|
|||||||
| Makinalar Bilyeli ve bilyesiz makinalar.. Önden yada arkadan kalamalı.. 30 luk küçük, 50 lik orta 65 lik büyük kafalı olanları da var. Kamışımızın vazgeçimez tamamlayıcısı... Tatlı su için ayrı tuzlu su için ayrı. Hatta kıyı ve tekne içinde ayrı ayrı, çıkrık tipleride var. Ucuzundan pahalısına, herkese hitap eden makinalar hakkındaki tüm paylaşımlar için buradan buyrun. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,569
|
Ülkemizde amatör balıkçılık diğer denizcilik mevzularında da olduğu gibi iyice geri kalmış haldedir. Yurtdışındaki alet edevat vs. zenginliğinin bize pek yansımadığını bariz şekilde görürüz. Bundan en çok nasibini alan malzeme grubu ise, makinalardır.. Öyleki, ülkemizdeki bırakın amatörleri, bu işlerin kitabını yazanlar, ticaretini, ithalatını vs. yapanlar bile, makinalar hakkında hemen hemen hiç bir şey bilmezler..
Bu durumda birilerinin elini taşına altına sokarak, durumdan vazife çıkarıp aydınlatıcı olması icap ediyor.. Bende bu işe öncülük etmek üzere kolları sıvayayım dedim.. Makinalar, görev olarak bir kaç şeyi birden üstlenir: 1. Yem ve iğnenin arzu edilen yere ulaşmasına yetecek kadar misinanın derli toplu tutulması, bırakılması ve geri toplanması.. 2. Balığı yormak üzere misinaya uygun ve belli bir tansiyon uygulanması. 3. Balığı veya yemi yeterince hızlı çekebilmeyi sağlaması. İşte bunların sağlanması için çeşitli düzenekler geliştirilmiş, bunlar zaman içinde olgunlaşıp bugünlere gelmişlerdir. Tabi arada yok olan dizaynlarda olmuştur.. Ama genel olarak şu hususlar öne çıkmıştır: Makinanın misina boşaltım kabiliyeti: Bu husus iki noktada incelenir. Makina boşaltabilecek ne kadar misina alıyor? Kullanılan av tekniğine uygun olarak optimum şekilde misina boşaltabiliyor mu? Diyelim ki, fly veya sahte balık gibi hafif bir yem atıyorsunuz.. Bu durumda misina gerginliği düşüktür ve isabetli/mesafeli atış için uygun şartlar farklıdır. Ama ağır bir yem, ucunda koca bir kurşun olan bir takım atıyorsanız, o zaman ideal koşullar daha farklıdır.. Diğer yandan makinanın her iki durumda yeterli misinayı alabiliyor olması gerekir. Maalesef, hiç bir dizayn bu her durumda en iyi neticeyi veremez.. Kalama, fren, sürükleme, debriyaj: Büyük bir balık vurduğu zaman, makinanın kullanıma yardımcı olmasını sağlayan düzenektir. Büyük balıkları yakalamanın tek yolu, onun size gelmesini sağlamanızdır. Bunu da ancak onu yorarak yapabilirsiniz.. Makinalar, misinayı boşaltırken balığa belli bir güç uygulayarak onun yorulmasına yardımcı olur. 40 kg. luk bir balığı 4-5kg yük vererek makul bir sürede yormanız mümkündür. Fakat, bu süre genelde saatler ile ölçülür. 4-5 kg yük ise, makinanın fren tertibatında harcanır. Süre uzun olduğu için harcanan enerji o kadar yüksektir ki, fren tertibatı aşırı şekilde ısınır.. İşte kaliteli bir makinede en belirleyici unsurlardan biride, bu ısıya dayanma kabiliyetidir.. Ergonomi: Makinanın ağırlığı, kullanımı vs. gibi hususları belirler.. Ergonomide (her şey için, sandalye, torna, araba vs.) genel kaide şudur: Ne kadar az kas, ne kadar az hareket ediyorsa, düzenek o kadar ergonomiktir. Makinenin ergonomik olup olmadığını elinize alır almaz kolayca görebilirsiniz. Kullanmak için, elinizin ne kadar az hareket ettiğine