Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > OLTA MALZEMELERİ > Kamışlar
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Kamışlar Nerede, nasıl bir kamış kullanmalı Ava hangi kamışlarla gidilmeli Kamışlarda aksiyon ne demek Neden bazıları tek parça iken bazıları iki ya da üç parça Teleskobik,Porselen ve çıkrık kamışlar ne zaman kullanılır? Peki bakımlarını nasıl yapacağız diyorsanız düşünmeyin, tıklayın!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 10-05-2007, 10:53   #1 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
Varsayılan Uydudan bakarak kamışlar..

Kamış seçimi veya kamışların dilinden anlamak en güç işlerden birisidir. Çünkü, her tür avın farklı kamış gerekleri vardır. Bir kamış için mutlaka aranacak özellikler ancak bir kaç tanedir ve belirleyici olmaz.

Kamış tercih ederken, boyunu, refleksini vs. yapacağınız ava göre seçmelisiniz. Fakat, kamışınız mümkün olduğunca sağlam, hafif vs. olmalıdır. Vesaire tarafını açarsak:

Sağlamlık : Bir kamışın sağlamlığı başta yapıldığı malzemeye bağlıdır. Ama bunun belli bir ölçüsü yoktur. Hemen hiç bir üretici bu kamışla şu kadar yük çekersiniz demez. Bazı kamışlar iki ucu 90 derece olacak şekilde bükülme için gereken yükü bir ölçüt olarak belirtir. Genelde kamışların daha fazlasına dayanması beklenmez. Buda bir yerde şu kadar güce, ki bu balığın ağırlığına yakındır, dayanabileceği anlamı taşır. Sağlamlık açısından bir diğer etmen ise, kamışın kullanıma bağlı olarak yıpranmasıdır. Bu genel olarak kamışın yüke dayanma özelliği ile doğru orantılıdır.

Hafiflik : Büyük bir heyecan ile girişip zevkle balıkları çekerken hafif/ağır kamış pek farketmez. Ama her balıkçı bir gün mutlaka balığın vurmadığı bir ava çıkar. Bu durumda hafif bir kamış akşam döndüğünüzde bel ağrısından, kollarınızın halinden daha az şikayet etmenize vesile olur. Kamışın hafif olması için, yapıldığı malzemenin sağlam olması, böylece daha ince olabilmesi gerekir.

Hafiflik ve sağlamlık birbiriyle ters orantılıdır. Kamış hafifledikçe sağlamlığı azalır. İyileştirme için genellikle özel kompozitler kullanılır. Bu kompozitlerden en bilineni karbon bazlı olan grafit'tir. Grafit, hafif ve sağlam bir malzemedir. Ama en ideali değildir. Grafit yerine kullanılan diğer malzemeler, bir tür fiberglass olan "scrim" ve özel reçine kompozitleri olarak sayılabilir. Bunlar sırasıyla daha sağlam ve daha hafif kamışlarda kullanılırlar.

Misina kılavuzları : Bunlar sağlam ve kaygan malzemelerden olmalıdır. Aksi halde bol bol misina eskitirsiniz. Ayrıca sürtünme misinayı toplarken bir kaç misli fazlası ile kolunuza ekstra yük olarak dönerken, atış esnasında daha kısa mesafeye erişmenize de yol açar. Paslanmış, eğrilmiş, darbe almış vs. kılavuzları mutlaka değiştirin. İyi bir kılavuz olsun istiyorsanız, titanyum'dan yapılma yada titanyum kaplamalı zirkonyum bir tane isteyebilirsiniz. Galata köprüsüne gidip porselen aldım dersiniz yanınızdakine, fiyatını söylersiniz, o da ben bu takımın hepsini daha ucuza aldım der. Eğer daha uygun fiyatlı ekonomik ama kaliteli bir şey istiyorsanız, demir olanlardan uzak durun. Demir kısa sürede paslanır. Seramik malzeme kullananlar daha iyi olur. Ama dyneema misina kullanıyorsanız, bu halkaların iyi olması kritik önem taşır, yoksa misina bunları kolayca aşındırıp bozabilir.

Tutma yeri : Tutma yerinin bilhassa elinizden kaymayacak, ergonomi sağlayacak malzemelerden olmasına özen gösterin. Tutma yerlerinin dizaynı temelde atış tekniğinizle ilgilidir.

