Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > OLTA MALZEMELERİ > Olta Takımları - Düzenekler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Olta Takımları - Düzenekler Hangi balığa nasıl bir takım ve Takımı nasıl hazırlamalı ? İğne boyu, köstek uzunluğu ne kadar olmalı ? fırdöndüler nereye, nasıl eklenmeli ? Klasik beden köstek dip oltası... Uzun oltalar.. Mantarlı takımlar.. Kıyı ve tekne takımları... Hepsi için buradan buyrun ...

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-08-2008, 16:36   #1 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
Varsayılan Lüfer mantarları...

Takvimlerdeki Ağustos yaprakları azalmaya başladı malum.. Artık Lüfer "geldi, gelmiş, geliyormuş, aha bugün gelecek, dün gelmiş.." heyecanı sarar yavaş yavaş ortalığı. Herkes, bir hırsla bilenir. eldeki takımlar, uzun oltalar vs. gözden geçirilir. İğne stokları filan kolaçan edilir. Herkes gazaya hazırlanır.

Ama büyük ihtimalle, gene takvimler eksilir, Şubat gelir, Mart gelir.. Fakat büyük çoğunluk bu lüfer sezonundan da bir şey anlamaz, gelir geçer..

Çünkü, pek çoğumuz, yer ve mekan olarak son derece kısıtlıyız. Tekne gibi imkanlarımız, gani gani zamanımız filan yok. Olan minimum zamanda, Lüfer gibi syyahlığıyla nam salmış bir balıktan doğru düzgün verim alabilmemiz çok zor. Dün Sarayburnu güzel lüfer yapmıştır, ama oturup sizi bekleyecek değiller ya, siz oraya varana kadar, onlar Çanakkale'yi aşmış bile olabilir..

İşte o nedenle, bilhassa biz amatör balıkçılar için, maksimum verimi sağlayacak takım ve düzeneklerin kullanılması önemli. Fakat nedense, hemen hemen hepimiz, dededen kalma takımları, düzenekleri kullanırız. Hayret ederim ki, neden at kılı misina kullanmıyoruz?

Her neyse, dillerde dolanan "eski güzel günler" hikayeleri anlatılır durulur hep, sessiz duran oltaların başında. Eski günlerde ne güzel lüferler olurmuş, ne bol balıklar varmış, bitti deniz tükendi deriz. Akabinde "Ah, olacaktı canlı zargana.." veya "Yok balık yok işte..." diyerek balıklara iftira atar, suçu onlarda ararız..

Elbette, eskisi kadar lüfer veya başka balık olmadığında hemfikiriz. Deniz ekosistemlerinin viran edildiği tartışılmaz bir gerçek. Ama bu genelde besin piramidinin tepesini etkiler. Lüfer gibi piramidin altlarında yer alan türler bu gibi sorunlardan pek etkilenmez. Ha, mültimilyon dolarlık bir gır gır tekneniz var ve yılda bir kaç milyon dolar kazanmak derdindeyseniz, elbette durum farklı olur, ama bir amatörün hafta sonu kaçamağı için, durum taa o kadar vahim değildir.

Eski İstanbul zenginleri sırf lüfer yakalamak için gümüş zokalar dökerlermiş. Hatta, sultanlar, paşalar vb. iyi zoka döknelere keseyle altın bahşiş verirlermiş..

Eğer lüfer, öyle her önüne gelen paldır küldür atlıyor olsa, millet neden gümüş zoka döksün, kaliteli zoka arasın? Demekki eskiden de öyle pek kolay değilmiş lüfer yakalamak.

Evet, bazen furyalar olur. Sürüyü altınızda denk getirirsiniz, çarptırma ile bile salkım salkım toplarsınız. Ama bu, bugün ne kadar oluyorduysa, sanırım 100 yıl evvelde aynen o kadar sık oluyormuştur.

Ama bugün, zaten balık az. Zaten iyice nazlı. Zaten zor bulunuyor. O zaman artık bizim eskilerin takımlarından daha iyisini yapmak gibi bir sorunumuz ortaya çıkıyor. Ancak o zaman, kısıtlı zaman ve mekanla yüzümüzü güldürecek avlar yapma şansımız olacaktır.

Neler yapabiliriz? Ne yapmalıyız?

Kesin olan, bence şu: Eski fikir ve takımlar, bu işlerde en iyi değiller.

