|
|||||||
| Gerçekleşen Organizasyonlar Organizasyonlarımız çok sıcaktır. en yeni üyemiz de en eski üyemiz de kırk yıllık dost gibi sarılırlar, birbirleriyle bir ekmeği paylaşırlar. Nice teknikler, taktikler paylaşılır ve katıldığımız her organizasyon, ustalık belgemizi bir kademe daha yükseltir. Bakın, neler neler yapmışız siz de görün! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: Oct 2007
Konum: Ãstanbul
Yaş: 32
Mesaj: 89
|
O gün fena halde balık tutacağım tutmuştu
Öğleden sonra bu durum iyice dayanılmaz bir hal alınca, işten kaçıp biyerlerde olta sallamak şart oldu. Tabi bu duruma bir ya da birkaç suç ortağı geretiğinden, hemen Mustafa'yı aradım. Ama iş disipliniyle kendisine hayran bırakan Mustafa balık sevdasının iş aşkının önüne geçemediğini bana hissettirerek işten kaçmayı reddetti. Yılmadım ve önce işten eve oradan da malzemeleri alarak Yenikapı sahile kaçtım. Bu arada beni yalnız bırakmaya gönlü razı olmayan Mustafa telefonla arayarak, o civarda olta atacak olan birkaç arkadaşla beni buluşturacağını söyledi. Neticede Levent, Bedir ve ismini hatırlayamadığım için hala kendi kendime kızdığım bir arkadaşla mendireğin en sonunda buluştuk. Hava henüz kararmamıştı ve etrafta çapari yapan, hatta her atışta 2-3 istavrit alabilen arkadaşlar vardı. Bizimkiler eşkina avcısı olduğundan çapariye pek yanaşmadılar. Bedir yüklü miktarda para verdiği için hayıflandığı koca bir kalıp peynir ve ekmekleri çıkartarak önce mideyi doyuralım, sonra da balıkları besleriz dedi. Birkaç lokma aldıktan sonra, ben daha fazla dayanamadım ve çapari yapmak için kenara çekildim. Birkaç istavritten sonra günün talihsizliği 4 tane kurşun ve iki ince takımı denize bırakarak çapariye bir son verecektim ki, ne zamandan kalma olduğunu hatırlamadığım bir çinekop çaparisi gördüm çantanın dibinde. Hani lüferciyiz ya bi taraftan, bi de çinekop deneyelim diye sallamaya başladım. İlk atışta hakkaten irice bir çinekop takıldı ama, heyecanla çocuklara seslenip bir yandan iğneden almaya çalışırken, hayvan kayaların arasına düşüp denizi buldu. Birkaç boş atıştan sonra hava da kararmaya başladığı için yemli takımla eşkinaya başlamaya karar verdik. Galiba o akşam ilk balığı Bedir ve arkasından da Levent tuttu (yanlışsa düzeltin arkadaşlar) O ara pozisyon olarak biraz ayrı düştüğümüz için ekibin durumuna tam hakim olamadım. O avdan lüfer çinekop sarıkanat türevi bir balık almadan dönmemeye niyetliydim ve bu yüzden kamışa hırsız iğneli bir takım bağlayıp, istavritle yemledikten sonra olabildiğince açığa attım. Kamışı kayalara sabitleyip kısa bir misinayla da sığ sularda, kayaların arasında eşkina almak için ufak bir olta yapıp beklemeye başladım. Yarım saate kalmadan ilk eşkinamı aldım. Tam eşkinayı iğneden çıkarırken, kamışın üzerindeki fosforun sağlam titrediğini farkettim. Kesin iri bir lüfer geldi diye asıldım, hakkaten de iyi bir ağırlık çekiştiriyor ama lüfer gibi de vurmuyordu. Oltayı kıyıya alınca kocaman bir gelincik olduğunu farkettim. Onu da eşkinanın yanına koyup iki takımı da yemleyerek tekrar attım. İstavritle yemlediğim kamıştaki olta tekrar hareketlenince ben yine lüfer heyecanı yaptım ve asıldım ama bu sefer de koca kafa bir iskorpit çıktı. Onu da diğerlerinin yanına koyduktan sonra lüfere niyet attığım hırsızlı takımı kayalara takınca Levent lüfer heyecanım yarım kalmasın diye çelik iple yapılmış güzel bir hırsızlı takım verdi. Onunla da bir tane eşkina alınca, bu tür oltanın lüferden başka herşeyi alabileceğine inanmaya başladım. Tam bu sırada makinasıyla beliren Levent, istavritle yemlenmiş canım lüfer takımıyla alınması becerilen eşkinayı görüntüledi. Derken o gece geç sate kadar elimde iki gelincik, iki isporpit, iki eşkina ve yem yaptıklarımdan sonra 5-6 tane istavrit kalmıştı. İleyleyen saatlerde bizim ekip biz kaçalım dedi ve sağolsunlar Bedir'in gözü gibi baktığı peynirle ekmekleri ve bir şişe suyu da bana bırakarak ayrıldılar. Sabaha kadar hiçbirşey alamadım. Araba yok, vasıtada bulunmuyor sabahı kayalarda yapmak şart oldu uyur uyanık sabahı bekledikten sonra tam ayrılmak üzereyken, çapariye gelen erkenciler bana ilham oldu. Sabahın köründe çapari için kalkıp gelenlerle birlikte istavrite niyet sallamaya başladık. İşte zannediyorum film orda koptu. Ben bu balığın sabah yemlendiğini duymuştum ama bu kadarı da pes dedirtti. 