Picture Lines.com
Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > MAKALELER - YAZILAR > Makaleler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Makaleler Deniz, balık, av teknikleri, düğümler, yeni bir icat, sağlığımız, acil yardım... Kısaca aklınıza ne gelirse, kendinize ait makalelerinizi buradan paylaşabilirsiniz!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 14-12-2007, 01:12   #1 (permalink)
Talip Girgin
senior Member
 
Talip Girgin kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 676
Varsayılan Mülayim kurban arıyorum!



"Kurban; kurban bayramı günlerinde ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir. Kurban, Allah Tealâ'nın ihsan buyurduğu varlığa bir teşekkürdür."

Efendim, Allah kabul etsin! Arada ekonomik sebeplerden dolayı, kurban alamadığım zamanlar çok oldu. Fakat ekonomik durumum el verdiğince, Allah rızası için kurbanlık aldım. Durumum müsait olduğu sürece de, kurban kesmeye devam edeceğim.

Kurbanımın kesim işini, genelde başkaları yapardı. Ben’de evde, satırla kurbanı parçalar, dağıtılacak etleri aynı büyüklükte paylaştırır poşetlere koyar sonra dağıtırdım.

İlk zamanlar mahallede kurbanımızı kestirdiğimiz şahısın alkolik biri olduğu bu hayvan kesme becerisini ise, avcılıkta edindiğini öğrenince bir dahakine dini vecibelere daha yatkın, başka bir kasap aradım!

Efendim, genelde her şeyin acemisi daha dikkatli olur derler, kendimden pay biçerim.
Bu yeni kasabında verdiğim vekâlet ile kurbanı kesmeye niyetlendiğinde, bunun da aradığım özelliklerde olmadığını ne yazık ki çok geç anladım.

Kurban edilecek hayvanın (koç) arka ayakları havadayken bismillahirrahmanirrahim kellesi uçmuştu!

Sonraki sene kurbanımı büyük bir marketten aldım ve yine aynı yerde kestirmek için sıraya girmiştim. Bu kez de öyle bir kalabalık vardı ki, sıra bana gelinceye kadar günün yarısından fazlası güme gitmişti. Hayvanları (10–15 arası) yan yana yatırıp, aynı anda getirilen tekbir ile kesiyorlardı. Doğrusu bu da içime sinmemişti.

Daha sonra kurbanı belediyelerin ön gördüğü kesim yerlerinde kestirmek için saatler süren sıra beklemelerin ardından kestirmeye başlamıştım ki, buraları da yeterli değildi, sanki her şey ticarete dökülmüş, iş olsun diye yapılıyor gibiydi!

Her kestirdiğim kurban sonunda içimde beni rahatsız eden bir şeyler oluyordu.
Ya kesim anında hayvana yapılan sert bir hareket veya tekbir anındaki bir eksiklik veya lakaytlık ne derseniz deyin bir türlü içime sinmiyordu.

Genellikle, kurban bayramının birinci günü, bayram namazından hemen sonra insanları bir telaş alır.
Camide ki bayramlaşma faslından sonra;
Önce yakın mezarlıklara gidilir, orada yatan aile fertleriyle bayramlaşma yapılır! Dualar okunur ve eve gidilene kadar karşılaşılan her Müslüman ile bayramlaşılır.

İnsanlar bir an önce kurbanlarını kestirip evlerine gitmek isterler. Kesilen kurban etiyle oruç açılır!
Kahvaltı yapıp ev halkı ile bayramlaştıktan sonra, bayram programını gerçekleştirmek için yollara düşülür.
Uzaktakiler için uzaklara, yakındakiler için yakınlara gidilir.
Küçükler bayram harçlıklarını sayarken büyükler aaah ah çekerek kendi küçüklüklerini hatırlarlar.

Gelelim en son kestiğim iki kurbandan ilkine. Ben diğerleri gibi kurban işinden pek anlamam. Önceleri, pazarlık yapan insanların arasına girer, pazarlık edilen hayvanın fiyatı konusunda bilgi sahibi olurdum.
Sıkı pazarlık yapıp, satıcıyla anlaşamayan alıcının seçtiği hayvanı, bırakıp gitmesinin ardından, satıcının bıraktığı son fiyatı öder kurbanı alırdım. Eminim daha sonra pazarlık yaptığı hayvanı almak için gelenler bana çok kızıyorlardı!

Böyle bir alışverişten aldığım koç’u arabanın arkasına atarak eve gelmiştim “koç” için dükkânımda uygun bir yer yaptıktan sonra önüne su yem koyup onu misafir etmiştim!

