Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > MAKALELER - YAZILAR > Makaleler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Makaleler Deniz, balık, av teknikleri, düğümler, yeni bir icat, sağlığımız, acil yardım... Kısaca aklınıza ne gelirse, kendinize ait makalelerinizi buradan paylaşabilirsiniz!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 29-03-2008, 05:28   #1 (permalink)
Talip Girgin
senior Member
 
Talip Girgin kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 674
Varsayılan Kirmizi Sandalyeler! (Riva)



Uzun yol yorgunu kamyon ve otobüslerden sakınarak, E-6 dan, Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan “Fatih Sultan Mehmet” köprüsünden de geçerek… Sabahın köründe; daha gün ışımadan eşim ve ben Riva’ya doğru seyir halindeyiz.

Karşı kıtaya geçerken, tarihin derinliklerinden Pers Hükümdarı “Dara” nın, o çılgın fikrini gerçekleştirme teşebbüsü içinde olduğunu görür gibi oldum!

Anadolu ve Rumelihisarı arasında el ele tutuşmuş tahta gemiler ve üzerinden seğirten 80.000 asker! Fatih Sultan Mehmet köprüsünün tam ortasından bunları görmek, bende şaşkınlık ile birlikte yüzümde boş bir tebessüm bıraktı!

Kavacık sapağından saptıktan sonra karayollarının tabelalarını takip ederek Rivaya doğru devam ettik.
Kıvrımlı yollardan süzülürken temiz ve geniş asfaltın keyfinden olsa gerek arabamın lastiklerinden çıkan sesler, tatlı bir melodi gibi geliyor kulağıma.

Sabahın sessizliğinde bir çalı üzerinden feryadı figan ederek, arkadaşlarına bizi gösterip “misafirlerimiz var, hadi karşılamaya gelin” diyen florya’nın bu çağrısına uyan iskete, kanarya, saka ve adını hatırlayamadığım diğer çalı kuşları, hep bir ağızdan sevgili eşimi ve beni en güzel şarkılarını söyleyerek karşıladılar.

Bu kuşçeleri çok seviyorum. Herbirini gagasından öperek, yanlarından uzaklaşıyoruz! Sağımızdaki yeşil çayırlara tatbikata gelmiş kayseri komando birliği gibi sıra sıra dizilmiş yüzlerce, belki binlerce leyleği gördüğümüzde, eşim ve ben, sevinçten havalara zıplıyoruz. “yaz geldi” (!)

Leyleklerden sonra “Ali bahadır” köyü eteklerinde yeşil çimene yayılmış canlı! Ala’lı ve kınalı geviş getiren süt fabrikalarına kısa bir dit yaptım. Hep birden başlarına bana çevirerek “möööööö” dediler. Selam’sa, selam biz anlarız ağam…

Derken, birden;
Tarihte nice tahta gemiler, üzerinden Anadolu toprakları içine süzüldüğü ve yer yer genişliği on metreyi bulan derenin yanı başında; zamanında tahta gemilere hooop hemşerim dur bakalım in misin, cin misin, dost musun düşman mısın söyle bana kimsin? Diye soranların yaşadığı, benim arabam gibi çökmüş! Virane Riva kalesi ile burun buruna kala kaldım.

Köprüden geçerken, “Duha Koca Oğlu Deli Dumrul” birden karşımıza çıkar ve “sökül adam başı 30 akçeden 60 akçe sayın, Talip Girgin” derse? İstersen vermem de, o zaman hem sopa, hem adam başı 40 akçeden 80 akçe! Aklıma hayalime şaşayım, ne olur ne olmaz iyisi mi, ben bu köprüden çabuk kaçayım!

Sabahın ilk saatlerinde, belki daha sonra aklımızdan şüphe duyacak üç beş kişinin meraklı gözleri arasından arabamı plaj içine daha önce çektiğim yere park ettim.

Benim, birde bu huyum vardır! Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, her zaman aynı lokantaya, aynı kahveye, aynı berbere gelsem ve hatta sinemaya gitsem, hep aynı masaya, aynı sandalyeye, aynı istikamete döner otururum. Başka bir masaya otursam, daha önce oturduğum o ilk masa veya sandalyenin bana hep gücenmiş gibi baktığını düşünürüm!

