BALIK SEVDASI  

Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > FOTOĞRAFLAR ve VİDEOLAR > Fotoğraflı Av Hikayeleri
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Fotoğraflı Av Hikayeleri Her av, avcı için eşsiz bir tecrübe. Akya, Sinarit, çipura,levrek, yayın, turna, sazan... Siz de fotoğraflarla renklendirdiğiniz av öykülerinizi buradan paylaşabilirsiniz.

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 08-07-2008, 17:11   #1 (permalink)
tanbays
senior Member
 
tanbays kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: İstanbul
Yaş: 36
Mesaj: 517
Varsayılan Tutku

“Saat 18:00 olmuştu bir dahakine daha bilinçli ve bilenmiş olarak gelecektim.
Herkesin bir avlak hakkında öyle veya böyle bu tip tecrübeleri vardır, çalışır, araştırır , sonunda balığı alır,
Ben öncesinde yaşananları anlatmış olayım dedim.
Çalışmalar devam edecek.”
26.04.2008 Çanakkale


Levrek peşine tek başıma gittiğim Çanakkale gezisinin son paragrafları bunlar.
O tarihten bu zamana kadar yazdığım sorduğum, bilgi aldığım, sohbetlerde kulak kabarttığım tek şey Levrek avlamakla ilgiliydi.

Yazarken bile çok düşündüğüm, hatalarım yüzünden başarısız olan ilk hamle ve bana kalırsa seneler önce avladığım ilk balıktan sonra bu sevda kendini aşmış tabiri caizse tutkuya dönüşmüştü.

İzinler alındı ve program yapıldı ; çevre ve bu balığın av verebileceği yerlerin daha önce tecrübesini yapmış üstad Cüneyt A’ a hiçbir müdahele yapılmadan rota çizildi. Her ne kadar çok fazla teorik bilgiyle dolmuş olsak da tecrübe önden gidiyordu.

Daha sonradan aslında toplam da 2 spin kamış hariç 4,5 kilo gelen çantanın bile fazla olduğu kanısına vardığım sırt çantamı arabanın arkasına koyarak yola çıktık.

Limana geldiğimizde saat 18:00 civarındaydı. Ekmek arası bir şeyler yedikten sonra ufak bir keşif yaptık mendireğin dış tarafında balık avlamaya çalışan arkadaşlarla selamlaşıp uzun saplı bir kepçe ile mendireğin uç tarafına doğru geçtik. Sonradan limanın ortasından karaya dik olarak mendireğe doğru bir çıkıntı daha yapılmış iç taraf, dışarıdan gelen dalgalara karşı daha korunaklı bir hal almıştı.

Üstad mendireğin ucuna yerleşti, bir-iki adımda ulaşabileceğimiz bir yere kepçeyi koyup bende iç tarafa doğru geçtim beş metre aralıkla konuşlanıp sahteleri çıkarmaya başladık.

Aramızda her ne kadar o an konuşulmamış olsa da belli bir davranış biçimi gelişmişti.
Sessizlik, gizlenme ve her ne olursa olsun aynı sahteyi ısrarla denememe ,
Deniz çalkantılı bir şekilde, rüzgar mendireğin ucundaki küçük fenerden içeri doğru ,kıyıya paralel bir şekilde esiyordu.

Üstad, usulca ; Çok erken geldik bayağı buradayız, koşullar bizim için sürpriz yaratabilir diye ufak bir ara gazı verdi.

Ne yalan söyleyeyim, levrek avladığını bildiğimiz sahtenin dışında bu güne kadar sadece yüzdürdüklerim, görüp modelleyip satın aldığım sahteleri bu iş için tasarlanmış bel çantasından çıkarıp arka tarafımda rüzgardan uçmayacak şekilde yerleştirdim. Shimanoma sert bir kalama ayarı yapıp, Okumanın siyah sahte fırdöndüsünü Berkley 0,26 misinaya bağlayınca iş tamamdı.





İlk 10-15 atışlık grubu Skip pro nun 10 cm lik kıraça benzeri bir sahtesiyle yaptım hem dip yapısını hem de takılıp takılmama riskini test etmek için bedene en ufaklarından gezer bir kurşun bağlamıştım.