Bu bir kaç temel husus dışındaki özellikler ise balığa, avlanma şeklinize, yem büyüklüğüne vs. hemen herşeye bağlı olarak değişir. Elbette sorun bir bütçe sorunudur, fakat iyi bir balıkçı, ilgi alanına giren av türleri için değişik özelliklerde bir kaç kamış bulundurmalıdır. En iyisinden bir tane alayım, her işe koşayım diyemezsiniz. Bu noktada çeşitli özellikler için şunları söyleyebiliriz.

Refleks : Kamışın ucundaki yük değişimine tepki verme hızını belirler.


( Fast = Hızlı, Slow = Yavaş; Fast = Yüksek refleksli, Slow = Düşük refleksli )

Düşük refleksli bir kamış, sert kamıştır. Ucuna binen yük, tüm kamışı eğer. Böylece bilhassa kavgacı ve büyük balıkları tutmada avantajlı olur. Yüksek refleksli bir kamış ise sadece uç parçalarından eğilir. Bu durumda gerek balığın hareketine, gerekse sizin hareketinize daha hızlı tepki verir. Yüksek refleksli kamışlarla daha uzaklara daha ağır yemler atmak mümkündür. Esnek kamışlarda ise daha yumuşak hareketlerle nokta atışı yapılabilirken, ağır yemleri atmak bir sorun olur. Yem, kurşun vs. bir hayli ağırsa,kamış yay gibi kıvrılır ve atışı zorlaştırır. Bu yüzden hemen her üretici C.W.T. olarak belirtilen atma kapasitesini belirtir. Bu kapasiteden düşük değerde bir takım takarsanız kamış çok sert gelerek dengelemesi, atması zor olur. Pek çok kamış için hızlı, yavaş vs. bilgisi verilmez. Ama gözlediğim kadarıyla CWT büyüdükçe, reflekste düşüyor. Daha ağır bir takım atmaya çalışırsanız, çok kötü atışlar yapabilir, kurşunu bir yerinize çarptırabilir, kamışa hasar verebilirsiniz.

Boy : Kamışın boyu arttıkça, bazı şeyler iyileşir: Daha uzağa yem atabilirsiniz. daha kolay tasmalayabilirsiniz, takımı toplarken daha dik çekebilirsiniz, daha uzun takım (7'li yerine 10'lu çapari mesela) kullanabilirsiniz vs. Ama bazı şeylerde kötüleşir. En başta, uzun kamış sizi daha çok yorar. Bilhassa irice bir balık çekmeye başlarsanız, gücünüz bu işe yetmeyebilir, balık kurtulup gidebilir. Uzun bir kamışı her yerde kullanamazsınız. Bir kayıkta uzun bir kamış, iyi bir kendine zulmetme ve denize düşme sebebi olacaktır, Üstelik çok dengeli ve hassas yem atamazsınız. Dahası, güçlü bir balık gelir vurursa, misina yeterince sağlam ama esnek değilse (=dyneema), kamışı kırabilirsiniz. Kıyıya tutturduğumuz 4-5 mt. lik kamışların dyneema misinalar kullanırken, yakalayamadığımız için türü ve büyüklüğü bilinmeyen bazı hunhar balıklar tarafından kırıldığı oldu. Esnek bir kamış kırılmıyor, doğru ama balık çekince suya düşen kamışı sudan çıkarmak bir hayli uğraştırıyor. Kısa kamışlar ise bu tür sorunlara daha dayanıklı. Kırılmıyorlar, balık aniden çekince kurtulup suya düşmüyorlar. Sebebi basit. Arşimet ve meşhur kaldıraç prensipleri. Elbette daha önemlisi, paraya kıyıp adam gibi kamış almıyor olmamız.

Genel yapısı : Bu daha çok, kamışın parçalı, tek parça, teleskopik vs. gibi modelini belirtir. Teleskopik kamış, radyo antenleri gibi birbirinin içine geçen borulardan oluşur ve nerdeyse standart kamış türüdür. Bilhassa uzun kamışlar için bu yöntem son derece kullanışlıdır. Ama bu yöntem gereğinden daha kalın, daha uzun malzeme gerektirir ve kamış olabileceğinden daha ağır olur. Bu ağırlık gözardı edilebilir elbette, diğer kolaylıklar gözönüne alınarak. Ama bu tür bir yapı ile hassas bir kullanım sağlanamaz. Esneme ve kıvrılma özellikleri lineer olmaz. Bu yüzden göl ve nehir avcılığı gibi hassas işlerde tek veya ayrık bir kaç parçadan oluşan kamışlar tercih edilir.

