Picture Lines.com
Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > DENİZ > Kıyıdan Balık Avcılığı
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Kıyıdan Balık Avcılığı Balık avcılığı sadece tekneyle yapılır diyorsanız bu başlığa bir göz atın! Kıyıdan olta ile yapılan avları, av teknikleri, iğne, olta düğüm, kısaca takım hazırlıklarını buradan takip edin!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-08-2007, 15:01   #1 (permalink)
umurata
Junior Member
 
Giriş: Jul 2007
Konum: ÃÂstanbul
Yaş: 46
Mesaj: 85
Varsayılan Asos Raporu

Seyehat öncesi hazırlık; 3 ayrı renk proper yapma balık (ufak lagos, orfoz ve levrek için), 5 ayrı renkre floating 0-3 m dalarlı ( tiger ve ve turuncu -sinarit için yeşil ve mavi ve dahi red head olurda levrek veya lüfer denk gelirmi merakından, 2 adet sinking tiger ve turuncu (kayalık kenarlarda belki sinarit palazı denk gelir miki hevesiyle) son olarak 4 ayrı boy yalpa dam kaşık. 15-40 gr ve 80-150 gr atarlı iki kamış 5:1 sarımlı iki makine. Çupra, mırmır için bronz-çapraz üç köstekli iki takım, hani ufak isparoz, kefal yakalarsak levreğe bırakma yaparız diye şeytanoltası.
Söylemeye epey bir utanmaktayım ve baştan söyleyeyim ki bir şey yok. İlk kaldığımız yer Asos koyunda bir motel idi. (İsmi reklam olur diye çekinirim) Kıyı kum veya çalıya benzer su altı bitkileri ile kaba taşlık, yer yer posidone -erişte- yosunu öbekleri. Sahilden 10 metre sonrasında yaklaşık 5m den daha fazla derinleşmekte, kaldığımız yerin bir km sağında ve solunda kıyıya dik inen kayalıklar, kayaların üzerinde kaya midyesi. İlk gün keşif sonuçlarına göre ben burada bir şey yakalayamazsam beni herkes tefe koyar. Denizden esen yaklaşık 4 civarı rüzgar ve kaba dalgalı sabah ve akşam denizi. İlk sabah 05 te hemen iskeleden proper ve floating rapalalarla çalıştık sonuç hane halkının dudak kenarına gizlenmiş gülümsemeler ve havada fazla rüzgarlıydı canım yorumları. Akşamına koyun sağ tarafında kalan kayalık kıyıya gidip buralarda levrek ve sinarit palazı olur canım hevesi ile tırmanış 18:00 - 20:30 at-çek geri dön. Hane halkının dudak kenarlarından taşan gülücükler yorum yapmayan anlayışlı bakışlar. Ertesi sabah gene aynı rüzgar gene kaba dalga kafamda yahu buranın denizi bana mı gıcık av saati bitince deniz süt liman bu ne iştir diye bu kez koyun sol yanındaki kayalıklara at-çek yaparak gidiş 05:00-09:00 arası tüm yapma balıklara mesai yaptıma, dönüşte hane halkı beyaz dişlerinde saklanan gülücüklerin baş hareketi ile saklanmasını izlemek. Bu bölümde kendime güvenimin epey bir sarsıldığını itiraf etmem gerek. Akşamında koyun sol tarafındaki kayalıklara tekrar gideyim bu sefer kaşıkları deneyeyim bir şeyler mutlaka çıkar, diye düşünmekteyim ancak durum hafif vehamet arz etmeye başladı; çünkü motelde diğer kalanlar hafiften fikir beyan etmekteler ki insanda derman kalmıyor. Akşam macerası 17:30 başlangıç, sağımda solumda merakı iki yaşdaşım zat yürümekteyiz, adamlar fikir beyan etmekteler, bir yandan sigarasızlık basmış, -Sigarayı bıraktığım için kendimle hırlaşmaktayım- diğer yandan "konuşmasanız muhteremler balık kaçacak, levrek bu; laubalilikten hazzetmez" cümlesini dişlerimle ezmekteyim. Ancak içinden durum daha kötü olamaz canım diye geçiriyorum. Sen mi böyle düşünürsün; kullandığım kaşık (İnsanı hırs başınca ne yaptığını bilmiyor azizim) 15-17 cm dam azman kaşık attığım noktadan 17:31 de geri geldi, gelirkende hafifçe takılır gibi olmuştu yosundur canım diye kaale almamıştım. Başıma gelenleri gözünüzde canlandırın diye detaylı tarif edeceğim yarım karış boyunda kaşığın ucunda serçe parmağınız kadar bir hanos. Evet kaşığın ucundaki kancayı tamamen yutamamış ama ağzını nasıl açmışsa daha fazla açamadığından kancayı bırakamamış. Kaşığı küçülttüm ama gelen hanosların boyu değişmedi sekiz on civarı serçe parmağım boyunda hanos yakala bırak yaptım. Dönüş yoluda şeytan dürttü onbirinci hanosu bırakmaya takmaya karar verdim. Kararı uyguladım. Akşam yemeğinden sonraki kontrolde, bırakmaya balığın geldiğini oğlum haber verdi; bu kez yakalanan hanosun boyu orta parmağı biraz geçen uzunlukta. Oğlan balıkçılığım konusunda yorum yapmaya başlayınca epey bir kovaladım.(Meraklısına not yeni nesil hızlı ve uzun süreli koşabiliyor.) Lafı fazla uzatmamak lazım, bir gün süt liman bir sabahta at-çek yapabildim sadece bir kez bir ispendeğin yapma balığı kovaladığını gördüm, o hınzırda son anda benim yapmaya değil hemen yakınındaki ufak yavru balığı yakalyanıca küfür kıyamet avıda otelide bıraktık. İkinci bölümde Asosta Kadırga koyunda bir başka motele taşındık. İki hoş beşten sonra yerli ahalinin eylül başından itibaren çupra ve levrek avladığını avcıların Balıkesir' den bile geldiklerini bu tarihlerde kıyının silme balıkçı dolduğunu duyuca gözlükle dolaşırken gördüğüm mırmır ve kefallere bile olta atasım gelmedi. Yenilen pehlivan güreşe doymaz ya Eylül ayı gelecek bende oradaki levrek ve çupraların başına geleceğim görür onlar.