Biraz bekleyip gezerli kurşunu çıkarıp en çok ümit bağladığım 9 cm lik Prologic Prey 03.Blue silver la (sırtı mavi, alt kuyruk kısmı kırmızı) çalışmaya başladım, 2. veya 3. atıştı, gelen misinayı takip ederken sahtenin titreşimlerini kamışın ucunda hissediyordum, yaklaştı artık diyip takılmasın diye sahteyi biraz daha hızlı sardığım anda Mavi gümüşün arkasından arkasından gelen o muhteşem üç balığı net bir şekilde gördüm.

Üstada dönüp elimle havaya doğru “üç” denize doğru “bir” hareketi yaptığımı hatırlıyorum. Oda heyecanlanmış olacak ki değişik sahteler denemek için fırdöndüye doğru uzanıp “Güzel güzel” diye işaret yaptı.



Nede olsa Saroz daydık, önümüzden geçerek denize açılan, denizden gelen herkes elini kaldırıp selam veriyordu. Hava kararmaya başlamış, çay krizim tavam yapmıştı, e kolay mı deniz kenarında saatlerce çaysız kalmak… Arada yine ara vererek değişik aksiyonlar denediğim PL Mavi Gümüşlerin 11cm liklerine aralıklı takipler almıştım bu bile bir tecrübeydi sonuçta.

Bir ara uç tarafa geçtiğimde sonradan bana hediye edilen Sebass için “Ver bakalım şu canavarı da deneyelim ellemeyecektim ama çeşit olsun” diye onu da ufak mühimmatın içine kattım.

Limanın iç tarafındaki sokak lambalarının sadece araç giriş kapısına yakın olan 4-5 tanesi yanıyordu çevrede başka yerleşim yerinin olmaması bazı durumlar için dezavantaj olabilirdi belki ama o zifiri akşamda gökyüzüne baktığımızdaki manzara inanılmaz keyif verici idi.

Bir ara mola vermek için uca doğru ilerlediğimde çok yakın seyrettiğimizden olacak  üstad. Yer değiştirelim balık iç tarafta olabilir dedi.

Kamışı kaptığım gibi sahteleri toplayıp çıkıntının tam karşısına geçerken yolda “Kepçeyi unuttum” diye düşündüm…

Amaç levrekle mücadele zevkini yaşamaktı, alamasam da olurdu…

Mendireğin tam ortasındaydım çıkıntıyla aramızda yaklaşık 40-50m mesafe vardı, olduğum yer sanki benim gibi biri için dizayn edilmiş ,neredeyse suya paralel bir kaya silsilesi idi. Sağ tarafım zifiri karanlık bazen tepenin üstündeki kampçıların aracının ışıklarıyla aydınlanıyor sol tarafım nispeten öbür taraftan daha aydınlık 100-150 m çaprazımda seri halde yanan sokak lambalarının ışıkları suya vuruyor beyaz bir minibüsten hafif şekilde müzik sesi geliyordu. 7-8 atış sağa bir sigara aynısı sola derken sahteyi değiştirip sebassı taktım. Tamamen refleks olmuştu artık sahte değiştirmek.

Sokak lambalarına doğru kamışı hayli zorlayarak makinedeki QuickFire sisteminin de yardımıyla seri atışların ikincisini yapmıştım, bir-iki saniye bekleyip misinayı suya paralel hale bile getiremeden yaptığım ikinci sert harekette makinadan o inanılmaz ses geldi.

“cırrrrrr” işte hep düşündüğüm hayalini kurduğum, kurguladığım ses kulaklarımdaydı,

O ana kadar tüm okuduğum ve duyduklarım hızla geçti aklımdan.

Balıkçı refleksiydi herhalde kamışı tatlı-sert kaldırıp tasmaladım, karanlık olduğu için ilk anlarda tam yer tespiti yapamasam da nerede olduğunu ancak kamışın ucundan ve sokak lambalarının sudaki izinden kavrayabiliyordum ilk tasmadan sonra kalama sesi azalmış balık kıyıya dik olarak yüzmeye başlamıştı. Hah dedim kendi kendime “şimdi ne yapacaksın” misinayı mümkün olduğu kadar balığın yüzüş doğrultusuna dik ve gergin tutmaya çalışarak sarıyordum makinayı.

