Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > OLTA MALZEMELERİ > İğneler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

İğneler İğne deyip geçmeyin! Doğru iğne seçimi, başarılı bir av demektir. Levreğe, sinarite, Lüfere kaç numara iğne kullanmalı Kısa pala, uzun pala çelik, krom iğneler nasıl kullanılır İğneler nasıl saklanır, İğneler ile ilgili bilmek, paylaşmak istediğiniz her şey burada!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-06-2007, 11:45   #1 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
Varsayılan Damak ikilemi...

Damak, iğnenin sivri, balığa saplanan ucunda, uca az bir mesafeden açılmış olan kertiğe verilen isimdir..



Mustad, bu damağın yakalanan balığın iğneden kurtulmasını engellediğini savunur. Ama damaksız iğne kullananlarda hayatlarından gayet memnundur.. O zaman nedir damak mevzusunun hikmeti?

Damak asıl önemini yemi iğne üzerine tutmakta gösterir. Balığın ağzına oturan iğnenin misina tarafından karşılandığı düşünülürse, avın ağzından çıkması pek mümkün olmaz. Kısaca, iri bir damak balığın kurtulmasını engellemede çok kritik olmaz..

Asıl etmen şudur: Damak önce balığın etine saplanmalıdır. Bunun için ekstra güç (tasmalama) gerekir. Dahası genelde balığın yakalandığı yer olan agzı lifli kaslardan değil, zarlardan, balık kemiğinden vs. oluşmuştur.. Bu ekstra güç ve daha geniş yırtılma alanı, iğnenin tuttuğu bölgeyi zayıflatır, balığın ağzının parçalanıp kurtulması imkanı daha büyük olur..

Aynı sorun yemler içinde ortadadır. İri bir damak, yemi daha çok tahrip eder. Sonuç olarak balık yemi daha kolayca iğneden kapıp kaçabilir.

Olası bir orta yol, damakları daha küçük yapmaktır ki, son model iğnelerde bu eğilim açıkca görülmektedir.

İstavrit çaparisinin damaksız iğnelerle yapılması ilginç bir şekilde balığın bırakması ihtimalini azaltmakta, balıkların yakalanma ihtimalini ise artırmaktadır.

Peki o zaman hep damaksız iğne kullansak, daha mı iyi olur? Sanmıyorum. Özellikle sinarit, palamut, lüfer gibi dişli balıkların son derece güçlü ve sağlam çeneleri yanında, avlarını tutup sallamak gibi bir huyları vardır. Bu sallama hareketi, iğnenin balığın ağzından çıkmasına sebep olabilir. Fakat, istavrit, levrek, izmarit gibi avını bir hamlede yutan (yutmaya çalışan) balıkların ağızlarına bakarsanız, ağzın çevresinin körük gibi zar şeklinde olduğunu görürsünüz. Bu zarın kolayca damak tarafından tahrip edilmesi mümkündür.. Bu nedenle körüklü ağzı olan böyle balıklar için damaksız iğne daha etkili olabilir. Fakat, yemli takım kullanıyorsanız, damak olmayınca yem kolayca iğneden kurtulacaktır..

Damak büyüdükçe, tasmalama zamanı ve yükü artar. Bu nedenle daha zayıf ve tamamen damaksız bir iğne ile balığın vuruşları daha kolay yakalamaya döner. Diğer yandan taktığınız yem çok fazla hırpalanır..

Bu nedenle, damaksız veya zayıf damaklı iğneleri bir denemeniz faydanıza olabilir..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969

Bu mesaj en son " 21-03-2008 " tarihinde saat 11:46 itibariyle Skoylu tarafından düzenlenmiştir....
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-06-2007, 12:14   #2 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,242
Varsayılan

Balığın yakalanması, iğneye takılması konusunda damağın bu işi biraz daha zorlaştırdığı , tasmalama, çalınma vs. gerektiğin katılıyorum. Ancak bence de damağın balığın ağzından iğnenin kurtulmamasını sağlama konusunda iyi rol oynadığını düşünüyorum. Biz balıkçılar genellikle balığı çekerken boşluk vermemeye çalışırız dolayısıyla balığın ağzından geçen iğne ve uç kısma yakın olan damak zaten balığın ağzından kıvrıılıp diğer taraftan dışarı çıkmıştır bile. Bu durumda balık ;

1- kıyıya çıkacak
2- iğneyi açacak
3- misinayı koparacak
4- düğümü açacak
5- iğneyi kıracak
6- balığımızın ağzı yırtılacaktır.

