Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > MAKALELER - YAZILAR > Makaleler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Makaleler Deniz, balık, av teknikleri, düğümler, yeni bir icat, sağlığımız, acil yardım... Kısaca aklınıza ne gelirse, kendinize ait makalelerinizi buradan paylaşabilirsiniz!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 10-03-2008, 15:05   #1 (permalink)
C@feran
Junior Member
 
C@feran kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2007
Yaş: 31
Mesaj: 85
Varsayılan Tipik balıkçılar

5 yıldır tatlısuda balık avcılığı yapıyorum. Gittiğim yerlerde çok farklı insan manzaralarıyla karşılaştım.Ve bence her balıkçının içinde, gerek az gerek çok, şu veya bu şekilde olduğuna inandığım bazı tipik özellikler keşfettim. Ve şu sonuca vardım; ben kendim de bu tiplerin birkaçının özelliklerini barındırıyorum ve dışarıdan bakıldığında farketmediğim bazı komik durumlara düşebiliyorum Herkes kendini bilir fakat dışarıdan bakılınca aşağıda dile getirmeye çalıştığım tipler bakalım kime ne kadar tanıdık gelecek ? Eklemeyi unuttuğum daha farklı tipler olabilir aklıma gelenler şimdilik bu kadar. Sizler de karşınıza çıkan insan manzaralarını burada paylaşırsanız kendimize biraz daha esprili bir açıdan bakmış oluruz diye düşünüyorum.

1. ACEMİ: Kenardan seyretmesi eğlencelidir.Olta atmaktan çok misina düğümlerini çözmekle uğraşır. Kamışla ya da kasnakla atış yapacağı zaman kendinizi koruyacak bir yer bulmanız ya da yanından uzaklaşmanız sağlığınız açısından önemlidir.Ağaçlık bir yerdeyse oltası genelde dallara takılır. Şansına bir balık yakalarsa iğneyi nasıl çıkaracağını genelde bilmez ve etrafına ya yardım isteyen bakışlar fırlatır ya da durumu çaktırmamaya çalışır. Genelde tek bir oltayla şansını dener ve onu da bir iki denemeden sonra kullanılamaz hale getirir.Araştırmacıdır.Bazen bu tip yanında yarenlik ettikleri ustalara göre daha bir şanslı olup habire balık çekebilir. İşte o an katlanılmaz görünür.

2. USTA : Ne yaptığını bilir,sistemli bir şekilde çalışır,olabilecek aksiliklere karşı hazırlıklıdır. Ağırbaşlıdır.Genelde orta yaş ve biraz üzerinde olur. Amatörlere karşı anlayışlı ve yardımseverdir.Bu işin virtüözü olmuştur artık. Tam bir bilgi deposudur. Acemilerin gözünde ulaşılmak istenen hedeftir.

3. FIRSATÇI: Avlandığı yerde hep en iyi av veren yeri kapmaya uğraşır. Bir grupla birlikte giderse eğer kafasında daha önceden olta atacağı yeri belirler ve varınca genelde hiçbir hazırlık yapmadan oltayı ilk atan olmak ister Hatta bazen ucuna yem takmadan da atabilir! Amaç o yeri kapmaktır daha sonra nasıl olsa oltayı çekip istediği şekilde yemini takacaktır.
Bazen bu tip hiç tanımadığı avcıların yanına sokulur ve muhabbetle karışık oltasını yanlarından atıverir. Kimin balık çıkardığını görse o tarafa meyleder.Sakınmak gerekir .

4. GÜRÜLTÜCÜ: Bunlar daha gelirken kendilerini belli ederler. Bunların arabaları da gürültücüdür. Eski veya bakımsız motordan ,egzostan feci gürültüler kopabilir. Teybin sesi muhakkak ki açık camlardan etrafa yayılmaktadır. Piknik magandalarından tek farkı olta atmaya gelmeleridir. Eğer orada tanıdık birilerini de bulurlarsa ,ister aynı yakada ister uzakta olsunlar selamlaşma faslı gayet şamatalıdır. Hatta en son yaşadıkları balık maceralarını bile herkesin duyacağı şekilde bağıra böğüre anlatmaktan çekinmezler. Yapılacak tek şey oradan uzaklaşmaktır.