Mesela, canlı zargana.. Bir hafta sonunuz var, nerden bulacak, nasıl muhafaza edeceksiniz canlı zarganayı? Apar topar, çıkmışsınız elinizde kamışlar, çantalar vs. Araki canlı zargana bulasın, hele lüfer zamanı, nerde?

Yada taze, hatta canlı yem. İstavrit, izmarit vs. her neyse.. Nerden buluruz? Hoş, bunları bulmak nispeten kolay, velakin her zaman mümkün değil..

Demekki, bize canlı zargana vs. olmadan da iş yapabilecek takımlar lazım. Peki böyle takımlar var mıdır?

Var olup olmadıklarını bilmiyorum. Ama var olabileceklerini biliyorum. Eğer biz, aklımızdaki takım taklavatı bir kenara koyar, bir şeyler denersek, varsa böyle bir takımı buluruz, keşfederiz. Velakin, bunu deneme yanılma usulüne dökecek olursak, bizlerin değil, torunlarımızın bile ömrü bu işe yetmez.

O zaman ne yapmak lazım? İnsan gibi düşünmek lazım. Bilimsel yöntemler, güvenilir bilgi elde etmenin, kanıtlanmış bir yoludur. Ortaya bir hipotez koymalı, bir teori oluşturmalı, buna göre test etmeli denemeli ve güvenilir bilgiye ulaşmalıyız. Böyle yaparak, yani lüferin yem seçme kriterlerini vs. göz önüne alarak, bu kriterlere göre bir takım hazırlamak, bu işin en masrafsız ve en kolay yolu olacaktır sanıyorum. Ayrıca, mevcut takımları incelemek, farkedilememiş bazı ayan noksanları da ortaya çıkarabilecektir.

İşte bu fikirlerle, kendimce, lüfer takımlarında gördüğüm eksikleri ve bunları ortadan kaldırmaya yönelik bir takım fikirleri bu sayfalara aktarmak istiyorum.

En kolay başlama noktası, yemli takımlarda kullanılan, çinekop, lüfer vs. mantarı.. Bu düzenek, o kadar bariz bir sorun noktası ki, yıllardır bu kadar balıkçının gözünden nasıl kaçtığını anlamak çok zor.. Ve bu mantarların hikayesi, aslında, balıkçılığı nasıl ezbere yaptığımızı göstermesi açısından ibret verici..

Nedir mesele?

Biraz insan gibi düşünelim.. Lüferi nerede tutuyoruz? Lüfer, sarıkanat, çinekop vs. olabilir, pek değişmez. Örneğin, Galata köprüsünde.. Örneğin Sarayburnunda. Örneğin, üsküdarda..

Bir harita bulalım ve bakalım. Buralarda derinlik nedir? 35 ila 60m arasında değiştiğini görüyoruz..

Ve biz, mantar, yem ve kurşunumuzu, işte bu derinliğe atıyoruz. Peki, ne oluyor?

Tepenizde, 35 m yükselen bir su sütünu var. Bu şu demek, 35m boyunda, mantarın yüzey alanı kadar yüzeye sahip bir su sütununun altında, mantarınız eziliyor. Klasik bir şarap şişesi tapası,yaklaşık 2.5 cm çapında (1.25 cm yarıçap) 4-5 cm boyundadır. Bu da, bu silindirin alanının

3.14 x 1.25 x 1.25 x 5 =~ 24 santimetre kare.

Olacağını gösterir. Her santimetre, bulunduğu yerden taa yüzeye kadar olan suyun ağırlığını taşımaktadır : 35 m = 3500 cm = 3.5 kg su.. Peki bu mantar, 24 x 3.5 = 84 kg luk bu yükü kaldırabilmekte midir?

Deneyin, koyun mantarı, çıkın tepesine.. Görün kaldırabiliyor mu?

Evet, pek çok mantar bu yükü kaldıramaz. Ve ne olur? Ezilir, elinizde sıktığınızda nasıl oluyorsa, aynen büzüşür.. Sonuçta hacmi azalır, kaldırma görevini yerien getiremez.. Birde siz üzerine güzel güzel hologramlı filan kaplama yapmıştınız! O da altındaki zemin ezilince, eciş bücüş bir şey olur, gider..