Yine aynı yere masamızı kurduk sandalyelerimizi yerleştirdik termos ve suyumuzu masanın üzerine bırakıp sahile olta takımlarımızı götürdük.
Efendim uykusuz kalıp gece 02.45 e kadar hazırladığımız kalkan takımlarını itinayla sardığım kartonlardan söküp kamışlara taktım.

Akşam, K.çekmeceden aldığım tazecik olta balığı istavritler ile takımları yemleyip sırasıyla denize ikişer iğneli dört takım bıraktım.

Hemen yanı başıma Şahin Köse, Kayserili Hakan ve ismini Hakan kardeşimin yazısından çıkardığım İrlandalı Suat ağabeyimiz oltalarını kurdular. İç kısımda Trakyalı hemşerimiz sanırım çay demleme işine bakıyordu.

Sırasıyla, Adminlerimiz Hüseyin, Hamdi ve diğer arkadaşlarımız yavaş yavaş plajı doldurdular. Gözlerim hep tanıdık simaları arıyordu! Nedenine gelince bilirsiniz birkaç organizasyondan sonra insanlar birbirleriyle daha samimi olur ve ilk organizasyondan sonra kişiler birbirini özlemeye başlar.

Tabi, bugün tanıştığımız yeni arkadaşlarıda, bir dahaki organizasyonda, gözlerimiz arayacak ve birilerine filanca kişi nerde diye soracağız!

Sayıları yüzü aşkın arkadaşımız, buraya balık yakalamaktan ziyade sırf sanal alemden tanıdıkları ile yüz yüze tanışmak ve önceden tanıştığı arkadaşlarıyla özlem gidermek için bu organizasyona katılmışlardır. “Riva” Kalkan tutma bahanesi ile aslında aldatılmakta! Sırf yukarıdaki maksatla seçilen bir yer olmaktan ibarettir.

Mantıklı düşünecek olursak böyle sirküler dahilinde köy içine gelecek babayiğit kalkan balıklarına, bu işi burada birinci dereceden profesyonel anlamda yapan ve bundan geçimini sağlayan insanlar izin verir mi sanıyorsunuz?

Kalkan balıklarının bu günlerde en iyimser haliyle 15 kulaç derinlikteki sularda kendini göstermesi normali iken ve daha orada deniz dibine yatırılan yüzlerce, binlerce kulaç ağlar ile önleri kesilmişken aradan sıyrılarak kıyılara kaçan bir iki balığın bizi aldatmasına… Özellikle ben, göreceğim dostlarım yüzünden inanmış göründüm!

1980. yıllarda bu işi profesyonel anlamda yaptığımda; kaldı ki o zamanlar makarasız voli tekneleriyle, on gün sırayla binlerce metre kalkan ağını denize yatırır, her gün dönüşümlü olarak bir kısmını sabah çekerdik. Balıkları aldıktan sonra, kıyıda kalkan ağını kendi kaplarının içine açar, akşam tekrar denize bırakırdık.

Kıyılara attığımız yerler özellikle bakir kalmış alanlar olurdu! Yani daha çok askeri yerlerin önleri veya insanların kıyıdan rahat denize inemeyecekleri yerleri seçerdik.
Balık sessiz sakin rahatsız edilmeyecek yerleri seçer. Tabi arada intihar etmek isteyenler çıkacaktır, Sigara izmaritine atlayan aptal balıklar gibi! Fazla merak onları kızgın tavaya götürecektir muhtemelen.

Hazır yeri gelmişken küçük bir anımı anlatayım.
Yıl 1981 ve ben profesyonel anlamda kalkancılık yapmak için kendim gibi ilk defa bu işi yapacak bir arkadaşım ile ve yeni tekne sahibi olmuş acemi bir reisle bu işe başladım! (şansa bak )

Reisimiz diğer reisleri taklit ediyor bizde diğer tayfaları! Küçük çocukken annemizin bizi yıkadığı o saç sıvama leğenlerin büyüklüğünde ve biraz daha derin plastik kapların içine kalkan ağlarını açardık. Mantarlar bir leğene kurşunlar diğer leğenin içine. Kalkan ağımızın genişliği bir kulaç. Bu şekilde birkaç leğeni yan yana tekneye dizer ve çoğu zaman bu mevsimde kıyıdan en az 20 kulaç derinlere gider atardık.

