|
|||||||
| Gerçekleşen Organizasyonlar Organizasyonlarımız çok sıcaktır. en yeni üyemiz de en eski üyemiz de kırk yıllık dost gibi sarılırlar, birbirleriyle bir ekmeği paylaşırlar. Nice teknikler, taktikler paylaşılır ve katıldığımız her organizasyon, ustalık belgemizi bir kademe daha yükseltir. Bakın, neler neler yapmışız siz de görün! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 676
|
Gökyüzündeki yıldızların, yeni gelin gibi süslenmiş hali, yarın havanın çok güzel olacağının habercisiydi. Sanal âlemde sohbet ettiğim, sonrasında dost olduğum birçok arkadaşlar ile yarın yüz yüze geleceğim için, içimi tuhaf bir duygu kaplamıştı. Tamam, mı, devam mı?
Gerçekler ile yüz yüze gelmekten korkanların en büyük mazereti, hava şartlarını öne sürmek olacağı için, Allah bize yazdan kalma bir gün hediye etti! Geriye düğün, ölüm,(Allah göstermesin) Hastalık, iş yerindeki org. gibi mazeretler kalıyordu. Bunların ne kadar doğru olup olmadığını tartışmak gibi bir niyetim yok. ) )Bu tip paylaşımcı sitelerde zaman içerisinde ortak kararlar verme arifesinde her üyenin birbirini tanıması bence çok önemli. Belki ilk katılımım olması nedeniyle, benim başkaca mazeretim olmamıştı )En gencimizden en yaşlısına kadar, değişik jenerasyondan gelen insanların kaynaşacağı bu toplantı bir tartışma platformu değil; Bu sevdalısı olduğumuz olta balıkçılığının işlendiği konularda bir çatı altında toplanarak, sadece ve sadece amacımızın, doğanın bize sunduğu bu güzelliklere sahip çıkarak onu birlikte yaşama organizasyonudur. Gelecek nesillere, çocuklarımıza, oltayla tutulacak balıkların kalmasını, yaşatılmasını, sağlamak için elimizden geleni en azından, konulmuş kurallara uyarak ve uymayanları uyararak bunu yapabiliriz. Bizler bunları yaparken her zaman veya zaman zaman da olsa, ailemizi de beraberimizde götürerek, çocuklarımıza doğanın güzelliklerini tanıtmalı, yaşatmalı ve sevdirmeliyiz. Çocuklarımız, göl ve derelerin yanı sıra börtü böcek dünyasını tanımalı, ağaç ve üzerindeki Tanrı vergisi yemişlerin tadını almalıdır. Kızılcık, muşmula(döngel), karamuk(böğürtlen), yaban armudu, Ekşi elma, ıhlamur, ceviz ağaçları, yaban fındığı, ısırgan otu, ekşikulak bunlar aklıma ilk gelenlerdir bu liste daha da uzatılabilinir. —Geceden hazırlıklarımızı yapıp, Sabah saat 06.00 gibi Riva ya gitmek için, benim evin önünde; Kayınçom Tamer ve arkadaşım ten ten Ahmet ile tam saatinde buluştuk. Her zaman ki gibi lazım olacakların yanında lazım olması eh işte olan malzemeleri de ite kaka arabaya yerleştirdik. Sonrasında en yakınımızdaki benzinlikten benzin alıp lastik havalarını kontrol ettik. E–5, E–6 derken 1987–1988–1989 yıllarında benim de emeğimin geçtiği! “Fatih sultan Mehmet” köprüsünün üzerinden geçip çıkışta sağa park ettik. Burada kara murat ağbimiz ile buluşmak istiyorduk. Telefonunu çaldırdığımız da; Şu an kendisine ulaşılamadığı mesajını aldık. Arabamızı Türk bayrakları ile donatıp Riva'ya doğru hareket ettik. Saat henüz 08–00 gibi olduğundan çok erkenciydik. Yolda bir trafik kazası görünce inşallah "www.balıksevdası.com" üyelerinden değildir diye içimden geçirdim. Tabi ki, kim olursa olsun, kazanın olmamasını isterdim. Ama o an için içim bir kere cız etti. Neyse ki daha sonra bu kaza konusu, aramızda ki muhabbetlerde geçmeyince, kaza yapanın bizlerden biri olmadığı kanaatına vardım." Ateş düştüğü yeri yakar" (unutmamalı) İlk işimiz küçük bir kahvede çay içmek oldu. Yurdum insanı ile sohbet ettik. (ocakçı) Buralarda çıkan balıklar üzerine sohbet ettik. Her zamanki gibi Karadeniz'den çıkan balıkların öncelikle bu mevsimde lüfer ve palamut olduğu bilgimizi bir kez daha tazeledik. Çaylardan sonra etrafı kolaçan ederken, akşamdan veya daha erkenden gelen balıkçı arkadaşlarımızı deniz kenarında gördük. Güneş yaz aylarında olduğu gibi; o sıcak yüzünü göstermiş, en büyük organizatör ve ev sahibi gibi bizi kucaklamış ve