İşin en acı tarafı, bu mantarı sudan geri çıkarınca, azalan basınç nedeniyle tekrar şişecek olmasıdır. Mantarın suyun dibinde çektiği işkenceden, haberiniz bile olmaz büyük ihtimalle.

Evet, görülüyor ki, bilhassa kıyıdan lüfer avında vazgeçemediğimiz bir bileşen olan, mantar resmen "fos fos mantar" çıktı.. Bu kadar basit bir şeyde bile yanıldığımız ortadayken, lüfer takımlarında kim bilir daha nerelerde yanılıyoruz? Kendimize bu eleştirileri getirmeyip, suçu masum balıklara atmakta, bize balık yakalama zevkini hiç bir zaman veremez..

Peki çözüm?

İdeal çözüm şöyle bir şey olacaktır:

Malzeme listesi:

Elektronik malzemecilerden, karaköyden vs. bir miktar FR-4, FR-2 pertinaks. Bunlar, son derece dayanıklı malzemelerdir:



Bunlar, elektronik malzemecilerde bir yüzü bakır kaplı olarak satılır..

Hırdavatçıdan uygun çapta (20..25 mm), folyosuz, PP veya PPRC (Polipropilen) boru.



Hırdavatçı veya kırtasiyeden, çift bileşikli, çabuk kuruyan "plastik çelik" denen yapıştırıcılardan.
Japon yapıştırıcı.
İki adet küçük fırdöndü.

PP boru, özkütlesi 0.9 gr/cm3 filan olan, sudan hafif, su emmeyen, son derece dayanıklı bir malzemeden üretilir. Yani, hem sağlamdır, hem de suda yüzer.

Borudan, şamandıra (mantar) boyunda bir parçayı düzgünce kesiyoruz. Testere ile kesilebilir. Ama en iyisi, sıcak bir şeyle kesmektir. Kesilen yüzeydeki çapakları temizliyoruz.

Pertinaks, bir testere, maket bıçağı vs. yardımıyla, hafif çizikler atılmak suretiyle boru çapında bir şerit olarak kesilir. Bu şeritten, kendi kalınlığı kadar bir parça kesilerek kare elde edilir. Karenin kenarları maket bıçağı, eğe, taşlama aleti, makas vs. kullanılarak yuvarlatılır. Bu şekilde iki tane kapak hazırlanır. Kapakların bakır tarafı zımpara, fiber bulaşık süngeri ve vim vs. kullanılarak temizlenir.

Kapakların ortasına, matkap, bıçak/makas ucu vs. kullanılarak, 1-2 mm kadar çapta, yanyana 2-3 delik açılır. Fırdöndünün gözü bu delikten geçirilir. Göz, pertinaksın bakırlı tarafında kalırsa daha iyi olur. Bir havyası olan balıkçı, şanslı olan balıkçıdır. Fırdöndüyü buraya güzelce lehimler. Ama hayvanız yoksa, buraya küçük bir tel, burç (çelik tel birleştirme borusu vs.) vs. geçirir. Çok az japon yapıştırıcı döker. Japon yapıştırıcının fırdöndünün ortasındaki hareketli birleşime akmamasına dikkat ediniz.

Bu şekilde fırdöndü takılmış iki kapak hazırlandıktan sonra, plastik çelikten eşit miktarda bir naylon üzerine dökülür. Süratle karıştırılır. Elde edilen macun, borunun ucuna, fırdöndünün pertinaks kapakla birleştiği yerleree bolca, cimrilik etmeden iyice sürülür.

Kapaklar yerine konur. Hafifçe sıkıştırılır. Dışarı taşan yapıştırıcının iyice sarkan kısımları hafifçe alınır. Fakat, yapıştırıcı tamamen sıyrılmamalıdır. Yaklaşık 5 dk, elimizde, sıkmadan, hafifçe bir tutma ile beklenir. Daha sonra kuruması beklenir. Marka/modele göre değişsede, hızlı kuruyan çift bileşikli yapıştırıcılar yaklaşık 1 saat sonra tamamen sertleşmiş olur.

Taşan yapıştırıcı, maket bıçağı, eğe vs. ile traşlanır.. Pertinaksların kenarlarına japon dökülerek, sızdırmazlık sağlanır. Ve şöyle bir yoklanır, görülürki, üzerinden kamyon geçse ezilecek gibi değildir.

Mantar kaplanır gibi, klasik, bildiğiniz yoldan, üzerine hoşunuza giden folyo kaplanarak, mantar hazır olur..