5. MALZEMECİ / STOKÇU: Bu tip, balıkçı malzemeleri satan dükkanların müdavimidir. Yeni ürünler var mı diye hep araştırır.Para harcamaktan çekinmez. Muhtemelen evinde ya da garajında en az birkaç amatöre yetecek kadar malzeme stoğu vardır. Tedbiri elden bırakmaz herşeyin en kalitelisinden almaya çalışır.Genelde pek tatminkar balık yakaladığı da yoktur. Fakat av sırasında olabilecek malzeme kayıplarında sıkıntı yaşamak istemeyenlerin yanlarında görmekten mutlu olacakları bir tiptir.

6. ATICI: Fazla yüz vermeye gelmez.Birisi bir anı mı anlattı,hemen onun da anlatacak benzer bir anısı vardır mutlaka. Bayılır konuşmaya.. Kimin anısı olduğu onun için önemli değildir.Karşısında inandıracağını düşündüğü biri yada birileri varsa duyduğu anıları kendisininmiş gibi anlatıverir.Doğal olarak bire bin katacaktır.Bir zaman sonra kendi de inanmaya başlar , hangisi kendisinin hangisi değil karıştırır olur.Genelde zararsız tiplerdir,gittiğiniz avlakta rastlama ihtimaliniz kuvvetlidir.

7. COOL: Bu tip ikiye ayrılabilir.

1- Avlanma konusunda teorik bilgisi güçlü pratiği yok denecek kadar azdır. Çok şey bildiğine inanır, paylaşmayı sevmez.Yiğitliğine leke düşürmek istemeyen tiplerdendir. Yanına yaklaşıp bir şey soracak olsanız pas vermez,kısa cümlelerle başka yöne bakarak konuşur. Sağdan soldan duyduğu bilgece lafları kendisine mal ederek söylemeyi sever.

2 – Tecrübelidir.Mutlaka bu işi bilen birine benzer.Gittiği avlakta kendisi dışında fazla insan olsun istemez. Genelde adı pek duyulmamış yerlere gitmeyi sever.Gittiği yerde birileri varsa hemen olta atmaz,ortamı inceler,bazı gözlemler yapar. En doğru olduğuna inandığı zamanda doğru yere yemleme ve atış yapar. Yanına hoş geldin demeye gidilirse kuru bir cevap verir, muattap olmaz. Hareketlerinden dolayı hem sinir bozucu hem de içten saygı duyulan tiplerdendir .

8. YOKEDİCİ: Hep bana diyen tiplerdendir. Yasak sezon kavramını dahi umursamayan bu zararlı tip amacı için ağ,tırıvırı,boğazkesen vs…tüm illetleri kullanmaktan kaçınmaz.Tuttuğu en küçük balıkları dahi suya bırakmaz hatta bazen oltasına neden bu kadar küçük balık geldi diye balığı tuttuğu gibi toprağa çarpabilir. Tedaviye alınmaları şarttır.

9. KEYİFÇİ: İyimser tiplerdir.Balık tutarsa o gün ondan mutlusu olmaz. Tutamasa da o kadar dert etmez..Rahatına düşkündür.O yüzden nevalesi de sağlamdır. Mutlaka yanında şöyle sırtını dayayabileceği bir şezlongu, kap kacak malzemeleri, içeceği,çadırı,…..yani orada ihtiyaç duyacağı herşey olacaktır.Yemeğini pişirir,uyur,kitabını okur,etrafa rahatsızlık vermez. Tam bir doğa adamıdır.İnsanın yanında bulundurması gereken bir tiptir.

