|
|||||||
| Olta Takımları - Düzenekler Hangi balığa nasıl bir takım ve Takımı nasıl hazırlamalı ? İğne boyu, köstek uzunluğu ne kadar olmalı ? fırdöndüler nereye, nasıl eklenmeli ? Klasik beden köstek dip oltası... Uzun oltalar.. Mantarlı takımlar.. Kıyı ve tekne takımları... Hepsi için buradan buyrun ... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,242
|
Selam Dostlar.
Bu konu altında sizlere kıyıdan zargana avlama yöntemlerinden olan Şamandıralı Takımdan bahsedeceğim. ![]() 1 - Giriş ve Zargananın Bir takım Özellikleri : Malum zargana suların ısınmasıyla birlikte gümüş sürülerinin de kıyılara iyice yerleşmesiyle kendini gösteriyor ve genel olarak tüm sahillerimizde bolca bulunuyor. Yapı itibarı predator tabir edilen avcı balıkların avında yem balığı olarak kullanılan zargananın kendisi de küçük çaplı bir avcı balıktır. Zargananın bilinen en çok sevdiği avı kıyılarda gezen küçük balıklar ve gümüş balıklarıdır, zira yakaladığımız bir kaç zarganayı ayıkladıktan sonra içinden çıkanları kontrol ettiğimizde mutlaka bir yada bir kaçının karnından avımızın hemen öncesinde zarganamız tarafından avlanmış olan gümüş balığı çıkmaktadır. Zarganayala Lüfer balığı bir noktadan bir birlerine çok benzerler , beyaz... Evet beyaz ve parlak renk dedikmi bu iki balıkta bu renklere dayanamazlar. Zargana saldırgan olduğu gibi bir o kadar da meraklı bir balıktır. Su üzerinde gezen, şapırtı çıkaran, bir anda parlayan, ani hareket yapan her şeyi merak ederek yanına sokulacak, kontor edecek ve belkide tadına bakmak isteyecektir. Zargana büyük çoğunlukla suyun tamamen yüzeyinde yada yüzeye çok yakın derinlikte yüzeyden en fazla 1 metre derinlikte dolaşmakta ve avını aramaktadır. Zargananın yapısına ilişkin bu kritik bilgileri aktardıktan sonra şimdide şamandırlaı zargana takımının özelliklerine geçelim. 2 - Takım : Şamandıra kullanımının önemi : a - Zargana için ağır şamandırlar kullanmamız, takımı mümkün olduğunca ileri atabilmemize olanak tanımaktadır. b - Suyun üzerine fırlatılan ve büyük bir şapırtıyla düşen şamandıra (top, yada zargana topu) o bölgeye yakın olan meraklı dostlarımızın dikkatini çekecek onları sese doğru yönlendirecektir. c - Şamandıramız batmayan özellikte olduğundan takımımızı su yüzünde gezdirecek ve suyun üst bölümlerinde gezen zarganalara daha yakın olmamaızı sağlayacak Takımımız hazırlanması çok hızlı ve kolay olan basit bir düzenektir. Piyasada satılan çok çeşitli şamandıra tipleri vardır. Ben bunlardan ağır sünger yumurta gibi olan beyaz, sarı ve turuncu renkli şamandırları kullanıyorum. Zargana için aldığımız ağır olan şamandıramızın her iki ucunda da fırdöndü olmasına dikkat ediyoruz. Eğer hazır aldığımız şamandıramızın üserinde fırdöndü yoksa mutlaka her iki tarafında da fırdöndü eklememiz gerekir. Bahsettiğim satılan, yumurta şeklinde kalın süngerden yapılmış şamandırların üzeride genelde fırdöndüleri bulunmaktadır. Bedenimizden gelen klipsi fırdöndüyü şamadıramızın bir ucuna takıyoruz. Zargana için kullanılan şamandırlar genelde her iki ucuda aynı kalınlıkta olan top şeklinde şamandırlardır bundan dolayı hangi tarafın öne hangi tarafın arkya