Tipik bir 25mm PPRC borunun, iç çapı 16mm kadardır. Bu da, her bir cm'i yaklaşık 1.6 gr kaldırma kapasitesine denk anlamına gelir. 4.5 mm cidarı ile, pertinaks kullanarak yapılan bir mantar, 5cm boyda kadar, yaklaşık 200m su altındaki basınca dayanabilir.

Elbette tek çözüm bu değildir. Bir diğer çözümde, klasik mantarları güçlendirmektir. Özellikle çinekop takımı gibi küçük mantarlar gereken uygulamalarda bu yol daha verimli olur.

Öncelikle, mantarın, sert olması, gözenekli olması tercih edilmelidir. Bu mantarın kenarına, keçeli kalemle boydan boya bir çizgi çizilir. Mantar, 5-7 mm'lik tekerlek gibi dilimlenir. Her dilim, kesildikten sonra, her iki tarafa bolca japon yapıştırıcı dökülerek tekrar yapıştırılır. Çizdiğiniz çizgi, parçaların yönünü bulmanızı kolaylaştırır.

Akabinde her iki uca birden, bolca japon dökülür. Kuruması beklenir. Bir miktar PVC folyo temin edilir. Rapala, bazı misina kutuları vs. bu iş için idealdir. Onların 0.3mm kadar kalınlıkta, saydam plastik bir kapları olur. İşte o kap, PVC folyodur. Pek çok yerde, ambalaj malzemesi olarak kullanılır. Bu folyodan, mantarın boyu kalınlıkta, mantarı bir turdan 5-6 mm aşacak boyda bir şerit kesilir. Şeridin bir ucuna japon yapıştırıcı dökülür. Mantara düzgünce bastırılıp yapıştırılır. Bir müddet (10-15 sn) beklenir. Japon yapıştırıcı kuruyunca, folyonun yapışık olan kenarı maket bıçağı veya eğe vs. ile perdahlanır, sert köşe kalmaması sağlanır. Ardından folyonun mantarla birleştiği yere biraz japon dökülür. Folyo mantara sıkıca sarılır. Yapıştırıcı bu arada, folyonun altından yayılacaktır. Yapıştırıcı yayılamayacak kadar azalınca, tekrar yapıştırıcı dökülür ve böyle yaparak folyo tamamen mantara sımsıkı sarılır. Folyonun taşan ucu gene maket bıçağı veya eğeyle vs. perdahlanır.

Artık mantar, hologram kaplanıp, 100m'ye kadar sularda işimizi görmeye hazırdır..

Eh, bizim malzemeci dostlarımız, bunları bir şekilde hazırlasa/yaptırsa, bizi ellerimiz yapıştırıcyla bulaştırmaktan, ortalığı plastik talaşı vs. etmekten kurtarsalar, pek çok hayır dualar alacaklardır sanıyorum ..

Ama pek çok malzemecinin, 2 karış suda bile büzülecek olan, EVA köpükleri çinekop mantarı olarak sattığını düşünce, bu umudum -ve o arkadaşların alacakları hayır dualar- hiç olası gibi görünmüyor şimdilik..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 17:06   #2 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
Varsayılan Bir takım düzeltmeler, yorumlar..

PPRC boru ile lüfer mantarı (çeşitli şamandıralar, bilhassa uzağa atılabilen zargana şamandırası) yapma fikrinin aklıma gelişi tamamen raslantı eseri.. Bir gün, Eskihisar sahilde kefal tutacak yer aramak için dolaşırken, bir karış kadar bir PPRC boru dikkatimi çekti. vurdum tekmeyi, doğru denize.. Batsın da, içine bir şeyler yuva yapar diye düşünürken, o yüzdü, tekrar kıyıya geldi.. Hımm, bu benim işimi görür diyerek, boruyu alıp çantama koydum.

Evde, içine bir kaç pil, bir mikrokontrolör, bir titreşim motoru doldurup, biraz daha atraksiyonlu bir lüfer mantarı hazırladım. Dileyen olursa, ilgili şemalar, kodları vs. burada ilan ederim, sorun değil. suyun içine girince, 2 dk kadar bekleyip, bir kaç saniye titreyerek dikkat çekiyor. Ciddi anlamda denemeler bu sene olacak, nasip olursa..