Kamış seçimi aslında son derece kolaydır. Ama kamış, evdeki kamış olarak değil, şu iş için kullanılacak şeklinde seçilmelidir. Gölde turna yakalamak için ideal olan kamış, deniz kenarında işe yaramayabilir. İyi bir haber olarak, hemen her tür av ve avlanma şekline uygun bir kamış üretilmiş halde. Kıyıdan avlananlar, gölde takılanlar, fly avcıları vs. her biri için optimize bir kamış bulmak mümkün. Kabaca, hangi tür ava nasıl kamış gider dersek:

Kayıktan, denizde istavrit, izmarit, çinekop vs. : Bu işe en uygun kamışlar 3m ve altında boyda, tercihan teleskopik kamışlardır. Ama bu durumda kamış kullanmadan el takımları ile çalışmak daha avantajlı olacaktır.

Kayıktan denizde akya, kofana vs. büyük balıklar: Gene 3m'den bir hayli kısa, tercihan 2m civarında esnek, düşük refleksli bir kamış tercih edilmelidir. Sağlamlık haliyle en önde tutulmalıdır.

Kıyıdan atıp çekme: Bu iş için ne kadar uzun bir kamış alırsanız o kadar verimli olur. Atış en önemli husus olduğu için yüksek refleksli, atarı büyük kamışları tercih etmelisiniz. Uzağa atış için optimize edilmiş özel "surf casting" kamışlarını bulmak mümkündür.

Göl veya nehirlerde levrek, turna, iri sazan, yayın gibi avlar: Tek veya iki parçalı özel kamışlar. Bilhassa Fly avında bu işe özel üretilmiş bir kamış olmazsa olmazlar arasındadır. Eğer o an için temin imkanı yoksa, 3 m'nin altında esnek kamışları tercih edin. Atarının düşük olmasına özen gösterin.

Kamışlar için söyleyebileceğim çok fazla bir şey yok. Kamış almaya giderseniz, satıcı size, karbon, çelik örgü gibi terimlerden bahsedecektir. Karbon kamış denen türler, grafit veya değişik karbon kompozitleri ana malzemeden yapılırlar. Sağlam ve esnek olurlar. Bazen bu ana gövdenin üzerine çelik telden örgü yapılarak ekstra sağlamlık sağlanır. Yeni başlayan için elde tutuş, boy pos ve bilhassa ağırlık daha belirleyici etmenler olacaktır. Çok iyi bir kamış, sizi çok iyi bir balıkçı yapmaz. Kamışlar, en kötü durumda bile idare edebilecek düzeneklerdir. Çok alakasız yerlerde, çok alakasız amaçlı kamışları kullanmadığınız sürece kamışınız iş yapacaktır. Ama, en baştada söylediğimiz gibi hiç bir kamış her iş için ideal değildir. Olası av alanlarınıza göre bir kaç çeşit kamış bulundurmanız faydalı olacaktır. Özellikle dikkat etmeniz gereken hususlar sağlamlık, porselenlerinin kalitesi, tutma yerlerinin ergonomisi, hafiflik gibi özellikler olabilir.

Kamış seçiminde kritik bir husus, kullanacağınız misina türüdür. Konvansiyonel monofilament misinalar, esneklik sağlar ve kamışa düşen yükü azaltır. Ama bu lastik etkisi yüzünden güçlü atışlarda hızlı refleksli kamışlar çok verimli olmaz. Mümkün olduğunca düşük refleksli kamış tercih edilmelidir. Dyneema gibi esnemeyen misina kullanımında yavaş refleksli kamışlar daha etkili olabilir. Elbette, sizin kullanım, atış, hazırlama vs. yöntemleriniz asıl belirleyicidir. Benim için böyle olan sizin için aynı olmayabilir.

