Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > MAKALELER - YAZILAR > Makaleler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Makaleler Deniz, balık, av teknikleri, düğümler, yeni bir icat, sağlığımız, acil yardım... Kısaca aklınıza ne gelirse, kendinize ait makalelerinizi buradan paylaşabilirsiniz!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 13-09-2008, 04:31   #1 (permalink)
onder
senior Member
 
onder kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Gönlüm Kadıköylü ikametim Kartal
Yaş: 30
Mesaj: 1,081
Varsayılan Tanıyan varsa Balıkçı çin çin'in akıbeti

Daha ortaokul zamanlarımda, yani balıkçılığa ve hayata yeni başladığım yıllardı. Henüz kadıköydeki modern arıtma tesisi yapılmadan, hatta daha inci burnu yeni yeni düzenlenirken, oradaki toprak tepelerinin arasında bata çıka, kimi zaman tepelerden seke seke balığa gittiğimiz, daha kamışımızın bile olmadığı zamanlardı. Sahilden topladığımız misina parçaları ve iğnelerle körlemesine yaptığımız çapariler ve el oltalarıyla balığa çıkardık. O zamanlar Kadıköy salı pazarındaki haftasonları kurulan Romen pazarı bile kurulmamıştı daha. Kamışlarıyla balığa çıkan abilere imrenerek bakar kendi kamışımızın olacağı günleri hayal ederek balık tutmaya giderdik. Arıtma tesisinden akan pis suya kıraçeler çok rağbet ettiği ve her daim orada balık olduğu için 3-4 arkadaş ellerimizde el oltaları çıkardık birer kayanın üstüne istavrit tutmaya çalışırdık.
Oradaki gediklilerle konuşup balık tutmanın inceliklerini öğrenmeye çalışırdık. Konuştuğumuz kişilerden birisi vardı kendine çin çin derdi asıl adını hiç bir zaman öğrenemedim. Kim olduğunu nerede yatıp kalktığını ne yiyip ne içtiğini asla bilemedim. Tek bildiğim yaptığı çaparilerin bir fenomen olduğu ve onun üstüne çapari yapan ve yaptığı çaparilerle o kadar iyi balık tutan bir kişiyi daha bu gün dahi göremedim.
Yaklaşık 1.65-1.75 boylarında suratı yaşlılıktan ve şaraptan iyice kararmış, çok güleç yüzlü birisiydi. Sorduğumuz her türlü soruya sıkılmadan cevap verir bildiği her şeyi bize anlatırdı. Külüstür bir bisiklet ile balığa gelir, günlük tuttuğu balığı moda da satar kazandığı parayı da şarap ve yemek parası yaparak geçinirdi. Her zaman bize derdi ki oğlum derdi kimsenin kovasında balık olmaz benim kovamda mutlaka balık olur. Gerçekten de öyleydi; her kes atıp boşa çekerken onun oltasında mutlaka 1-2 balık olurdu. Biz ona imrenerek bakar ilerde ustalık açısından onun gibi olmak isterdik.
Daha o ufak yaşımıza bakmadan arkadaş bellemişti bizi. Her başından geçeni anlatırdı. Hatta bir gün çok içip de kayalarda sızmış, sabah yengeçlerin dürtmesiyle uyandığını anlatmıştı. Ne kadar keyifle dinlediysem hala aklımda kalmış. Kadıköye gelmediği zamanlarda Galata köprüsüne takılır, oradan tuttuğu balığı satarmış. Buradan karşıda oturduğunu çıkarmıştık çocuk aklımızla, hem arada vapurla geçtiğini de anlatırdı. Muhtemelen vapur parası olmadığı zaman oraya gidiyordu.
Yaptığı çaparileri asla satmazdı ben hiç sattığını görmedim. Nasıl bir ustalıkla yapayorsa hiç balıksız yollamadı onu o takımları.
O zamanlar yıkılan cafe ler daha yapılmadan oraya tezgah açan dinçer abi vardı. İşsiz olduğu için tezgah açar yaptığı çaparileri satardı. Üzerimde emeği çoktur. Düğümsüz çapari bağlamayı ondan öğrendim ben (ilerde fırsat bulursam onun hakkında da yazacağım. Tanıyan varsa lütfen bildirsin. Onunla bir kere daha konuşmak eskileri yad etmek isterim. Ziraat bankasında çalıştığını, kurbağalı derede teknesi olduğunu biliyorum sadece. Moda da takım satan Kazım abi de tanır ). O da onun iyi arkadaşlarından dı ne zaman birbirlerini görseler şakalaşır, birbirlerine takılırlardı. Yaz gelsin, okul bitsin de kendimizi oralara atalım diye can atardık. Okulun son günleri istavrit başlama zamanı olduğu için, son hafta okula gitmez balığa kaçardık mutlaka.
Sonra sonra gelmez oldu çin çin ve hiç haber alamadık ondan.
Zaman geçti ben büyüdüm. Artık kadıköyden başka yerlere de tek başımıza gider olmuştuk. En son bundan dört beş sene önce Galata köprüsünde gördüm. Akıbetini bilmiyorum. Hiç sanmıyorum ama. Eğer onu eskilerden tanıyan birileri varsa bu sitede lütfen bana başına neler geldiğini anlatabilir mi. Eğer yaşıyorsa nerede yaşadığını bilen birisi bana yazarsa ona elimden geldiğince yardım etmek istiyorum.
__________________
Önder
17-10-1978 0 Rh (+) Pozitif/İstanbul