Bu esnada bir kaç şey dikkatimi çekti, ilave edeyim..

Bilhassa yavaş kuruyan çift bileşikli yapıştırıcılar, PP'ye tutunamıyor. Ben UHU'nun bir modelini ve 404'ün iiyice katı olan bir tanesini kullandım, makul netice verdi. Eğer, böyle bir tereddütünüz varsa, yapıştırıcınız PP'yi iyi tutmuyorsa, kenarlara üçgen şeklinde, matkapla 3 tane 1.5-2 mm delik açıp buralardan kapakları boruya vidalayabilirsiniz. Fakat böyle yapsanızda, araya gene "conta" niyetine yapıştırıcı dökmeniz zaruri olacaktır.

Eğer yapıştırıcınız PP'yi tutuyorsa, yaklaşık 100kg kadar bir çekme kuvvetine dayanabilir ki, zaten o kadarını fırdöndülerinizde taşıyamaz. Bu hususa, özellikle dikkat edin, uğraşıp ettiğiniz mantar, kapağından kurtulup çıkıp gitmesin..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 17:24   #3 (permalink)
agartan
Moderatör
 
agartan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Mar 2008
Konum: Istanbul
Yaş: 42
Mesaj: 3,035
Varsayılan

Evet evet. Bu mantarları malzemeciler satsa daha iyi olacak.
Yoksa benim işim zor valla.
Ama başarılı sonuçları görebilirsem bir şekilde imalata geçerim.
__________________

Şeref Ağartan
İstanbul
0RH+
Stop Wishing Go Fishing

agartan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 17:26   #4 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,242
Varsayılan

Evet sezon yaklaşıyor Mantarları iğneleri vs. hazırlamak gerekli şimdiden.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 17:37   #5 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
Varsayılan

Olayın iki ciheti var Şeref Abi..

Ya bu mantar, harbiden mantar, hiç bir işe yaramıyor, boşu boşuna takıp kendimizi kandırıyoruz.

Ya da bu mantar bir işe yarıyor, lüfer avını olumlu etkiliyor..

Eğer ilki doğruysa, çıkar at, niye takıyoruz ki? Bir işe yaramıyorsa, niye ağırlık edelim?

Ama bir işe yarıyorsa, işe yaraması lazım. Suyun altında ezilip mantar vazifesini yapmayınca, elbette her durumda işe yaramaz oluyor/olacak..

Mantarın her şeyin başında, şöyle bir işe yaraması kesin gibi bir şey.. Eğer yem dibe inerse, zemine yaklaşırsa, kuma gömülür, kimse görmez.... demek isterdim ama yengeçler onu çok iyi görür, hemen başına üşüşürler.. Mantarın en önemli avantajı, yemi dipten kaldırıp, yengeçlerden kurtarması, görünürlüğünü sağlaması olacaktır..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 17:59   #6 (permalink)
Hasan34
senior Member
 
Hasan34 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Mar 2008
Konum: İstanbul/Anadolu
Yaş: 28
Mesaj: 243
Varsayılan

Eyer bu su basıncı mantarı bu şekle getiriyorsa kılçıksız yaprak yemi ne hale getiriyordur kimbilir.Bu durmda yemin iğnelere düzgün takılması.yemin taze olması ve floto çıkartırken yemin ezilmeden kesilmesi ve tabiki sağlam bir mantarın önemi dahada artıyor.
Bence mantarın diğer işlevide yemi bu basınçtan bi nebze olsun korur.özellikle ağır kurşula denizin dibine doğru inerken.
__________________
Hasan Uzunali
1980 İstanbul Arh +

Çözümde Yer Almayanlar; Problemin Bir Parçası Olurlar....Goethe
Hasan34 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 18:04   #7 (permalink)
agartan
Moderatör
 
agartan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Mar 2008
Konum: Istanbul
Yaş: 42
Mesaj: 3,035
Varsayılan

Mantarın işlevi yemi deniz tabanından bir miktar yukarda tutmak. Bu kesin olan birşey.
Kullandığımız klasik mantarlar senin dediğin gibi oluyorsa işimiz zaten şansa kalmış demektir şimdiye kadar.
Ben genelde şarap mantarı kullanmayı tercih ediyor(d)um. hemde küçültmeden, kocaman haliyle.
O bahsettiğin en yumuşak süngerimsi olanları da kullanmak zorunda kalsam da diğer zamanlarda üzerleri hologramlı sert sayılabilecek hazır mantarlardan da kullandım.
Bunları kullanırken tek farkettiğim şey eğer köstek kısa tutulursa büyük ihtimalle ya midye kapıyor ya da iskorpit geliyor.
Kösteği uzattığımızda ise ya Lüfer ailesinden biri geliyor ya da hiç birşey.