Sivrice’deki büyüklerimiz av sahasını nasıl ezbere biliyorlar ise bizim İğneada balıkçıları da Karadeniz’in deniz altı coğrafyasını ezberlemişlerdi. Tabi bizim kopyacı reisimizin dışındakilerden bahsediyorum!

Reisi ve tayfaları kopyacı (acemi) olan balıkçılar sizce balık konusunda ne kadar başarılı olabilir dersiniz?
O zamanlar radar falan yok! Var da, bizim teknede yok. Sanırım bizimki 9 metrelik bir tekneydi. Denize açıldığımızda, arkamıza genellikle Liman köy burnundaki feneri kerteriz alarak, saate bakmaca 30 dakika, 60 dakika bazen iki saat direk kendi suyumuzu ip gibi takip ederek 200 kulaç sulardan 100 kulaç sulara yani deniz dibi adalara ağ atardık. ( He he ne ip ama S gibi saatlerce cana aradığımızı bilirim)

Bunu sırf Allah rahmet eylesin Arap Hamdi yapıyor diye yapıyorduk! Çünkü o, bu sulardan her sene büyük birkaç tane morina balığı yakalar ve limandaki bütün balıkçıları kıskandırırdı. (Hey gidi günler hey, halen o güzel günleri özlerim. Bak şimdi aramızdan göçüp gidenleri bu saatte 03.15 hatırlayınca yemin billah gözlerim sulandı. Hıçkırmamak için dudaklarımı ısırıyorum desem inanır mısınız?)

Çoğu zaman bizim ağlar diğer balıkçıların ağlarının arasında kalırdı. Yani hem önden, hem arkadan, bizim ağlara gelecek balıkların önü kesilirdi!
Allahın taktiri o dur ki bizimle dalga geçen önümüzdeki ve arkamızdaki kalkan ağlarının sahipleri aynı bölgedeki ağlardan yirmişer kalkan alırken biz, otuz, kırk kalkan balığı alırdık. O zamanlar kalkan balıkları beş kilodan aşağı geldi mi küçük diyorduk!
Bir keresinde on dört kiloluk yakalamıştık.

Reisimiz ağları atacağımız bölgeye geldiği zaman, etrafına ancak ağları attıktan sonra bakar ve sonra “eyvah iki ağın arasında kaldık” derdi!
Teknemiz biraz eski olduğu için ağları denize bırakırken, kenarlardaki arızalı yerlere ağlar takılınca, teknenin süratine yetişmek için arkadaşım ile tüm kovadaki ağları birden denize boca eder ve yeni leğenden kaldığımız yerden devam ederdik.

Bu arada reisimiz, çoğu zaman bacak bacak üstüne atar bizim ne yaptığımızdan habersiz saçma sapan ıslık çalar, bazen motor sesine göbek atardı!

Bir gün ağları çekmek için yine güneş doğmadan denize çıkmıştık. Bu kez ağlarımız kıyıya yakın yirmi kulaçlarda. Ağları çekmeye başladık tek tek balıklar geliyor, kıç üstüne üst üste diziyoruz derken irice bir balık ağdan kurtuldu.

Elimi uzatıyorum arka kuyruğundan tam tutuyorum, kaygan olduğu için elimden kaçıyor.
Reis hemen yanı başımda “tamam sen uzan ben seni tutacağım” demişti! Ben balığa uzanıyorum sağ kolum ve kafam suyun içinde, balığı yakaladım, tam o sırada yan dönmüş teknemize sağ taraftan gelen bir dalga patlatınca, sol taraftaki küpeşteden sarkılmakta olan beni, tepetaklak denize attı.

Tabi üzerimde balıkçı muşambaları olduğu için suyun üzerinde can simidi gibi duruyordum. Reise baktım beni tutacağı yerde kamaranın üstüne çıkmış “ He he balığı tuttun mu dayının” deyip alaylı bir şekilde gülüyor.

Mart ayı deniz buz gibi, küfür edeceğim edemiyorum. Soğuktan çenem kitlendi. İçime dolan su yüzünden, arkadaşımın yardımıyla zorla tekneye çıktım. Önce ayağımdan çizmeleri çıkardım. Sonra, kamaraya girip üstümü değiştirmeye niyetlendiğimde, bu kez ikinci bir dalga beni daha önce yakaladığımız kalkanların üzerine çıplak ayakla basmama neden oldu.

