina deprem yönetmeliğine göre inşaa edilmemişse ve binada can güvenliği sağlayacak güçlendirme yapılamıyorsa, o zaman yıkılması gerekir. Bu binalar yalnızca içlerinde yaşayan ya da çalışanlar için değil aynı zamanda binanın yakınındakiler için de tehlike arz ederler. Maliyetli olmakla birlikte, gerektiğinde ölüm ve yaralanmaları engellemek için birçok binanın yıkılması gerekecektir. III.3 YAPISAL OLMAYAN TEHLİKELER VE RİSKLERİN AZALTILMASI ‘Yapısal Olmayan Unsurlar’ nelerdir? Bunlar binanın taşıyıcı sistemine ait olmayan unsurlardır. Kolonlar, kirişler ve duvarlar dışındaki hemen her şeydir. Örneğin, aydınlatma, havalandırma, ısıtma sistemleri, mobilya ile diğer aksam bunun içine girer. Bir depremde meydana gelen hasarın yaklaşık yarısı yapısal olmayan nedenlerden kaynaklanır. Yapısal olmayan hasar can kaybına, yaralanmalara, tarihi ve kültürel mirasın kaybedilmesine ve büyük ekonomik zarara neden olabilir. Yapısal olmayan hasarlar, hastaneleri ve itfaiyeleri kullanılamaz hale getirebilir. Bu yüzden de daha çok can kaybı olabilir. Yapısal olmayan hasar nedeniyle okullar aylarca kapalı kalarak genç insanların hayatlarında çok önemli olan bir zaman kaybı olabilir. Ofis cihazları ve iş makinelerinin hasar görmesi, iş yerlerinin kapanmasına ve dolayısıyla insanların işsiz kalmasına neden olabilir. Bu cins hasar aynı zamanda yiyecek ve diğer önemli malzeme stoklarının, hammaddelerin ve tüketim malzemelerinin kaybına yol açarak ticarethanelerin kapanmasına yol açabilir. Kayabilecek ve düşebilecek eşyaları sabitleyecek bazı küçük önlemler alarak, evinizde ve işyerinizde bir iki ufak değişiklik yaparak, hayatlarımızı, işlerimizi ve edinmek için çok çalıştığımız diğer her şeyi az bir maliyetle güvenceye alabiliriz. Kendimizi, sallanacağını kesin olarak bildiğimiz bir teknenin içindeymiş gibi düşünmeliyiz. Esnek olmayan ya da kayıp düşebilecek her şey tehlikeli olabilir. Bu özellikle uyuduğumuz, çalıştığımız ve bol zaman geçirdiğimiz diğer mekânlarda çok önemlidir. DEPREMDEN ÖNCE III.4 BİZ HAZIRLANIYORUZ, YA SİZ? DEPREM TEHLİKE AVI Deprem Tehlike Avı ile başlamak iyi bir noktadır. Burada amacımız, kayıp düşerek bize zarar verebilecek eşyaları belirlemek ve yerlerini değiştirmektir. Yönerge: “Lütfen, elinizdeki her şeyi bırakın. Arkanıza yaslanın ve rahat oturun. Şimdi, evinizde olduğunuzu düşünün. Salondansınız ve etrafınıza dikkatle bakıyorsunuz. Güçlü bir sarsıntı sırasında düşüp, kayabilecek küçüklü büyüklü ne tür eşyalar var... Bu eşyalar düşerek ve kayarak size ve aile üyelerine nasıl zarar verebilirler... Bu eşyaların isimlerini zihninizde tutun... Şimdi mutfağa gidiyoruz... Mutfaktasınız ve etrafınıza dikkatle bakıyorsunuz. Burada da düşebilecek ve kayabilecek pek çok eşya var. Aklınızda bulunsun, dolap kapakları sarsıntı ile açılabilir, dolaplar devrilebilir, ağır mutfak eşyaları döşeme üzerinde hareket edebilir. Banyodasınız ve etrafınıza dikkatle bakıyorsunuz. Yatak odasındasınız ve etrafınıza dikkatle bakıyorsunuz. Genel olarak evinizi düşünün. Çıkış yollarında, koridorlarda, kapı arkalarında büyük bir sarsıntı sırasında düşüp, kayabilecek küçüklü büyüklü ne tür eşyalar var... Bu eşyalar düşerek ve kayarak size ve aile üyelerine nasıl zarar verebilirler... Bu eşyaların isimlerini zihninizde tutun.” Az önce, evinizde yaptığınız kısa gezinti sırasında düşüp kayarak size ve ailenize zarar verebilecek neler buldunuz? Tüm aile üyeleri ile birlikte lütfen ekteki Deprem Tehlike Avı formunu kullananın. Ailenizle evi dolaşın ve bulduğunuz tehlikelerin listesini çıkarın. Her bir tehlikeyi gidermek için neler yapabilirsiniz aranızda tartışın. Her bir tehlikeyi gidermek için ne tür malzemelere gerek duyuyorsunuz buna karar verin. Bunlardan hangilerinin en önemli olduğuna karar verin. Her bir tehlikeyi giderdikten sonra kayıt edin. Bazen, sadece bir parça mobilyanın yerini değiştirerek tehlikeyi giderebilirsiniz. Yatağınızı pencerelerden uzak yere koyun. Yatağınızın üzerine denk gelen ağır eşyaları veya çıkış yolu üzerindeki eşyaları sabitleyin. Deprem Tehlike Avı çalışmasını yaparken önceliklerinizi belirleyin: 1. Yaşamsal tehdit yaratacak olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; yatak odasındaki giysi dolapları 2. Ekonomik kayıp yaratacak olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; bilgisayarlar 3.Yaşamınızı kolaylaştıran ya da sizin için önemli olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; aile yadigârı biblo, vazo gibi eşyalar Yapısal olmayan hasarların giderilmesi çalışmasına devam etmek için, Deprem Tehlike Avı formunu gözden geçirerek, neler yapacağınızı kontrol edin. Biz Hazırlanıyoruz! Başarılar dilerim. - Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara DEPREM TEHLİKE AVI Bulduğumuz tehlikeler: Düzeltilme tarihi: • Yaşadığınız mekânlarda kayabilecek ve düşebilecek her şey kontrol edilmelidir. • Yükseğe yerleştirilmiş herhangi bir eşya var mı? Eğer varsa bu en kısa boylu aile üyesinin baş hizasından daha aşağıda bir yere indirilmelidir. • Mobilyalar vida ile duvara sabitlenmelidir. • Duvardaki resimler kanca vidalarla güvenli şekilde asılmalıdır. • Avizelerin sağlam şekilde tavana asılması sağlanmalıdır. • Mutfak dolaplarının kapaklarına sarsıntı sırasında açılmasını önlemek için kapı mandalları takılmalıdır. • Tüm zararlı ve yangın nedeni olabilecek maddeler kontrol edilmeli ve güvenlik önlemi alınmalıdır. • Su ısıtıcıları duvara sıkıca sabitlenmelidir. Deprem Tehlike Avı çalışmasını yaparken, önceliklerinizi belirleyin. 