geldiği fazla önem taşımaz. Daha sonra taıkımda kullanacağımız misinadan yaklaşık 1 kulaç (1.5 Metre - 2 Metre) civarında kesiyoruz. Misinamız 0.15- 0.20 mm kalınlığında olabilir. Bu misinanın bir ucuna genelde zargana avı için tercih edilen uzun pala siyah çarpaz 8-10 numara iğnelerimizden bağlıyoruz. Misinamızın diğer tarafını da şamandıramızın boşta kalan fırdöndüsüne bağlıyoruz. Yalnız tam da burada değinmek istediğim bazı konular var. Zargana bölgesel olarak boy farklılıkları gösterebiliyor. Marmarada daha ufak ince kalem tabir edilen zargana ağırlıklı olarak çıkarken. Ege ve Akdeniz bölgelerinde boyu 1 metreyi aşan azman zarganaların olduğu bilinmektedir. Hatta Antalyada bazı balıkçıların zargana takımında bizim lifer avında kullandığımız 1 numara çelik iğneler kullanıldığını duydum. Bundan ötürü avlandığınız bölgedki balığın büyüklüğüne göre misina ve iğne seçimi yapmanızı tavsiye ederim. Yeri gelmişken çok yaşadığım bir anıyı çok kısaca anlatmak isterim. Zaman zaman yeşilköyde çok iri zarganalar avlıyorum. Bunların avında genelde 0.25 misina ve 5 numara siyah iğne kullanıyorum, çünkü balık küçükte olsa 5 numara iğneyi gayet rahat alıyor, ancak çok büyük balıklar yukarıda bahsettiğimiz 8 -10 numara iğneleri açıp gidiyor. Geçen yaz, oltama öyle bir zargana takıldı ki, kalbim güm güm atmaya başladı, hayvan debelendikçe debeleniyor oltayı sarmak mümkün değil. Bir oraya bir buraya götürüyor, zarganamı yoksa başka bir şey mi derken bir anda suyun üstüne br sıçradı arkadaşlar inanın kol kalınlığında bir balık ve yaklaşık boyu 70-80 santimetreden daha fazla. Doğal olarak benim 5 numara siyah iğne bu balığı almaya yetmedi, iğne açıldı ve balık gitti. Bunu neden anlattım.. Çünkü zarganaya ufak iğne kullanma alışknlığının yanlış olduğunu tecrübelerim danarak açıklamak istedim. Onu hafife almayın. 3 - Takımımızın Resmi : ![]() 4 - Yemler : Daha önceleri de bahsettiğimiz gibi zargana gümüş balıklarının peşinde çokça gezer. Dolayısyla tek bir gümüş balığının iğneye takılarak atılıp çekilmesi genelde olumlu sonuç verir. Bunun yanında akyem tabir edilen ete sahip olan balıklardan (istavrit, izmarit sardalya, hamsi vs.) kuyruk altı yemin sülük şekilde kesilmesi ve iğnemize takılması da zargana için cezbedici olacaktır. Bunların yanısıda kaya ve dere kurdu, toprak solucanı (çok ince), liman içlerinden çıkaracağımız teke gibi yemlerde at çek yaptığımız takımda zargana avlamamızda bize yarıdmcı olacaklardır. Aryıca yem sıkıntımız olduğu takdirde diğer yemlerle ilk tutacağımız zarganamızın kuyuruk altı etini de sülük keserek ye olarak kullanabiliriz. Unutmayın ki zargana kendi etine bayılır. Bence avlandığımız meraya göre bu yemlerden mümkün olduğunca fazlasını denemeli ve aldığımız verime göre kullandığımız yeme devam etmeliyiz. 