bakın.. Daha ergonomik bir makina, daha kolay bir kullanım demektir.. Sarma hızı: Makinanın misinayı ne kadar çabuk sarabildiğini gösterir. Bu sarma mekanizmasının büyüklüğüyle doğru orantılıdır. Diğer yandan sarma hızı arttıkça, sarmak için gereken kuvvette artar.. Suni yemlerle çalışırken sarma hızının yüksek olması her zaman avantajdır.. Yapılan ava göre, bu temel hususlar çok fazla çeşitlilik arzeder. Böylece, bir şekil av tarzı için ideal olan makina, başka bir av tarzı için uygun olmaktan çıkar.. Bu, makine seçimindeki en önemli açmazdır.. Ve dahası, farklı av tarzları için farklı düzeneklere sahip makineler üretilmiş, çeşitler artarak seçim zorlaşmıştır.. Ama en kötüsü, ülkemizde bu çeşitler ve kullanım yerleri bilinmemektedir.. Makinaları temel olarak 2 gruba ayırabiliriz: Fixed spool: Sabit makara demektir.. Bu makinalarda misina sarılan makara sabittir. Bir kılavuz misinayı bu makaranın üzerine dolar.. Convantional Reel: Hareketli makara.. Bu makinalarda makara döner misinayı kendi üzerine sarar. Ülkemizde "çıkrık" olarak bilinirler.. Bu ana türler, bir kaç alt türe ayrılırlar.. Bunlara da elimizden geldiğince bakalım şimdi..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969 |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,569
|
Bildiğimiz klasik makineler bu sınıfa girer.
![]() Bu makinalarda makara sabit dururken, sarma teli misinayı makaraya sarar. İki ana alt gruba ayrılır, "open face" Açık yüzlü ve "Closed Face" kapalı yüzlü.. Yukarıdaki gibi klasik makinalara açık yüzlü denir.. Open face, yani açık yüzlü makinalar: Bu makinalarda makara üzerine misina, makara etrafında dönen tel vasıtasıyla (Sarma teli) sarılır.. Çalışma prensibi olarak misianın serbestçe boşalmasından faydalanırlar.. Bu sayede hafif yemler bile misinayı boşaltabilir makaradan.. Ama ağır yemler kuvvetle atılacak olursa, aşırı gerilme nedeniyle atış gücünün büyük kısmını kamışa ileterek verim kaybına neden olurlar.. Kalama sistemi makaranın dönebilmesini sağlayarak gerçekleştirilir. Pek çok modelde, makarayı alttaki mile sabitleyen kısımda bir tür debriyaj bulunur ve makaranın önünden gevşetilmek suretiyle kalama kuvveti ayarlanır.. Bu tiplere önden kalamalı denir. Diğer modellerde, makaranın bağlı olduğu mil makinanın arka tarafında bir debriyaj sistemine bağlanır. Bunlarada doğal olarak "arkadan kalama" denmektedir.. Makara çapı büyüdükçe, sarım hızı artar. Makaranın uzunluğu arttıkça da, boşalma kolaylaşır. Uzak atış için sarma yeri uzun ve çapı büyük makaralar tercih edilmelidir.. Bu makineler için hemen herkesin bir şeyler yazacak kadar bilgisi vardır sanıyorum.. Closed Face makinalar ise çok daha basit yapılıdırlar.. ![]() Kullanılmaları da basittir. Hafif yemlerle, kısa mesafeli atışlarda son derece etkilidirler. "Emekli olduk, hadi balık nasıl tutulurmuş bakalım" diyen dedelerin, küçük torunları ve kendilerine tercih ettikleri makinelerdir..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969 |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,569
|
Ülkemizde tamamen yanlış bilinen, daha doğrusu hiç bilinmeyen makinelerdir.. Bunların temel özelliği, misinanın makaranın üzerine, makaranın dönüşü ile sarılmasıdır.. Bir kaç alt türleri vardır, ama en üst seviyede ikiye ayrılırlar:
1. Pin centered/trotting reels: Nokta merkezli makaralar.. Bunlar bildiğimiz bir makaradır, esprisi çaplarının büyük olmasıyla son derece hızla sarabiliyor olmanızdır.. Ama bu kadarla da kalmaz.. Bunlarla çok dengeli atışlar yapabilir, fly veya kaşık vs.nizi çok hassas idare edebilirsiniz.. Orta boy balıklarla derelerde, göllerde filan uğraşmak için idealdirler.. Kaliteli modelleri uzak atış içinde kullanılabilir.. 2. Çıkrıklar : Bir makara ve onun hareketlerini geliştirmek üzere etrafına eklenmiş dişliler, fren, misina kılavuzu vs. gibi aksamdan oluşan makinalardır.. Temelde iki gruba ayrılırlar: Baitcaster : Yematar.. Bu çıkrıklar küçüktür, makul miktarda misina alırlar ve gündelik av faaliyetleri için ideal özellikler sunarlar.. Bilhassa uzak atışlar için vazgeçilmezdirler.. Ama büyük bir sorunları vardır: Kullanımları zordur.. Kullanımını kolaylaştırmak için, fren, levelwinder vs. gibi çeşitli ekler yapılır.. Diğer yandan bu çıkrıkların fly, kaşık gibi hafif yemlerle kullanımı pratikte imkansızdır.. Takımın toplam ağırlığı 20 gr ve üstü ise, o zaman kullanılmaları bir anlam taşır.. Uzak atış yaparken, ilk atış kuvveti makarayı harekete geçirir. Bu sayede atışın devamında misina kendiliğinden makaradan boşalır ve takım misina boşaltmak için ek güç harcamaz. Böylece çok çok uzak atışlar kolayca yapılabilir.. Fakat, ilk andaki yüksek hız nedeniyle makara misinayı havadaki gidişinden daha hızlı boşaltır.. Boşalan misinada geriye doğru tekrar makaraya sarılmaya başlar.. Sarım genelde düzgün olmaz, misina karışır gider.. Bunu önlemek için atıcı makarayı parmağıyla frenler.. Bazı atış videolarında, atışı yapanın makaraya eğilip dikkatle baktığını görürsünüz.. İşte misinanın boşluk vermesini öyle dikkatle takip etmeniz gerekir.. Bu sorunu gidermek üzere, çıkrıklara çeşitli fren tertibatları eklenir. Bunlar makarayı frenleyerek atışa yardımcı olurlar.. Ama kesin bir çözüm değildirler.. Manyetik, santrifüj vs. fren tertibatları gibi, elektronik frenlerde mevcuttur.. Ama her durumda, makinanın freninin uğraşıp ayarlamanız veya kendinizi o frene adapte emeniz gerekecektir. Bu sürecin sonunda ise, makine sizin atış ve kullanım kabiliyetinizi iki misline çıkaracaktır.. Bazı baitcaster çeşitleri, misinaya kılavuzluk ederek daha düzgün sarılmasını sağlayan "levelwinder" denen bir aparata sahiptir. ![]() Bu aparat düzgün kullanılmazsa atışta kötü etki yaratır ama, genel kullanımda kuş gözü oluşmasını vs. bir hayli engeller.. Bu da makul mesafeli atışların daha kolay yapılabilmesii sağlar.. Levelwind olmadan aynı makina ile daha uzak atış mümkün olabilir, fakat bu atışı siz yapabilir misiniz, bu ayrı bir soru olur.. Multiplier: Ülkemizde çıkrık denince bilinen şey budur.. Bunlar, iri makaralı, bolca misina alabilen çıkrıklardır.. Açık denizde büyük balıkların ardında gezenlerin tercihidirler. Kaldı ki, başka bir tercihte pek yoktur.. <a href="http://img512.imageshack.us/my.php?image=abuwlevel1nc3.jpg" target="_blank"><img src="http://img512.imageshack.us/img512/3729/abuwlevel1nc3.th.jpg" alt="Free Image Hosting at www.ImageShack.us" border="0"/></a>
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969 |
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|