1. Yaşamsal tehdit yaratacak olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; yatak odasındaki giysi dolapları 2. Ekonomik kayıp yaratacak olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; bilgisayarlar 3. Yaşamınızı kolaylaştıran ya da sizin için önemli olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; aile yadigârı biblo, vazo gibi eşyalar Deprem tehlike avı tüm aile üyelerinin katılımıyla evde başlatılmalıdır. Evin her yeri, oda oda dolaşılıp sarsıntı sırasında nelerin tehlike yaratabileceği öngörülmelidir. Aile üyelerinin evde en çok zaman geçirdiği yerler kontrol edilmelidir. Örneğin, aile üyelerinin uyuduğu, yemek yediği, çalıştığı ve oyun oynadığı yerler. Bir araştırmacı gibi çalışarak yapılması gerekenler bir liste halinde sıralanıp, bulunan tehlikeler giderilene kadar takip edilmelidir. AİLE AFET HAZIRLIK PLANI: Deprem Tehlike Avı’nın ardından, Aile Afet Hazırlık Planı gelmektedir. Aile Afet Hazırlık Planı, aile toplantısı ile başlar. Aile Toplantısı: Depreme hazırlık olarak, okul çağındaki çocuklar da dâhil olmak üzere tüm aile üyelerinin katılımı ile bir aile toplantısı yapılır. Bu toplantıda deprem öncesi hazırlıklar, deprem sırasında ve sonrasında öncelikle yapılacaklar ele alınır. Güvenli Yerler: Bulunduğunuz mekânlarda tehlikeli yerleri belirleyin; örneğin; pencere önleri, asılı duran büyük ve ağır aydınlatma araçları, büyük, ağır ve devrilebilen eşyaların yanı, ocak gibi yangına neden olabilecek eşyaların yanından uzak durun. Korunabileceğiniz daha güvenli yerleri belirleyin; örneğin; sağlam bir masanın altı, sağlam bir koltuk ya da divanın yanı başı, yatağınızın yanı, bir köşe dibi ya da iç duvarlardan birinin yanı. Çömelip, kapanıp, tutunmak için en güvenli yeri bulun. Çıkış Yolları: Olağan çıkış yollarını ve belki de ilk anda aklınıza gelmeyen pencereler ve arka kapılar gibi diğer çıkış yollarını belirleyin. Eğer pencerenizde demir parmaklık varsa, bunları kesmeniz gerekebileceğini düşünerek, bina içinde demir keseceği bulundurun. Düşüp, kayarak kapı, koridor gibi çıkış yollarında engel oluşturacak eşyalar varsa bunları kaldırın. Örneğin, kapı arkalarında rulo halinde duran halı, elektrik süpürgesi gibi eşyalar, koridorlardaki kitaplıklar. Su ve Yiyecek: Su yaşamsal bir gereksinimdir. Deprem sırasında hem sokaklardaki hem de evimize su getiren pek çok su borusunun kırılacağı beklenebilir. Su, pek çok kaynaktan kirlenebilir. Depremin hemen ardından eğer eviniz sağlamsa banyo küvetini ve lavaboyu su ile doldurup yedek su kaynağı oluşturabilirsiniz. Bu sırada su kaynağı kesilebilir. Alternatif su depolanması esastır. Her kişi için günlük dört litre su depolayın. Bu miktar en az üç gün için hazırlanmalıdır. Eğer bir haftalık su depolanabilirse çok iyi olur. Bu miktardaki su, içmek, yemek hazırlamak, diş fırçalamak, diğer asgari hijyenik gereksinimler ve ufak çapta bulaşık yıkamak için gereklidir. Suyu, sağlam, ışık almayan, testi veya şişede depolayın. İçine su koyduğunuz plastik bidonları beton zemin üzerine bırakmayın. Tesisatların Kapatılması: Elektrik, gaz ve su vanalarını kapatın. Bir deprem sonrasındaki en büyük tehlike yangındır. İlk tehlike gaz sızıntısıdır. Gaz vanalarını en önce kapatın. Gaz sızıntısı tehlikesi geçtikten sonra, elektrik kablolarında bir kopma tehlikesi varsa, elektrik şalterini kapatın. Tüm elektrikli aletleri, elektrik yeniden geldiğinde bozulmalarını önlemek için, prizden çekin. Eğer su borularında hasar varsa, su vanalarının da kapatılması gerekebilir. Bu vanaları kapatmayı ailenizin her üyesi öğrenebilir. Buluşma Noktaları: Ev içinde, ev dışında ve mahalleniz dışında tekrar bir araya gelebileceğiniz yerler belirleyin. Deprem olduğunda bütün aile üyeleri bir arada olamayabilir. Eğer birbirinizi tekrar nerede bulacağınızı bilirseniz, içiniz rahat olacaktır. Birbirinize ulaşmak çok zaman alabilir ve önce yakınınızda yardım etmeniz gereken diğer insanlar olacaktır. Ancak bu plan ailenizle yeniden buluşma konusunda panik yaşamanızı engelleyecektir. Önce ev içinde tekrar buluşacağınız bir yer belirleyin. Çıkış yolu üzerinde, güvenli ve merkezi bir yer olsun. Sarsıntı durduktan sonra ailece buluşacağınız yer burası olacaktır. Sonra binanızın dışında, mahalleniz yeterince güvenliyse, tehlikelerden uzak buluşabileceğiniz bir yer seçin. Bu, bir park ya da meydan olabilir. Son olarak da mahallenizin güvenli olmaması ya da oradaki buluşma yerine ulaşamamanız durumunda, mahalleniz dışında buluşacağınız bir yer belirleyin. Birçok kişi için bu, çocuklarının devam ettiği okul, ya da aile üyelerinin bildiği bir akrabanın evi olacaktır. Çocuklarınızla, bir deprem sonrasında siz ya da sizin adınıza bir akrabanız ya da bir arkadaşınız onları almak üzere ulaşana kadar okuldan kesinlikle ayrılmayacaklarını planlamalısınız. Aile bireylerinin birbirlerini haberdar etmek amacıyla mesaj bırakabilecekleri yerler belirleyin. Ayrı yerlere olmanız durumunda ve evde olmadığınız durumlarda ailenize sizi nerede bulabileceklerine dair haber bırakabilirsiniz. Evde olmadığınızı başkalarının bilmesini istemeyebilirsiniz. Bu