![]() |
|
|||||||
| Makaleler Deniz, balık, av teknikleri, düğümler, yeni bir icat, sağlığımız, acil yardım... Kısaca aklınıza ne gelirse, kendinize ait makalelerinizi buradan paylaşabilirsiniz! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 670
|
Ben bunda varım” Diyebilmek için merakımızın yanında birazda yeteneğimizin olması lazım!
Zaman zaman içimizdeki kıvılcımı ateşleyen öyle değişik olaylar ile karşılaşırız ki, Merakımızı gidermek için olaya birden balıklama dalar ona hâkim olmaya çalışırız. Kimbilir, kendimizin bile sahip olduğumuzu bilmediğimiz geniş bir potansiyelimiz vardır da gün yüzüne çıkmak için bir sebep bir vesile bekliyordur. Bellimi olur. Ne zaman elimize boş bir su bidonu geçse, darbukatör Bayram oluveririz! Oysa gerçek bir darbuka alıp öğrenmek, nedense pek işimize gelmez. Darbuka, saz, org, keman gibi müzik aletlerini büyük bir heves ile alır ve hemen kırk yıllık müzisyenler gibi çalabileceğimizi sanırız. Bunun hemen mümkün olmadığını gördüğümüzde büyük bir hayal kırıklığı ile karşılaşır ve merakımızı bilinmeyen bir zaman dilimi içinde hapsederiz. Birde şey var hani boş bir kola kutusu veya pet şişesiyle yolda futbol oynarız da halı sahaya pek gitmek istemeyiz sakatlık olur diye! Bu bizim sevdalısı olduğumuz balıkçılıkta hepsinden fazla ön planda görünmekte. Nasıl mı? Şöyle ki daha dün olta balıkçısı olmaya karar veren arkadaşlarımız bugün kafadan bir numara balıkçı olmak istiyorlar. Onlara, denize atılacak bir oltanın olması yeterli gibi geliyor. Oltanın ucuna takılan bir iğnenin, her balığı yakalayacağını sananları çok gördüm! Önceleri işin ince kısmıyla ilgilenmek yeni katılan arkadaşlara sıkıcı gelir. Olmazsa olmazlardan biri bu detaylarda gizlidir. Özene bezene yaptığınız takımlara sahip olmak, En az balık tutmak kadar zevklidir. O küçücük iğnelerin ve misinanın kocaman parmaklarımızın arasında zaman zaman görünüp kaybolması, düğümlenmesi, renk renk boncuklanması, arasıra iğnelerin elimize batmasıyla bir başka anlam kazanan takımlarımızı; gelin çeyizi gibi takım sandığımıza dizeriz. Zaman zaman yerlerini değiştirirken bu takımlarla tutulacak balıkların bir an fotoğraflarını görürüz. Müthiş bir heyecana kapılır, balığa gitmek için sabah veya akşam olmasını zor bekleriz. Bir çocuğun elinden en sevdiği oyuncağı alabilirmisiniz? Tabiî ki alamazsınız o oyuncak o çocuğun hayal dünyası ile gerçek dünya arasında iletişim kurduğu tek varlığıdır. Oyuncağı almak için bir hamle yapsanız ortalığı velveleye verirler. Bizler de aslında hepimiz kocaman çocuklarız! Bizler de oyuncaklarımızın elimizden alınmasını asla istemeyiz. Her ne kadar bunun önemsiz gibi durduğuna aldanmayın! Bunun önemini takımın ekonomik boyutu ile karşılaştırma yanlışına kesinlikle düşmeyin derim. “En iyi balıkçı arkadaşına yük olmayan balıkçıdır.” Bu felsefeyi balıkçı kardeşlerimiz unutmamalıdırlar. Yardım almak, bilgi edinmek, sormak, öğrenmek başka şey bir balıkçının olması gerektiği ve uyması gerektiği kurallara karşı duyarsız kalması başka şeydir. Tabiî ki yeni gelen bu işe merak saran arkadaşlara yardımcı olacağız. Fakat bu arkadaşlarımızın süratle en azından avına gideceği balık türlerine göre olta takım ve düzeneklerini öğrenmeli, kullanılacak yemler konusunda yeterli bilgiye sahip olmalı ve solucan, sülük, kum kurdu, kaya kurdu, boru kurdu, teke, sülünüz, midye vs. yemleri eline alıp oltasına takabilmeli. ( laf aramızda bazılarını ben bile elime alırken tiksiniyorum.) Özellikle av sahasında yem, kurşun, iğne veya hazır takım istemek günah değil ama mekruhtur ) istenilen şeyin ekonomik değeri olmayabilir, burada istendiği yerin önemi ön planda olduğu için zaten yeterince ağırlaşan çantalarımızda birde başkaları için takım bulundurma lüksümüzün olmadığını belirtmek isterim.Sizin başınıza geldi mi bilmem! Yukarıda saydığım özelliklere bir başka deyişle disipline uymayan arkadaşlarla balıkta olduğunuzda, takımı kalmaz, yemi kalmaz düzeneği kalmaz veya olması gereken takım yerine; olmayacak hayaller peşinde koşarak değişik düzeneklerle balık tutmaya çalışmasından ve tutamamasından kaynaklanan bıkkınlığını size yansıtır. Sizin için çok