![]() |
|
|||||||
| Fotoğraflı Av Hikayeleri Her av, avcı için eşsiz bir tecrübe. Akya, Sinarit, çipura,levrek, yayın, turna, sazan... Siz de fotoğraflarla renklendirdiğiniz av öykülerinizi buradan paylaşabilirsiniz. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: May 2007
Konum: ankara/eryaman
Yaş: 29
Mesaj: 306
|
Yoğun işler sebebiyle bir türlü gerçekleştiremediğim Antalya gezimi eşimin bir haftalık iznini de vesile ederek gerçekleştirme şansı buldum.5,5 saat süren zevkli bir yolculuk sonunda Antalya il sınırlarına girdiğimde işi gücü Ankara da bırakmanın mutluluğu yüzümde mutlu bir tebessüm oluşturmuştu.
5,5 saatlik yolculuk sonrası üzerimde ne bir yorgunluk ne de tembellik vardı.Çayımı yudumlarken kayınçomun haydi sargoz a gidiyoruz cümlesiyle çayı bırakıp yola koyulduk...10 dakika sonra deniz tüm ihtişamıyla karşımdaydı.Denizsiz bir memlekette yaşamanın ne kadar keyifsiz olduğunu bir kez daha hissetmiştim.Ben bu düşünceler içersinde hayıflanırken kayınço kayalardan aşağı profosyonel dağcı misali süzülmeye başlamıştı...peşinden inmek mi?mümkün değil...yükseklik fobisi olan ben bırakın inmeyi aşağı bakamıyordum bile kısa bir ikna çabası sonrası daha uygun bir yerden denize inişi gerçekleştirmiş olduk.sargoz denemeleri başarısız olmakla beraber benim için denize yakın olmak birhayli keyifliydi...Ertesi gün uzun zamandır hayalini kurduğum gözümde eşsiz bir mera profili çizen rüyalarımı süsleyen Adrasan planlamasını yapmaya başladım.İnternet sitesinden de sürekli takip ettiğim Deep Fishing in sahibi Menderes beyle telefon görüşmesi sonrası heyecanım ikiye katlanmıştı.Özellikle sinağritin yemi ısırma şansının yüksek ihtimal olduğunu söyleyince,hemen randevulaştık.bir gün sonra rüyalarımı süsleyen Adrasan da olacaktım...Akabinde Hamdi yi aradım.Adrasan dedim sinağrit dedim gel dedim Hamdi allak bullak olmuştu girdiği şoktan kurtulması yarım saat sürdü.tabiii yarım saat içinde yaklaşık beş defa arayıp gelsem mi gelmesem mi sendromunu paylaştım kardeşimin sonunda Hamdi tam gaz ileri son uçakla Antalya ya gelme kararı almıştı Akşam havaalanında kendisini havaalanında karşılayıp doğruca dinlenmeye çekilecektik...gece saat 23 sularında gelen Hamdi saat 3 sularında ancak uyuyabilecekti...tabii biz biraraya gelince çenemizde derman kalmıyor...haliyle uyumak ne mümkün...saat 5 sularında cep telefonumdan bir çığlık iki çığlık üç çığlık derken ayaktayım...hamdi yan odadan beni arıyor üst baş değişikliği derken kendimizi çorbacıya atıyoruz...sonra kim tutar bizi...istikamet ADRASAN!Adrasandayız...Menderes Bey den aldığımız tarif üzerine sarı boyalı evi bir türlü bulamamakla beraber küçük bir çavuşköy gezintisi yapıyoruz.Sonunda sarı boyalı evimizi buluyoruz.Kaptanımız Menderes çıkrıkları takımları hazırlamış...Heyecandan yerimde duramıyorum...Yaklaşık 30 dakika sonra denizdeyiz...Benim denizde ilk sırtı deneyimim...Tamamen kaptanımız Menderes beyin yönlendirmesiyle avı şekillendiriyoruz...