Ertesi gün bayram namazı ve mezarlık ziyaretinden sonra hayvanı kesmek için dükkânıma gitmiş ve bütün hazırlıklarımı bir kez daha gözden geçirmiştim.

Hayvanı kestikten sonra şişirecek kompresör, asacak kanca, zemini yıkayacak hortum, etler için poşet, tencere, tava, kesikler için sargı bezi vs yani ilk yardım çantası her şey hazırdı.

İlk defa milli olacaktım tam bir haftadır ne yapacağımı ezberliyordum! Aldığım hayvan o kadar mülayim ki gel diyorum geliyor, dur diyorum duruyor! Avucumun içinden yem yerken bende onu seviyordum.

Bana yardım edecek komşum yanıma gelmiş ve hayvanın gözlerini ve ayaklarını bağlayıp, kıbleye doğru sol tarafına yatırmıştık. Üç kere tekbir getirdikten sonra "Bismillahi Allahü ekber" diyerek, hayvanı tarif edildiği gibi başarılı bir şekilde kesmiştim. Daha sonra komşumla birlikte yüzmüş ve biraz daha tecrübe edinmiştim.

Sonraki sene;

Arife günü aldığım kurbanlık ( 50 kg civarında, Trakya kıvırcık) koç’u, iki kişi arabamın bagajına koymuştu. Eve geldiğimde ayakları bağlı olan kurbanı zar zor tek başıma yine dükkâna indirmiştim.

Hayvanın bağlı ayaklarını söktüğümde, yanımdan iki metre öteye fırladı. Karşımda küçük bir geyik asaleti ile boynunu uzatarak, birazda kızgın beni süzüyordu.

Göz göze geldiğimizde bana bir insan gibi anlamlı anlamlı bakışını sürdürüyordu.
Efendim hani bir önceki seneden azıcık tecrübeliyiz ya;
Ben, hayvana yaklaşıyorum o geri kaçıyor, gel kuçu kuçu, gel mucuk mucuk, gel bli bli, gel koçum benim! Yem veriyorum su veriyorum bir türlü aynı dili konuşamıyoruz.

Hep o asaletli ve sert bakışını sürdürüyor. Arada bir dükkânın içinde “mee mee mee e e” diyerek daire çiziyor ve yine karşıma dikiliyor.

Hani geçen seneden tecrübeliyiz ya! Hayvanla diyalog kurmak için yapmadığım maymunluk kalmadı. Bir türlü aynı dilden konuşup anlaşamıyoruz. Oysa geçen seneki kurbanıma gel dedim mi gelir, git dedim mi giderdi. Yani o kadar mülayim bir hayvandı.

Aklıma birden tosss sözü geldi. Hani kedileri severken mırr mırr yaparlar ya, köpeklere de gel kuçu kuçu dediğimizde, başını, kuyruğunu sallaya, sallaya koşarak gelirler.
Nerden de aklıma geldi "toss" gelmez olaydı!

Güya koç’u da toss toss, diye diye eğlendirip güvenini kazanacağım pöh.
Gel canım, gel şekerim tosss tosss ve sonra! ^+&/%(!!???. ahhhhhhh ahhhhhh ^+’!&/%(?)!!
karamba karambita ulu manitu aşkına... "Yedim seni"?

“meee meee eee mee eeeee eee ee”

Hemen raftan sağlam bir ip aldım kovboylar gibi ona küçük bir halka yaptım. Sonra ipi içinden geçirip daha büyükçe bir halka yaptım alsana kement! “Yehooo” diyerek, kurban önde ben arkada dükkânda koşuşturuyoruz.

Allahtan dükkânda teslim edilecek herhangi bir iş yok! Kement’i savurdukça yıkacak bir şeyler mutlaka buluyordum.
Ortada, binayı taşıyan bir kolon var. Biz o kolonun etrafında dönerken bir keresinde tersten önüne çıkayım dedim.
Sen mi’sin, koç’un önüne çıkan, tınlamadı bile. Bana dikine bir toss daha yaptı!

Yine karşıma geçmiş meeeliyor! Oturduğum tiner tenekesinin üzerinden koç’a diş biliyorum.
Onunla uğraşmaktan vaz geçmiş gibi davranmaya başladım. Fakat arada bir yan gözle hayvana bakıyorum. Bu hayvanın ne yapacağı belli olmaz, çünkü bu, “Şizofrencik” bakarsın tenekeye kibrit bile çalar!

Çaktırmadan bir tarafa barikat kurarak onun kaçacağı alanları tıkadım. Diğer taraftan yarım plaka OSB (sıkıştırılmış ağaç yongası) ile arkasından yaklaşarak onu sıkıştırdım.