yüzden mesajları bırakacağınız yerler, bir taşın altı, teneke kutu ya da arka bahçe gibi gözden uzak, gizli, sadece aile üyelerinizin bildiği yerler olabilir. Bölge dışı bağlantı kişisi: Bir afet sonrasında bütün telefon hatlarının açık olması yardım çağrılabilmesi açısından çok önemlidir. Oysa telefon hatları hasar ve aşırı yüklenme nedeniyle kilitlenmektedir. Hem yerel hatlar hem de başkent hatları yoğun olarak kullanılacaktır. Bu yüzden hem oturduğunuz bölge, hem de başkent dışında bir irtibat kişisi seçin ve bu kişiyi bölge dışı bağlantı kişisi olarak belirleyin. Bu kişiye sizi merak edecek bütün arkadaş ve akrabalarınızın telefon numaralarını verin. Arkadaşlarınıza da bu kişinin telefon numarasını verin. Bundan sonra iyi olduğunuzu bildirmek için yalnızca bir telefon konuşması yapmanız yeterli olacaktır ve bölge dışı bağlantı kişiniz gerisini halledecektir. Daha sonra bu kişiye tekrar ulaşıp sizi arayan kişiler hakkında bilgi almanız da kolay olacaktır. Aile üyeleri yer, isim, adres ve telefon numaralarını daima üzerlerinde bulundurmalıdırlar. Önemli evrakların hazırlanması: Düşünün ki, bir afet sonrasında evinize bir daha asla giremediniz. O zaman yaşamınızı devam ettirebilmek için hangi belgelere gerek duyarsınız? Deprem sırasında belgelerinizin kaybolmasını önlemek için birer kopyalarını hazırlayın. Bunları bölge dışındaki bir akrabanıza gönderin veya su geçirmeyen bir torbada ayrı bir yerde saklayın. (Banka defterleri, kimlik kartlar›ı, bono ve iş belgeleri, okul diplomaları, pasaport) Yatağınızın yanında fener, iş eldiveni ve ayakkabı bulundurun: Depremin gece olması durumunda, çıkış yolunuzu bulmaya çalışırken ellerinizi ve ayaklarınızı korumanız gerekebilir. Bunun için, yatağınızın yanında fener, ayakkabı/ güçlü terlik ve iş eldiveni bulundurun. Bunları yatağınızın altına plastik bir torba içinde koyun ki depremi hissettiğiniz anda hemen uzanıp alabilesiniz. Karanlık bir odada bunlara kolaylıkla erişmek için bir kaç kez deneme yapın. İlk Yardım Seti: İlk yardım çantasında bulunması gereken şeylerin ayrıntılı listesi, ekteki bilgi notunda bulunmaktadır. Bunları günlük ilk yardım ihtiyaçlarınız için de kullanabilirsiniz, ancak malzemeler kullanıldıkça ya da tarihleri geçtikçe yenileyin. Bir depremden sonra asla ateş kullanmayın: Depremden sonra gaz kaçağı olmadığından emin olmadan kibrit, çakmak gibi kıvılcım yaratabilecek ateş kaynaklarını kullanmamamız gerekir. Sağlıkla ilgili acil durumlar dışında telefonu KULLANMAYIN! Depremden sonra acil müdahale gerektirecek bir durum yoksa telefon hatlarını meşgul etmeyin, başkalarının bu hatlara gereksinimi olabilir. Deprem sırasında telefon ahizeleri yerlerinden oynayabilir. Deprem sonrasında ahizeleri tekrar yerine yerleştirmek, telefon hizmetinin daha çabuk normale dönmesine yardımcı olacaktır. Acil Durum ihtiyaçlarının Hazırlanması Acil durumda kullanacağınız ihtiyaçlarınızı depolayabileceğiniz bir yer oluşturun. Eğer mümkünse bunları evinizin dışında, su ve havadan koruyacak bir kutunun içinde saklayın. Eğer bu mümkün olmazsa evinizin içinde bunlar için bir yer ayarlayın. Bu malzemeleri sürekli yenileri ile değiştirerek taze olmalarına özen gösterin. Kişisel Deprem Çantası: Ailenizin hayatta kalması için gerekli malzemeleri hazırlamanız çok önemlidir. Binayı tahliye etmeniz gerekmese de, kendinizi tekrar güvende hissedene kadar dışarıda kalmayı tercih edebilirsiniz. Bu yüzden söz konusu malzemelerin yanınızda olması çok önemlidir. Ayrıca benzer bir çantayı da, evinizde olmamanız durumunda, arabanız ve işyerinde bulundurmanız faydalı olacaktır. Çantada bulunması gerekenler: • Su • Enerji veren yiyecekler • Yedek pilleri ile radyo • Fener • Yedek piller • İlk yardım çantası • Bir kat giysi • Bir miktar para • Çok amaçlı çakı • Düdük • Kalem, kâğıt • İçinde önemli telefon numaralarının ve iletişime geçilecek kişilerin bilgilerinin bulunduğu su geçirmeyen bir dosya. Okuldaki öğrenciler için de bir acil durum çantası hazırlanırken içindeki malzemeler şunlar olmalıdır: • Öğrencilerin aileleri ile ilgili bilgiler • Aile fotoğrafı • Küçük bir oyuncak • Yiyecek • Bir şişe su Okullar bu malzemelerden kendi ihtiyaçlarından fazla bulundurmalıdırlar. Her okulun bir Acil Durum Yönetim Sistemi olmalıdır. Her altı ayda bir planınızı gözden geçirin. Hazırlık çantanızdaki pilleri, reçeteli ilaçları, su ve yiyeceği değiştirin. Bu işlemi elektrik tasarrufu için saatlerin yeniden düzenlendiği hafta sonu yapabilirsiniz. ……… AİLESİ AFET HAZIRLIK PLANI Tamamlanma tarihini yazın: Bu konuda bir aile toplantısı yaptık. Evde ve her odada en güvensiz yerleri belirledik. (pencere önleri, büyük, ağır ve devrilebilen eşyaların yanı, ocak gibi yangına neden olabilecek eşyaların yanı) Evdeki ve binadaki çıkış yollarını belirledik. Özürlüler, bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar, dilimizi bilmeyenler ve evcil hayvanlar için gerekli özel erzak ihtiyacını göz önünde bulundurduk. Bir hafta yetecek kadar su (1 gün: 4 litre/kişi başı), ve üç gün yetecek kadar yiyecek stoğumuz var. Elektrik, su ve doğalgaz vanalarını kapatmayı biliyoruz. Bölge ve başkent dışında bağlantı kuracağımız kişi/kişilerin telefon numaralarını biliyoruz. Bunlar: Tekrar nasıl buluşacağımızı biliyoruz. Evin içinde: Evin dışında: Mahallemizin dışında: Yangın söndürücülerini nasıl kullanacağımızı biliyoruz. Yataklarımızın yanında el feneri, ayakkabı bulunduruyoruz. İlk yardım çantamız var. Hayatımızı sürdürecek gereksinimlerimizi toparlayıp, deprem çantalarımızı hazırladık. (el feneri, pil, pilli radyo, ilk yardım çantası, giysi, nakit para, çakı, düdük, 1 hafta yetecek kadar reçeteli ilaç, kâğıt ve kalem, önemli telefon numaralarını içeren poşet) Önemli evraklarımızın kopyalarını deprem çantamıza koyduk ya da bölge dışında bir yakınımıza gönderdik. Deprem sonrasında çevremizde gaz sızıntısı olmadığından kesinlikle emin olana kadar çakmak, kibrit ya da bunun gibi yangına neden olabilecek benzer şeyler kullanılmayacağını öğrendik. Bu bilgiyi tanıdığımız herkese yaymaya başladık. Deprem sonrasında telefonu yalnızca acil durumlarda kullanmamız gerektiğini öğrendik. Bu şekilde hatlar o anda en çok ihtiyaç duyanlar için açık tutulacaktır. Bilgilenmeyi TV ve radyo kanalı ile yapacağımızı öğrendik. Deprem Tehlike Avı çalışmamızı bitirdik. Olası tehlikelerin önlemlerini aldık. Her altı ayda bir, planımızı gözden geçirmeyi planladık. Tarih ………. Biz Hazırlanıyoruz! Başarılar dilerim. - Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara III.5 DEPREM TATBİKATLARI İnsan beyni acil durumlara en ilkel üç şekilde tepki verir: kavga, kaçış, donup kalmak. Bunların hepsi panik belirtileridir. Binalar ve kentlerde yaşayan bizler için bu tepkiler pek işe yaramamaktadır. Panik olmamak için tepkilerimizi planlamalıyız. Evde, okulda ve işyerinde deprem tatbikatı yapmalıyız. Deprem olduğunda, altınızdaki katı toprak bir kaç dakika için bir gemi gibi sallanıp, çırpınır. Sallanma hafif başlayabilir ancak daha sonra sert bir vuruşla yerinizden sıçrarsınız; sanki binanıza bir kamyon çarpmış gibi olur. Daha sonra kayma ve sallanma hissedersiniz. Eğer yer sarsıntısının en güçlü olduğu noktaya yakınsanız, yerinizden kıpırdamanız pek mümkün olmayacaktır. Sakin olun ve sarsıntının dalgalarının ritmini takip edin. Eğer sakin olur ve kendinizi düşen eşyalardan sakınırsanız, bu sarsıntıyı kazasız belasız atlatırsınız. Kurallar basittir. Herkesin yapması gereken şunlardır: Çömel, Kapan, Tutun • Güvenli bir yer bulup çömelin. • Başınızı ve boynunuzu koruyacak şekilde kapanın. • Güvenli bir yere tutunun. • Derin derin nefes alarak sakinleşmeye çalışın. • Sarsıntı geçinceye kadar olduğunuz yerde kalın. Çömel, eğilmeniz anlamına gelir. Kapan, başınızı ve ensenizi korumanız gerektiğine işaret eder. Tutun, düşmemeniz için sabit bir yeri tutmanızı öğütler. Sağlam bir masanın altında, yatağınızın veya bir divanın yanına veya bir iç duvarın ya da köşenin dibinde çömelin, kapanın ve tutunun. Nerede güvenli olacağınız hakkında düşünmek için zamanınız olmayacak. Bunu önceden düşünmelisiniz ki çabuk, kendiliğinden ve doğru şekilde tepki verebilesiniz. Peki, nasıl? Alıştırma yaparak. Okulunuzda ya da işyerinizde düzenli deprem tatbikatları yapmalısınız. Ayrıca evinizde de arada sırada deprem tatbikatı oyununu oynayabilirsiniz. Bu oyunu şimdi oynamak hem sizi hem de ailenizi ciddi yaralanmalardan koruyabilir. Kurallar: 1. Her odadaki en güvenli yerleri belirleyin. Her odaya şahsen gidin ve pozisyonunuzu tekrar edin. 2. Bu ilk denemeyi izleyen günlerde sürpriz deprem tatbikatları düzenleyin. Oturma odasından ya da mutfaktan “DEPREM!” diye bağırın. Ailenizin her üyesi en yakınındaki güvenli noktaya yönelerek tepki vermelidir. Orada bir dakika boyunca kalın. Sonra ev içinde belirlemiş olduğunuz buluşma noktasına gidin. Bir ya da iki dakika sonra “ARTÇI!” diye bağırın ve aynı şeyleri tekrar edin. 3. Ayda bir kere çocuklarınızdan biri beklemediğiniz bir anda “DEPREM!” diye bağırsın ve öğrendiklerinizi uygulayın. Birbirinizi kontrol edin. Seçiminiz mümkün olan en güvenlisi miydi? Mutfaktaki kişi ocağı söndürdü mü? Daha sonra önceden belirlediğiniz noktada buluştunuz mu? “ARTÇI” sırasında da aynı şeyleri yaptınız mı? 4. Artık ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz! Sarsıntı sona erdiğinde birbirinize yaklaşın. Yaşadıklarınızı paylaşın. Olup biten hakkında konuşun, çocuklarınızın ne hissettiklerini, ne kadar korkup ne kadar cesur olduklarını anlatmalarına izin verin. Okulda öğrenciler tatbikatları sessiz, düzen içinde ve öğretmenlerinin söylediği komutları dikkatlice yerine getirerek yapmalıdırlar. III.6 YANGINI ÖNLEMEK VE YANGIN GÜVENLİĞİ Bir deprem sonrasında en büyük tehlike yangın tehlikesidir. Örneğin Kobe’de, deprem sonrası çıkan yangında, depremde hayatını kaybedenlerden çok daha fazla sayıda insan ölmüştür. Duman ya da yangın nedeniyle birçok kişi hayatını kaybedebilir. Kırılmış doğalgaz boruları, zarar görmüş LPG tüpleri, devrilen ısıtıcılar ve elektrikli aletler nedeniyle deprem sonrası yangın riski daha fazladır. Deprem sonrasında yanınızda ışıldak ve pil olması çok önemlidir, çünkü yangın riski tamamen geçene kadar kibrit ya da mum YAKMAMANIZ GEREKMEKTEDİR. Depremde Yangın Riski Depremde potansiyel yangın kaynakları şunlardır: Elektrik: Elektrikli hiçbir şeye dokunmayın. Tesisatı kapatın. Doğalgaz ve LPG kaçağı: Kırılan doğalgaz boruları, hasarlı tüp gazlar, devrilen şofbenlere önlem olarak hemen vanaları kontrol edin. Küçük bir kaçak ihtimaline karşı bile çok dikkatli olun. Alev alan ve tutuşabilen sıvılar: Bu tür sıvıları dökülmesi