2-2.5 saat içinda neredeyse 10'da 10 dolu çekerek acaip bi istavrit avı yaptık. Tartmadım ama abartısız 5 kilo vardı. Fotoğraf makinasını almadığım için deli gibi hayıflansam da, ilk trenle akşamki ava ek olarak sabah alınan istavritlerle evin yolunu tuttum. Bu kadar uzun olduğu için de kusura bakmayın ama bu da benim sitedeki ilk av raporum ve galiba yazı yazmayı da özlemişim... Herkese bereketli avlar diliyorum...eskina1.JPG
__________________
Sular… Kâh kar gibi köpüklenen, kâh gece gibi kararan sular. Ay ışığında yakamozlanan, güneşle kamaşan sular. Cam göbeği, nil mavisi, okyanus yeşili, lacivert ve kızl. Sanki biz suyu yarmıyoruz, su bize koşuyor. (M.D İstanbul-1999) Mehmet Dikbayır/İSTANBUL/1976/B rh - Bu mesaj en son " 28-05-2008 " tarihinde saat 11:59 itibariyle Chief tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Jan 2008
Konum: istanbul
Yaş: 38
Mesaj: 838
|
Sevgili Mehmet geceyi çok güzel anlatmışsın.Belki bu akşamda gidebiliriz Yenikapıya.Bu arada ismini unuttuğun arkadaşımızın adı İsmail.O gece Ben iki İsmail üç eşkina tuttu.Bedir çocuğu hasta olduğu için saat 22 gibi ayrılmak zorunda kalmıştı.
__________________
levent İSTANBUL ŞEHREMİNİ 06/02/1970 0 rh+ Tekirdağ Sultanköy http://www.fotofanclub.com/Gallery/E...aspx?ID=131016 |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: Oct 2007
Konum: Ãstanbul
Yaş: 32
Mesaj: 89
|
Evet arkadaşlar gerçekten güzel bir geceydi. Levent, seni tanıdığıma da ayrıca memnun oldum. İsmail ismini hatırlayamadığım için kusura bakma, ama o gece bana bıraktığın peynir ve ekmek bir yana ama o bir şişe suyu asla unutmam. Sabaha kadar yanımda bulunması gereken tek şey belki de oymuş. Bedir'in çocuğunun rahatsızlığı ciddi değildir inşallah. Kendisine burdan geçmiş olsun diyorum...
__________________
Sular… Kâh kar gibi köpüklenen, kâh gece gibi kararan sular. Ay ışığında yakamozlanan, güneşle kamaşan sular. Cam göbeği, nil mavisi, okyanus yeşili, lacivert ve kızl. Sanki biz suyu yarmıyoruz, su bize koşuyor. (M.D İstanbul-1999) Mehmet Dikbayır/İSTANBUL/1976/B rh - |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | |
|
Junior Member
Giriş: Oct 2007
Konum: Ãstanbul
Yaş: 32
Mesaj: 89
|
Alıntı:
![]()
__________________
Sular… Kâh kar gibi köpüklenen, kâh gece gibi kararan sular. Ay ışığında yakamozlanan, güneşle kamaşan sular. Cam göbeği, nil mavisi, okyanus yeşili, lacivert ve kızl. Sanki biz suyu yarmıyoruz, su bize koşuyor. (M.D İstanbul-1999) Mehmet Dikbayır/İSTANBUL/1976/B rh - |
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Oct 2007
Yaş: 35
Mesaj: 360
|
Alıntı:
![]() cumartesi akşam gidelim hadi.. |
|
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: Oct 2007
Konum: Ãstanbul
Yaş: 32
Mesaj: 89
|
Abi ayarlayalım bi organizasyon gidelim de, ben çok geçe kalmam bu hafta... Cumartesi erken işten kaçıp akşama dönelim nasıl?
__________________
Sular… Kâh kar gibi köpüklenen, kâh gece gibi kararan sular. Ay ışığında yakamozlanan, güneşle kamaşan sular. Cam göbeği, nil mavisi, okyanus yeşili, lacivert ve kızl. Sanki biz suyu yarmıyoruz, su bize koşuyor. (M.D İstanbul-1999) Mehmet Dikbayır/İSTANBUL/1976/B rh - |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Feb 2008
Konum: İstanbul
Yaş: 36
Mesaj: 531
|
Tebrikler üstadım ...
Hasta oluyorum yahu şu sabahlama olaylarına hemde hafta içi yapan var yapamayan var yazmayın kardeşim şöyle şeyler ofiste okuyunca sigarada yasak deli oluyoruz... ![]() ![]() ![]()
__________________
Tanbay S.- 0 Rh (+) - Üsküdar/İstanbul 1972-Ankara Av maceraları -Levrek Tutkusu 1 |
|
|
|