Hepinize rastgele
umurata is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-08-2007, 16:39   #2 (permalink)
Santor
Expert Member
 
Santor kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: ortaklar,kuşadası
Mesaj: 1,428
Varsayılan

Alıntı:
umurata tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Seyehat öncesi hazırlık; 3 ayrı renk proper yapma balık (ufak lagos, orfoz ve levrek için), 5 ayrı renkre floating 0-3 m dalarlı ( tiger ve ve turuncu -sinarit için yeşil ve mavi ve dahi red head olurda levrek veya lüfer denk gelirmi merakından, 2 adet sinking tiger ve turuncu (kayalık kenarlarda belki sinarit palazı denk gelir miki hevesiyle) son olarak 4 ayrı boy yalpa dam kaşık. 15-40 gr ve 80-150 gr atarlı iki kamış 5:1 sarımlı iki makine. Çupra, mırmır için bronz-çapraz üç köstekli iki takım, hani ufak isparoz, kefal yakalarsak levreğe bırakma yaparız diye şeytanoltası.
Söylemeye epey bir utanmaktayım ve baştan söyleyeyim ki bir şey yok. İlk kaldığımız yer Asos koyunda bir motel idi. (İsmi reklam olur diye çekinirim) Kıyı kum veya çalıya benzer su altı bitkileri ile kaba taşlık, yer yer posidone -erişte- yosunu öbekleri. Sahilden 10 metre sonrasında yaklaşık 5m den daha fazla derinleşmekte, kaldığımız yerin bir km sağında ve solunda kıyıya dik inen kayalıklar, kayaların üzerinde kaya midyesi. İlk gün keşif sonuçlarına göre ben burada bir şey yakalayamazsam beni herkes tefe koyar. Denizden esen yaklaşık 4 civarı rüzgar ve kaba dalgalı sabah ve akşam denizi. İlk sabah 05 te hemen iskeleden proper ve floating rapalalarla çalıştık sonuç hane halkının dudak kenarına gizlenmiş gülümsemeler ve havada fazla rüzgarlıydı canım yorumları. Akşamına koyun sağ tarafında kalan kayalık kıyıya gidip buralarda levrek ve sinarit palazı olur canım hevesi ile tırmanış 18:00 - 20:30 at-çek geri dön. Hane halkının dudak kenarlarından taşan gülücükler yorum yapmayan anlayışlı bakışlar. Ertesi sabah gene aynı rüzgar gene kaba dalga kafamda yahu buranın denizi bana mı gıcık av saati bitince deniz süt liman bu ne iştir diye bu kez koyun sol yanındaki kayalıklara at-çek yaparak gidiş 05:00-09:00 arası tüm yapma balıklara mesai yaptıma, dönüşte hane halkı beyaz dişlerinde saklanan gülücüklerin baş hareketi ile saklanmasını izlemek. Bu bölümde kendime güvenimin epey bir sarsıldığını itiraf etmem gerek. Akşamında koyun sol tarafındaki kayalıklara tekrar gideyim bu sefer kaşıkları deneyeyim bir şeyler mutlaka çıkar, diye düşünmekteyim ancak durum hafif vehamet arz etmeye başladı; çünkü motelde diğer kalanlar hafiften fikir beyan etmekteler ki insanda derman kalmıyor. Akşam macerası 17:30 başlangıç, sağımda solumda merakı iki yaşdaşım zat yürümekteyiz, adamlar fikir beyan etmekteler, bir yandan sigarasızlık basmış, -Sigarayı bıraktığım için kendimle hırlaşmaktayım- diğer yandan "konuşmasanız muhteremler balık kaçacak, levrek bu; laubalilikten hazzetmez" cümlesini dişlerimle ezmekteyim. Ancak içinden durum daha kötü olamaz canım diye geçiriyorum. Sen mi böyle düşünürsün; kullandığım kaşık (İnsanı hırs başınca ne yaptığını bilmiyor azizim) 15-17 cm dam azman kaşık attığım noktadan 17:31 de geri geldi, gelirkende hafifçe takılır gibi olmuştu yosundur canım diye kaale almamıştım. Başıma gelenleri gözünüzde canlandırın diye detaylı tarif edeceğim yarım karış boyunda kaşığın ucunda serçe parmağınız kadar bir hanos. Evet kaşığın ucundaki kancayı tamamen yutamamış ama ağzını nasıl açmışsa daha fazla açamadığından kancayı bırakamamış. Kaşığı küçülttüm ama gelen hanosların boyu değişmedi sekiz on civarı serçe parmağım boyunda hanos yakala bırak yaptım. Dönüş yoluda şeytan dürttü onbirinci hanosu bırakmaya takmaya karar verdim. Kararı uyguladım. Akşam yemeğinden sonraki kontrolde, bırakmaya balığın geldiğini oğlum haber verdi; bu kez yakalanan hanosun boyu orta parmağı biraz geçen uzunlukta. Oğlan balıkçılığım konusunda yorum yapmaya başlayınca epey bir kovaladım.(Meraklısına not yeni nesil hızlı ve uzun süreli koşabiliyor.) Lafı fazla uzatmamak lazım, bir gün süt liman bir sabahta at-çek yapabildim sadece bir kez bir ispendeğin yapma balığı kovaladığını gördüm, o hınzırda son anda benim yapmaya değil hemen yakınındaki ufak yavru balığı yakalyanıca küfür kıyamet avıda otelide bıraktık. İkinci bölümde Asosta Kadırga koyunda bir başka motele taşındık. İki hoş beşten sonra yerli ahalinin eylül başından itibaren çupra ve levrek avladığını avcıların Balıkesir' den bile geldiklerini bu tarihlerde kıyının silme balıkçı dolduğunu duyuca gözlükle dolaşırken gördüğüm mırmır ve kefallere bile olta atasım gelmedi. Yenilen pehlivan güreşe doymaz ya Eylül ayı gelecek bende oradaki levrek ve çupraların başına geleceğim görür onlar.

