|
|||||||
| Misinalar Bir ucunda balık bir ucunda biz. Hangi balığa ne tür misina kullanmak gerekir, hangi kalınlıkta kullanmak gerekir. Renk tercihi önemli mi ? Makinaya ayrı sarılır takıma ayrı bağlanır. Misina deyip geçeriz çoğu zaman ama işin aslı öyle değil. Örgü misinalar, monoflament misinalar, flouro carbonlar kısaca hepsi ile ilgili bilgiler burada. Buyrun... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Nov 2007
Yaş: 38
Mesaj: 232
|
internette gezinirken fc misinalar hakkında güzel bir yazı buldum ve bunu siz balıksevdalılarıyla paylaşmak istedim...umarım, faydası olur.
FLUOROCARBON ( FC ) MİSİNALARIN GÖRÜNMEZLİĞİ ÜZERİNE… Ülkemiz olta balıkçıları arasında halen yeteri kadar tanınıp kullanılmayan ama gün geçtikçe daha fazla kişinin adını duyup merak ettiği, su içinde görünmez olma özelliği ile öne çıkan , yeni nesil bir misina cinsidir fluorocarbon.. Yaklaşık 30 yıl kadar önce Kureha Chemical isimli bir Japon firmasının mühendisleri tarafından icat edilmiş, geliştirilerek 1990 yılında ticari olarak piyasaya sürülmüştür. Fluorocarbon ( FC ) misinaların ham maddesi bir fluoropolymer olan “polyvinylidene fluoride “ ( PVDF ) dir. Monofilament özelliği dolayısı ile nylon monofilament misinaların uzaktan kuzeni sayılabilir. FC misinaların nylon monofilament misinalara göre biz oltacılar lehine pek çok avantajı, bunların yanında bazı göz ardı edilebilecek dezavantajları vardır. Kısaca özetlersek : AVANTAJLARI : 1. Güneş ışınlarından ( UV ) zarar görmezler. Ömürleri nylon monofilament misinalara göre 3 kat daha uzundur. 2. Sert dış yüzeyi sayesinde sürtünme ve aşınmaya mukavimdir. 3. Suyu emmez. 4. Suda batıcıdır. 5. Az esnektir. Esnekliği örgü misinalar ile nylon monofilament misinaların arasındadır. 6. Hafızası çok zayıftır.Herhangi bir nedenle burulan misina sert ve yuvarlak bir cisme sürtülerek tekrar düzleştrilebilir. ( Bu özellik bazı durumlarda dezavantaj olarak da sayılabilir. Örneğin makaradan boşalma anında dolaşma gibi . Ancak bu misinaların makara misinası olarak değil de takımda beden ve köstek yapımında kullanılması böyle bir dezavantajı doğal olarak ortadan kaldırır. ) 7. Işığı yansıtmaz, emer. 8. Su içinde görünmezlik ( Az görünürlük ) : Bu yazıyı yazmamın asıl nedeni olan bu özellik aşağıda ayrı bir başlık altında incelenecektir. DEZAVANTAJLARI : 1. Düğüm tutma özelliği, sertlik ve zayıf hafıza gibi nedenlerle, eğer uygun düğümler kullanılmaz ise zayıf sayılabilir. Düğümlerde palomar, trilene gibi sıkışma özeliği fazla düğümler tercih edilmeli, nihai sıkıştırma işleminden önce düğüm ıslatılarak bağlanan noktaya tam olarak oturması sağlanmalıdır. Kördüğüm benzeri, katları düzensiz olarak üst üste gelen düğümler asla kullanılmamalıdır. 2. Hafıza zayıflığı makaradan boşalma anında dolaşma olasılığını artırır. 3. Fiyatının diğer misinalardan biraz daha yüksek olması. * 4. Ağırlık çekeri olarak biraz daha güçsüzdür. ** FC misinayı kısaca tanıdıktan sonra gelelim onun polülaritesini arttıran en önemli özelliği görünmezlik veya az görünür olmasına. FLUOROCARBON MİSİNALARIN GÖRÜNMEZLİK ÖZELLİĞİ . Ben branşım olan deniz oltacılığının özellikle yemli avcılık bölümünde yaptığım takımlarımın beden ve köstek bölümünde FC misinaları kullanıyorum. Bu misinadan daha önce üye olduğum bir balıkçılık forumunda yazılmış kısa bir yazı ile haberim oldu. Alıp