|
|||||||
| Genel Konular Hem bizden, hem deniz, göl ve akarsularımızdan haberler... Bizimle ilgili, bizi ilgilendiren her şey burada! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: Jan 2008
Mesaj: 9
|
Nükleer santral
Sevgili balık sevdası dostları... Benim aslında hepimizi ilgilendiren bir konu üzerinde durmak istememin sebebi Akkuyu. Önceki gün ülkemizde kurulması planlanan nükleer santralin ilkinin Akkuyu olması kesinleşti. Ben bir Akdenizli olarak Akkuyudaki santralin çevresel etkileri konusunda şimdiden hararetli olarak endişelenmeye başladım. Hepimizin ortak zevki balık avı olmasına rağmen bu konuya da duyarsız kalmayacağımızı düşünüyorum. Sonuçta doğayı ve doğal yaşamı etkileyecek bir konu. Buralarda yaşayan insanlar başta olmak üzere; turizm, yabana atılmayacak tarım faktörü, deniz ve karadaki doğal yaşam olağanüstü bir hızla bu durumdan etkilenecek. Her ne kadar 32 ülkedeki 443 nükleer santralin bulunduğu bölgedeki insan ve doğal yaşam şartlarının değişmediği söylense de aslında bu durum hiç de öyle değil. Hangi bir insan yanı başında böylesi bir etkiye sebep olacak bir yapıyı kabul etmek ister ki. Nükleer santrallerin deniz kenarında kurulmasının nedeni, soğutma suyuna ihtiyaç duymalarıdır. Fakat Akdeniz’in insanları gibi denizi de sıcaktır. Bu nedenle soğutma suyunun sıcak olması burada kurulacak santralin ‘termodinamik verimi’ düşük olmasına yol açacaktır. Teknik açıdan da, enerji veriminin düşük olacağı bir bölge seçilmiştir. Neden böylesi güzel bir bölgenin seçildiğini anlamış değilim. Sakın yanlış anlamayın ülkemizde başka yerlerde kurulacak nükleer santraller içinde aynı şeyleri göğsümü gere gere söyleye bilirim. Sonuçta hepimizi şiddetle ilgilendirecek ve en büyük tutkumuz olan balık avı sevgisini köreltecek bu durum için formumuzda bu konuya değinmeyi istedim. Bu konuya ilgisiz kalmayıp sizleri de bu konuyla ilgili görüşleriniz için bu platforma beklerim saygılarımla… avınız bereketli ve bol olsun dostlar.
__________________
Alpay - 1975 Bu mesaj en son " 18-02-2008 " tarihinde saat 12:14 itibariyle bayalpay tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: Nov 2007
Yaş: 32
Mesaj: 80
|
Türkiyenin nükleer enerji haricinde bir alternatifinin kalmadığı bir gerçek, halihazırda hidroelektirik santralleri su rejimini ve iklimi değiştirerek felaketi yavaş yavaş getiriyor kimse görmüyor veya umursamıyor, hidroelektirik santrallerinin bir ömrü var ve malesef verimi ömrü boyunca %100 değil, halihazırda elektiriğin %60 ını doğalgaz santrallerinden üretiyoruz ancak doğalgazı da dışarıdan satınalıyoruz, birçok ülkede olduğu gibi nükleer santrallerin kurulması mecburi hale gelmiştir. Burada bence tartışılması gereken konu kurulması veya kurulmaması değil güvenliğe ve uluslararası standartlara ne kadar dikkat edileceğidir.
__________________
Büyük balık tek sefer yakalanamayacak kadar değerlidir. Yakala & Bırak |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Senior Member
Giriş: May 2007
Yaş: 30
Mesaj: 2,133
|
Aslında ağır uranyum da bizim bir doğal kaynağımız değil. Daha doğrusu uranyum, plutonyum gibi nükleer santrallerde kullanılacak hammadde bizde cevher halinde var. Ancak cevher olarak santrallerde kullanılamaz, zenginleştirilmeleri gerekir.