10.İNATÇI: Azmin elinden hiçbir şeyin kaçamayacağına inanır.Balık tutmadan hiç bir yere ayrılmaz. Günübirlik geldiyse geç kalacağını bilse dahi gerekirse extradan birkaç saat daha kalır. Bunların kamp programlarını 1-2 gece daha uzatanları da vardır. Balık geciktikçe olta takımları üzerinde habire deney yapar. Kancayı, misinayı, kurşunu vs. gözden geçirir, değiştirir, kendini hırpalar.Yine eli boş dönerse muhabbeti çekilmez.

11.BEN BİLİRİMCİ: Yaptığı takımların ve hazırladığı yemlerin en iyisi olduğuna inanır. Kendince iyi gözlemci ve araştırmacıdır.Akıl verilmesine dayanamaz. Yaptığı takımların kullandığı tekniklerin başkaları tarafından bilinmesini istemez fakat o takip edebilir.Akıl vermeyi sever fakat püf noktaları kendine saklıdır.Bencil ve ukala bir tiptir.

12.SABIRSIZ: Daha yoldayken telaşlı hareketler sergiler.Arabayı o kullanıyorsa av yerine yaklaştıkça gaza daha kuvvetli basmaya başlar. Su kenarına gelince oltasını çıkarır,yemini takar, gözüne kestirdiği yere atar. Sonra kamışı sehpasına koyar zilini takar. 10 dakika sonra hala zil çalmıyorsa birşeyler yanlış gidiyor olmalıdır!Oltanın başından ayrılmaz gözü hep zildedir. Arada canı sıkılır ve zile parmağıyla bir fiske atarak çıkan sesten mutlu olur. Etraftakilerden birisi balık çıkaracak olursa sabırsızlığı umutsuzluğa dönüşmeye başlar. Kendini yer bitirir. Bir zaman sonra da talihine küfrederek küskün bir şekilde evin yolunu tutar. Fakat bir sonraki ziyaretini de yine aynı heyecanı yaşayarak yapacaktır. İnsanı strese sokabilir.
[/size]

ALINTIDIR
__________________
Cafer 1977
ANKARA

Bir insanı doyurmak istiyorsanız, ona hergün bir balık vermeyin.. ona balık tutmasını öğretin!!!
C@feran is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2008, 15:10   #2 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,255
Varsayılan

Ya bunlar şahane
Herbirine ayrı ayrı yorum yazmak istiyorum .çok uzun olucak ama yapıcam birazdan

Ben kendimi bunların bir kaçında buldum desem yalan olmaz. Hatta bazılarını okuyunca içimziden birileri geldi aklıma Kim kimdir onuda yazmak lazım buraya
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2008, 15:16   #3 (permalink)
TOLGA
senior Member
 
TOLGA kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Konum: Kozyatagi-Istanbul
Yaş: 31
Mesaj: 807
Varsayılan

Hakikaten güzel tanımlamalar.Teşekkürler paylaşım için.
__________________
Tolga Ozgur - 1976 - Istanbul- 0 Rh+
tolgaozgu@hotmail.com
TOLGA is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2008, 15:35   #4 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,255
Varsayılan

Alıntı:
C@feran tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle


1. ACEMİ: Kenardan seyretmesi eğlencelidir.Olta atmaktan çok misina düğümlerini çözmekle uğraşır. Kamışla ya da kasnakla atış yapacağı zaman kendinizi koruyacak bir yer bulmanız ya da yanından uzaklaşmanız sağlığınız açısından önemlidir.Ağaçlık bir yerdeyse oltası genelde dallara takılır. Şansına bir balık yakalarsa iğneyi nasıl çıkaracağını genelde bilmez ve etrafına ya yardım isteyen bakışlar fırlatır ya da durumu çaktırmamaya çalışır. Genelde tek bir oltayla şansını dener ve onu da bir iki denemeden sonra kullanılamaz hale getirir.Araştırmacıdır.Bazen bu tip yanında yarenlik ettikleri ustalara göre daha bir şanslı olup habire balık çekebilir. İşte o an katlanılmaz görünür.