durumunda hemen temizleyin. Bunların yanında sigaralar, kibritler ve mumlar da tehlikeyi artırırlar. Kolay ulaşabileceğiniz yerlerde fener bulundurun. Fenerden çıkacak herhangi bir kıvılcım olasılığına karşı, fenerin temiz bir naylon torba içinde bulundurulması önerilir. Evinizde ve işyerinizde ışıldak bulundurun. Işıldak pille çalışır. Pil elektrik ile şarj olur. Prizde bekletilen ışıldak, elektrik kesildiğinde ışık kaynağı olarak kendiliğinden devreye girer. DEPREMDEN ÖNCE Yangına Karşı Alınabilecek Önlemler Yangını nasıl önleyebilirsiniz? • Ateşle oynamayın • Yanabilecek eşyaları kalorifer ya da sobaların yakınına koymayın. • Yatarken sigara içmeyin (sigara yangının en sık görülen nedenidir) • Yıpranmış ya da arızalı kabloları değiştirin. Kabloları halıların altından geçirmeyin • Çok fazla sayıda aleti tek bir prize bağlamayın. • Evinizde en az bir, tercihen iki yangın söndürücünüz olsun. • Yangın acil çıkış kapılarının her zaman açık olduğundan emin olun. • Sizi yangına karşı uyarması için evinize, iş yerinize ve okulunuza duman dedektörleri koyun. • Binanızda yangın merdiveni yoksa en üst kat penceresinin yanında katlanan merdiven bulundurun. Yangın Görürseniz Eğer yangın görürseniz uymanız gereken bazı temel kurallar vardır! • Eğer yangın küçükse hemen söndürün. • Tereddüt etmeden İTFAİYE 110’u ARAYIN! (Açık adresi, yangının ve yapının türünü, içerde kimse olup olmadığını söyleyin. Her türlü notu alıp, karşı taraf size telefonu kapatmanızı söyleyene kadar bekleyin.) • Bir alarm çalıştırın ya da insanlardan yardım istemek için bağırın. • Yangının olduğu odanın kapısını ve yangınla sizin aranızdaki diğer tüm kapıları kapatın. • Binada kimsenin kalmadığından emin olun ve HEMEN DIŞARI ÇIKIN! Şu şartlar altında bir yangını söndürmeyi asla denemeyin, yangın alanını hemen terk edin ve itfaiye 110’u arayın: • Yangın hızla yayılıyorsa, • Çıkış yolunuzu kapatıyorsa, • Yangın söndürücünün nasıl kullanılacağından emin değilseniz • Yangın söndürücü kaldıramayacağınız kadar büyükse. Yangın güvenliği yalnızca deprem sonrasında değil, her zaman için çok önemli olan bir konudur. Küçük Yangının Söndürülmesi Yanmanın kontrol dışı gerçekleşip önlenemeyen hali “yangın”dır. Yanma için üç şey gereklidir. a. Yakıt b. Hava / oksijen c. Isı Bunlardan birini yok ederseniz yanma olayı gerçekleşmez. Eğer ortamda hava olmazsa, yakıt kaynağı tükenirse, ısı düşerse yanma olmaz. Yangınların çoğu küçük başlar… Küçük bir yangının nasıl söndürüleceğini herkes öğrenebilir. Küçük bir yangını: • Islak bir havlu ya da battaniye ile üzerini örterek, • Üzerine kum ya da toz atarak, • Bir yangın söndürücü kullanarak, • Bir yangın hortumu kullanarak söndürebilirsiniz. Yangına Yakalanırsanız Duman ateşten daha öldürücüdür! • Hemen yere yakın bir pozisyon alın. • Yüzünüzü ıslak bir havlu ile örtün. • Güvenli bir çıkış noktasına doğru sürünerek ilerleyin. • Sıcak olan bir kapıyı açmayın. • Eğer bir yerde kapalı kalırsanız, kapıyı kapatın ve kapının altını ıslak bezlerle tıkayın. . Eğer bulunduğunuz yerin tek çıkış kapısı ile aranızda küçük bir yangın varsa hemen çıkışa doğru koşun ve dışarı çıkın. Eğer giysinizin tutuştuğunu fark ederseniz, Dur, Yat, Yuvarlan! • Yüksek sesle çevrenizdekileri haberdar edin. • Koşmayın. Bulunduğunuz yerde durun. Hemen eğilin. Yüzünüzü ellerinizle kapatarak, ateş sönene kadar hızlıca yuvarlanın. • Ateşi söndürmek için durun, yere yatın ve yuvarlanmaya başlayın. Eğer koşarsanız havadaki oksijen alevlerin artmasına neden olacaktır. Ayakta durursanız alevler hızla hayati organlarınıza doğru yükselecektir. Ateşi söndürmek için yerde yuvarlanın. • Eğer başka birinin tutuştuğunu görürseniz o kişiyi durdurun, yere yatırın ve yuvarlayın. Yanan yerlere asla buz uygulamayın. Başka hiçbir şey sürmeyin. 10-15 dakika kadar su altında tutun. Eğer, deri su toplarsa veya kavruk bir hal alırsa hemen doktora başvurun. Yangın Söndürücünün Kullanımı Taşınabilir yangın söndürücüler çok değerli yangın söndürme aletleridir. Bu aletler, erken müdahale edilmediği durumlarda hızla büyüyebilecek ve daha fazla hasar verebilecek küçük yangınları ortadan kaldırarak, can ve mal kaybının önlenmesinde çok önemli rol oynarlar. Herkesin ilk öğrenmesi gereken şey, küçük bir yangının nasıl söndürüleceğidir, çünkü büyük yangınların çoğu küçük başlar. Her evde ve ofiste en azından bir tane çok amaçlı, TSE damgalı, ABC tipi, yeterince büyük ve etkili ancak herkesin kaldırabileceği kadar da hafif bir yangın söndürücü bulundurulmalıdır. Yaklaşık 6 kg.’lık olması uygundur. Ailedeki her üye, yangın söndürücünün nasıl kullanılacağını öğrenmelidir. Yangın Söndürücünün Bölümleri 1. Basınç saati: Yangın söndürücünün dolu ya da boş olduğunu gösterir. 2. Pim: Yangın söndürücü kullanılmadan önce çekilip çıkartılmalıdır. 3. Hortum başı: Yangının kaynağına doğrultulmalıdır. 4. Hortum: Esnek, kaliteli ve kullanılması kolay olmalıdır. 5. Etiket: Yangın söndürücünün hangi tür yangınlar için olduğunu ve nasıl kullanılacağını gösterir. 6. Tarih etiketi: Son kullanım tarihini gösterir. Yangın Söndürücüyü Kullanmak için P.A.S.S. (Pimi çek, Ateşe Yönelt, Sık, Süpür) 1. Pimi çekin. 2. Ateşin kaynağına doğru yöneltin. Yangın söndürücüyü aşağıdan ve ateşe doğru tutun. Zehirli gazı solumaktan kaçının ve sıçrayabilecek şeylere dikkat edin. 3. Sık: Yangın söndürücüyü ateşe doğru sıkın. Sıkarken belirli bir mesafeden uzaktan sıkın ve ateş sönmeye başladıkça yaklaşın. 