Çok büyük olmadığı düşündüğüm balık bir anda tekrar açığa dönüp yol istemeye başladı suya paralel olan kamışı dikleştirip sarmaya devam ettim. Ben sardıkça balık sokak lambalarının sudaki aksini yararak şapırtılar çıkararak önümde büyük bir yarım ay çizmeye başladı, kıyılamaya başladığında kamışı eğerek makinaya yüklendim artık yorulmuş olmalı ki sağ tarafımdaki kayanın önünde çırpınmaya devam etti içimden bir ses “kaçıracaksın şimdi kaldır” diyor diğer ses “bu heyecan bile sana yeter kaçarsa bile kimsenin bilmesine gerek yok” diyordu, benim makinelerimde kol sağdadır onun verdiği avantajla kamışı ve misinayı kalama almayacak şekilde sağ elimle iyice kavrayıp ilerleyerek hafifçe kamışı diktim balık sudan çıkıp yanımdaki kayanın üstüne düşerken sol elimle havada kavrayıp “seni bırakmam” dediğimi hatırlıyorum. Balık çırpındıkça elime bir şeylerin battığını hissetmemiştim bile. Nefes nefeseydim.

Kafa lambasını yakıp baktım küçükte olsa levrek familyasından bir balık ellerimin arasındaydı. Şimdi düşünüyorum da sohbet ederken “yakaladığım ilk levreği salarken çekeceğim” demiştim. Ama neden bilmiyorum bu o an aklımın ucundan geçmedi.

Heyecandan mıdır dizlerimde titremeye başlamıştı. Balık sahtenin kafa kısmına saldırıp iğneyi ağzına almış, sanıyorum sudan kaldırırken de solungacına takılan iğne bana yardımcı olmuştu. Sol elimde balık sağ elimde kamışla temkinli bir şekilde uç tarafa doğru giderken, aslında belki yirmi saniye süren ve her türlü koşulun benden yana olduğu bu hal için şükrettim.





Benim için balığın boyundan çok, bir çok opsiyonu göz önünde bulundurup bu şekilde balık avlamış olabilmek önemliydi galiba müthiş bir dinginlik vardı içimde.

Üstad yaklaşırken ilk önce anlamadı beni, sıkılıp geldim zannetti ama elimi havaya kaldırdığımda “ooo aldın mı” dediğinde “Aldım” dedim. İlk balık, ellerimizde ki o koku, karşılıklı Almanyayı yenip finale çıkmışcasına sevindik. Hangisiyle aldın diye sorduğunda “Allah kahretsin gene o dedim” …

Balığın yakalanış hikayesiydi , birer sigaraydı derken üstad da toparlanıp benim 7-8 m kadar soluma geçti, yavaş yavaş yorulma ibareleri ve çaysızlık iyice kendini göstermişti. Yahu dedim kendi kendime hiç değilse termosu alsaydım aracın bir köşesinde gelirdi…

Yarım saat olmamıştı ki sol tarafta elini havaya kaldırarak ilk balığı yalnız bırakmadığını gösterdi, o karanlıkta tatlı bir rekabet “O mu uzun ? Bu mu uzun ?” “yok ilerde tutma, biraz geri çek” derken saat 23:30 a gelmişti resimler çekildi, pozlar verildi ve yavaş yavaş araca doğru yollandık.



Araca bindiğimizde Üstadın yaşınıda göz önünde bulundurarak . Kamp yapmaktan vazgeçip Keşana doğru yola koyulduk. Aracın önünden geçerken gördüğümüz sonradan gelincik olduğunu öğrendiğimiz bir yırtıcının tam resmini alacaktık ki arkasını dönüp çalıların arasına girdi.



Ufak bir program değişikliği yapıp dönelim mi dönmeyelim mi derken kendimizi Keşanda lokantanın önünde bulduk birer çorbadan sonra otele geçip uyuyacaktık ama günü yorumları bile neredeyse uykusuz bıraktı bizi.

Sahteleri çıkarıp arkası arkasına takıp kurumaya bıraktıktan sonra tek düşündüğüm şey uyumaktı.