Bunların dışında bir seçenek yoktur.
Bunların hepsi bir takım düğüm, sağlamlık, makinayı sarış vs. gibi teknik önlemlerle bir yere kadar çözülebilir nitelikli problemler.
Ancak hasbel kader boşluk verdik diyelim yada balık bizim makinayı sardığımız yöne doğru sarış hızımızldan daha hızlı gelmeye başladı ve boşluğu (bolluğu) kendisi yarattı diyelim. Bu durumda ağzındaki damaksız iğne ile istediği gibi oynayabilecek ve belki de damaklı olsaydı çıkaramayacağı iğneyi bu sefer kolaylıkla ağzından atabilecektir.

Tabi çaparilerde iş biraz daha farklıdır. Çaparide temel olarak 2 hareket vardır. Tekneden sarıkıtma yolu ile yapılan çaparilerde, Çapari bir kulaç kadar aşağı iner ve hemen akabinde aynı mesafe yukarı çekilir, balık kıskandırılır. Bu yöntemle yapılan bir çapari esnasında kolu yukarı çekerken yakalanan bir balık hemen akabinde kolun aşağı indirilmesi aşamasında iğnenin damaksız olması ve balığın ağzından kurtulmasının önünde herhangi bir engel bulunmaması sebebiyle daha kolay kurtulabilir. Tabi balığın yakalanması aşamasında zaten kol çekme gibi bir yöntem kullanıldığından doğal bir tasmalamada yapılmaktadır, dolayısıyla çapari ile iğnenin başına gelen bir balığı yakalamak daha kolay olmaktadır. Ancak bu aşamada da çapariyi aşağı indiriken gelen balığın kaçması sorunu daha fazla yaşanacaktır.

Motor üstü yapılan çaparilerde olta zaten haddinden fazla gergin olmaktadır, balık çapariye gelse dahi tekne tamamen durmadığından iğneden kurtulması pekmümkün görülmemektedir.

Kıyıdan yapılan çapari avlarında ise kamış yaklaşık 2 metre kadar çekilir, makina boşluğu alacak kadar sarılır bu arada kamışın ucu öne getirilir ve bolluk alınınca tekrar sarılır bu işlem takım kıyıya gelene kadar böyle devam eder. Bu esnada çaparimize bir balık geldiğinde kol çekme işlemine devam edersek damaksız iğnemizden balığın kurtulması muhtemelen daha kolay olacaktır. Çünkü aynı tekneden sarkıtma yönteminde yapıldığı gibi bir boşluk meydana gelecek ve iğnede damak olmadığı için balığın iğneden çıkıp gitmesi daha kolay olacaktır.

Bence iğnedeki damak bölümü çok abartı geniş olmadığı sürece balığın kıyıya çıkartılabilmesinde önemli rol oynar. Ancak balığın yakalanması aşamasını da az da olsa zorlaştırdığı bir gerçektir.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-06-2007, 13:03   #3 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
Varsayılan

Birazcık balıkların davranışını bilmek lazım emre.. Balık ileriye doğru yüzerken ağzını açarak gidemez. Balığın ileri hareketi iğneden kurtulmasını pek sağlamaz. Ancak sağa sola parçalamak için yapacağı hareketler iğneyi savurabilir. Bu hareketleri ise, bilhassa dişli balıklar yapar..

Balıklar geriye hareket yapamaz, yapmaz pek.. Hele o panik anında pek bunu düşünmezler. Damaksız iğne yemi kolayca düşürür ama balık için aynı şeyi söyleyemem, çünkü, iğne balıkla birlikte hareket eder.. Dilersen, bir teli kıvır iğne gibi.. Balık ağzını temsilen bir kağıt borunun kenarına sapla. Misinadan tut ve ileri sür.. İğneyi yerinde kalmaya, balığın ağzının içine doğru iten pek bir güç olmadığı için çok kolayca çıkmayacaktır..

Genede, damaksız iğne her zaman her yerde ideal değildir. Hatta bazen sağlam damaklı bir iğne daha iyi olabilir. Mesele, damaklı, damaksız iğnelerin bize neler getirip, neler götürdüğünü bilmek.. Mesela, yemli bir takımda damaksız iğne sükutu hayale uğramanın iyi bir yoludur. Ama bir fly (çapari) veya rapalada damaksız iğne iyi bir tercih olabilir..