verimli ve keyifli olan gününüzü size zehir eder. Arkadaşınızın suratındaki bıkkınlığın an ve an size çevrilmiş olmasından bu evliliğin boşanmaya kadar gideceği sonucuna varabilirsiniz! Hiç kimsenin bu tür duyguları arkadaşına yaşatma hakkı yoktur. Burada belirli kişilerin yani kankilerin bu sorunu pek sorun edeceklerini sanmıyorum ama ben genel anlamdaki durumdan bahsediyorum. Hani derler ya arkadaşını ya kumar masasında ya da içki masasında tanıyacaksın diye; bir anlamda burası da o durumdan farksız. Ben bu olta balıkçılığını; geçen gün hesapladım. Yaklaşık 15 yıldır yapıyorum. Çocukken tuttuklarımız veya arada birileriyle derelerde tuttuğumuz balıklar hariç. Bunun dışında iki sezon gırgır ile alamana balıkçılığı, iki sezon voli teknesi ile kalkancılık ve bir sezon da yaz balıkçılığı yaptım. Toplu iğne veya çengel iğneden profosyenel düzene, yani şimdiki amatör düzene yeni evlendiğim sene yani 1992 yılında geçtim. Bu aşılama işini dıdımın dıdısı bir eniştemiz yaptı. Ayrıca zamanında iyi para verip aldığım birde yamaha org var. Yukarıda bahsettiğim gibi bozulmaya bırakıldı! Bu konuyla alakalı iki örnek vereceğim. Bir gün sabah namazından önce ördek avına çıktık geçit yerine giderken! Ooo saat geç (01.35) sayfada uzun olmuş arkasını başka zaman anlatırım.
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: Aug 2007
Konum: Hayatın ta içinde.
Yaş: 22
Mesaj: 2,355
|
Şimdi böyle okuyunca kendimi bi tuaf hissettim gerçekden. Hiç balık tutmadım, ama deneyip, ne kadar yeteneğim ve şansım var görmek isterim, (daha doğrusu bu metni okuyuncaya kadar isterdim) diye düşünüyordum. Tabi hiç bir bilgiye sahip olmadığımdan ve yukarıda da belirttiğiniz gibi arkadaşlara verilen sıkıntı düşünüce, hayalimi ertelemeyi düşündüm. Tabi bir süreliğine... Napalım öğreneceğiz kaçarı yok.
Ama ben hikayeyi merak ettim şimdi. Biz okurlarınızı merak içerisinde bekletmeye gönlünüz el verecek mi.
__________________
Didem- 1986 0 RH (+) _______________ Koku, tat, sıcak... Sende her aradığım vardı. Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 670
|
Alıntı:
Benim bu yazımın muhatapları kesinlikle bu site içinde değil.Artı yazımı çok iyi analiz edin! Bu iş göreceli ve zaman içinde olan bir şey. Yani bu alanda yeterli zamanını kullanıpta, balıkçıyım diyebilmek için bazı yeteneklerini geliştirmek ve yenilikleri öğrenmek yerine arkadaşlarına yük olmayı ve başkalarının sırtından geçinmeyi alışkanlık haline getirenleredir. Böyle sevda olurmu? Tabiki olmaz. Siz daha yolun başındasınız cesaretli olun sizin kendinize hazırladığınız takımları görür gibi oldum merakınızın daim olması dileğiye. Hikayenin geri kalanı böyle işte![]()
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |
|
Moderatör
Giriş: Aug 2007
Konum: Hayatın ta içinde.
Yaş: 22
Mesaj: 2,355
|
Alıntı:
Sağlam bir adımla başlayabilmek için...Ama tabi dediğiniz de doğru. Yani; başkalarının sırtından geçinmeyi alışkanlık haline getirenler. Bu iyi niyeti suistimar etmektir. Açıklamalar için teşekkürler.
__________________
Didem- 1986 0 RH (+) _______________ Koku, tat, sıcak... Sende her aradığım vardı. Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı. |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: May 2007
Konum: Çorlu
Yaş: 41
Mesaj: 1,074
|
çok güzel bir yazı talip bey
sevgi emek ister dediğiniz gibi hazır takım verme değilde takım hazırlamayı ögretmek karşıdakininde ögrenme çabasını görmek gerekir. yazılarınızın müptelası olmaya başladım yazılarınız şimdi bana radyolaradaki arkası yarın yayınlarını hatırlattı ![]() sağlıcakla kalın
__________________
MEHMET Tevfik BAZARBAŞI 04-11-1967 ÇORLU |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 670
|
Alıntı:
pay çıkaracak arkadaşlarımız olacaktır. Bu konuyu tam da büyük organize öncesi açmamdan dolayı, yanlış anlaşılmaları da beraberinde getirmesinden çekiniyorum. Oysa dikkatlice okunduğunda ve geri kalan yazacağım hikaye ve örnekte vereceğim mesajın içeriği su götürmez bir gerçektir. Yeni katılımcı arkadaşlara nasıl balıkçı olunur? Babında bir fikir verme açısından çok önemlidir. Hepimiz kardeşiz birbirimizi uyarmak görevimiz Selamlar...