Ertesi gün güzel bir kahvaltıdan sonra güneye doğru inip mavi ve yeşil arasında 400-500 metrede bir önümüze çıkan çökertme ağı iskeleleri eşliğinde, keşif ve tespitlerle geçti.

Bir ispendek için bu kadar yazı yazılır mı demeyin, İnsan bu kadar bilenirse olacağı bu…

Çalışmalar devam edecek.”
02.07.2008 Saroz
__________________
Tanbay S.- 0 Rh (+) - Üsküdar/İstanbul
1972-Ankara


Av maceraları
-Levrek Tutkusu 1

Bu mesaj en son " 17-09-2008 " tarihinde saat 12:04 itibariyle YaşaR tarafından düzenlenmiştir....
tanbays is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 17:34   #2 (permalink)
trout baba
senior Member
 
trout baba kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Yaş: 60
Mesaj: 1,415
Varsayılan

Sevgili Kardeşim Tanbay
Yazını sindirerek okudum.Her cümlesi icime işledi.Beni tepeden tırnağa sardı.
Sağolasın,partnerinde sağolsun.
Devamını elbet diliyorum.BU konuda yapabilecek birşeylerim olursada severek ortaya koyarım.
Sevgiyle kalınız
__________________
Ad soyad;Vedat Abayoğlu
Doğum tarihi;17.4.1948
Kan Grubu;AB Rh
Katınılan Yer;Sivrice-Çanakkale
trout baba is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 17:45   #3 (permalink)
tanbays
senior Member
 
tanbays kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: İstanbul
Yaş: 36
Mesaj: 517
Varsayılan

Alıntı:
neco tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Sevgili Cüneyt Ağbi ve Tanbay; Balık Sevdası O kadar genişlediki bazı yüzlere artık aşina olduk. Bölgemizde avladığınız levrekler harika , ancak sizleri o gün mendireğin önünde gördüm sanki tanıdık birileri gibi geldiniz. Tanbay'ın tişörtünün renkleri ve Cüneyt Ağbinin fiziki yapısı bugün fotolarda görünce hatırladım. O gün deniz içi dalgalı olunca mavi bir ahşap sandalla limana geri döndük. Saat yaklaşık 20.00 civarıydı. Daha sonraki vakitte de liman içinden yemli olta attık ancak maksat muhabbetti.
Neyse artık başka sefere umarım karşılaşırız, Levrek birikimlerinizi birlikte paylaşırız. Unutmayın ki burada bir balık sevdalısının olduğunu. Sağlıcakla kalın...
Neredeyse tüm teknelerle selamlaştık keşke sohbet etme imkanımızda olsaydı üstadım
Bir dahaki sefere inşaallah...
__________________
Tanbay S.- 0 Rh (+) - Üsküdar/İstanbul
1972-Ankara


Av maceraları
-Levrek Tutkusu 1
tanbays is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 17:49   #4 (permalink)
tanbays
senior Member
 
tanbays kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: İstanbul
Yaş: 36
Mesaj: 517
Varsayılan

Alıntı:
trout baba tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Sevgili Kardeşim Tanbay
Yazını sindirerek okudum.Her cümlesi icime işledi.Beni tepeden tırnağa sardı.
Sağolasın,partnerinde sağolsun.
Devamını elbet diliyorum.BU konuda yapabilecek birşeylerim olursada severek ortaya koyarım.
Sevgiyle kalınız
Çok teşekkürler Sevgili Büyüğüm iş yoğunluğundan ancak fırsat bulabildim bitirmeye biraz abarttık ilk olunca, sizin nezdinizde tebrik eden bu konuda beni dolduran tüm üstadlara çok teşekkür ederim.
__________________
Tanbay S.- 0 Rh (+) - Üsküdar/İstanbul
1972-Ankara


Av maceraları
-Levrek Tutkusu 1
tanbays is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 17:54   #5 (permalink)
Cuneyt A
Member
 
Cuneyt A kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Yaş: 46
Mesaj: 154
Varsayılan

Sevgili Tanbay,

Sadece beraber avlanmak için değil, yazmak için de çok değerli bir arkadaş bulmuşum. Harika bir şey bu...