Hepinize rastgele
Umur bey.. çok detaylı ve süper bir anlatım
eylülde çipura ve levreklerin resimlerini-kesinlikle- burada göreceğimden eminim
__________________
Mehmet 16.12.1959
A Rh+
ne karanfil ne kurbağa
Santor is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-08-2007, 17:08   #3 (permalink)
fenerli
senior Member
 
fenerli kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: iSTANBUL
Yaş: 34
Mesaj: 292
Varsayılan asos

sevgili umur abi çok güzel anlatımda bulunmuşsun keşke birde balık resimleri olsaydı.Anlattığın bölgeyi nerdeyse avucumun içi gibi bilirim ama gerçek olan bir şey var bu mevsimde orada sadece tatil yapılır belki tekneyle kolyoz çipra mercan alabilirsin.Ama kışın oralar bir balık cennetidir ay olarak aralık ocak bence daha verimli küçükkuyu limanından başla asosa kadar her noktadan levrek alabilirsin çipra içinde kadırga koyundan ve sivriçeden çok balık alabilirsin ve bunların yanında mırmır izmarit kupa merçan. mercanda boldur .SAYGILAR
__________________
CÜNEYT 1974
fenerli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-08-2007, 20:12   #4 (permalink)
Admiral
Administrator
 
Admiral kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 7,295
Varsayılan

Üstadım bilirsin balıkçı adam asla yılmaz, seninde bu azmin ile bilgin, balık zamanıyla çakıştığında ortaya son derece güzel tablolar çıkacağına eminim.

Nasip kısmet meselesi biliyorsun, keşke birde gün batarken kıyıdan çupraya deneme yapsaydın, kesin birşeyler olacaktı belkide.Oradaki balıklar mercan hariç sabah gün doğarken ve akşam gün batarken kendilerini daha iyi ifade eder.Balıkçıyıda bu saatlerde memnun eder.

Orada olmak isterdim, yeni bir bölge her zaman insana aynı oyunları oynar.Bu normaldir.Oraların huyunu suyunu çözdüğünde inanıyorumki istediğin sonuca ulaşacaksın..

Güzel anlatım 10 numara bu arada..
__________________
Hüseyin
1964-İstanbul
0Rh+





Admiral is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-08-2007, 23:20   #5 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,261
Varsayılan

umur abinin ne kadar paylaşımcı ve deneyici olduğunu biliyoruz. Yalnız abi bir gün formulü bulursan denizde balık bırakmaycağından korkuyorum.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-08-2007, 09:33   #6 (permalink)
Birol
Expert Member
 
Birol kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,690
Varsayılan

Isınma turları babında geçen tatilden sonra, korkun Umur abiden balıklar. Yakında , çok yakında rövanş var....
Umur Abi ,y emliye atıp beklendiğinde balık gelmese idare ederde,
atçekte gelmeyince insan gerçekten kötü hissediyor....
__________________
BİROL -1969
İSTANBUL 0RH-


Gül Ey saf çelişki.
Nice gözkapağının altında
hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........
Birol is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 00:36.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99