İpi boynuzlarına geçirip hemen bir yere bağladım. Onu bulunduğu yere hapsetmiştim.
Gözüm artık arkada kalmaz diyerek eve çıktım.

Bir süre sonra dükkândan gelen seslere kulak dayadım. Hemen üzerimi giyip tekrar dükkâna indim. Efendim, benim geyik kurban! Bariyerlerin üzerinden atlamış popo su bariyerlerin dışında ama boynu bariyerlerin içinde kalmış zor bela ipini sökerek onu kurtardım. Nerdeyse kendi kendini boğacakmış!

Kurtulunca “mee mee mee eee ee eee” diyerek turlamaya başladı gene. Vallah, yapılacak bir şey yok, onu salma (serbest) bırakıp, Allah’a emanet ederek (havale ettim) eve çıktım.

Sabah bayram namazı ve mezarlık ziyaretinden geldiğimde, mübarek hayvan; Sayın Kadir Topbaş'ın yıkım ekibi gibi taş üstünde taş bırakmamış!
Buna mukabil sanki altı aydır özellikle yapmadığı pisliği bir gecede yapmış. Yok, hani bana başkası dese ki, "bunları bu koç yaptı" yeminle inanmam.

Sanki dükkânda bir geceliğine bir "sürü" konaklamış. Yandık! İşin yoksa şimdi dükkândan bu ağır kokuyu çıkarmak için uğraş dur.
Saatler ilerledikçe karnım açlıktan koç sıkıntıdan bağırıyor. Bana gelip yardım edecek diye, yine komşumu bekliyorum ama ne gelen var ne giden.

Koç ile bir türlü samimi olamadık. Bu saatten sonra samimi olsak ne yazar, akşam tos'ladığı yerler mosmor olmuş ama birazdan ona gününü göstereceğim!

Koç dükkânın diğer yarısında ben bu yarısında o bana ben ona bağırıyoruz. Bizim komşunun geleceği yok. Benim, nasılsa geçen seneden biraz tecrübem var. Tek sorun koç'u yakalayıp bağlamakta.

Bazen insana deli bir kuvvet gelir, bana da aynısı oldu. Birden kızdım sen kim oluyorsun da bana posta koyuyorsun diyerek elimdeki ayak bağlama ipiyle koçun üzerine yürüdüm.

Orta direğin etrafında kısa bir koşturmadan sonra rodeo yapan kovboylar gibi onu yere yıktım
Arka ayakları mermi gibi gidip geliyor, kazayla birine vursa ne dalak bırakır ne göbek!

Hayvanı yakaladım yarım yangalak bağladım üzerine çıktım biraz tepiştirsem kaçacak, yalnız kesim bölgesine beş metre uzaktayım ve bıçaklar orada kaldı! Hiç bir Allahın kulu gelmez mi?
En azından bıçak bilemek için, yok soluk soluğa hayvanın üzerinde bekliyorum. Koç arada kafasını bana doğru kaldırıp "meee mee eee eee e" yani "bir kurtulursam görürsün" der gibi.

Komşum aniden içeri daldı bizi öyle görünce; "ne yapıyorsun sen öyle" dedi. ^+'&%(/??!! Tabi başımdan geçeni baştan sona anlattım, onu da aldı mı bir gülmek, sustur susturabilirsen, rezil olduk.

Tekbir getirirken hiç bu kadar net ve gür çıkmamıştı sesim şimdiye kadar!

"Allahu ekber Allahu ekber lailahe illallahu vallahu ekber Allahu ekber velillahil hamd."

Üçüncüden sonra bismillahirrahmanirrahim ! "meee e e e ........ " Allah kabul etsin...

Efendim bu sene mülayim bir kurban arıyorum, nerde olduğunu bilen var mı ?
__________________

İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum!
Tüm Yazdıklarım! (121)
Talip Girgin
1962
K.CEKMECE/ SEFAKOY
ISTANBUL

Bu mesaj en son " 14-12-2007 " tarihinde saat 10:32 itibariyle Talip Girgin tarafından düzenlenmiştir....
Talip Girgin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 01:27   #2 (permalink)
eturan
Member
 
eturan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2007
Yaş: 43
Mesaj: 166
Varsayılan

Talip bey,

Cok guzel yazmissin. Eline saglik cok guldum. Allah kabul etsin bu arada kendi kestigin her iki kurbani da. Yanliz ikincisi bicagi degil, tabancayi hak etmis yani.