Doğru ağaç, fırtınada eğilir ama yıkılmaz...

Gerçek avcı doğayı tahrip etmez, korumaya çalışır, genç hayvanı avlamaz, et peşinde koşmaz. Çünkü biz doğayı çocuklarımızdan miras aldık. Onu korumak sadece bize değil çocuklarımıza da en büyük hediyedir.

Balıkla dolu dolu geçen 17 sene....

Bu mesaj en son " 13-09-2008 " tarihinde saat 12:29 itibariyle onder tarafından düzenlenmiştir....
onder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-09-2008, 04:53   #2 (permalink)
cavitseker
XX ÜYELİK İPTAL XX
 
Giriş: May 2008
Yaş: 43
Mesaj: 105
Varsayılan

Güzel konu inşallah bulursun.
cavitseker is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-09-2008, 07:38   #3 (permalink)
Okyanusca
senior Member
 
Okyanusca kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Konum: Auckland Yeni Zelanda
Yaş: 40
Mesaj: 387
Varsayılan

Alıntı:
onder tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Daha ortaokul zamanlarımda, yani balıkçılığa ve hayata yeni başladığım yıllardı. Henüz kadıköydeki modern arıtma tesisi yapılmadan, hatta daha inci burnu yeni yeni düzenlenirken, oradaki toprak tepelerinin arasında bata çıka, kimi zaman tepelerden seke seke balığa gittiğimiz, daha kamışımızın bile olmadığı zamanlardı. Sahilden topladığımız misina parçaları ve iğnelerle körlemesine yaptığımız çapariler ve el oltalarıyla balığa çıkardık. O zamanlar Kadıköy salı pazarındaki haftasonları kurulan Romen pazarı bile kurulmamıştı daha. Kamışlarıyla balığa çıkan abilere imrenerek bakar kendi kamışımızın olacağı günleri hayal ederek balık tutmaya giderdik. Arıtma tesisinden akan pis suya kıraçeler çok rağbet ettiği ve her daim orada balık olduğu için 3-4 arkadaş ellerimizde el oltaları çıkardık birer kayanın üstüne istavrit tutmaya çalışırdık.
Oradaki gediklilerle konuşup balık tutmanın inceliklerini öğrenmeye çalışırdık. Konuştuğumuz kişilerden birisi vardı kendine çin çin derdi asıl adını hiç bir zaman öğrenemedim. Kim olduğunu nerede yatıp kalktığını ne yiyip ne içtiğini asla bilemedim. Tek bildiğim yaptığı çaparilerin bir fenomen olduğu ve onun üstüne çapari yapan ve yaptığı çaparilerle o kadar iyi balık tutan bir kişiyi daha bu gün dahi göremedim.
Yaklaşık 1.65-1.75 boylarında suratı yaşlılıktan ve şaraptan iyice kararmış, çok güleç yüzlü birisiydi. Sorduğumuz her türlü soruya sıkılmadan cevap verir bildiği her şeyi bize anlatırdı. Külüstür bir bisiklet ile balığa gelir, günlük tuttuğu balığı moda da satar kazandığı parayı da şarap ve yemek parası yaparak geçinirdi. Her zaman bize derdi ki oğlum derdi kimsenin kovasında balık olmaz benim kovamda mutlaka balık olur. Gerçekten de öyleydi; her kes atıp boşa çekerken onun oltasında mutlaka 1-2 balık olurdu. Biz ona imrenerek bakar ilerde ustalık açısından onun gibi olmak isterdik.
Daha o ufak yaşımıza bakmadan arkadaş bellemişti bizi. Her başından geçeni anlatırdı. Hatta bir gün çok içip de kayalarda sızmış, sabah yengeçlerin dürtmesiyle uyandığını anlatmıştı. Ne kadar keyifle dinlediysem hala aklımda kalmış. Kadıköye gelmediği zamanlarda Galata köprüsüne takılır, oradan tuttuğu balığı satarmış. Buradan karşıda oturduğunu çıkarmıştık çocuk aklımızla hem arada vapurla geçtiğini de anlatırdı. Muhtemelen vapur parası olmadığı zaman oraya gidiyordu.