içimizi ısıtmıştı. Taburelerimizi ve diğer eşyalarımızı arabadan indirdikçe arabanın yavaş yavaş yukarı kalktığını ve hatta "oooh" dediğini duyar gibi oldum )Termosta getirdiğimiz çaylardan yudumlarken peşi sıra, arkadaşlarımız bir bir gelmeye başlamıştı. İkram edecek kadar çayımızın olmaması karşısında biraz eziklik duymamıza rağmen, çok sağ olsun sevgili arkadaşlarımız, konuya takılmadılar ve bizi sıkıntıya sokmadan Karadeniz'in en güzel kıyılarından yer çevirmeye gittiler. )"Bu gün Allah bize öyle bir ikramda bulundu ki! Güzel bir mekân, güzel bir hava ve güzel insanlar topluluğunun buluşması, kaynaşması için, her şeyin güzel olmasını sağlamıştı. Şükürler olsun ki bizler bunun idrakindeydik ve bunu en iyi şekilde değerlendirdiğimize, inananlardanım." Bu günün güzel olacağının işaretlerini, hem havanın güzel olmasından, hem gelen arkadaşların mutlu yüz ifadelerinden anlaşılıyordu. Ağır ağır hem çevreyi hem ortamı sindirmeye, kapalı kutularımızı ufak ufak açmaya başlamıştık! Sosyalliğin verdiği coşku ile çocuksu duygularımızın ön plana çıkmak için can attığı bu ortamda; İpleri gevşettik gevşettik, sonra nerden inceyse kopsun hesabı, bıraktık! İplerin kopmasından ziyade, ortalıkta dolaşan, salınan diğer iplerle, iplerimizin buluşması, birbirine dolanarak birlikten kuvvet doğar misali asma köprülerde ki gibi çelik halatlara dönüştü! Kopan sadece birkaç takımımız olmuştur denize attığımız. Görüneni yüzeysel olarak görmekten başka onu duygusal olarak yaşayanlardan biri olarak! Aslında, görünmeyeni görmek babında, örneğin; açıkta mola vermiş gır gır, ların (balıkçı tekneleri) çektikleri ağlardan çıkan lüfer ve palamutları kolayca hayal edebiliriz. Teknelerin daha da uzağına bakarak bu sularda gezen Oruç reisi, Hızır reisi, Kemal reisi, Piri reisi, Barbaros’u ve hatta Ferdinand Macellan ve Kristof Kolomb'u bile hayal edebiliriz. Ulu önder Mustafa kemal Atatürk’ümüzün “Bandırma” vapuru ve 18 arkadaşı ile Millî Mücadele’yi başlatmak için İstanbul boğazından çıkıp, olta attığımız bu sahil şeridinden, Samsuna gittiklerini ve bize el salladıklarını görebiliriz! Kısacası paşa gönlümüz ne isterse bu sahil şeridinde ve engin ufukta onu görebiliriz. Yanı başımda “Baba, balık geliyor, baba, balık geliyor” diye bağıran küçük kız çocuklarının, sevinç çığlıklarında ve gözlerinin derinliklerinde benim gördüklerim! Kenarları buğulu, buzlu bir camın ortasından yıllar önce; (ailemle) denizin içinde, babamın beni omuzunda taşıdığı o ilk an ve sonrası geldi aklıma. Karadeniz’in engin, berrak sularına benimle birlikte daldığı o gün, benim de deniz ile ilk buluşma anımdı. Bir daha ailem ile birlikte, bir başka deniz ile ilgili münasebetim olmadı sonraları...(!) Belki hepimizin bu tip iyi ve kötü anıları olmuştur. Belki de benimki kadar kısa anısı olmayanlar bile mevcuttur aramızda. Bu gün ne benim, ne de sizin çocuklarınızın, ailesi ile yaşadığı bu kadar kısa anıları olmasın! Kendimizi düşündüğümüz kadar onları da her daim düşünelim ve onları ileride anlatacakları güzel anıları olması için bu günden anılarını bu günkü gibi süsleyelim. Buluşma yerine gelenlerden yakalayabildiklerimle, ayaküstü kısa da olsa tanıştım. Daha sonra üç beş arkadaşımızın toplanma çağrıları karşısında, kendimi bir an izci kampındaki yavrukurtlar gibi hissettim. Tanışma fırsatı bulamadığım gibi adını da bilmediğim bir admin arkadaşımızın topluluğa hitaben yaptığı konuşma sonrası eşantiyon gelen küçük hediyelerin olduğu bir çekiliş yapıldı. Daha sonra bu güzel topluluğumuz, Riva’nın yerel yönetimi tarafından olsa gerek açılan kocaman bir Türk bayrağı altında bu birlikteliği resimlerle ölümsüzleştirdik. Sonrasında elini kolunu sallayarak sözde balık tutmaya gelen bazı arkadaşlarımız! Balık tutmak için yem bulmak yerine plastik varil kapaklarıyla frizbi oynadılar. Allah onlara bu yeteneklerinin yanı sıra kedi gibi koku alma duyusunu fazla vermiş olacak ki Çantamdaki kokmuş tekelere saldırdılar! Neyse ki bir kısmını kurtarabildim.