denedim ve belki de pek çok kişinin yaptığı gibi bir bardak suyun içine daldırıp hala görünür olduğuna bakarak “ dalga geçiyorlar herhalde “ diye düşündüğümü de itiraf edeyim. O günden beri FC nin görünmezlik özelliği konusunda rastladığım her kaynağı okuyor ve inceliyorum. FC misinalar gerçekten görünmez mi? FC misinalar ve hatta bazı renkli misinaların ( kırmızı ) su içinde görünmez olacağı ( Bundan sonra “görünmez” kelimesini “az görünür” yerine kullanacağım. Tam görünmezlik şu aşamada mümkün değildir. ) fizik kuralları ile az çok açıklanır. Örneğin insan gözü cisimleri gerçekte onların üzerinden yansıyan ışıkları algılayarak görür. Parlak; yani ışığı çok yansıtan cisimler daha fazla görünür, mat ve ışığı tutan cisimler daha az. FC ışığı tutma ( emme ) özelliği ile zaten maça 1-0 önde başlamaktadır. Buna ışığı kırma indisinin ( refraktive index ) suyun ışığı kırma indisine en yakın misina olduğunu da eklersek ( Işığı kırma indileri: Su : 1.33, FC : 1.37 – 1.42, nylon monofilament : 1.52 – 1.62 ) FC nin görünmezlik özelliğine oldukça makul bir fiziksel açıklama getirmiş oluruz. Ancak burada beni ( ve belki birçok kişiyi ) tatmin etmeyen bir özellik mevcuttur. Yukarıdaki açıklama biz insanların göz yapısına göre yapılmış bir açıklamadır. Bizler su içinde bir balığın gözü ile bakamayacağımızdan FC yi bu fiziksel şartlar altında balığın da göremeyeceğini düşünmemiz doğru olmayabilir. Ayni şekilde kırmızı misinanın renginin derin suya indikçe ışığın azalması ile etkisini kaybedip yeşilimsi griye dönmesi ve dolayısı ile az görünür olması varsayımı balığın gözü için hiç de öyle olmayabilir. Peki burada sözkonusu şüpheleri büyük ölçüde ortadan kaldıracak bir çözüm yok mudur? Elbette vardır. FC misinalar 1990 lı yıllarda piyasaya sürüldüğünde iddia edildiği gibi görünmez olup olmadıkları yönünde bazı deneyler yapılmıştır. Bunlardan iki bilimsel deneyi ve kendi başımdan geçen bir deneyimimi anlatarak artık konuyu bağlamak istiyorum. DENEYLER : 1. Berkley Firması tarafından yapılan bir deneyde büyük bir akvaryum, orta kısmından, dipten satıha kadar çeşitli tip ve kalınlıklarda FC ve nylon monofilament misinalar gerilerek iki hücreye bölünmüştür. Misinaların arasındaki açıklık bir balığın ancak misinalardan birine değerek geçebileceği kadar bırakılmıştır. ( Bulduğum kaynaklarda deneyin hangi balıklarla yapıldığı belirtilmemiş, ama bunun hem deniz hem de tatlısu balıkları ile yapıldığını düşünmek yanlış olmaz sanırım. ) Akvaryumun bir tarafına balıklar, diğer tarafına da sevdikleri yemler konularak yem tarafına geçen balıkların geçerken en fazla hangi misinalara dokundukları tesbit edilmiştir. Balıklar en çok, az görebildikleri veya hiç göremedikleri misinanın gerili olduğu açıklıktan geçmeye çalışacaklarından bu deneyin FC misinaların, balık gözü ile de ne kadar görünüp görünmez olduğu konusunda doğru bir sonuca ulaşacağı kesindir. Sonuçta FC misinalar diğer misinalardan iki misli fazla dokunmaya maruz kalmışlardır. 2. Yine ayni yıllarda ayni amaçla yapılan başka bir deneyde Sarıkanat Orkinos’lar ( Yellowfin Tuna ) denek olarak kullanılmışlardır.. Deneyde 700 iğnelik bir orkinos paragatı ( paraketası ) kullanılmıştır. Paragat üzerindeki köstekler bir FC, bir n.monofilament olarak dizilmişlerdir. Ayni iğne ve yem ile donatılan paragat belli bir süre sonunda çekildiğinde 44 adet sarıkanat orkinosun yakalandığı görülmüştür. Şimdi sıkı durun. Balıklardan 43 adedi FC kösteklere, 1 adedi nylon monofilament kösteğe yakalanmıştır. 