Yaptığı çaparileri asla satmazdı ben hiç sattığını görmedim. Nasıl bir ustalıkla yapayorsa hiç balıksız yollamadı onu o takımları.
O zamanlar yıkılan cafe ler daha yapılmadan oraya tezgah açan dinçer abi vardı. İşsiz olduğu için tezgah açar yaptığı çaparileri satardı. Üzerimde emeği çoktur. Düğümsüz çapari bağlamayı ondan öğrendim ben (ilerde fırsat bulursam onun hakkında da yazacağım. Tanıyan varsa lütfen bildirsin. Onunla bir kere daha konuşmak eskileri yad etmek isterim. Ziraat bankasında çalıştığını, kurbağalı derede teknesi olduğunu biliyorum sadece. Moda da takım satan Kazım abi de tanır ). O da onun iyi arkadaşlarından dı ne zaman birbirlerini görseler şakalaşır, birbirlerine takılırlardı. Yaz gelsin, okul bitsin de kendimizi oralara atalım diye can atardık. Okulun son günleri istavrit başlama zamanı olduğu için, son hafta okula gitmez balığa kaçardık mutlaka.
Sonra sonra gelmez oldu çin çin ve hiç haber alamadık ondan.
Zaman geçti ben büyüdüm. Artık kadıköyden başka yerlere de tek başımıza gider olmuştuk. En son bundan dört beş sene önce Galata köprüsünde gördüm. Akıbetini bilmiyorum. Hiç sanmıyorum ama. Eğer onu eskilerden tanıyan birileri varsa bu sitede lütfen bana başına neler geldiğini anlatabilir mi. Eğer yaşıyorsa nerede yaşadığını bilen birisi bana yazarsa ona elimden geldiğince yardım etmek istiyorum.
Sevgili Onder,

Esine benzerine nadir rastlanilacak samimiyetle yazilmis...Muhtesem bir sevgi var icinde...Boylesine sevebilecek, dostunu arkadasini boylesine gonlune yazabilecek bir insan oldugun icin seni kutluyorum...Umarim dostunu hayirli haberlerle bulursun.Yazinin icersinde Turk Insaninin melodramatik ama bir o kadarda gercek izlerini ve renklerini gordum.Bana bizim balikciligimizin ruhunu, icinde barindirdigi bu muthis karakterlerin sicakligini bir kez daha hatiratti ve yasatti...Gozlerim doldu diye itiraf etmessem ayip ederim...

Sag olasin...
__________________
H.Alp Arslan
1968
Auckland-Yeni Zelanda
0 RH +

"Balikci baliga gitmez, ait oldugu yere geri doner."
Okyanusca is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-09-2008, 12:32   #4 (permalink)
onder
senior Member
 
onder kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Gönlüm Kadıköylü ikametim Kartal
Yaş: 30
Mesaj: 1,081
Varsayılan

Alıntı:
Okyanusca tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Sevgili Onder,

Esine benzerine nadir rastlanilacak samimiyetle yazilmis...Muhtesem bir sevgi var icinde...Boylesine sevebilecek, dostunu arkadasini boylesine gonlune yazabilecek bir insan oldugun icin seni kutluyorum...Umarim dostunu hayirli haberlerle bulursun.Yazinin icersinde Turk Insaninin melodramatik ama bir o kadarda gercek izlerini ve renklerini gordum.Bana bizim balikciligimizin ruhunu, icinde barindirdigi bu muthis karakterlerin sicakligini bir kez daha hatiratti ve yasatti...Gozlerim doldu diye itiraf etmessem ayip ederim...

Sag olasin...
Çok teşekkür ederim. Yazımı beğenmenize çok memnun oldum. Biraz olsun buraları hatırlattıysam ne mutlu bana.
__________________
Önder
17-10-1978 0 Rh (+) Pozitif/İstanbul

Doğru ağaç, fırtınada eğilir ama yıkılmaz...