Acemi seyretmek eğlenceli olduğu kadar ızdırap verici geliyor bana, bazı şeyleri düzgün yapabilse balık tutucak mesela ama o tutamadıkça yanlışlar yaptıkça ben geriliyorum. Acemileri pek sevmem, onun için genelde balık tutmak için pek kimsenin olmadığı yerleri tercih ederim , kalablık içine hiç girmem, attığım yerde balık az bile olsa gider sessiz sakin bir yerde olta atarım.

2. USTA : Ne yaptığını bilir,sistemli bir şekilde çalışır,olabilecek aksiliklere karşı hazırlıklıdır. Ağırbaşlıdır.Genelde orta yaş ve biraz üzerinde olur. Amatörlere karşı anlayışlı ve yardımseverdir.Bu işin virtüözü olmuştur artık. Tam bir bilgi deposudur. Acemilerin gözünde ulaşılmak istenen hedeftir.

Ustalara her zaman ihtiyacımız var. Bir konuda bir oltada bir balık türünde usta olan birini gördüğüm zaman gerekli gördüğüm tüm soruları sorar neredeyse tüm bilgisini emip almaya çalışırım. bu iş birazda usta çırak ilişkisi.

3. FIRSATÇI: Avlandığı yerde hep en iyi av veren yeri kapmaya uğraşır. Bir grupla birlikte giderse eğer kafasında daha önceden olta atacağı yeri belirler ve varınca genelde hiçbir hazırlık yapmadan oltayı ilk atan olmak ister Hatta bazen ucuna yem takmadan da atabilir! Amaç o yeri kapmaktır daha sonra nasıl olsa oltayı çekip istediği şekilde yemini takacaktır.
Bazen bu tip hiç tanımadığı avcıların yanına sokulur ve muhabbetle karışık oltasını yanlarından atıverir. Kimin balık çıkardığını görse o tarafa meyleder.Sakınmak gerekir .

Bu tipleri pek sevmem, bunlar genelde burda balık yok 10 metre yanda daha çok balık var felsefesine inanan tiplerdir. Geçtiğimiz senelerde tam da bu tipe sahip biriyle tartışma yaşamıştım. Ben lüfer çektikçe adma gelp 30 metrelik iskelede oltayı kafamın üstündne atıyordu.

4. GÜRÜLTÜCÜ: Bunlar daha gelirken kendilerini belli ederler. Bunların arabaları da gürültücüdür. Eski veya bakımsız motordan ,egzostan feci gürültüler kopabilir. Teybin sesi muhakkak ki açık camlardan etrafa yayılmaktadır. Piknik magandalarından tek farkı olta atmaya gelmeleridir. Eğer orada tanıdık birilerini de bulurlarsa ,ister aynı yakada ister uzakta olsunlar selamlaşma faslı gayet şamatalıdır. Hatta en son yaşadıkları balık maceralarını bile herkesin duyacağı şekilde bağıra böğüre anlatmaktan çekinmezler. Yapılacak tek şey oradan uzaklaşmaktır.

Bunlardan da var başımda bir tane, geçtiğimiz senelerde aynı iskelede birlikte lüfere atıyorduk buna bir tane geldi başladı bağırmaya balığa küfür etmeye. Dedim çevremizdekileri uyandırma balık çekiyorsan böyle bağrılmaz, renk verilmez fazla genelde göstermeden alınır. Yok b ubağırıp çağırıyor. bu tip adamlarla deniz ve balığa gitmek strese sebep olur bende. Bir balık tutunca kral olur bunlar.