3. Son olarak bu yıl Ekim ayıda Çeşme, Eşek Adası önündeki bir karagöz avlağında tekneden yaptığımız avdan bahsetmek istiyorum. Dört adet 4 no. Mustad 1523D iğneli, FC beden ve köstekten oluşan takım ve sülünez yemi kullanarak başladığım avda kısa sürede benim 15 – 20 adet karagözü ikişerli üçerli tutmama rağmen diğer iki arkadaşımdan birinin bir adet karagöz ve diğerinin sadece birkaç adet hanos ( hani ) tutması ve onların da bunun şanstan öte bir durumdan kaynaklandığına inanmaları, bana bu konuda bir deney yapma fırsatı yaratmış oldu. Avlandıkları takımlar, birinin çok renkli 0.35mm misinadan , diğer arkadaşımın koyu renkli ve 0.30mm bir başka monofilament misinadan yapılmıştı. Hemen kendilerine yedeklerimden birer 3 iğneli, 0.30mm FC dan yapılmış takım verdim ve bunları kullanmalarını istedim. Sonuç bana göre hiç şaşırtıcı değildi. İlk atışlarından itibaren karagözleri ikişerli, üçerli çekmeye başladılar. Sevgili arkadaşlarım, FC misinalar hakkında yukarıda anlattığım özellikler şüphesiz tanınmış firmaların kaliteli teknik ve malzeme kullanılarak ürettikleri ürünler için geçerlidir. FC ların fiyatındaki belirgin yükseklik bazı firmaları tüm özelliklerini taşımayan FC ürünler üretmeye itmektedir. Gerçekte ambalajında %100 FC yazan bir ürün eğer kıyaslandığında şaşılacak derecede makul bir fiyat içeriyorsa sözkonusu özelliklerin hepsini taşımayabilir. Bunun yanında saf FC misinaların çeker konusundaki zafiyetini, diğer özelliklerinin bir kısmından ödün vererek artıran ve FC ile direnç artırıcı başka kimyasalları kaynaklama ( bonded) metodu ile birleştiren, yarı nylonmonofilament, yarı FC özellikli “ Hybrid “ misinalar, özellikle makaraya sarılacak ana misina olarak çok güzel bir seçenektir. Ben en avcı saydığım oltalarımda makarada hybrid, beden ve kösteklerde kaliteli % 100 FC misina kullanıyorum. Reklama girer diye marka belirtmedim. * Fiyat konusundaki çekinceleri elimine etmek için bazı kaliteli FC lar 25 ve 50 m ik makaralarda makul fiyatlara da atılmaktadır. Sadece beden ve köstek yapımı için kullanılırsa bu kısa misinalar uzunca bir süre yeterli olmaktadır. ** Çeker konusundaki zafiyetin aslında göreceli olduğunu düşünüyorum. Yani ayni kalınlıkta olan FC ve nylon monofilament misinalar karşılaştırıldığında durum böyledir. Ancak görünmezlik esas alındığında , örneğin 0.20 mm FC misinanın görünmezlik olarak 0.14mm monofilament misinaya eşdeğer gelebileceğini varsayarsak bu takdirde daha kalın olan FC misinanın çekeri daha fazla olabilecektir. KAYNAKÇA : 1. All Abaut Fluorocarbon - All Harwey’s artical- Bluewaters 2. The Fluorocarbon Advantages – Mike Bucca’s article ( www.tritonmike.com ) 3. The New Fluorocarbon Fishing Line - By George Povoremo ( Worl Of Saltwater Fishing ) 4. The Advantages Of Fluorocarbon Lines – By Travis Dixon ( River Smallies ) 5. Kendi görgü, bilgi ve deneyimlerim. (ALINTIDIR) |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: Jul 2007
Konum: çorum
Yaş: 30
Mesaj: 1,606
|
harika bilgiler
teşekkürler oktay abi bu sene bizde fc kullanacağız aynı zamanda nylon misinalarda kullanıyoruz arasındaki farkları anlama şansımız olacaktır deneyimlerimizi sizlerle paylaşırız.