5 - Yöntem : Bu takımda kullanacağımız yöntem at çek yöntemidir. Takımımızı şamadıranın da yardımıyla çok fazla asılmadan mümkün olduğunca uzak mesafeye atarız. Çok fazla beklemeden hafif orta şiddette şamandırmızın çevresini ve arka bölgesini takip eder şekilde sararız. Zaten topumuzun şapırtıyla yere düşmesi zarganaların dikkatini çekmiştir, kısa süre sonra topun çevresinde balığın dolanmasını çırpınmasını gördüğünüz takdirde, sarımınızı yavaşlatarak yada durdurarak balığın yemi yemesini sağlayabilirsiniz, eğer bu aşamada balık yemi yemediyse hafif sert sarımlar yaparak balığı kıskandırmak suretiyle yemin peşinden gelip yemesini sağlayabilirsiniz. Bazen balık yemimizi alır ancak iğneyi almadna yemi götürmeye çalışır bu durumda takıma çok fazla asılmamak gerekir. Biraz bekleyip yemi tamamen yemesini sağlamlıyız. Balığın bu şekilde yemi sürükleyip daha sonra bırakması çokça rastlanan bir durumdur. Bazende balık taa kıyıya kadar yanınıza kadar yemin peşinden gelir, bu bu balığın ne kadar meraklı olduğuna delalettir. Hatta bazen 1 metre önünüze gelen zarganayı bir oraya bir oraya oynatabilirsiniz , hatta sabrederseniz son anda bile önünüzde balığı alabilirsiniz. Belki bu avı zevkli yapan en önemli etkenlerden biride bu balığın merakıdır. Balık iğneyi de alıp tamamen yakalandıktan sonra, takımımızı çok fazla boşluk vermeyecek şekilde sarmalıyız. Ancak korkmayın, zargana misinamızı kesemez, ağız ve diş yapısı buna müsait değildir. Ancak belki çok iri hayvanlar bunu başarabilir. Yalnız zargana çok dirençli bir hayvandır, balığı kıyıya alana kadar 3-4 kere hatta bazen çok daha fazla kereler direnecek kendini kasarak makinayı saramamanıza yol açacak kadar zorlayacaktır. Bu durumlarda çok fazla zorlamamak gerekir balık çok güçlü bir balık değil ve bu direnişler bir kaç saniyenin önüne geçemeyecektir. Eğer bu durumda zorlarsak muhtemelen iğnemiz ya açılık yada düğümünüzden sıyrılıp gidebilir, dikkatli olmak gerekir. Unutmadan söyleyeyim, zarganamız uzun ince yılan gibi bir balık türü olduğundan, yakaladıktan sonra saklamanız için yanınıza genişçe bir kova lamnızı tavsiye ediyorum. Eğer tel livar kullanıyorsanız, balıkalarınızın gaga kısmı tele takılarak balıkalrın çok çabuk ölmesine neden olacaktır. Kimileri yakaladıkları balıkalrın gagalarını kırıp livara atarken ben bu yolu pek sportmence bulmuyorum. 6 - Sonuç : ![]() Eğer meranızda zargana varsa ve neyle besleneceğini de bulduysanız değmeyin keyfinize. Umarım bu tarif etmeye çalıştığım takımla çok güzel ve büyük balıkalr tutar ve bizimle paylaşırsınız. Keyifli avlar. Rastgele.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+) İstanbul/Yeşilköy ![]() ![]() ![]() Bu mesaj en son " 31-01-2008 " tarihinde saat 04:09 itibariyle Emre tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,680
|
ve bir not:
Zargana bol fosfat içerdiği için çocuklar için çok besleyici ve gelişimlerine katkı sağlayan besin değerine sahiptir. ayrıca Zargana Lüferin en çok sevdiği yemlerdendir.Uzun lüfer takımına canlı takılıp,tekneden sırtı çekilmek yöntemiyle bol miktarda lüfer yakalanabilinir.Eylül-kasım döneminde sarayburnu -çatladıkkapı arasında onlarca balıkçı teknesi bahsedilen dönemde bu yöntemle lüfer yakalamaktadır.Canlı zarganayı yem olarak kullanan bu tekneler,zarganası bitince genelde canlı istavriti yem yaparlar ama zarganası olanlar dah çok lüfer yakalar. bizzat bu avlara defalarca katıldığımdan lüfer/zargana ilişkisini bilirim. Zargana bu anlamda çok değerlidir...