Tabiki duymussunuzdur ama yine yazayim. Gecen sene Turk hava Kurumu veya mehmetcik dernegi gibi kurumler internet uzerinden odemenizi kabul edip adiniza kurban kesiyordu sanirim. Boylece "toss"lanmaktan, sarhos kasaplarla ugrasmaktan da kurtulursunuz. Yine de umdugunuz gibi olume sakin sakin gidecek bir kurban bulmaniz umitlerim ile...
__________________
Emin Altug Turan/Boston-Mass-ABD/1965/ARH+
eturan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 02:33   #3 (permalink)
serhatcenk
Expert Member
 
serhatcenk kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: Open Sea
Yaş: 30
Mesaj: 1,662
Varsayılan

Talip abi yine döktürmüşsün elimden meeee mee meeee demekten başka birşey gelmiyor
__________________
Beni heyecanlandıran ve hep devam etmemi sağlayan elimizdeki geleceğe meydan okuma gücüdür.
Yoshihisa Tabuchi
serhat a(+) kadıköy - k.çamlıca / istanbul
http://www.serhatcenk.com
serhatcenk is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 04:19   #4 (permalink)
rehbernet
BANNED
 
Giriş: Jul 2007
Konum: ÃÂstanbul
Yaş: 25
Mesaj: 562
Varsayılan

Talip abi parmaklarına sağlık.
Ama artık eski davalar olmayacak heralde.
belediye kesip verecekmiş, diye duydum.
Allah kabul etsin...
rehbernet is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 09:46   #5 (permalink)
Bedir
Expert Member
 
Bedir kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Konum: İST/GOP
Yaş: 26
Mesaj: 2,576
Varsayılan

Talip abi her zamanki gibi döktürmüşsün Ellerine saglık .Çok güldüm ya sabah sabah
__________________
BEDİR HAYAL
İSTANBUL

nikotin_29@hotmail.com


BALIK BAHANE MUHABBET ŞAHANE
Bedir is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 10:55   #6 (permalink)
Hakan Özden
Expert Member
 
Hakan Özden kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: istanbul
Yaş: 35
Mesaj: 2,199
Varsayılan

taliip abi insaf ya karnıma ağrılar girdi gülmekten toss toss he aman bir dahakine köpeğide tut tut diye çağırma ne olursun
__________________
Hakan
1972 / istanbul A Rh +
Hakan Özden is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 12:03   #7 (permalink)
ASLI
BANNED
 
Giriş: Jul 2007
Konum: ÃÂstanbul
Yaş: 30
Mesaj: 1,280
Varsayılan Affınıza sığınarak

Talip abi ellerine sağlık yine harika ifade etmişsin yaşadıklarını haddim olmayarak Emin Turan beyin şu yazısına bi not düşmek istiyorum;

(Tabiki duymussunuzdur ama yine yazayim. Gecen sene Turk hava Kurumu veya mehmetcik dernegi gibi kurumler internet uzerinden odemenizi kabul edip adiniza kurban kesiyordu sanirim. Boylece "toss"lanmaktan, sarhos kasaplarla ugrasmaktan da kurtulursunuz.)

Bu tür kesimler Kurban değil Sadaka yerine sayılıyor.
www.islamiyet.gen.tr burdan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Bu mesaj en son " 14-12-2007 " tarihinde saat 13:12 itibariyle ASLI tarafından düzenlenmiştir....
ASLI is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 13:00   #8 (permalink)
Feyyaz
BANNED
 
Giriş: May 2007
Konum: Üsküdar
Mesaj: 493
Varsayılan

Talip öbür tarafta hepsi bir olup gelecekler toslamaya.Düşün meeeeeeeeee.
Feyyaz is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 14:47   #9 (permalink)
SarıKanarya
senior Member
 
SarıKanarya kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: Çorlu
Yaş: 41
Mesaj: 1,073
Varsayılan

ilahi talip abi sen çok yaşa çok güldüm.

ama işin kolay tarafı var abi acemilikten ve tostan kurtaracak işi bilenlerle ortak kurban alırsın olur biter şahsen ben iki senedir öyle yapıyorum
__________________
MEHMET Tevfik BAZARBAŞI
04-11-1967
ÇORLU

SarıKanarya is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-2007, 15:02   #10 (permalink)
Asi ve mavi
Moderatör
 
Asi ve mavi kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Hayatın ta içinde.
Yaş: 22
Mesaj: 2,442
Varsayılan

Yaşadıklarınızı okurken çok güldüm inanın. Sanırım kurban bayramında, nerede kesilmek üzere bir kurbanlık görsem aklıma gelecek sizin bu yaşadıklarınız. Eti de yiyebilirmiyim artık bilmiyorum.
__________________
Didem- 1986
0 RH (+)

_______________

Koku, tat, sıcak... Sende her aradığım vardı.
Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı.
Asi ve mavi is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 01:06.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99