4. Süpür: Yangın sönünceye kadar süpürür gibi yaparak, söndürücü maddeyi sıktığınız alanı genişletin. Yangın sönmediği takdirde, ilk müdahaleden sonra geri çekilip durumu gözden geçirin. Bir kez sıkılan yangın söndürücü tam boşalmasa bile, yeniden doldurulmalıdır. IV.1 DEPREM SIRASINDA DEPREM SIRASINDA YAPMANIZ GEREKENLER Deprem sırasında her şey çok çabuk olur. Bu yüzden düşünmek için çok az zamanımız vardır. Önce bir ses duyarsınız, sonra da sarsıntı başlar. Eğer etrafınızda başkaları varsa, tatbikatta yaptığınız gibi, onları korunmaları için uyarmak amacıyla, “DEPREM!” diye bağırın. Eğer yalnızca küçük bir deprem ya da yoldan geçen bir kamyon bile olsa utanmayın. Sonuçta iyi bir deprem tatbikatı daha yapmış oldunuz. Bu önemli bir alıştırmadır. Çömel, Kapan, Tutun • Güvenli bir yer bulup çömelin. • Başınızı ve boynunuzu koruyacak şekilde kapanın. • Güvenli bir yere tutunun. • Derin derin nefes alarak sakinleşmeye çalışın. • Sarsıntı geçinceye kadar olduğunuz yerde kalın. Eğer bir mekânın içindeyseniz, Dayanıklı bir masanın ya da benzeri bir yerin altına girip, camlardan korunun. Eğer dışarıdaysanız, Açıklık bir alana gidip, üzerinize düşebilecek yıkıntılardan, elektrik kablolarından ve ağaçlardan korunun. E¤er arabanızın içindeyseniz, Arabayı açıklık bir alana sürün ve orada kalın. Köprülerden, alt geçitlerden ve elektrik direklerinden uzak durun. Şehirlerin dar sokakları arasında iseniz, Buralarda güvenli yer çok enderdir. Bu yüzden binadan dışarı koşmak yapılacak en tehlikeli şey olabilir. DEPREM SIRASINDA YAPMAMANIZ GEREKENLER • Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın. • Balkona çıkmayın. • Balkonlardan ya da pencerelerden atlamayın. • Asansör kullanmayın. VI.2 DEPREM SONRASINDA DEPREMDEN SONRA NE YAPMALISINIZ? Sakin olun. Panik yapmayın. Sakin olmasanız bile öyleymiş gibi görünün. Böyle davranmanız çevrenizdekilerin sakinleşmesini sağlayacaktır. Çevrenize bakın ve yaralı veya yardım edebileceğiniz kimse olup olmadığını kontrol edin. Eğer tehlikede değilse kimseyi hareket ettirmeyin. Gidip yardım getirin. Dışarı çıkarken, daha sonra rapor etmek üzere etrafınıza bakıp yapısal bir hasar ya da yangın tehlikesi olup olmadığını kontrol edin. Yapısal bir hasar yoksa, gaz kokusu, yangın tehlikesi yoksa o zaman acil müdahale gerektirecek bir tehlike içinde değilsiniz demektir. Binanız hasar görmüşse sakin bir şekilde orayı terk edip, güvenli bir yere gitmelisiniz. İçeriden daha tehlikeli olabilecek dış mekanlar da olabilir. Binanız hasar görmediyse, telefonunuzu kontrol edin ve ahizenin telefonun üstünde olduğundan emin olun. Dökülen tehlikeli maddeleri temizleyin ve acil durum ihtiyaçlarınızı alın. Binanızda yapısal bir hasar yoksa, çoğu zaman içeride kalmak daha iyidir. Eğer Toplum Afet Müdahale Takım Gönüllüsü olarak, ilk yardım, yangın söndürme veya hafif arama kurtarma eğitimi aldıysanız önce etrafınızdakilerin iyi ve güvende olup olmadığını kontrol edin. Daha sonra acil durum çantanızı yanınıza alın ve mahalle buluşma noktanıza doğru harekete geçin ve yolunuzun üzerindeki hasara dikkat ederek bunları not alın. Eğer gönüllü olarak eğitim almadıysanız ama yardım etmek istiyorsanız, ilk önce çevrenizdekilere yardım edin. Mahalle toplanma noktanıza gidin ve yardım etmek için gönüllü olun. Bunu nasıl yapabileceğiniz size gösterilecektir. Artçılar Depremler peş peşe gelirler. Ana depremden sonraki ilk saat içinde genelde çok sayıda artçı deprem meydana gelir. Artçıların çoğunluğu ana depremi izleyen ilk günlerde ve ilk birkaç hafta sıklığı ve büyüklüğü azalarak sürer. Büyük depremlerin artçıları da daha büyük ve sayıca daha çok olurlar. Her büyük depremden sonra mutlaka artçı deprem olur. Bu doğaldır. Artçı depremler sırasında, aynen ilk depremde yapmanız gerekenleri yapmalısınız. NE YAPMAMALISINIZ? Paniklemeyin, çığlık atmayın ve koşmayın. Unutmayın, acil durumları ve yangınları bildirmek dışında telefonları kullanmamalısınız. Siz sarsıntıyı hasarsız ve yaralanmadan atlatmış olabilirsiniz ancak başka bir yerde birilerinin yardıma ihtiyacı olabilir ve sizin gereksiz yere yapacağınız telefon konuşmaları onların yardıma ulaşmasını engelleyebilir. Telefonları rahat bırakın ki ihtiyacı olan mahalleler yardıma ulaşabilsinler ve yetkililer ile medya yardımı hızlandırmak için hızla bilgiye erişebilsinler. Telefonlardan uzak durun. Sadece bölge dışı bağlantı kişinizi arayın. Her türlü gaz sızıntısı ve diğer yanıcı madde tehlikesinin geçtiğine emin olmadıkça kibrit, çakmak, mum ya da benzerlerini yakmayın. Eğer gaz kokusu alırsanız, mümkün olursa gaz vanasını kapatın, camları ve kapıları açın, hemen binayı terk edin. Eğer karanlıksa ışıldağınızı yakın. IV.3 TAHLİYE Tahliye asla hemen olmamalıdır. Binanızın ya da bulunduğunuz tesisin dışında içeridekinden daha fazla tehlike olabilir. Dışarıda güvenli bir toplanma yeri olmayabilir. Dışarıya çıkış yolları açık olmayabilir. Alternatif yolların açılması gerekebilir. Bir deprem sonrasında, bazı alanların tahliye edilmesi için gerekçeler olabilir: • Sahil şeridindeki alçak bölgelerde zemin özellikle zayıf olabileceğinden, bu bölgeler hemen tahliye edilmelidir. Herkes dikkatlice sahilden