Ha, damaksız iğne, gerçekten hiç damağı olmayan ayrı bir şeydir. Damağı olup küçük, zayıf damaklı iğne ile karıştırmamak gerekir..

Diğer yandan, iğneye takamadığın balığı çekmende pek mümkün değildir...
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-06-2007, 13:13   #4 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,242
Varsayılan

Tabi muhtemelen iğneye takamadığımız balığı çekemeyiz, çünkü balık iğnede değildir. Ama damağın, iğneyle ve yemle ilgilenen bir balığa iğnenin tamamen geçmesini çok fazla, aşırı önlediğini düşünmüyorum. Acaba vurupta alamadığımız balıkların sebebi sadece damak mı ? Öyleyse tüm iğnelerimdeki damakları penseyle kapatırım. Ama sanmıyorum.
Ben aslında şöyle düşünüyorum damaklar çok abartılı olmadıkça balığı almamızı çok az etkilerler yani, bence yüzde 10 gibi. Ama damaksız bir iğneyle aldığımız bir balığın daha yüksek oranlarda kurtulma imkanına sahip olduğunu düşünüyorum. Gerçi ben bunları denemedim ama hayal ederek varsayımsal konuşuyorum. Yani kabaca, diğer tüm değişkenler aynı kalmak kaydıyla, damaksız bir iğneyle gelen 10 balıktan 10 unun da iğneye geçtiğini düşünelim, damaklı bir iğneyle normalde gelen 10 balıktan 8-9 unu yakalayabiliyorsam,

Damaklı bir iğneyle gelen 10 balıktan 9 unu kıyıya çıkarabildiğimizi düşünelim, damaksız bir iğneyle de bu 10 da 6-7 düşüyorsa,

o zaman damaklı iğne daha etklidir diyebilirim. Tabi bunların hepsini test etmek denemek, tecrübe edinmek falan lazım.
(Oran ve rakamlar tamamen benim hissiyatlarımdır)

Tabiki balıklar takıma doğru yüzerken ağızları açık yüzemezler ama çokça kafa atan direnen balıklar için bunu söyleyemem. Lüfer , levrek balıkları için damaksız iğne tamamen intihar olur diye düşünüyorum.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-06-2007, 14:06   #5 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
Varsayılan

Alıntı:
Acaba vurupta alamadığımız balıkların sebebi sadece damak mı ?
Hepsi değilse de, büyük bir kısmının sebebinin bu olduğunu söyleyebilirim..

Alıntı:
Damaklı bir iğneyle gelen 10 balıktan 9 unu kıyıya çıkarabildiğimizi düşünelim, damaksız bir iğneyle de bu 10 da 6-7 düşüyorsa,
Püf noktasıda burda zaten. Damaklı bir iğneye gelen 100 balıktan 70'ine iğneyi takarsınız, bu 70'in 10 tanesi yolda düşer. Damaksız iğnede ise 100 balıktan 80'i iğneye takılır, ama gene 10 tanesi yolda düşer. Damaklı iğneden balıkların kurtulma oranı, damaksız olandan daha küçük değildir.. Çünkü, kurtulma genelde, çoğu zaman iğnenin yerinden çıkması değil, balığın ağzının yırtılmasına bağlıdır..

Olayı anlamak için, iğne teknolojisine yakından bakmak lazım. Eski iğneler kesme ve kimyasal bileme yöntemiyle elde edilirdi. Bu ise, düzgün bir delik açmaktan ziyade, balığın ağzını yırtarak saplanmaya neden olurdu.. Modern iğnelerde kullanılan, Ultrapoint, Flashpoint, needle point vs. gibi bileme teknolojileri, iğnenin sıkışarak damağa oturmasını sağlar. Bu sayede iğne bir miktar sürtünmeye tabi olur ve kolay kolay kurtulmaz. Diğer yandan iğnenin damağını ezip, damaksıza çeviremezsin. Şöyleki, damaksız iğnelerin, sivri kısmı daha konik ve uzundur. Diğer yandan dirsek bölgesi daire değilde, kirby'lerdekine benzer bir eğri oluşturur. İğnenin gözü ise, iğnenin ucuna doğru bir hayli eğiktir. Bu yapı sayesinde balığın ileri hareketi, iğnenin ucunu dibe doğru zorlar. Hatta, Fly yapımında çok popüler olan czech nymph denen özel köşeli kıvrık uçlu modeller vs. de vardır..