__________________
BİROL -1969 İSTANBUL 0RH- Gül Ey saf çelişki. Nice gözkapağının altında hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........ |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 638
|
Emre Bey bir de ucunda ipek ipler bulunan takımlar satılıyor. Onlarda da top var(cehalete bak). Benim aklıma balığın bu ipeğe dolaşacağı bir türlü yatmıyor. Eğer dolaşıyorsa balığın ağzına zarar vermeyen bir takım olmuyor mu bu? Küçükleri salarken daha iyi olmaz mı acaba? Deneyimlerinizi bekliyorum.
__________________
ALPER - 1981 - İSTANBUL - İZMİR / A rh(+) İnsan mı hünerli? Olta mı akıllı? Balık mı aç? |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: Bursa
Mesaj: 685
|
Alıntı:
Sportif olarak düşünürsek balığı yemle kandırmaya çalışmak daha zevkli bence, Yaklaşık on sene önce ilk zarganamı sigaranın aleminyum barağını gümüş balıgına benzeterek yakalamıştım, icat yapmak için değil tabi, yem almadan gittiğim için, ![]()
__________________
Ali BURSA 20/03/1964 Arh + �NCE VATAN S�ZKONUSU OLAN VATAN �SE GER�S� TEFERRUATTIR, |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
Junior Member
Giriş: May 2007
Yaş: 20
Mesaj: 37
|
Alıntı:
![]() emre abimin verdiği bilgilere ek olarak zargana avı için yem olarak canlı gümüş yavrusunu sırtından takıp atarak hiç çekmeden attığınız yerde bekleterek çok güzel zargana avlayabilirsiniz. yakalanan balığı zaten suyun üstünde taklalar atarken göreceksiniz.iri tekenin iç kısmını iğneye iri olarak takarak(şekli önemli değil)at çek yöntemiyle yine çok güzel avlar yapabiliriz.aklıma gelenler bukadar aklıma geldikçe yazarım.saygılar sevgiler.bol balıklar.
__________________
Kansu Gülbardak/ 05-01-1988/ İstanbul/Büyükçekmece/ B RH + kansu_1903@hotmail.com |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | ||
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,242
|
Alıntı:
Alıntı:
Tüm teşekkür eden arkadaşlar sizde saolun.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+) İstanbul/Yeşilköy ![]() ![]() ![]() |
||
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: May 2007
Yaş: 20
Mesaj: 37
|
evet emre abi ipek konusunda sana katılıyorum.geçen sene yanımda yemle attıklarını çekiyolardı ben de nasılsa balık bol dedim yemle ne uğraşıcam traktım ipeği bikere bile vurmadı.
__________________
Kansu Gülbardak/ 05-01-1988/ İstanbul/Büyükçekmece/ B RH + kansu_1903@hotmail.com |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) | |
|
Administrator
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 7,168
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,242
|
Tırıvırının çalışma prensibini bilmiyorum hiç te denemedim. Ama şunu söyleyebilirim, ben çok küçükken yazlıkt dedemler lüfere gitmeden zarganaya dolaşırlardı, ipekle. Ve çeşit çeşit ipekler vardı, dedim güneşin suyun durumuna göre renk seçimi falan yapardı, bazı renklere bazı günler atlarken bazılarına gelmezdi bile. Yani anladığım kadarıyla zargana ipeğe gelipte öylesine takılmıyor, aynı yem gibi ilgi duruyor ve yemek için geliyor. Yani görünüşte bir minyatür tırıvırı gibi görünse de, aslında çapariye daha çok benzetebiliriz. Yani çapari derken tüylü iğneye.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+) İstanbul/Yeşilköy ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,680
|
Bence de ipek ile tırıvırı farklı mantıkta işliyor.
İpek denizde tekne ile sırtı çekerek lüfer avı için zargana ihtiyacından yakaladığım bir balık.ipek denizde ince bir hat gibi gidiyor ve yem olarak algılanıyor.Bir nevi kurt gibi algılanıyor.Ve yeme atlıyor. Aynı Rapala , yapay kurt vs. gibi yemler gibi bir işlebvi var ipeğin. tırıvırı ise apayrı birşey......
__________________
BİROL -1969 İSTANBUL 0RH- Gül Ey saf çelişki. Nice gözkapağının altında hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........ |
|
|
|