Bu kez canım acıyınca can havli ile çenem açıldı gözüm döndü halen sırıtan reisi kamaranın etrafında hem kovalıyorum hem hal hatırını soruyorum! Bir yakalasaydım onu mucuk mucuk yapacaktım
Ertesi gün iri bir pavurya, reisin işaret parmağını yakaladığında onun zıplamasını bir görecektiniz? O gün, bu gün’dür pavuryalar ile iyi anlaşırız

“Not: O yıllarda haftada en az üç kez, 20 km. koşu yapar sabah güneş doğmadan 3500 metre kalkan ağını denizden bilek gücü ile çekerdim. Sezon boyunca her gün üç kişi bir kalkan balığını ve üzerine bir kg tahin helvasını mideye götürürdük. Ben, diğerleri gibi asla yediğimi inkar etmediğim için! Bir yıl öncesinden bana kapara verirlerdi. Bunu bu anlamda balıkçılık yapan arkadaşlarımız bilirler.”

Hani insanlar hac’ca gittiklerinde tek tip elbise giyerler ve, kimin hangi düzeyde bir insan olduğu sorgulanmaz. Hani bir bayram sabahı camide bayramlaşırken elini size kimin uzattığının pek bir önemi yoktur. Çünkü buradaki gaye amaç bellidir.

İşte… www.baliksevdasi.com da ki gaye de budur. Hepimiz tek ceket, hepimiz tek yürek.
İçimizde farklı düşüncelere sahip olan kardeşlerimiz zaman içinde bu oluşuma ayak uyduracaklardır!

Riva plajından içeri giren her arkadaşımızın üzerinde sevdamızın ceketini görmekten büyük bir mutluluk duymaktaydım. Belki dışarıda çok agresif ve geçimsiz olan insanlar aramızda var! Mesela ben biraz böyleyimdir ama bu oluşumun içinde yakaladığım hava beni dost ve arkadaş arsızı yapmıştır.

Bu birliktelik ve beraberlikten her üyemiz nasibini almalı sadece olta, kanca, misina paylaşımıyla değil, sosyal aktiviteleri ile de, başta çocuklarımıza, kendi bünyemiz içindeki arkadaşlarımıza ve misafir olduğumuz yerdeki yaşayanlara; örnek bir topluluk olma yolunda, kendimizde olan eksiklerimiz üzerinde durmayı, kendimize görev arz etmeliyiz.

www.baliksevdasi.com üyesi olarak kendimi bu konuda her hareketimden sorumlu hissediyor, hiçbir zaman sınırsız bir özgürlüğün birlikteliğimizi daim kılacağına inanmıyorum!

Yanımdan geçerken bana selam veren yeni katılan arkadaşlar ile uzun uzun sohbet edemediğim için çok üzgünüm. Bu ortamda olduğumuz sürece, daha buluşup konuşacak çok vaktimiz olacaktır inşallah..

Gelelim saadete. Eşim ve ben oltalarımızı atmış günün önemini belirten bu buluşmanın ne kadar faydalı ve yararlı olduğu konusunda hemfikir olmanın keyfini yaşıyoruz.
Hemen arkamızda çekirdek aile ile sohbetimize başladık Ercan bey, Deniz hanım ve tatlı oğulları Eren. Diğer tarafta Önder bey ve sevgili Eşi, Işın hanım.
Periyodik olarak belirli zaman dilimlerinde, güzel sohbetlerimiz oldu.

Hemen yanımıza sonradan gelen Hürriyet bey ağabeyimiz ve yanındaki kardeşlerim ile uzun bir sohbet ortamı bulamadım, inşallah bir dahakine.

Yine arada kaynayan bir başka yeni arkadaşımız Tanbays ve yanındaki arkadaşlar için de durum aynıydı.
Velhasıl, zaman yetmiyor; umarım bir dahaki organizasyonlarda bu eksiklikleri gideririz

Adminlerimizin üstlendikleri sorumluluk ve özverili çalışmaları, yaban TV nin çekimleri, Halis ağabeyimin çırpınışları hepsi çok güzel.

Özellikle benim için, Tahir ağabeyin anlattıklarından uzak kalmam, büyük bir kayıptı . Verilen mesajlar amatör balıkçılığın ruhunu ortaya koyduğu gibi bu konuda çekincesi olanlara bir nevi ücretsiz ders oluyordu!