Kısaca, damaksız iğneler, tıpkı çember iğneler gibi ayrı bir modeldir. Bir iğnenin damağını keserek damaksız iğneye çeviremezsiniz, o olsa olsa, damağı kırık iğne olur..

Çokca kafa atması pek önemli değilde, balığın ısırdığını koparmak güçlü, kısa ve seri hareketlerle kafa sallaması en büyük sorundur.. Bu bir sarkaç etkisi yaratır ve damaksız iğnelerin etkinliğini azaltır. Gerçi, bu iğne bir seyirtmeye takılı ise pek sorun olmaz. Ama bizim yemli takımlarda pek can sıkıcı bir şey olacaktır, bilhassa lüfer tutarken..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-06-2007, 14:13   #6 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,242
Varsayılan

Anladığım kadarıyla, bu tür damaksız iğnelerde tüm diğer balık avı malzemeleri gibi yerine , takımına ve balığına göre kendine çeşitli kullanım alanları bulmakta. Yani nasıl kısa sağlı geniş ağızlı iğneleri lüfer familyasına kullanmıyorsak, yada akıntılı sularda 50 grlık kurşunlar kullanmıyorsak yahut palamut çaparisine 10 numara iğne bağlamıyorsak, her balıkta ya da durumda da damaksız iğneleri kullanamayız.
Peki Serdar hocam bu iğne için tavsiye edebileceğin takım, balık, su vs. durumlar hangileridir ?

Önerilerin nelerdir ?

Hangi yemlilerde, hangi çapari lerde hangi balık için bu iğneler damaklılara göre verimli olurlar ?
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-06-2007, 14:42   #7 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,561
Varsayılan

Temel olarak, yemi bütün olarak yutan, dişsiz balıkların hemen hepsinde verimli olurlar. Fakat, yemlerin balığın bir çırpıda yutacağı kadar kadar küçük olması vs. gerekir. Seyirtme, rapala, fly, çapari vb. düzenekler ise en etkili oldukları yerdir..

Fakat buradan atalım eldeki iğneleri gidip damaksız iğne alalım gibi bir sonuç çıkarmayın.. Benim asıl dikkat çekmek istediğim olgu, damaksız - zayıf damaklı - iri damaklı arasındaki farkları izah etmek.. Pek çok durumda, izmarit, kalkan vs. için zayıf damaklı iğneler daha iyi olacaktır.

Şimdi şunun damağına bir bakalım:



Bir de şununkine:



İşte asıl mesele burada.. Pratik sebepler (temin edememe vs.) nedeniyle damaksız iğne bulmak, kullanmak pek mümkün değil.. Kaldı ki, yem ile kullanımda son derece düşündürücü. O halde, orta yol olarak damağı zayıf iğneler geliyor akla. Kaldı ki, sözüm yabana, deve dişi gibi damak yapmakla ünlü mustad'ın yeni modellerinde damaklar tıpkı Owner, Gamakatsu vs.de olduğu gibi bir hayli zayıftır..

Genel olarak damaksızdan, en baba damağı olana kadar tüm iğnelere aynı gözle bakmaya çalışılmalıdır.. Mesele, avlanırken nerde yanlış yaptığınızı bulmak ve bunu düzeltmektir.. Eğer balıklar bol bol yeminizi yiyorsa, daha kolay saplandığı için zayıf damaklı bir modelle veya belki damaksız bir modelle devam etmek faydalı olabilir.. Neymiş, iğnenin damağı küçüldükçe, daha kolay saplanıyor, ağız yırtılması daha az oluyormuş.

Eh, siz elinizdeki takımdan memnunsanız, veya bulduğunuz damağı küçük iğne körse, hemen açılıveriyorsa vs. neden damaksızda ısrar edesiniz ki?

Bende bir tek bile damaksız iğneyle bağlanmış takım yok şu anda.. Ama zayıf damaklı iğnelerle bağlanmış takımlarım yarı yarıya..

Bu tartışmada, bir malzemecide "Norveç'ten başka iğne tanımam, damaklı olacak iğne dediğin.." diyen birisi yüzünden aklıma geldi..

Damaklı iğne, kendi avantajlarına, damaksızda kendi avantajlarına sahiptir.. ikisinide bilmek gerekir ki, hangi avantaj faydalı olacaksa onu kullanabilelim..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

« - | Mustad 39950 BL »

Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 08:24.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99