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL |
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Sevgili Talip Abi
Hikaye tadında anlatımınız için teşekkürler müsadenizle eskilerden bende bir katılım yapayım 20-25 yıl önceleri,büyük yustalarımızla balık tutmaya giderken,en son otobüse biner,son durakta indikten sonra yaklaşık 1-2 km yürürdük avlağa ulaşmak için, Tatlısuda yer kapma olayını hepimiz biliriz az çok yaşadıklarımızı aynen aktarıyorum ![]() Otobüse binerken Büyüklerimiz, - Arkadaşlar yer çok hepimize yeter,yan yana sıralanır rastgele der atarız oltalarımızı,diğer ustalarda bu fikre - Tabi canım ne gerek var yer tartışmasına diye onaylayarak,sohbete devam ederlerdi, Otobüste sohbet muhteşem giderken,Otobüs son durağa yaklaştığında sohbetin yerini,sessizlik alırdı Son durakta indikten sonra,ilk metreler yine normal bir yürüyüş şeklinde devam ederdi Suya yaklaştıkça herkes birbirlerinin adımlarını kontrol etmeye başlar,ve adımlar ister istemez hızlanırdı artık sohbet yok konuşma yok sadece adım takibi var Abim ve bende çantalar sırtımızda (en küçük olduğumuz için) onlara ayak uydururduk,suya 500 mt kala adımları iyice hızlanırdı ![]() Herkes burnundan soluyup yanındakini kollarken suya 200 metre civarı kaldığında Dayım ![]() - Erol - Orhan ,koşun burunu kapın zilleri 5 er metre arayla saplayın,demesiyle Abim ve ben son sürat koşmaya başlardık,Üstadlarımızda bizle beraber koşmaya Yaş farkından dolayı Abim ve Ben burunu kapıp zilleri saplar dayımı beklerdik Dayım yavaş adımlarla gelmeye devam ederken,diğer büyüklerimiz homurdanarak kalan yerler için tartışmaya başlarlardı Sağolasın Sevgili Talip Abim Eskilere götürdünüz beni,Saygılarımla, |
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,169
|
Bu yük olma konusuna katılıyorum.
Balıkta birbirine yük olmak çok kötü bir durum. Yük değil destekaolmak yardımlaşmak gerekli. Çok acemi biriyle balığa gitmek genelde ustayı bozabiliyor.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+) İstanbul/Yeşilköy ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: May 2007
Konum: Çorlu
Yaş: 41
Mesaj: 1,074
|
[quote=Orhan;59980]Sevgili Talip Abi
Hikaye tadında anlatımınız için teşekkürler müsadenizle eskilerden bende bir katılım yapayım dostluk ebedi rekabet ezeli ![]()
__________________
MEHMET Tevfik BAZARBAŞI 04-11-1967 ÇORLU |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 670
|
Alıntı:
Hırs insanoğlunun yaradılışında var. "Kalp vermeyince dil vermiş el vermiş, ne anlamı var" Bu işi sürekli yapan insanlar titiz insanlardır. Zaman içerisinde elde ettikleri tecrübelerden kendilerini bir şekilde korumaya çalışmaları çok doğaldır. Bazen iki adım sonrasını görürüz ve oradaki engele takılmamak için yolumuzu değiştiririz. Gören göz kılavuz istermi? İstemez tabi.Titiz insanlar makinelerine ve takım çantasına özen gösterirler! Onlara sürekli ihtiyacı olduklarını bildikleri için bazen kapağı kaldırıp sorarlar; karnın aç mı? Ne istiyorsun? Gibi. Dışarıdan gelen istekleri ne bilsin bizim takım çantamız, değilmi? ilk okula giderken sabah öğretmenimiz sınıfa gelince "uzatın ellerinizi " derdi. Herkes önce temiz bir mendil çıkarır, sonra iki elini bu mendilin üzerine koyardı. Öğretmen kimin elleri temiz tırnakları kesik değil kontrol ederdi. Bu bir disiplindir. Bizler asla ayakabılarının üzerine basan, ensesinde bir parmak kıl olan saçı başı dağınık ağzı şarap kokan takımlarını bir çuvala gelişi güzel dolduran balıkçılar olmamalıyız. Kurallar daima insanların rahat etmesi için koyulur, onları hiç saymak, etrafımızdaki insanların ağır ağır kaybolmasına sebep olur ve yanlız kalırız. Oysa biz kalabalık olmak birlikte eğlenmek istiyoruz. Öyleyse öğretmen gelmeden hazırlığımızı yapalım Sevgiyle kalın sevgili arkadaşım. ADANAYA selamlar.
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL |
|
|
|
|