uzak yüksek ve sağlam bir bölgeye doğru harekete geçmelidir. • Yangın ya da kimyasal madde tehlikeleri insanların hızla tehlike altındaki bölgeden uzaklaşmalarını gerektirebilir. Ancak genel olarak, deprem tek başına tahliye için yeterli bir neden değildir. Tahliyeyi başlatmadan önce, gidecek daha güvenli bir yer olduğu ve oraya giden yolun güvenli olduğundan emin olunmalıdır. Ciddi bir deprem sonrasında, etkilenen bölgedeki çocuklar, yolun açık ve gidilecek yerin güvenli olduğundan kesinlikle emin olmadan, servis araçlarıyla hiçbir yere gönderilmemelidirler. Çocukların güvenlikleri garanti altına alınana kadar okulda kalacaklardır ve herkes buna hazırlıklı olmalıdır. O.K. V SONRAKİ AŞAMALAR NELERDİR? V.1 İLK 72 SAAT Bir depremi izleyen ilk 72 saat içerisinde yardımın çoğunu o anda etrafımızda olanlardan alırız. Dünyanın hiç bir yerinde, bir afet sonrasındaki tüm gereksinimleri karşılayabilecek bir hükümet yoktur. Hazır olmak için edinebileceğimiz birçok beceri vardır: • İlk yardım • Hafif Arama Kurtarma • Yangın Söndürme • Müdahale Organizasyonu Toplum Afet Gönüllüsü ve İlk yardım ya da arama kurtarma kurslarına katılabilir, gönüllü yangın önleyici olabilir ya da telsiz kullanmayı öğrenebilirsiniz. Yaşadığınız ya da çalıştığınız bölgedeki Mahalle Afete Hazırlık Komitenize ya da Toplum Afet Müdahale Takımına gönüllü olarak katılabilirsiniz. Özel becerilerimiz olmadan da birçok şekilde yardım edebiliriz: Malzeme ve ulaşım sağlayabilir, yiyecek ve su bulup yemek pişirebilir, çadır ve geçici tuvalet kurabilir, yaşlı ve çocuklara göz kulak olabilir, güvenli olamayan yerlerin çevresine işaretler dikebilir ve ihtiyacı olanlara psikolojik destek verebiliriz. V.2 OLAY KUMANDA SİSTEMLERİ (STANDART ACİL YÖNETİM SİSTEMLERİ) Acil durumlara müdahalenin organizasyonu için oluşturulmuş uluslararası bir sistem vardır. Buna ‘Olay Kumanda Sistemi’ veya ‘Standart Acil Yönetim Sistemleri’ adı verilir. Bu sistem, bölgedeki bir kişinin ‘Lider’ (geçici de olabilir) olması ve bir ‘İletişim Sorumlusu’nun yardımıyla gerekli olduğu şekilde iki kolda gruplar oluşturmasından ibarettir. Bu gruplardan birincisi hasar tespiti, arama kurtarma, yangın ve tehlike önleme ve ilk yardımdan sorumlu olan ‘Operasyon’ koludur. İkincisi ise, malzeme sağlanması, gönüllüler, ulaşım, yiyecek ve içecek, barınma ve temizlik, psikolojik destek ve gözetimden sorumlu olan ‘Lojistik’ koludur. Toplum Afet Gönüllüsü/Toplum Afet Müdahale Takımı ve Olay Kumanda Sistemi konusunda eğitim alan kişiler sizin bölgenizde de çalışmalar yürütmekte olabilir. Lütfen, eğitim almak ve yardım edebilmek için bu kişilerle bağlantı kurun. V.3 PSİKOLOJİK DESTEK Afetler insanları çok farklı biçimlerde etkiler. Bu olağan dışı şartlar altında olağan olan bir dizi davranış biçim vardır. Afetlerde insanlar çok farklı kayıplar yaşarlar. Her hangi bir kaybın ardından gelen doğal bir yas süreci vardır ve bu süreçte insanlar çeşitli sıkıntılar yaşarlar. Afet sonrasında olağan olan bazı tepkiler şunlardır: • Korku • İnanamama • Kaybolmuşluk hissi ve hissizlik • Sahip olunan mal-mülkten ayrılamama • Bilgi alma ihtiyacı • Yardım arayışı • Yardım sunma Kısa süre sonra başka tepkiler de oluşabilir: • İştahta değişiklik • Endişe • Kızgınlık ve şüphe • Tepkisizlik ve depresyon • Ağlama • Engellenmiş ve güçsüz olma duygusu • Değişken ruh hali ve sinirlilik • Artan hastalıklar • Uyku ile ilgili sıkıntılar • Baş ağrıları • Yardım edenlere karşı hayal kırıklığı ve yardımı reddetme • Kişinin kendini ailesinden ve başkalarından ayırması • Suçluluk duygusu • Aile içi şiddet • Olağan aktivitelerden zevk alamama Küçük çocuklar ayrıca şunları yaşayabilir: • Erken yaşlardaki davranış biçimlerine geri dönüş • Ebeveynlerden ayrılamama • Yatağa gitmekte isteksizlik • Kâbuslar • Dikkatini toplayamama • Okula gitmeyi reddetme Yardım etmek için yapabileceğiniz en doğru şeyler: • Kendi duygularınızı anlayın. • Başkalarıyla duygularınız hakkında konuşun. • Yardım etmek isteyenlerin yardımlarını kabul edin. • Yeterince dinlenin. • Bedensel faaliyetlere başlayın. • Birine sarılın, dokunmak her zaman yardımcı olur. • Gerçekten dinlemeyi öğrenin ve dinlediğinizi belli edin. Ancak sorunu sahiplenmeyin. • Başkalarının duygularını, onları değiştirmeye çalışmadan kabul edin. • Çocuğunuza daha fazla zaman ayırın. • Başkalarına karı hoşgörülü olun. Yer aslında sağlamdır ve bizi taşır. Yer beklenmedik şekilde sarsılınca biz de derinden sarsılırız. Güvenliğimizi artırmak için küçük adımlar atmaya başlayınca, sarsıntı ile duyduğumuz korku ve çaresizlik yerini, bilgi, deneyim ve hazırlığa bırakır. Bu korku bilgi, deneyim ve hazırlık ile yer değiştirir. Biz Hazırlanıyoruz! Ya Siz? İTÜ Mezunları Derneği Bursa Şubesi`nin hazırladığı 'Deprem Yapı Riski Testi' Mimar, inşaat, jeoloji, jeofizik ve harita mühendislerinden oluşan 8 uzman tarafından hazırlanan testi yaparak binanızın depreme dayanıklığını yüzde 60 doğrulukla öğrenebilirsiniz. 