Resimlerle desteklenip, ayrı bir konu olarak bile açılabilirdi. Netice de her balığın ayrı bir hikayesi oluyor.. Bu hele ilk levrekse..

Sağolasın ama, "Üstad" lafını ise, benim için biraz erken söylenmiş bir paye olarak kabul ediyorum..

Paylaşacağımız şeylerin hep çoğalması, hiç azalmaması dileğiyle, seni bu güzel yazın için tebrik ederim.
__________________
Cuneyt A / Istanbul / 1962 / Brh+
Balık Avı Hikayeleri
Cuneyt A is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 17:57   #6 (permalink)
agartan
Moderatör
 
agartan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Mar 2008
Konum: Istanbul
Yaş: 42
Mesaj: 2,836
Varsayılan

Sevgili Tanbay,
Çok güzel yazmışsın. Yakalarken yaşadığın heyecanı yazarken de yaşamış ve yaşatmışsın.
Ama işin kötüsü şimdi. İlk Levrek yakalanmadan insan bir şekilde idare ediyor da..
Sorun şimdi başlıyor. Geceleri rahat uyuyabiliyormusun aklına Levrekleri getirmeden?
__________________

Şeref Ağartan
İstanbul
0RH+
Stop Wishing Go Fishing

agartan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 18:13   #7 (permalink)
Admiral
Administrator
 
Admiral kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 6,925
Varsayılan

Tanbay arkadaşımızın yazısı başlık niteliğinde, bence de ayıralım. Konu sahibi ve yazar olur verirse tabi.
__________________
Hüseyin
1964-İstanbul
0Rh+





Admiral is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 18:13   #8 (permalink)
tanbays
senior Member
 
tanbays kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: İstanbul
Yaş: 36
Mesaj: 517
Varsayılan

Alıntı:
agartan tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Sevgili Tanbay,
Çok güzel yazmışsın. Yakalarken yaşadığın heyecanı yazarken de yaşamış ve yaşatmışsın.
Ama işin kötüsü şimdi. İlk Levrek yakalanmadan insan bir şekilde idare ediyor da..
Sorun şimdi başlıyor. Geceleri rahat uyuyabiliyormusun aklına Levrekleri getirmeden?
Şeref Ağabey teşekkürler, bu dinginlik sürer diyordum ama hafta sonu bizimkileri gezdirme bahanesiyle avlak tahlili yapar buldum kendimi.
Malum yakında senelik izin var İstikamet Çanakkale...
__________________
Tanbay S.- 0 Rh (+) - Üsküdar/İstanbul
1972-Ankara


Av maceraları
-Levrek Tutkusu 1
tanbays is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 19:03   #9 (permalink)
tanbays
senior Member
 
tanbays kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: İstanbul
Yaş: 36
Mesaj: 517
Varsayılan

Alıntı:
Cuneyt A tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Sevgili Tanbay,

Sadece beraber avlanmak için değil, yazmak için de çok değerli bir arkadaş bulmuşum. Harika bir şey bu...

Resimlerle desteklenip, ayrı bir konu olarak bile açılabilirdi. Netice de her balığın ayrı bir hikayesi oluyor.. Bu hele ilk levrekse..

Sağolasın ama, "Üstad" lafını ise, benim için biraz erken söylenmiş bir paye olarak kabul ediyorum..

Paylaşacağımız şeylerin hep çoğalması, hiç azalmaması dileğiyle, seni bu güzel yazın için tebrik ederim.
Sağol üstad teşekkürler...
__________________
Tanbay S.- 0 Rh (+) - Üsküdar/İstanbul
1972-Ankara


Av maceraları
-Levrek Tutkusu 1
tanbays is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 19:14   #10 (permalink)
Cuneyt A
Member
 
Cuneyt A kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Yaş: 46
Mesaj: 154
Varsayılan

Alıntı:
Admiral tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Tanbay arkadaşımızın yazısı başlık niteliğinde, bence de ayıralım. Konu sahibi ve yazar olur verirse tabi.
Kesinlikle.. Bence de öyle yapalım..
__________________
Cuneyt A / Istanbul / 1962 / Brh+
Balık Avı Hikayeleri
Cuneyt A is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 21:41.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99