Aramıza hediye sponsoru olarak katılan Firar mağazalarına ve Vira balıkçılığına, bu güzel oluşuma gösterdikleri destek ve verdikleri şevk için teşekkürler ve büyük bir alkış…

Gelemeyen arkadaşlarımızın eksikliği büyük ölçüde hissedildi. İnşallah bir dahakine
Efendim tüm bunlar sadece anlatacaklarımın bir kısmıydı birde o kırmızı sandalyede oturup ta boş gözlerle Karadeniz’e baktığımda neler gördüm bir bilseniz?

Eşime söylediğimde o bile saatlerce elinde dürbün, benim çıplak gözle gördüklerimi görmeye çalıştı ama nafile.
Bu belki de kırmızı sandalyenin bir mucizesiydi kim bilir!

Küçüklerimi büyük gibi, büyüklerimi küçük gibi seviyor, hepinize sağlıklı, sıhhatli, neşeli ve bol balıklı günler diliyorum.

(Sizleri yorduysam çok özür dilerim) Talip Girgin.

Not: Oltalar sudan boş çıktı ama umudumuz halen ilk günkü gibi! Dopdolu…


Riva halkına göstermiş oldukları misafirperverlikten ve anlayıştan dolayı teşekkür ederim.
__________________

İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum!
Tüm Yazdıklarım! (121)
Talip Girgin
1962
K.CEKMECE/ SEFAKOY
ISTANBUL

Bu mesaj en son " 29-03-2008 " tarihinde saat 09:36 itibariyle Talip Girgin tarafından düzenlenmiştir....
Talip Girgin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-03-2008, 10:18   #2 (permalink)
MarkoPaşa
Expert Member
 
MarkoPaşa kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İSTANBUL
Yaş: 32
Mesaj: 2,704
Varsayılan

Sevgili Talip abi ellerine sağlık, bir solukta okudum, yine döktürmüşsün yazılarını, seni çok seviyoruz. Saygılarımla.
__________________
Alpay
A rh (-) 1976
İstanbul


Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır.
Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.


Her lafa verecek bir cevabım vardır...
Fakat; bir laf''a bakarım "laf" mı diye,
Bir de söyleyene bakarım "adam" mı diye...
MarkoPaşa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-03-2008, 10:20   #3 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,255
Varsayılan

Çok heyecanlı bir yazı olmuş Talip Abi, ellerine sağlık.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-03-2008, 11:11   #4 (permalink)
Halisabi
Moderatör
 
Halisabi kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Mesaj: 183
Varsayılan Çok güzel

Benim sevgili yazarım, yine döktürmüşsün.

Aklına, ellerine sağlık !

Sevgiler,
__________________
Halis Altıntaş
1931 -Istanbul
B Rh+

http://halisabi2.spaces.live.com
Halisabi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-03-2008, 11:24   #5 (permalink)
NoFe@R!!!
Expert Member
 
NoFe@R!!! kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: ÃÂstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 2,143
Varsayılan

Valla Okumaktan Çok zevk aldım Ellerine sağlık Talip abi Yaşa Varol Nurol
__________________
Tayfun KARAP
İstanbul- BEŞİKTAŞ
09-10-1981 0rh+

BALIKLARDA AĞLAR AMA DENİZDE GÖRÜNMEZ
GAZOZ BİZİM İŞİMİZZ.....
Balıksevdası Sms Grubumuza Nasıl Üye Olunur
BALIKSEVDASI Yazarak 1230 'a gönder.Üye Olmak Ücretsizdir
NoFe@R!!! is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-03-2008, 23:25   #6 (permalink)
Talip Girgin
senior Member
 
Talip Girgin kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 674
Varsayılan

Alıntı:
MarkoPaşa tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Sevgili Talip abi ellerine sağlık, bir solukta okudum, yine döktürmüşsün yazılarını, seni çok seviyoruz. Saygılarımla.
Sevgili kardeşim çok sağ ol; bende sizleri çok seviyorum
(Kendim için bir şey istersem namerdim )
Görüşmek üzere...

Alıntı:
Emre tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Çok heyecanlı bir yazı olmuş Talip Abi, ellerine sağlık.
Teşekkür ederim Emre kardeşim. Sizin de gözlerinize ve sabrınıza sağlık
İnşallah bir gün birlikte olta atarız ama balıklı bir yerde!

Alıntı:
Halisabi tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Benim sevgili yazarım, yine döktürmüşsün.

Aklına, ellerine sağlık !