5. MALZEMECİ / STOKÇU: Bu tip, balıkçı malzemeleri satan dükkanların müdavimidir. Yeni ürünler var mı diye hep araştırır.Para harcamaktan çekinmez. Muhtemelen evinde ya da garajında en az birkaç amatöre yetecek kadar malzeme stoğu vardır. Tedbiri elden bırakmaz herşeyin en kalitelisinden almaya çalışır.Genelde pek tatminkar balık yakaladığı da yoktur. Fakat av sırasında olabilecek malzeme kayıplarında sıkıntı yaşamak istemeyenlerin yanlarında görmekten mutlu olacakları bir tiptir.

Bu tipleri severim bende genelde bunun gibi biri olmaya çalışıyorum artık çünkü, aslında tüm malzemelerin ayrı yeri ayrı balığı ayrı durumu var herbirinin el altında olması da gerekebiliyor. Ben geçtiğimiz sene bile burda kayalıklara balık tutmaya giderken her kalınlıkta ve boyutta misina ve iğne dahil tüm rapalaları kaşıkları aklınıza gelebilecek herşeyi ya lazım olursa diye yanıma alıyordum. Ama biraz daha mantık kuralları çerçevesinde haraket etmekte fayda var. Ama biz bazen bir malzeme satın alınca bile balık tutmuş kadar mutlu olan ve balığa gitmiş kadar mutlu olan insanlarız.

6. ATICI: Fazla yüz vermeye gelmez.Birisi bir anı mı anlattı,hemen onun da anlatacak benzer bir anısı vardır mutlaka. Bayılır konuşmaya.. Kimin anısı olduğu onun için önemli değildir.Karşısında inandıracağını düşündüğü biri yada birileri varsa duyduğu anıları kendisininmiş gibi anlatıverir.Doğal olarak bire bin katacaktır.Bir zaman sonra kendi de inanmaya başlar , hangisi kendisinin hangisi değil karıştırır olur.Genelde zararsız tiplerdir,gittiğiniz avlakta rastlama ihtimaliniz kuvvetlidir.

7. COOL: Bu tip ikiye ayrılabilir.

1- Avlanma konusunda teorik bilgisi güçlü pratiği yok denecek kadar azdır. Çok şey bildiğine inanır, paylaşmayı sevmez.Yiğitliğine leke düşürmek istemeyen tiplerdendir. Yanına yaklaşıp bir şey soracak olsanız pas vermez,kısa cümlelerle başka yöne bakarak konuşur. Sağdan soldan duyduğu bilgece lafları kendisine mal ederek söylemeyi sever.

2 – Tecrübelidir.Mutlaka bu işi bilen birine benzer.Gittiği avlakta kendisi dışında fazla insan olsun istemez. Genelde adı pek duyulmamış yerlere gitmeyi sever.Gittiği yerde birileri varsa hemen olta atmaz,ortamı inceler,bazı gözlemler yapar. En doğru olduğuna inandığı zamanda doğru yere yemleme ve atış yapar. Yanına hoş geldin demeye gidilirse kuru bir cevap verir, muattap olmaz. Hareketlerinden dolayı hem sinir bozucu hem de içten saygı duyulan tiplerdendir .

Deminde dediğim gibi kalabalık ortam bana göre değil kendi kendime kalmam lazım. Bu da bana uyuyor.

8. YOKEDİCİ: Hep bana diyen tiplerdendir. Yasak sezon kavramını dahi umursamayan bu zararlı tip amacı için ağ,tırıvırı,boğazkesen vs…tüm illetleri kullanmaktan kaçınmaz.Tuttuğu en küçük balıkları dahi suya bırakmaz hatta bazen oltasına neden bu kadar küçük balık geldi diye balığı tuttuğu gibi toprağa çarpabilir. Tedaviye alınmaları şarttır.

Bu tipler balığı yemek yada satmak için tutan tiplerdir, yaptıkları işten zevk almaları amatörlük adına yapmaları falan mümkün değildir. Görüldüğü yerde dövülesi tiplerdir.