öncelikle orta suda kendi rapalalarımızı çekmeye başlıyoruz...tık yok moral yerinde...ne de olsa Adrasan dayız...Trofelerin içinde yüzüyoruz...Burada olmazsa orada...Kaptanımızın talimatıyla dip takımlarımızı hazırlayıp dip rapalalarını sürütmeye başlıyoruz.Bir süre sonra kaptanın çıkrık cızırdamaya başlıyor.Balık olsunda kaptanın olsun değil mi motor durdur olta topla komutlarıyla başlıyoruz çıkrırkları sarmaya...gözümüz kaptanın misinasında heyecan dorukta...ve günün ilk nasibi meşhur balon oluyor...pes etmek yok devam diyor ümitle dolanıyoruz suluada ve kara arasında...vakit ilerledikçe ümit yerini hayal kırıklığına bırakıyor...bırakın sinağriti oltaya ot dahi takılmıyor...bu durağanlık ikinci balonu çekene kadar devam ediyor...dönüşte benim oltam geriliyor ancak yine balon...bu sırada zargana alıp canlı yemle yapalım önerisi getiren kaptanımızın talimatıyla ipekleri suya indiriyoruz...zargana bile bize küsmüş...(ya da hamdi adrasanı da kurutmuş )yaklaşık 12 saatlik turun sonunda rüyalar süsleyen Adrasan dan eli boş ayrılıyoruz...Adrasan mı küçük yoksa biz mi gözümüzde büyüttük anlayabilmiş değiliz.Çünkü 12 saat boyunca meşhur sulu ada ve kara arasında mekik dokuduk... Çok önemli deneyimler edindiğimiz bu Adrasan turistik gezimiz balon oldu söndü Antalya gezimiz Adrasanla noktalanmayacaktı elbette...Alanya bizi bekliyordu....Selçuk kardeşimizle telefon görüşmesi sonucu plan proğram yapıldı...eşim ben hamdi öğle saatlerinde yola koyulduk...Hamdiye Köprülükanyon tarafını da göstermek istiyordum....1 saatlik yolculuk sonrası meşhur kanyona gelmiştik.Öğle yemeğinin ardından bu güzelim doğa harikasını fotoğraflamamak olmazdı.Neden buraya da bir rafting organizasyonu yapmayalım gibisinden düşüncelerle Alanya istikametine devam ettik.Sağolsun Selçuk kardeşimiz çok sıcak bir şekilde karşıladı bizi.Misafirperverliği her daim hatırlanacaktır tarafımızdan.Akşam bol anasonlu balkon keyfinin ardından bir önceki Adrasan faciamızın da vermiş olduğu yorgunlukla uykuya dalmamız uzun sürmedi... Sabah 5 te ayaktayız...kendimizi tekneye atmamız uzun sürmedi.Ve artık Alanya açıklarına doğru yol alıyoruz...Hedef palamut diyor kaptan...Takımı suya indiriyoruz tam yol devam...kendi kendime Hamdi burayı da kurutur derken selçuk çekmeye başlıyor takımı...evet palamut oltada...derin bir oh çekiyorum...şeytanın bacağını kırdık..Hamdi omuzluyor misinayı...Ağırlaşıyor misna...suyun üzerinde palamutların yeme atlayışını izliyorum...adminim misinaya asılmış çekiyorda çekiyor.oltadaki palamutları saymaya başlıyoruz.bu biiirr.bu ikiiii.bu üüüçç...bu dööörttt....akabinde birde rapaladan çekiyor selçuk.beşledik kasayı herkeste bir tebessüm...o mutluluğu yaşarken misnayı ben omuzluyorum.Hamdi nin şovuna nasıl cevap veririm derken oltamın ağırlaşmasıyla irkiliyorum.Kaptanım selçuk hemen bir durum değerlendirmesi yapıyor.Yazılı diyor gelen...Yok kaptan diyorum gelen aynalı sazan Ankaralı ne anlar yazılıdan Nasibim kaptanımın dediği gibi yazılı oluyor senin dört palamutu yedim Hamdi der gibi bakıyorum adminime...Orayıda kurutmadığın için teşekkürler adminim diyorum kendimce Öğlen saat 11 30 civarı dönüyoruz...hasılat hiçte fena değil...1 i yazılı olmak üzere 15 palamut.Alanya bize cömert davranıyor... Sıkı bir kahvaltının ardından Antalya dönüşümüz başlıyor...Sonrası mı?Sonrası malum...Ankaradayım ve ofiste evrak içinde yüzüyorum...Ben buradayım aklım fikrim kalbim Antalya da...Selçuk kaptanın oltasında takılı kaldım ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Administratör
