|
|||||||
| Genel Konular Hem bizden, hem deniz, göl ve akarsularımızdan haberler... Bizimle ilgili, bizi ilgilendiren her şey burada! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Nov 2007
Yaş: 34
Mesaj: 665
|
Günümüzde, Avrupa’da tatlı sularda yasayan balık türlerinin %52’si yok olma tehlikesi ile karsı karsıya.Açık denizlerde ise morina, mezgit ve yassıbalık stokları giderek tükeniyor
Avrupa Parlamentosuhazırladığı rapor ile üye devlet hükümetlerini biyoçesitliliğin korunması konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyor. Üye devletler, 2001 yılında biraraya gelerek 2010 yılına kadar biyoçesitliğin azalmasının durdurulması ve doğal yasam ortamlarının iyilestirilmesi konusunda anlasmaya varmıslardı. Ancak belirlenen tarihe neredeyse 2 yıl kaldığı düsünülürse, bu hedefe varmak pek gerçekçi görünmüyor. Avrupa Parlamentosu,bu sebeple üye devletleri biyoçesitlilik kaybını engellemeye yönelik daha etkin ve kapsamlı önemler almaları konusunda uyarıyor. Parlamento, gerekli önlemler alınmadığı takdirde birtakım balık stoklarının tükeneceğini ve ileriki nesillerin bu balıklardan faydalanamayacağının altını çiziyor. AB’nin Ortak Balıkçılık Politikası da deniz çevresinin üzerindeki baskının azaltılmasını, deniz ortamında yasayan tüm canlı türlerinin korunmasını amaçlıyor. Ancak buna rağmen, çevreye ve doğal ortamlara zararlı avlanma teknikleri kullanılmaya devam ediyor. Ortak Balıkçılık Politikası kapsamında biyoçesitliliğin korunması halihazırda bir Eylem Planı ile ele alınıyor. Eylem Planı’nın öncelikleri arasında · balık stoklarının sürdürülebilir kullanımının ve korunmasının sağlanması; · teknik koruma önlemlerinin gelistirilmesi ve sömürme oranının kontrol edilmesi; · hedef dısı türler, deniz ve kıyı ekosistemlerine iliskin balıkçılık faaliyetlerinin olumsuz etkilerinin en aza indirgenmesi; ve · su ürünleri yetistiriciliği sektöründe doğal ortamın korunmasını etkileyebilecek uygulamalardan kaçınılması yer alıyor. Ancak bu Eylem Planı’nın üye devletler açısından herhangi bir bağlayıcılığı yok. Üye devletler, coğrafi özellikleri, sektörlerinin yapısı gibi kendilerine özgü unsurlar çerçevesinde planı gözden geçirerek birtakım değisiklikler yapma imkanına sahip. Tüm bunları göz önünde bulunduran Avrupa Parlamentosu, dip trollerinin kullanıma iliskin daha etkin ve sıkı önlemler getirilmesini ve avlanma kotaları belirlenirken bilimsel tavsiyelere sadık kalınmasını talep ediyor. alıntıdır :http://www.turkaquaculture.net
__________________
...GÜL SUNAN ELDE,DAİMA GÜL KOKUSU KALIR.. Düşmanda imkan var Mehmette iman, Alem görsün el mi bey midir yaman, ali emre istanbul/1974 0rh + |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Istanbul/k.cekmece/Sefakoy
Yaş: 46
Mesaj: 676
|
"Trol"
yasaklanması çok geç kalınmış bir avlanma metodu.Oldum olası bu avcılığa karşıyım. Üstelik bunu kaçak olarak yapmaları ve yasaklanan bölgelerde gezmeleri suçlarını bir o kadar daha arttırıyor. Umarım biran önce önlem alırlar. Paylaşımın için teşekkürler. ![]()
__________________
![]() İtiraf ediyorum ben, Mit’te olmuştum! Tüm Yazdıklarım! (121) Talip Girgin 1962 K.CEKMECE/ SEFAKOY ISTANBUL |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,261
|
Dünyada ya bir anda herkesin şaşıracağı porfesyonel balıkçıları ağcıları gırgırlar işsiz bırakacak veya başka işler uğraşmalarını sağlayacak çok sırdışı bir tedbirler silsilesi ortaya çıkacak yada yokoluşu hepbirlikte izleyeceğiz.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+) İstanbul/Yeşilköy ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Nov 2007
Yaş: 34
Mesaj: 665
|
bu sayfada söyle bir yazıda buldum keske yazılan hersey gercektede uygulanabilse
Prof. Dr. Ali İşmen, ''Balıkçılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği, alınacak çeşitli önlemlerle artırılabilir'' dedi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali İşmen, azalan balık stoklarının kendilerini yenileyebilmesi için yavru balıkların avlanmasının engellenmesi gerektiğini söyledi. Yavru balıkların büyümelerine ve üremelerine imkan tanınması gerektiğini belirten İşmen, ''Bu amaçla asgari ağ gözü açıklığının belirlenmesi, balık stoklarını korumak için belirli alanların avlanmaya kapatılması, daha seçici av donanımının kullanılması sağlanarak yavru balıkların av sahası dışına çıkmasının kolaylaştırılması, diğer türlerin avlanmasının sınırlandırılması gerekir. Balıkçılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği alınacak çeşitli önlemlerle artırılabilir'' diye konuştu. Yasa dışı avlanmanın azaltılması gerektiğine de dikkati çeken Prof. Dr. İşmen, avın karaya çıkarıldığı nokta ve gideceği yere kadar kapsamlı ve etkin izleme, kontrol ve gözetim sistemlerinin kurulması gerektiğini bildirdi. AB ülkelerinde bunu gerçekleştirmek amacıyla seyir defteri, karaya çıkış bildirimi, nakil belgesi, depolama bildirimi ve satış bildirimlerinden yararlandığını anlatan İşmen, ''Bu bildirimlerle bu belgelerin çapraz kontrolünü sağlayan sistemlerle, etkin bir izleme ve kontrol gerçekleştiriliyor'' dedi.
__________________
...GÜL SUNAN ELDE,DAİMA GÜL KOKUSU KALIR.. Düşmanda imkan var Mehmette iman, Alem görsün el mi bey midir yaman, ali emre istanbul/1974 0rh + |
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|