- )Riva'da balığın dışında her şey mükemmel gidiyordu! Belki de keramet bundaydı? Bu kadar güzelliğin içinde balığın fazlaca olması; sosyalliğin bu kadar canlı ve aktif olmasına engel teşkil edebilirdi. Balık bolluğu ön plana çıkmış olsaydı, kimsenin, kimseyi göreceğini sanmazdım. Herkes balık tutma telaşına düşeceği için, hırsımız bize birbirimizi tanıma fırsatını vermeyecekti. Dolayısı ile yüce yaratıcı, bugün bize muhabbet edin, sohbet edin, birbirinizi tanıyın sevin diye bol bol zaman verdi! Bizim en büyük sıkıntımız; gelirken yanımıza, hem yem'lik, hem mangallık balık almamış olmamızdan kaynaklanıyordu. Hemen imdadımıza yetişen bir kamyonet dolusu istavriti görünce; "Allah'ın lütuflarına karşı minnet ve şükran duygularıyla doldu içim" Ortalık yerde şaşkın şaşkın dolaşan, Bedir kardeşimizi üç kg istavrit karşılığı aramıza almaya karar verdik! (not: 2 kg kendi yedi )Bim marketin bu mevsimdeki ender müşterileri olarak alışverişimizi yapıp arabamızın yanına gittik. Her yıl Ordu, Ünye'den gelen fındık istihkakımdan biriktirmiş olduğum fındıkkabuklarını mangalda yakmak bu güne kısmetmiş! Efendim, fındıkkabuklarını yakana kadar canımız çıktı! Tekrar fındıkkabuklarını poşetiyle birlikte arabaya koydum. Etraftan topladığımız çalı çırpı ile ateşi yaktık. Kayınçom Tamer üç adet istavrit yediğini söyledi ten ten Ahmet ise on kadar, kalanını Bedir ve ben bir güzel çıtır çıtır yedik. Çıkan bir kaç küçük kalkan balığının verdiği heyecan ile takımlarımızı tekrar tekrar yemleyip atmamıza rağmen denizdeki esmer yosunları her çekişimizde bitiremedik. Bir ara Ankara'dan tur ile gelen %90 nı bayan olan misafirler başımızı sardı. Kendilerine topluluğumuz hakkında bilgi verirken imdadıma Deniz kardeşim geldi ve birlikte bayanların Sorularına cevap verdik. Ayrıca onlarla resim çekildik. www.balıksevdası.com sitemizin Bu güzel organizasyonunu takdir ile karşılamaları bizi de sevindirmişti. Birçok arkadaşımız organizasyon yerini terk etmiş bizler de son kalanlar olarak; Hep bir arada beton zeminde oturup kısa bir sohbette bulunduk. Birbirimizi tanımanın verdiği hoşnutluğu dile getirdikten sonra bir dahaki organizasyonda buluşmak dileğiyle orada son kalan arkadaşlarla vedalaşıp sabah alaca karanlıkta çıktığımız evden şimdi, yine alaca karanlıkta evimize dönüş için arabamıza yöneldik. Bu kez yanımıza sokak kedisi gibi terkedilmiş bir arkadaşımızı da aldık. Kendisini tanımaktan çok memnun olduğum Bedir kardeşimi evinin yakınında indirdikten sonraki durağımız Sefaköy olmuştu. Güzel bir gün ve güzel anılar ile ayrılmıştık. Bir dahaki organizasyonda buluşmak üzere sevgiyle kalın, hoşça kalın, sağlıklı kalın, sevgili dostlarım... Saygılarımla. Not: yazı hatalarım için özür dilerim. M.Talip Girgin
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL Bu mesaj en son " 05-11-2007 " tarihinde saat 12:54 itibariyle Talip Girgin tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Sevgili Talip Abi
Orada olamadığımız için içimizde küçük bir burukluk,küçük tatlı bir kıskançlık ama sevda dostlarımızın bir arada olmasından dolayıda büyükbir mutluluk vardı içimizde Bu mutluluğumuz,öykü tadında anlatımınızla bir kat daha arttı,ellerinize sağlık,dillerinize sağlık ![]() Msn Sohbetlerimizde Melek Modum ile ,Sevda sitemizin selam alıp,verme ve hal hatır sormaların çok ama çok ötesinde olduğunu bu sevdayı gerçek anlamda paylaştığımızı konuşurduk,ne mutlu bizlereki Hayatı paylaşıyoruz, Sevdamızı paylaşıyoruz ![]() Sevgiyle kalın sevda dostlarım,Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın ![]() |
|
|
|
#3 (permalink) | |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,688
|
Alıntı:
Ben sana özellikle teşekkür ederim,zira hepimiz o günü doya doya yaşadık ama yaşayamayanlara sen bu yazınla tekrar yaşattın.