Kamışların kullanımına dair bazı ipuçları vermek doğru olur. Kamış, yemi fırlatırken ve balığı çekerken aynı mühim görevi üstlenir. Üzerinde güç biriktirir. Bilhassa balığı çekerken bu kritik bir önem taşır. Kamış ne kadar eğiliyorsa, o kadar kuvveti üzerinde depolamış demektir. Eğer düşük refleksli bir kamış kullanıyorsanız, kamış boyunca biriken kuvvet daha yoğun olur. Böylece daha kısa boyda ve daha zayıf (=hafif) bir kamışla çalışabilirsiniz. Ama böyle bir kamış uzağa yem fırlatma için uygun olmaz. Uzağa atacağınız yemle birlikte, kamışın uzun, yüksek refleksli ve daha sağlam olması gerekir. Balığı çekerken yükü mümkün olduğunca kamışta toplamaya çalışın. Kamışı az eğip makaraya yüklenmeyin. Bunu yaparken uygun bir yol: Balık kancaya takıldığında güçle sararak kamışı aşağıya eğip, devamında kamışı kaldırırken sadece boşluğu alın ve yükü mümkün olduğunca kamışa toplayın. Bu noktadan sonra artık daha yavaş ve kolayca çekebilirsiniz. Yorulmaya başlarsanız boşluk vermeden kamışı eğin. Bu size birazcık zaman kazandırır. Yüksek refleksli bir kamış bu tür bir faaliyet için daha uygundur ve uzamayan misinalarda daha rahat çalışmanızı sağlar. Görüldüğü üzere, bir yönde iyileşen özellikler diğer yönde kötü etkiye sebep olabiliyor. Bu nedenle, refleksli ortalama olan kamışlarda bulmanız mümkün. Ortalama refleksli bir kamışı biraz uzun seçerek optimum verim alabilirsiniz. Elbette bu kıyıdan seyirtme, çapari vs. atarken daha makul olur. Mesela Galata köprüsünde veya kayıkta aynı randımanı vermez. Burada sorun yemi uzağa atmak gibi bir kaygınız olmaması, buna mukabil bir palamut vurduğunda onu suyun dışında ve içinde uzun bir yol boyunca tutmak gibi bir derde sahip olmanızdır. Benzer yerlerde düşük refleksli, yani boydan boya ve bolca esneyen bir kamış daha doğru seçim olacaktır.Balık yapmıyor diyerek Sarayburnu'na giderseniz, dalga yapıyor diye kıyıya çıkarsanız bu kamış burada en iyi olan olmayacaktır.

Orta yolu arayanlar elbette sadece biz tüketiciler değil, üreticilerde bunun üzerine yoğunlaşıyor. Sonuçta bilinen markaların çeşitli amaçlı farklı kamışları var. Bu yüzden iyisini seçebileceğinize güvenmiyorsanız, üreticilerin tavsiyeleri daha iyi olacaktır. Tanınmış markalar, St.Croix, Loomis, AllStar, Abu Garcia gibi markalar kendi aralarında rekabet halinde ve "Kimse daha kötüsünü yapmadan, daha ucuzunu yapamaz" kuralı burada son derece iyi işliyor. Elbette herşeyde olduğu gibi çin malı taklit bir ürüne aldanmakta mümkün. Fiyatlar arasında uçurum denecek farklar varsa, ucuz olana biraz şüpheli yaklaşın. Aldığınız malı önce bir inceleyin, güven veriyorsa o zaman satın alın. Ama unutmayın ki, hiç bir kamış her iş için aynı randımanda olamaz. Balık çekerken çok iyi olan kamış, yem atarken sizi üzebilir. Lüfer için iyi olan kamış, çaparide keyfe keder verebilir. Zayıf olduğunuzu düşündüğünüz tarafı öne çıkaran bir seçim bence en akıllıcası olacaktır. İyi olduğunuz tarafları bir şekilde geliştirip kamışa uyum sağlamanız mümkündür. Tekrar söyleyelim, çok kaliteli bir kamış sizi çok iyi bir balıkçı yapmaz. Yabani kızılcık dalına misina hatta naylon ip bağlayıp 4 kg'lik sazan, kiloluk alabalık tuttuğumuz çok olmuştur. En kötü kamıştan bile daha kötü olan gerçek kamışlar, bambu, göl kamışı vs. ile bile gayet makul av yapardık, hala yapanlarda var. Amatör balık işi bir hayli zevk işi olduğundan gereğinden fazla lüks bile pazar bulabiliyor. Şahsi görüşüm, bir kamış yem veya misina kadar avın verimini etkileyici değil. Sağlam, kırılmayacak, yeterince uzun... Bunu sağladıktan sonra, balık varsa, kancaya vurursa, gerisini bir şekilde telafi etmek gayet mümkün. Ama mükemmeli istiyorsanız, kesenin ağzını biraz açıp bir kolleksiyoner gibi bolca kamışa sahip olmalısınız. Farklı boylarda, değişik reflekslere, değişik tutma yerlerine sahip bolca kamışınız olmalı. Ama harcamadan çekiniyorsanız, herhangi biri sizi idare edecektir. Tekrar edelim, hiç bir kamış tek başına her yerde, her zaman, her balık ve yem için en iyisi olmaz.