Mantar hiç işe yaramasa her ihtimalde midye veya iskorpit yakalardık.
Bu şartlar altında belki tam fonsiyonunu göstermiyor ama tamamen de etkisi değil diye düşünüyorum.
O zaman da senin dediğini veya basınçtan etkilenmeyecek bir başka yöntemi hayata geçirömek gerekecektir.
__________________

Şeref Ağartan
İstanbul
0RH+
Stop Wishing Go Fishing

agartan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 18:12   #8 (permalink)
Birol
Expert Member
 
Birol kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,680
Varsayılan

Nerdesin be Serdar hocam,
seni şu Zihnisinir buluşlarını özledik.
Fuarda bahsettiğin gıpraşımlı mantar demek üretildi.
Test eder onaylarız artık.

Bilmeyenlere not:
Bu adam neyden bahsediyor,yok mantar şöyle olmalı,iğne böyle olmalı,takım şu şekilde olacak felan... diye ahkam kesiyor diyenlere tek cevabım var.
dediği şeyleri denedim,test ettim onayladım.Geçen kış teknede iken başka şahitlerimde var, o kendi hazırladığı takım ile attı ben piyasa malı ile.
Yarım saatte 4 tane sarıkanat aldı bende tık yoktu ki aramızda 1 metre var yoktu. Sonunda dayanamadım ve onun takımlarından birine el koydum. Ve o andan itibaren tık etmeyen balıkların 3 tanesine Tıkladım . günün skoru Serdar 8 , ben 3 sarıkanat aldık.Tekne akşam oldu diye hareket etti,etmeseydi dahada alırdık...
İşte o gün anladım ki Serdar hoca birşeyi öneriyorsa ,test etmiş ve etkinliğini görmüştür.Özellikle Lüfer familyası için önereceği takımları kesin deneyin derim.... Sitede de bu takımların fotoları mevcuttur...
__________________
BİROL -1969
İSTANBUL 0RH-


Gül Ey saf çelişki.
Nice gözkapağının altında
hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........
Birol is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 18:16   #9 (permalink)
erturkergin
Member
 
erturkergin kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2008
Konum: ÃÂstanbul
Yaş: 35
Mesaj: 142
Varsayılan

Mantar yerine tahtadan yapılmış malzeme kullanabilir miyiz acaba? Hem de iki ucuna küçük vidalı kancalardan vidalayıp fırdöndüleri buraya taktıktan sonra penseyle açık uçlarını kapatırırız mis gibi olur.

Bir tanesini yapmak maksimum 5 dakika.

Bu arada bu işi yemi asılı tutmak için yapıyoruz ama üzerine de folyo falan sarıyoruz. Yani görsel kaygılarımız da var. Burada madem ki mantardan kurtulacağız öyleyse şekil ve görsellik üzerinde de durabiliriz. Mesela fleto yaprak yemi tam bir balığa tamamlayacak üzeri folyo kaplı yada boyalı tahta aparat. yani balığın öteki yarısı.
Nasıl olur?
__________________
Ertürk Ergin, Istanbul, 1973, A Rh-


Deniz kenarındaymış gibi hayatın kenarında olmak. Sevinçle...
Denize bakar gibi bakabilmek geleceğe. Ümitle...
Ve oltalarımız gibi kanca atabilmek hayata. Keskince...


erturkergin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-08-2008, 19:57   #10 (permalink)
serhatcenk
Expert Member
 
serhatcenk kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: Open Sea
Yaş: 30
Mesaj: 1,648
Varsayılan

Geçen seneler gibi lüfer mantara bağlamasında, çıplak elle bile yakalarım
__________________
Beni heyecanlandıran ve hep devam etmemi sağlayan elimizdeki geleceğe meydan okuma gücüdür.
Yoshihisa Tabuchi
serhat a(+) kadıköy - k.çamlıca / istanbul
http://www.serhatcenk.com
serhatcenk is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 21:01.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99