__________________
BİROL -1969 İSTANBUL 0RH- Gül Ey saf çelişki. Nice gözkapağının altında hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........ |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 676
|
Alıntı:
yaklaşık bir saatimi aldıydı! Sonra gönder tuşuna basınca sayfa, tekrar üyelik girişi yapmamı isteyince; kopyala yapmadığım için bütün yazdıklarım uçtu Sana şu kadarını söyleyeyim; hani bebenin koltuk altlarından tutar ve havaya kaldırırsın, sonra sağından ve solundan gıdısının altına girerek, burnunla derin derin hiç bırakmadan arka arkaya, nefes alır onun kokusunu iliklerine kadar içine çekersin ya? İşte gerçek dostlar da, sarılınca böyle kokar! Senin söylevlerinden ve verdiğin mesajlardan senin buram buram dost kokunu hissedebiliyorum. Bizler sanal alemden çıkarak bu gavur icadından iyi bir şey elde ettik! Umarım senin gibi yurt dışından ve içinden bu organizasyonlara katılamayan arkadaşlar ile de bir başka büyük organizasyonda tekrar buluşmak nasip olur. Mevlâna Celâleddin-i Rûmî hazretlerinin dediği gibi www.balıksevdası.com ailesi olarak; Yeni katılacak arkadaşlara da 'Gel, kim olursan ol, gel' diyoruz. "Mevlana olmak lazım; sabır lazım; sevmek lazım. Yalanı söylenmemiş bilip doğruyu övmek, herkesi her şartta sevmek, kapını herkese açıp, yemeğini herkesle paylaşmak mevlana gibi olmak lazım."*** Önemli olan niyettir. Sizler uzak olsanız bile kalplerimiz birdir! Sevgiyle, dostça, hoşça, sağlıcakla kalın. Saygılarımla... *** kçk br alıntıdır.
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 676
|
Alıntı:
Sen öyle Rahmetli Nejat muallimoğlu gibi arkadaşlarımıza hitap edersen! Hangi cesur yürek kalkar da senin sözünün üzerine söz söyleme cesaretini kendinde bulabilir? Süperdin... Başın fazlaca kalabalık olduğu için olsa gerek, fazlaca konuşamadık. Bir dahakine inşallah. Övgü dolu sözlerin için teşekkür ederim görüşmek üzere esen kalın sevgiyle kalın. ![]()
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
BANNED
Giriş: Jul 2007
Konum: ÃÂstanbul
Yaş: 30
Mesaj: 1,280
|
Sevgili Talip abi sanki köşe yazarı gibisin valla, okumaya doyum olmuyor yazılarını ellerine ve yüreğine sağlık.
Bu mesaj en son " 06-11-2007 " tarihinde saat 12:08 itibariyle ASLI tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 676
|
Alıntı:
Her organizeden sonra günün önemini belirten yazıların, etraflıca yazılmasından yanayım. Dolayısı ile sohbet sırasında konuşulanlar kaybolup gidiyor. Oysa konu ile ilgili yazılar, ilgili bölümde devamlı olarak kalmasından yanayım. Yorumunuz için tekrar Teşekkür ederim. sevgiyle, sağlıcakla kalın... ![]()
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL |
|
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: May 2007
Konum: Çorlu
Yaş: 41
Mesaj: 1,073
|
sevgili talip abi
gene yazını bir çırpıda okudum ellerine sağlık o günü tekrar yaşattın yazılarının devamını gene dört gözle bekliyorum. sağlıcakla kalın
__________________
MEHMET Tevfik BAZARBAŞI 04-11-1967 ÇORLU |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) | |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,688
|
Alıntı:
Ağanın pohunun üstüne poh mu olur ulen.... gibi olmuş bu ![]()
__________________
BİROL -1969 İSTANBUL 0RH- Gül Ey saf çelişki. Nice gözkapağının altında hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........ |
|
|
|
|
|
|
#10 (permalink) | |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: Turkiye
Yaş: 38
Mesaj: 2,827
|
Alıntı:
Talip abi ben gelirken herkese soylemiştim balık falan tutmam. Denerim ama hedef gelenler ve güzel havanın tadıydı ![]() Paylaşımına teşekkür ederim. |
|
|
|
|