Zenginleştirme çalışmalarını yapan İran, "Nükleer silah üretebileceği" endişesiyle neredeyse vurulacaktı... Bizim de bildiğim kadarıyla bir santrali besleyecek kadar u236yı laboratuar koşullarında üretmemiz mümkün değil... (belki de u235'ti, ben en son lisede kimya gördüm kusuruma bakmayın )Onda da dışarıya bağımlıyız... Ulusal güvenlik için uygun bir yer midir Akkuyu?? bence değil. Neden mi? Haritaya bir bakınız?? Deniz suyunun sıcak olması teknik açıdan ciddi bir sakınca doğurmuyor, neticede yüzlerce derecedeki yakıt çubuklarının bulunduğu bölgeyi soğutacaklar ve her durumda fazlasıyla ısınacaklar... bu su, emin olunuz ki radyoaktif falan değildir...(kurallara uygun yapılmış tesisler için söylüyorum, bu işin Türk işi olacağına ve birilerinin kendilerine yakın müteahitlere konuyu vereceğine maalesef eminim) Ancak bu suyun en büyük olumsuzluğu, denize sıcak (hatta kızgın)şekilde geri verilecek olmalarıdır. Sıcak su nedeniyle o bölgede deniz bitkileri ve canlıları için yaşama şansı kalmayacaktır. Hatta öyle ki, ısınan suyun oksijen miktarı azaldığından, normal sıcaklığına düştüğü yerlerde dahi oksijeni az su nedeniyle populasyonda önemli değişiklikler meydana gelecektir. Bu da elbette birkaç koydan fazlasının kaybedilmesi anlamına gelir... Normal insanlar olarak günlük hayatta aklımıza bile gelmeyecek çok şey nedeniyle radyasyonla yükleniriz. Hatta öyle ki günümüzde bir radyografi uzmanının işi nedeniyle 4-5 saatte aldığı radyasyonu biz bir gün içerisinde alabiliriz. Ancak bu miktar, sağlığımızı etkilemeyecek bir seviyedir. Günümüzün modern teknolojili santrallerinde santralin kurulduğu bölgede anlık ölçümler yapan sensörler bulunur. 0.1 bekerellik bir fark bile , enerji üretiminin durması için yeterli bir sebeptir. Ama tabi ben gelişmiş ülkeler için konuşuyorum... Şimdi bir "lise"nin mezunu iett şöförünü bilmemkime yakınlığından ötürü o reaktörün başına atarlar, inşaatı da bu konuda hiç deneyimi olmayan "taş yapı"ya verirlerse durum hiç böyle pozitif olmaz...
__________________
Ulaş İstanbul-1978 A Rh(+) Memleketim, memleketim, memleketim, Ne kasketim kaldı senin ora işi, ne yollarını taşımış ayakkabım, Son mintanın da sırtımda paralandı çoktan, Şile bezindendi. Sen şimdi yalnız saçımın akında, enfarktında yüreğimin, alnımın çizgilerindesin memleketim, memleketim, memleketim... |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,261
|
Alıntı:
Bu savı yıllardır savunuyorum. Belki Nükleer Enerji Çok faydalı ve kuralların aharfiyen uyulursa tehlikesiz bir nimet olabilir. ancak Türkün eline verirsen malesef çok kötü olur. Ve kötü olacak na buraya yazıyorum ![]() Çünkü bizde ciddiyet sıfır. Patlatırız onu biz.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+) İstanbul/Yeşilköy ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Member
Giriş: Oct 2007
Mesaj: 172
|
Ben böyle ciddi bir konuya hiç yazmadım. Ciddi bir fikrim olmadım için. Ama ciddi ve ve herkesin bildiği bazı gözlemlerim var.
Avrupa yani AB dediğimiz (bizimde girmeye çalıştığımız!!!) böyle bir dert yaşamıyorlar. Nedenmi? Adamlar yıllar yıllar önce çok büyük sarfiyatları planlamışlar ona göre kaynaklarını yaratmışlar. Bu günü kurtarmak bizim ülkemizin genel sorunu, her alanda böyle. Biz balık sevdalı güzel insanlar kendi kategorimizde durumu düzeltmeye çalışıyoruz. Bu güzel ÜLKEMİZİN "böyle geldi böyle gidecek" felsefesini sindirdiler. Ve üzülerek söylüyorum ki halkımız çeşitli geçim sıkıntıları ve hayat boğuşmaları nedeniyle bunu kabul etti. Artık Bu Ülkede "bir uçak düşmüş 57 kişi ölmüş" "bir trafik kazası olmuş, şarampol falan 36 kişi ölmüş" bunlar 3. sayfa haberi olmuşsa ve yöneticiler hala koltuk sevdasındaysa, veya koltuğu geçelim zaten ona biri zaten oturacak, ona el pençe divan sevdasındayda ki maalesef böyle, bizim ne köyümüz kalır ne kasaba, hepsi nüklüeer santral olur, hatta bulgaristana bile enerji satarız. Bunuda en çok satan gazetemizde!! bas bas haykırırız.. Sevgilerimle. HMŞ.
__________________
Halil Murat Şahin İstanbul-Suadiye 1967 / A Rh+ http://picasaweb.google.com/HalilMuratSahin |
|
|
|