Gerçek avcı doğayı tahrip etmez, korumaya çalışır, genç hayvanı avlamaz, et peşinde koşmaz. Çünkü biz doğayı çocuklarımızdan miras aldık. Onu korumak sadece bize değil çocuklarımıza da en büyük hediyedir.

Balıkla dolu dolu geçen 17 sene....
onder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-09-2008, 12:33   #5 (permalink)
onder
senior Member
 
onder kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Gönlüm Kadıköylü ikametim Kartal
Yaş: 30
Mesaj: 1,081
Varsayılan

Alıntı:
cavitseker tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Güzel konu inşallah bulursun.
Teşekkür ederim.
__________________
Önder
17-10-1978 0 Rh (+) Pozitif/İstanbul

Doğru ağaç, fırtınada eğilir ama yıkılmaz...

Gerçek avcı doğayı tahrip etmez, korumaya çalışır, genç hayvanı avlamaz, et peşinde koşmaz. Çünkü biz doğayı çocuklarımızdan miras aldık. Onu korumak sadece bize değil çocuklarımıza da en büyük hediyedir.

Balıkla dolu dolu geçen 17 sene....
onder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-09-2008, 18:08   #6 (permalink)
agartan
Moderatör
 
agartan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Mar 2008
Konum: Istanbul
Yaş: 42
Mesaj: 3,076
Varsayılan

Hala buralardaysa mutlaka bulursun
__________________

Şeref Ağartan
İstanbul
0RH+
Stop Wishing Go Fishing

agartan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-09-2008, 23:47   #7 (permalink)
onder
senior Member
 
onder kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Gönlüm Kadıköylü ikametim Kartal
Yaş: 30
Mesaj: 1,081
Varsayılan

Alıntı:
agartan tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Hala buralardaysa mutlaka bulursun
Buralarda olduğunu hiç sanmıyorum. Keşke bulsam da konuşsam.
__________________
Önder
17-10-1978 0 Rh (+) Pozitif/İstanbul

Doğru ağaç, fırtınada eğilir ama yıkılmaz...

Gerçek avcı doğayı tahrip etmez, korumaya çalışır, genç hayvanı avlamaz, et peşinde koşmaz. Çünkü biz doğayı çocuklarımızdan miras aldık. Onu korumak sadece bize değil çocuklarımıza da en büyük hediyedir.

Balıkla dolu dolu geçen 17 sene....
onder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2008, 02:44   #8 (permalink)
Alper
senior Member
 
Alper kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 638
Varsayılan

Önder hocam çok güzel bir yazı teşekkür ederim.
Moda- Kadıköy benim içinde vazgeçilmez. Sizin kadar olmasa da beni buralar büyüttü diyebilirim.
Bu akşam Kazım abiyle sohbet ettik, bu yazıyı daha önce okusaydım sorabilirdim belki.
__________________
ALPER - 1981 - İSTANBUL - İZMİR / A rh(+)

İnsan mı hünerli?
Olta mı akıllı?
Balık mı aç?
Alper is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2008, 09:51   #9 (permalink)
onder
senior Member
 
onder kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Gönlüm Kadıköylü ikametim Kartal
Yaş: 30
Mesaj: 1,081
Varsayılan

Alıntı:
Alper tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Önder hocam çok güzel bir yazı teşekkür ederim.
Moda- Kadıköy benim içinde vazgeçilmez. Sizin kadar olmasa da beni buralar büyüttü diyebilirim.
Bu akşam Kazım abiyle sohbet ettik, bu yazıyı daha önce okusaydım sorabilirdim belki.
Olsun bir daha gördüğünde sorarsın.
__________________
Önder
17-10-1978 0 Rh (+) Pozitif/İstanbul

Doğru ağaç, fırtınada eğilir ama yıkılmaz...

Gerçek avcı doğayı tahrip etmez, korumaya çalışır, genç hayvanı avlamaz, et peşinde koşmaz. Çünkü biz doğayı çocuklarımızdan miras aldık. Onu korumak sadece bize değil çocuklarımıza da en büyük hediyedir.

Balıkla dolu dolu geçen 17 sene....
onder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2008, 13:11   #10 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,255
Varsayılan

Önder umarım Çin çin abine kavuşursun. Bizim buralarda öyle çağrılan birini hiç duymadım, belki başka yerlere takılan arkadaşlarımızın duymuşluğu görmüşlüğü vardır.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 06:32.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99