__________________
Ferhat KILIÇ a rh(+) Çorum http://www.samli.com.tr ![]() haksızlık karşısında sessiz kalan dilsiz şeytandır. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İSTANBUL
Yaş: 32
Mesaj: 2,704
|
Çok güzel bilgiler. Paylaşımıznı için tşekkür ederiz.
__________________
Alpay A rh (-) 1976 İstanbul Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır. Her lafa verecek bir cevabım vardır... Fakat; bir laf''a bakarım "laf" mı diye, Bir de söyleyene bakarım "adam" mı diye... |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Feb 2008
Konum: istanbul
Yaş: 49
Mesaj: 1,221
|
Sevdalı dostlar,
özellikle sığ ve berrak sularda çok bariz fark elde ediliyor.Uzun süren şahsi testlerim sonucunda kesinlikle denemek lazım diyorum.Aynı anda ,aynı çapta (tabiki çekerleri farklı oluyor),biri saf FL diğeri şeffaf mono fl misina ile ve fark olmasın diye ikiside sıfır iki adet aynı renk ve boyda sahte balıkla birebir test yaptım.Test sonuçları inanılmazdı.Derinlik 1-4 metre, sular cam gibi berrak,Fl vuruş sayısı 26 - monofilament misinaya vuruş sayısı 5. Bu denemeleri 4 kez yaptım.Derinlik 30 metre ve üzeri olunca fark yok denecek kadar azaldı. Tüm bu sonuçların ışığında yukarıdaki yazıda bahsedilen testler de göz önüne alınınca Saf FLOROCARBON misina kullanmakta fayda vardır diyorum. Tüm avlarımda FL kullanıyorum ancak sadece köstek olarak. Sevgilerimle |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Onursal Üye
Giriş: May 2007
Mesaj: 851
|
Oktay
İyi niyetin için teşekkürler. Ancak bir eksik var gibi. Sadece alıntı demek yetmez, kaynağı da tam olarak belirtmek gerekir ki onu yazanın hakkını yemiş olmayalım. Ayrıca Hüseyin'in de belirttiği gibi, burada Serdar Köylü varken, FC üzerine o kadar yazısı ortada duruyorken böyle bir alıntıya gerek var mıydı, onu da bilmiyorum. Selam ve sevgiler.
__________________
M.Mahir ERSİN 21.2.1945 Anadoluhisarı-İST. Herkes kendine yakışanı yapar. Yazılarımızda Türkçeyi doğru kullanmaya özen gösterelim. |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
|
Bunları daha önce defalarca not düştük zaten. Sanıyorum, bizim forumda çok daha fazla bilgi mevcut. Ama beni düşündüren "alıntı" olmasıdır. Eğer yazıyı yazan orjinal sahibinin rızası yoksa, bunu böyle yayınlamak etik olmaz. En azından, bu yazı kime aittir, nerden alınmıştır, bunları belirtmek elzem..