9. KEYİFÇİ: İyimser tiplerdir.Balık tutarsa o gün ondan mutlusu olmaz. Tutamasa da o kadar dert etmez..Rahatına düşkündür.O yüzden nevalesi de sağlamdır. Mutlaka yanında şöyle sırtını dayayabileceği bir şezlongu, kap kacak malzemeleri, içeceği,çadırı,…..yani orada ihtiyaç duyacağı herşey olacaktır.Yemeğini pişirir,uyur,kitabını okur,etrafa rahatsızlık vermez. Tam bir doğa adamıdır.İnsanın yanında bulundurması gereken bir tiptir.

Bana pek uymuyor ben balık tutunca kendimi rahat hissediyorum, kendi oltamı hazırlayıp o olta ile büyük bir balık tutmak beni rahatlatıyor işte amacıma ulaştım deyip rahatlıyorum o zaman. Ama doğa adamı olduğum kesin. Balık tutamayınca dert ediyorum neden tutamadım bende mi sorun var yoksa ben elimdne geleni yaptım ama bu seferlik olmadı mı bunu çok kafama takıyorum. Evet her avcı gibi bende keyfiçiyim ama av esnasında pek keyfe zaman ayırmıyorum.

10.İNATÇI: Azmin elinden hiçbir şeyin kaçamayacağına inanır.Balık tutmadan hiç bir yere ayrılmaz. Günübirlik geldiyse geç kalacağını bilse dahi gerekirse extradan birkaç saat daha kalır. Bunların kamp programlarını 1-2 gece daha uzatanları da vardır. Balık geciktikçe olta takımları üzerinde habire deney yapar. Kancayı, misinayı, kurşunu vs. gözden geçirir, değiştirir, kendini hırpalar.Yine eli boş dönerse muhabbeti çekilmez.

İnatçıyım azimliyim ama çok ta fazla değil, deminde dediğim gibi balık gelmediği zaman hemen sorun nerede diye düşünemeye başlıyorum .çöüzm üretmeye çalışıyorum ama bunların hepsi müspet tabiki. Avımı normal planlanandan bir kaç saat daha zatabilirim, sonra elimden geleni yaptıysam o günşük şansıma küser dönerim, ertesi gün yeni bir heyecanla belki biraz daha erken gidebilirim.

11.BEN BİLİRİMCİ: Yaptığı takımların ve hazırladığı yemlerin en iyisi olduğuna inanır. Kendince iyi gözlemci ve araştırmacıdır.Akıl verilmesine dayanamaz. Yaptığı takımların kullandığı tekniklerin başkaları tarafından bilinmesini istemez fakat o takip edebilir.Akıl vermeyi sever fakat püf noktaları kendine saklıdır.Bencil ve ukala bir tiptir.

KEsinlikle böyle değilim.HEr zaman gözlemlerim başkaları ne yapmış benden daha çok tutanlar ne yapmış nasıl bağlamış be kullanmış ne yem takmış nerede avlanmış bunları hep öğürenmeye çalışırım, bildiklerimi de paylaşırım.
Ama çevremde böyle kişiler var mesela benim akıl vermeme dayanamayan insnalar var. Hatta benim bulduğum ve söylediğim yeniliği beş dakika sonra bana satan insanlar var. Biraz kızmakla birlikte bu tiplere karşı gülerek geçmekle yetiniyorum. Ama her zaman bildiklerimin üzerine başka birşeyler koymaya çalışıyorum. Her zaman söylediğim bir laf var. " Bu deniz aleminde olmaz diye bir şey yok."