Balık çok çeşitli şekillerde avlanabilir. Ama temelde iki tür avcılıkta kamış bahse değer etki yaratır. Fly ve Surf Casting.. Fly, Kısaca, yapay sinekle tatlı suda alabalık avı, ki bunda asıl önemli olan, o tüy hafifliğindeki yemi tam istediğiniz noktaya düşürmektir. Bu sebeple olabildiğince dengeli ve bu işe özel bir kamış gerekir. Surf casting ise, kıyıdan açığa atılacak yemle avlanmak demektir, hedef uzağa, olabildiğince uzağa yemi düşürmektir. Genelde bu bir ego tatmini meselesidir. Kıyıda iseniz, uzağa atınca daha çok balık tutacağınız biraz yanlış bir fikirdir, pek çok avlak için. Diğer yandan, uzağa ulaşmak için, çekilen misinanın hafif, ince olması, takımın, yemlerin vs. buna uygun olması gerekir. Sonuçta çook iyi bir surf kamışı ile alelade bir kamış arasında atış arasında pek fark olmaz. Çünkü, farkı ortaya çıkaracak kadar öbür malzemeler yeterli olmaz.. İyi bir kamış, makina, misina ve ağırca bir kurşunla 200m'ye ulaşılabilir. Ama bu mesafeye gidecek kadar hızlı atınca, yemleriniz düşebilir. Veya taktığınız sahte yem, çapari. vs. öyle kötü hava sürtünmesine yol açabilir.Yemli 3 köstekli takımın beden parmak gibi olması gerekebilir, ki, balık hiç yüz vermeyebilir.. Bu şekilde atışlarınız, 50 - 100m arasında sınırlanmış olur.

Bu nedenle surf casting işinde kamışın nerdeyse tek anlamı, uzunluğudur. Teoride daha uzun kamış, daha uzak atış demektir. Fakat, kamışın boyu arttıkça, zaptetmesi, savurması zorlaşır. Ortalama bir insan için, 350 ile 400 cm arasındaki boylar idealdir. Daha uzunlarında ortaya çıkacak erken hızlanma vs. gibi sorunlar nedeniyle, iyi ihtimalle atışınız pek değişmez, ama kötü ihtimalle atışınız daha kötüleşir. Surf kamışlarında diğer hususlar, sap ve kılavuzlarda özelleşir. İyi bir surf kamışının az sayıda kılavuzu bulunur ve kılavuzları geniştir, bir hayli geniş, 7-8 cm çapında kılavuzlar sıradan (doğru dürüst bir surf kamış için) olur.. Sap ise makinanın bağlandığı yere kadar nispeten daha uzun yapılır. Bu sayede kamışı kollarınızı açarak rahatça tutulabilir..

Bu şekilde, pratik sebepler nedeniyle, surf kamışlarının çok öyle aman aman bir üstünlüğü gözlenmez. Fakat, işin bir de diğer yanı vardır. Atıştan sonra takımı toplamak. İşte bu noktada surf kamışı olarak bilinen kompozit, genelde karbon fiber destekli kamışlar, hafiflikleriyle yüzünüzü güldürürler. Sizi tonla hamallık etmekten kurtarırlar. Ayrıca, daha az zorlayıp, kollarınız için daha ehven atışlarla av mesafesine kolayca erişmenize yardımcı olurlar. Bu sebeple, bilhassa surf casting işinde, hafif bir kamış seçimi çok daha uygundur.

Tekrar söylemek gerekirse, balık elinizdeki kamışa bakarak kancanıza takılmaya karar vermez. Kamışın ava uygunluğu ve kalitesi, balık tutmanızdan ziyade sizin rahatınızı doğrudan etkiler. Ve dahası, av stilinize uymayan kamış, tersine veriminizi düşürür. Uzun bir kamış, ağır bir takımı uzağa atmak için iyidir. Ama belirli bir yere atmak için çok fazla dengesizdir. Kısa bir kamışla, nokta atışları yapabilirsiniz, fakat çok uzaklara atış imkanınız olmaz. Atarı yüksek bir kamış, ağır bir kurşunla donatılmış takım için iyidir, ama zoka, sahte balıklar, yüzen kurtlar vs, hafif şamandıralı takımlar gibi hafif takımlar için aksine bir derttir. Sonuç olarak, farklı stiller için farklı kamışlara sahip olmak gerekir.
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 08:25.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99