1- Binanızın bulunduğu yer: Kayalık zemin: 0 Yüksek ve tepelik yer: 1 Eğimin yüzde 20`nin üzerinde olduğu yamaçlar: 2 Çevresine göre çukur yerler: 3 Dere yatağı ve dolgu zeminler: 4 Sulu zeminler: 5 2-Binanız betonarme ise yaşı: 1-10 yıl: 0 10-11 yıl: 1 11-20 yıl: 3 21-30 yıl: 4 31 yıl ve üstü: 5 3- Binanızın taşıyıcı sistemi: Çelik ya da ahşap bina: 0 Betonarme bina: 1 Tuğla örgü yığma bina: 2 Taş örgü yığma bina: 3 Kerpiç örgülü bina: 4 Kerpiç örgülü toprak damlı bina: 5 4- Binanızda bodrum kat ve rutubet sorunu var mı? Bodrum kat var, hiç rutubet olmuyor: 0 Bodrum kat var, kış aylarında rutubetli: 1 Bodrum kat yok, rutubet yok: 2 Bodrum kat var, sürekli rutubet var: 3 Bodrum kat var, su birikiyor: 5 5- Binanız zemin kat dahil kaç katlı? Bir katlı: 0 İki katlı: 1 Üç katlı: 2 Dört-beş katlı: 3 Altı-sekiz katlı: 4 Dokuz kat ve üstü: 5 6- Binanızın zemin katı nasıl? Üst katlarla aynı: 0 Üst katlardan daha içerde, ancak duvarlar kapalı: 1 Kat yüksekliği diğer katlardan daha fazla, ancak duvarlar kapalı: 2 Normal katlarla aynı, ancak duvar yok: 3 Normal katlardan daha içeride, ancak duvar yok: 4 Kat yüksekliği normal katlardan dahafazla, ancak duvar yok: 5 7-Bina çıkmaları nasıl? Binada hiç çıkma yok: 0 Yalnızca balkonlar çıkma: 1 Binanın bütününde kapalı çıkma var 80 cm`ye kadar: 3 Açık çıkmalar duvarlarlakapatılmış: 4 Binanın bütününde 80 cm`den fazla çıkma var: 5 8-Binaya yapılan müdahale var mı? Binanın herhangi bir yerinde değişlik yapılmadı: 0 Binanın iç duvarlarında kaldırılan bölümler var: 1 Binanın iç duvarlarında birden fazla kaldrırılan bölümler var: 2 Dış duvarlarda pencere açıldı veya pencereler büyütüldü: 3 Binanın bütününde ilave pencere yapılması ya da duvarların kaldırılması: 4 İç bölme ve duvarların komple kaldırılması (1 kat bile olsa): 5 9-Binanın kullanım amacı değiştirildi mi? Bina yapım amacına göre kullanılıyor: 0 Konut amaçlı yapılıp, normal katlar atölye olarak kullanılıyor: 1 Zemin kat konut amaçlı yapılıp, dükkan ya da atölye olarak kullanılıyor: 2 Binaya sonradan asansör montajı yapıldı: 3 Sonradan çatı arasına bir tondan fazla kapasiteli su deposu yapıldı: 4 Binaya sonradan asansör ve su deposu yapıldı: 5 10 -Binanızda şu ana kadar: Herhangi bir tamirat yapılmadı: 0 Titreşimli bir aletle tamirat yapıldı: 1 Yapının taşıyıcıları titreşimli bir aletle tamir edildi: 2 Kolon ve kirişlere delik ve benzeri müdahale yapıldı: 3 Binada katya da döşeme ilavesi yapıldı: 4 Binada kısmı de olsa yangın oldu: 5 11-Binanızdaki daha önceki hasar ya da çatlaklar Binanızda gözle görülür çatlak yok: 0 Balkon döşemesinde ya da köşelerinde çok ince çatlak var: 1 Çıkmalardaki dış duvarların kolon ve kirişlerin birleştiği yerde çok ince çatlaklar var: 2 Pencere altıve hizalarında duvarda yatay çatlaklar var: 3 Dış duvarlarda yatay vedüşey bina yüksekliğince çatlama var: 4 12- Bina şekli, plan şeması: Kare ya da çokgen: 0 Dikdörtgen: 1 Yıldız şeklinde: 2 Binada derin boşluklar var: 3 Bitişik bloklar, aynı kat seviyesinde değil: 4 Bitişik bloklar, aynı yükseklikte değil: 5 DEĞERLENDİRME Her soruya verdiğiniz yanıtların karşılığındaki değerleri topladığınızda; 0-6 puan: binanızda ciddi bir deprem riski bulunmamaktadır. 7-12 puan: binanızda düşük deprem riski bulunmaktadır. 13-20 puan: orta deprem riski söz konusu, yapı uzmanlarca incelenmeli. 21-60 puan: deprem etkilerine açık bir yapıya sahipsiniz. Öncelikle yapınızın mimar ve mühendisiyle temasa gecerek uzman bir kuruluştan tespit isteyiniz. Ben bunları kitapçık halinde bastım ve evde gerekli tedbirleri almaya çalışıyoruz. Evde yakalanacağımız kesin değil, ama depremlerin çoğunun gece olduğu da bir gerçek. Gerisi Allah'a kalmış Devekuşu gibi başımızı gömmek yerine tedbirlerimizi alalım. Umarım bu bilgiler işinize yaramıştır. Sağlıklı günler ve geceler dilerim.
__________________
><((((º> ><((((º> FİLİZ ABLA
B Rh + KORKAK DOSTUN OLACAĞINA MERT DÜŞMANIN OLSUN |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
XX ÜYELİK İPTAL XX
Giriş: Apr 2008
Yaş: 30
Mesaj: 1,785
|
filiz abla ellerine emeğine sağlık çok güzel bir konuyu gündeme taşıdın...Allah istanbulu korusun özellikle istanbulu diyorum çünkü yok böe bir şehir dünyada daha çarpık yerleşimiyle , dünya harikası boğazı ve konumu ile hırsız müthaitleri ve saf milleti ile yok daha eşi benzeri...
en azından bunları bilmek lazım... sevgilerimle... |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Jun 2008
Konum: istanbul-maltepe
Mesaj: 251
|
Alıntı:
![]()
__________________
><((((º> ><((((º> FİLİZ ABLA
B Rh + KORKAK DOSTUN OLACAĞINA MERT DÜŞMANIN OLSUN |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Administrator
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 7,013
|
Sevgili Filiz hanım, bilgi için teşekkürler. Kalıcı ve herkesin bilmesi ve bilmek zorunda olduğu gerçekler.
Kaynak olarak bilgi verebilirseniz eğer emeğe saygı açısından daha değerli bir çalışma olacaktır. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
Expert Member
Giriş: Mar 2008
Konum: ist.
Yaş: 41
Mesaj: 2,060
|
Alıntı:
kamulaştırsalar dünya kadar dolar para yetmez başlıyorlar yaygaraya. büyük deprem bekleyen bana göre hep aynı insanlar,hatta böylesi bir deprem olmuyacağının kanıtı SERHAT CAMİleri ve ayasofyayı bir inceleyin ve bakın kaç yılında yapılmışlar kanıt ortada çokta korkmaya gerek yok. |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | |
|
Administrator
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 7,013
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) | |
|
Expert Member
Giriş: Mar 2008
Konum: ist.
Yaş: 41
Mesaj: 2,060
|
Alıntı:
ki ayasofya fetih öncesindede görkemli şekliyle vardı. |
|
|
|
|