12.SABIRSIZ: Daha yoldayken telaşlı hareketler sergiler.Arabayı o kullanıyorsa av yerine yaklaştıkça gaza daha kuvvetli basmaya başlar. Su kenarına gelince oltasını çıkarır,yemini takar, gözüne kestirdiği yere atar. Sonra kamışı sehpasına koyar zilini takar. 10 dakika sonra hala zil çalmıyorsa birşeyler yanlış gidiyor olmalıdır!Oltanın başından ayrılmaz gözü hep zildedir. Arada canı sıkılır ve zile parmağıyla bir fiske atarak çıkan sesten mutlu olur. Etraftakilerden birisi balık çıkaracak olursa sabırsızlığı umutsuzluğa dönüşmeye başlar. Kendini yer bitirir. Bir zaman sonra da talihine küfrederek küskün bir şekilde evin yolunu tutar. Fakat bir sonraki ziyaretini de yine aynı heyecanı yaşayarak yapacaktır. İnsanı strese sokabilir.

Biraz böyleyim diyebilirim. Balığa giderken hemen gidiyim istiyorum, acele ediyorum bazen aceleyle bazı şeyleri geride unuttuğum oluyor. Babam ve annem her zamana rkamdan bağırı "Koş Koş balıklar kaçıyor" :=)

[/size]

ALINTIDIR
Teşekkürler
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2008, 16:00   #5 (permalink)
eraslan
Junior Member
 
eraslan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: konya
Yaş: 27
Mesaj: 27
Varsayılan

abi mükemmel olmuş emegine saglık be yav
__________________
amasya/suluova/81-III:Abdülhamit...
SABRIM ,SABRINI YENÃÂNCEYE KADAR,SABREDECEÃÂÃÂM...
eraslan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2008, 16:57   #6 (permalink)
Delitay
Junior Member
 
Delitay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Yaş: 35
Mesaj: 55
Varsayılan

Valla Cafer kardeş muhteşem yazmışsın ellerine sağlık
__________________
Muharrem AYHAN
1973 0 Rh +
ÃÂSTANBUL
Delitay'ýn Babasý
Delitay is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-2008, 01:21   #7 (permalink)
C@feran
Junior Member
 
C@feran kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2007
Yaş: 31
Mesaj: 85
Varsayılan

Beğendiğinize sevindim. Bir çoğuna gülüp geçtim gerçekten çok hoş espirili yaklaşımda bulunulmuş 5 yıllık bir tecrübeyle bu kadar çok şeyler görülmüşse bizimde bu tiplere ilave edeceğimiz yada ustalarımızın ilave edeceği çok balıkçı tipleri vardır diye düşünüyorum. Her okuduğumda keyif alıyorum.durun bir daha okuyorum
__________________
Cafer 1977
ANKARA

Bir insanı doyurmak istiyorsanız, ona hergün bir balık vermeyin.. ona balık tutmasını öğretin!!!
C@feran is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-2008, 01:35   #8 (permalink)
C@feran
Junior Member
 
C@feran kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2007
Yaş: 31
Mesaj: 85
Varsayılan

Alıntı:
almora :) tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
BUNLARIN HEPSİ BANA UYUYOR
Zaten senin için yazılmıştır
__________________
Cafer 1977
ANKARA

Bir insanı doyurmak istiyorsanız, ona hergün bir balık vermeyin.. ona balık tutmasını öğretin!!!
C@feran is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-2008, 02:26   #9 (permalink)
radioactive
Junior Member
 
radioactive kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Mar 2008
Yaş: 22
Mesaj: 35
Varsayılan

ben 1)ACEMİ ve 9)KEYİFÇi
__________________
ÃÂlker Tokgöz / ÃÂstanbul / 1986 / B Rh -
radioactive is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-2008, 02:46   #10 (permalink)
C@feran
Junior Member
 
C@feran kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2007
Yaş: 31
Mesaj: 85
Varsayılan

Alıntı:
Emre tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Teşekkürler
yahu Emre sende ben gibisin
__________________
Cafer 1977
ANKARA

Bir insanı doyurmak istiyorsanız, ona hergün bir balık vermeyin.. ona balık tutmasını öğretin!!!
C@feran is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 06:52.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99