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 34
Mesaj: 6,732
|
Merhaba arkadaşlar,
Bildiğiniz gibi geçen hafta Özgür arkadaşımızın bir telefonuyla gaza gelip, 22:00 uçağıyla Antalya’ya gittim. Adrasan’a gidecektik, tüm amatör balıkçıların gitmek istediği hayalindeki yerdir. Bu heyecanla yollara koyulduk. Adrasan’a varmıştık. Tekneyi denize indirip umutla sırtı çekmeye başladık. Tam 12 saat denizde güneşin altında gezindik, gezindik diyorum çünkü umutlarımızı Adrasan’ın derin denizlerine gömmüştük. ![]() Bir kez daha anladım ki, bu işi ticaret olarak gören insanlar umutlarımız ve hayallerimizle oynuyorlar. Sizlere de ders olsun diye anlatıyorum, Adrasan denince Menderes Kaptan akla gelir. Bizim de aklımıza o geldi ve bize balık var Sinarit var Barakuda var diyerek sürekli oyaladık. Bize mevsimi değil deseydi biz sadece şansımızı denediğimizi bilir ve gelirse sevinirdik. Gelmese üzülmezdik. Neyse diyelim, her şeyden bir ders çıkartmak lazım. Adrasan’dan sonra Alanya’ya gitme kararı aldık. Alanya’ya giderken Köprülü Kanyonu gezmeye gittik. Harika bir doğal güzellik vardı. Alabalık yedik ırmağın kenarında. Orada Çağlayan Raftingin sahibi Mustafa bey çok sıcak karşıladı bizi ve etrafı gezdirdi. Rafting organizasyonuna bekliyor bizi ![]() Sonra Alanya’ya vardık. Orada sitemizden de tanıdığınız Adalı(Selçuk Kaptan) Eski aile dostum ve sitemizin de üyesidir. Kendisi cesur bir karar alarak, Alanya’ya yerleşti ve profosyonel balıkçılığa başladı. Bizi kırmadı ve hemen davet etti. Bir gün sana bedeva çalışalım dedik O gece Selçuk ve Sema çiftinin evinde misafir olduk. Hoş sohbet muhabbetten sonra, sabah erkenden balığa çıktık. Balık palamut varmış ve bizde şansımızı palamuta denedik. Çaparimizi suya attık ve Selçuk bize onun avcılığını anlattı. İlk balıkları tekneye aldıktan sonra sırayla şansımızı denedik. Sonra derin suda 200 metrede mercan denemesi yaptık pek verimli değildi, 5 adet mercan aldık ve limana doğru yolumuza döndük. Adrasan’dan sonra Alanya yüzümüzü güldürmüştü ![]() Buradan gitmeme vesile olan Özgür ve Tuğba’ya, Alanya’da bizi ağırlayan ve ava çıkartan Selçuk ve Eşine çok teşekkür ederim.. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Jan 2008
Konum: istanbul
Yaş: 38
Mesaj: 809
|
Tebrikler çok güzel bir gezi ve anlatım olmuş.Acele tarafından bekliyoruz resimleri
__________________
levent İSTANBUL ŞEHREMİNİ 06/02/1970 0 rh+ Tekirdağ Sultanköy http://www.fotofanclub.com/Gallery/E...aspx?ID=131016 |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: Aug 2007
Konum: Hayatın ta içinde.
Yaş: 22
Mesaj: 2,353
|
Herşey çok güzel görünüyor. Herkesin mutlaka gidip görmesi, o temiz havayı içine çekmesi gereken bir yer. Tebrik ederim.
__________________
Didem- 1986 0 RH (+) _______________ Koku, tat, sıcak... Sende her aradığım vardı. Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı. |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Nov 2007
Konum: kocaeli/bandırma
Yaş: 47
Mesaj: 1,197
|
yahu ben bu sayfayı sanki bir yerlerde görmüştüm ama çıkaramadım..
tebrikler arkadaşlar balığa olan hasretler sizin sayenizde azalıyor. ![]()
__________________
HÜRRİYET ELÇİN A rh (+) KOCAELİ |
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|