Sevgiler,
Halis ağabeyim sizin hüsnüteveccühünüz karşısında çok müteessir oldum.
Resimler için çok teşekkür ederim. Ellerine sağlık. Tekrar bir org, görüşmek üzere selamlar...


Alıntı:
NoFe@R!!! tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Valla Okumaktan Çok zevk aldım Ellerine sağlık Talip abi Yaşa Varol Nurol
Sevgili kardeşim; bir keresinde okumayı sevmediğini fakat benim bir yazımı zevkle okuduğunu yazmıştın umarım, bu gidişle bunu sana alışkanlık haline getirteceğim Yokluğun çok farkediliyordu. En kısa zamanda görüşmek üzere, selamlar.
__________________

İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum!
Tüm Yazdıklarım! (121)
Talip Girgin
1962
K.CEKMECE/ SEFAKOY
ISTANBUL
Talip Girgin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-03-2008, 00:17   #7 (permalink)
Tahir Gürhan
senior Member
 
Tahir Gürhan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: istanbul
Yaş: 49
Mesaj: 1,242
Varsayılan

Sevgili Talip bey üstadım,
Kalemine pardon klavyene sağlık.Harikasın,teşekkür ederiz.Yorulmak ne demek her saniyesi keyif aldım.Sevgilerimle.
__________________
Tahir GÜRHAN / İstanbul / 1959 / 0rh+


Tahir Gürhan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-03-2008, 00:19   #8 (permalink)
ercan
Member
 
ercan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Konum: istanbul
Yaş: 35
Mesaj: 114
Varsayılan

Talip abim yine döktürmüş,yüreğine ve ellerine sağlık iyiki varsın,iyiki balık sevdası var.
__________________
ercan,istanbul,1973,a rh+
ercan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-03-2008, 00:19   #9 (permalink)
ali emre
senior Member
 
ali emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Yaş: 34
Mesaj: 665
Varsayılan

talip abicim aline koluna saglık güzel bir yazı yazmışsın hele konu başlıgın süper
__________________
...GÜL SUNAN ELDE,DAİMA GÜL KOKUSU KALIR..
Düşmanda imkan var Mehmette iman,
Alem görsün el mi bey midir yaman,


ali emre
istanbul/1974
0rh +


ali emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-03-2008, 09:08   #10 (permalink)
Talip Girgin
senior Member
 
Talip Girgin kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 674
Varsayılan

Alıntı:
Tahir Gürhan tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Sevgili Talip bey üstadım,
Kalemine pardon klavyene sağlık.Harikasın,teşekkür ederiz.Yorulmak ne demek her saniyesi keyif aldım.Sevgilerimle.
Sevgili Tahir ağabey,memnuniyetiniz beni yenilerini yazmaya teşvik ediyor
İyiki duygularımı paylaşacağım, sizin gibi güzel dostlara sahibim.
Ağabey bir dahakine kopukluğu telafi ederiz! Görüşmek üzere sevgiler saygılar.


Alıntı:
ercan tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Talip abim yine döktürmüş,yüreğine ve ellerine sağlık iyiki varsın,iyiki balık sevdası var.
Sevgili Ercan kardeşim iyi ki sizler varsınız zira hikâyelerin ne tadı olur du, ne tuzu İyi ki bu güzel oluşumun birer parçasıyız. Umarım daha bir çok güzelliğe birlikte şahit olur ve bu güzelliği birlikte yaşarız. Sevgili eşine ve Erene çok selamlar. Tekrar görüşmek üzere hoşçakalın...

Alıntı:
ali emre tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
talip abicim aline koluna saglık güzel bir yazı yazmışsın hele konu başlıgın süper
Sağ ol ali emre kardeşim. Bu kadar uzun bir yazıyı okuduktan ve yorumladıktan sonra, asıl sizin elinize gözünüze sağlık
Hayatta kaldığımız sürece daha nice güzelliklere şahid olacağız kimbilir?
Bazen mutlu olmak çok küçük detaylarda saklıdır. Ne mutlu onu çekip bulana ve birlikte yaşayanlara! Size ve tüm ailenize selamlar, tekrar görüşmek üzere hoşçakalın.

__________________

İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum!
Tüm Yazdıklarım! (121)
Talip Girgin
1962
K.CEKMECE/ SEFAKOY
ISTANBUL
Talip Girgin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 07:29.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99