FC misina, balığın nazlı olduğu yerde kurtarıcı olan misinadır. Eğer doğru seçer, doğru kullanırsanız, monofilamentten sağlam, av verimini 10 kat artıran bir şey olur. Benim gözlemim aynen bu yöndedir. Mesela, "FC vuruş sayısı: 26 - monofilament misinaya vuruş sayısı: 5" olmuş ya, bence orada 26 balık varmış sadece. Eğer balık daha çok olsaydı, 50 vuruş garanti olurdu ![]() Şaka bir yana, misinadan ürktüğü düşünülen yemli balıkların avında FC vazgeçilmezdir. Fakat, bazı balıklar için, FC aksine kötü etki yaratır. Bazı balıklar, meraklıdır, korkusuzdur, genelde açık denizde yaşarlar, kiloları yüzlerle ölçülür. Bunlar için suda görünen misina daha etkili olur, balığı cezbeder zira. O yüzdende, bunları avlayanlar, sarı, mavi vs. kendini gösteren misinalar tercih ederler.. Balığın ürkmesi yanlış bir kavram aslında. Eğer yem doğal hareket etmiyorsa, doğal görünmüyorsa, balık onun neresini yiyeceğini bile kestiremez, ona saldırmaz. Etrafında dolaşır durur. FC misina görünmez ve yemin neresi yeneceği açıkca belli olur. Yem, doğru şekilde yeme benzer. Hazır konu açılmışken, evet, FC misina düğüm tutmaz. Çünkü uzamaz. Bir hesap yapalım hep beraber. 0.45 bir misinay düğüm atıyoruz. 0.45 bedenin üzerine, 0.45 kösteği bir tur sardık, ne olacak? İç çapı 0.45, dış çapı, 0.45 beden, 0.45 köstek etti 0.90 mm olan bir halka elde edeceğiz. Bu durumda ne olur: İçersi 1.4 mm, dışı 2.8 mm olan iki çember ortaya çıkar. İç taraf ya %100 sıkışacak, yada dış taraf %100 uzayacaktır. Ortası olur genelde, dış %50 uzar, iç taraf %50 sıkışır. Ama FC misina uzamaz, uzaması %5 olur en fazla. Sonuç, ya dış taraf zedelenecek, gç kaybedecek ve küçük küçük koparak uzamış gibi olacak. Yada iç taraf ezilecek ki bu zaten imkansız. Nihai sonuçta, dış taraf baskı altında kaldığı için düğüm açılmak isteyecektir. Daha kötüsü, misina düğümde çok kötü hırpalanacaktır ki, bu özellikle iğne düğümlerinde dert olur. Bu nedenle, köstekleri her zaman bedenden ince, bedeni daha kalın tutmak bir çözüm olacaktır. Beden kalın olursa, dış ve iç çap arasındaki oran azalır, bahsedilen uzama daha az oranda oluşur. Ama bu çözüm yeterli olmaz. En doğrusu, 0.30'dan kalın FC misinaları, düğüm kullanmadan bağlamaktır. Nasıl olur, düğüm kullanmadan bağlanır mı? Elbette.. Çelik telleri bağlamak için ince borular satılır. Bunların iki yollu olanları da vardır. 0.60, 0.70 gibi kalın FC'ler için, ikili olanları daha uygundur. 0.30, 0.35 için tekli olanları genelde yeterli olur. Misina bunların içinden iki kere geçirilir, sonra ezilir. Böylece hem sağlamlığından kaybetmez, hemde düğüm açılma sorun kalmaz. Üstelik, bilhassa iğne, boşta duracağı için, çok daha doğal hareket eder yemle birlikte. Aksi durumda, FC zaten serttir, iğne ve yem ucunda güzel salınamaz, balığın dikkatini misinanın ucuna, yeme toplayamaz. Ben 0.30'dan kalın tüm takımları bu şekilde yapıyorum, bugüne kadar çekerinde vs. şikayetim olmadı. Balıkçılık bir konsepttir. Eğer herhangi bir malzemeyi, değiştirir, farklı bir şey kullanırsanız, konspeti tümüyle baştan düşünmeniz gerekir. FC misinayı monofilament gibi kullanırsanız, maksimum verimi alamazsınız. Hatta ucundaki iğneyi bile artık buna uygun seçmelisiniz. İğneyi seçtiniz, yeminizin kesilmesi, takılması vs gene buna uygun olmalı.. Ve bu hususlara, yani tüm konsepte uyarsanız, balık yok denen denizden, gölden vs. ne balıklar çıktığını görür, şaşarsınız..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969 |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Nov 2007
Yaş: 38
Mesaj: 232
|
Alıntı:
ama yazı o kadar cok hosuma gitti ki, sizlerle paylaşma gereksinimi duydum.... bir dahakine uyarılarınızı dikkate alırım..sagılarımla |
|
|
|
|