![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,504
|
Lüfer için, yem büyüklüğü çok kritik bir önem taşır..
Aslında öyle midir, belli değil, ama bir konuya başlamak için güzel bir cümle gibi geldi aklıma.. Böyle bilgiç bilgiç yazıp güya biliriz biz bu işi diyeceğiz.. Ama nerde, kime sorsanız başka bir cevap alırsınız, kimi büyük olmalı der, kimi küçük, kimi şöyle kimi böyle.. İşin doğrusu, hemen hemen hiç kimse, lüfer için hangi boyda yem daha uygundur bunu düşünmemiş, üzerine kafa patlatmamıştır. Zaten lüfer (ve diğerleri, çinekop ... sırtıkara/kofana) ya vardır ya yoktur. Varsa eğer, yem büyükmüş, küçükmüş bakılmaz, patır kütür toplanır denizden.. Ama yoktur dendiği zaman, bu genelde "bir ihtimal var, ama biz tutamıyoruz" diye düşünülmesi gerekir. Zira, acaba yeminizi beğenmemiş olabilir mi? Belki boyunu, posunu beğenmemiştir? Kimsecikler buna dikkat etmeyince, farklı fikirler ortada gezinir oluyor haliyle. Bu yüzdende, böyle bilgiç bilgiç "ben bu işi bilirim" havasında bir cümleyle başlamak hiç doğru olmaz. Elde yeterince veri olmadığı için, ne söylesek yanlış olur. Ama en azından, verimli lüfer avı için, böyle bir bilginin elde olması çok çok faydalı olurdu.. Ve burada yazılanlar, sadece konuyu masaya yatırmayı, bir miktar üzerinde hırlaşılabilecek metayı ortaya sermeyi amaçlamakta sadece.. Umarım, en azından insanların dikkatini bu konuya çeker, böylece doğru yem ve büyüklük seçerek av verimimizi artırabiliriz.. Peki ne yapabiliriz? Aslında durum taa o kadarda ümitsiz değil. size, bir takım veriler sunabilirim: ![]() Bu grafikte, beyaz sütunlar, büyük yemleri, siyah olanlar, küçük yemleri ifade ediyor. Büyük yem, 12 cm'lik, küçük yem ise, 8 cm'lik yem. Lüferler ise, 1 yaşın altında, yani çinekop kadar filan.. Bu grafik pek çok şeyi özetliyor aslında, büyük yem daha iyi, kabaca.. ![]() Burada dikey eksen, lüferin balıkla ne kadar oyalandığını gösteriyor. Yatay sütun ise, yemin boyunun lüferin boyuna oranı. 0.50, lüferin yarı boyunda yem demek. ![]() Bu grafikte ise, lüferlerin birim zamanda hangi boy yemden, ne kadarını "yediklerini" gösteriyor. Saldırı oranı değil, yakalayıp yeme oranı. Görüldüğü gibi, yemin boyu arttıkça daha az yem yakalayıp yiyebiliyorlar. ![]() Bu grafikte ise, yem büyüklüğüne bağlı olarak, kaç saldırının başarıyla sonuçlandığını gösteriyor.. Kullanılan yem, hamsi.. Lüfer ise, çinekop ila kofana arası boyda olanlar.. Bu grafiklerden benim çıkardığım sonuç şu.. Lüfer, boyunun yarısı kadar olan balığa daha iyi saldırıyor. Yem küçüldükçe, saldırma oranı azalıyor. Ama, yem küçüldükçe, uğraşma ve yakalama zahmeti azalıyor. Öyleyken, büyükleri tercih ediyor. kaynak: The bay anchovy Anchoa mitchilli is one of the most abundant marine fishes in the western Atlantic and Gulf of Mexico (Hildebrand & Schroeder 1928, Bigelow & Schroeder 1953). MARINE ECOLOGY PROGRESS SERIES, Vol. 233: 241–252, 2002 Published May 21 Demekki, bir lüfer 30cm.. Biz 15cm bir yem takalım ki, maksimum saldırı oranını yakalayabilelim.. Sarıkanat, 20cm, biz 10cm yem takalım, bir bakalım.. Hadi deneyelim o zaman, buyrun, hep beraber.. Hele elimizdeki hamsi ise, işte size, bilimsel olarak toplanmış, hangi boy lüfere hangi boy hamsi takılacağı bilgisi. Tutup tutmadığını hep beraber deneyelim, görelim.. Lüfer ve çinekop sürüleri genelde aynı büyüklüktedir. Böyleyken, lüferi az yakalıyor olmamız, yeterince büyük yem kullanmadığımızdan kaynaklanıyor olabilir mi acaba? Düşünmek, denemek lazım..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969 |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,175
|
Teşekkürler Serdar usta.
Bizim eski balıkçılarımız şöyle derdi, "Lüfere kendi kadar yem takıcaksın" , "icabında eşek istavriti takıcaksın, hatta eşek istavritini şak şak yapıp takıcaksın", Benim bu güne kadar yaptığım avlarda çıkardığım tecrübe Lüfer balığına ne kadar iri ve dolgun yem takarsan balık o kadar çok vuruyor. Kimisi derki, "Efendim bu yem kocaman balık vursa bile yakalanmaz " O işin aslı öyle değil, lüfer yemek için iştahlı olduğunda (ki bazı zamanlar yemi yemek için değil öldürmek paröalamak için saldırır) , o yem ne kadar büyük olursa olsun yemi bitirene kadar yer. Gece yaptığımı zokalı avlarda balığı kısmetsizlikten kaçırdığımız zamanlarda genelde eşek istavriti taktığımız zokaları bomboş parıl parıl tekneye çektiğimizi biliyoruz. Yani demek istediğim, yem ne kadar büyük olursa lüfer o kadar çok vurur, vurduğu yemide o kadar iştahlı yer ve bitirir, ayrıca büyük olan yem zokaya bir kaç kere etli etli dolu dolu geçirildiği için balığın vuruşlarıyla yem hemen dağılıp yok olmaz, yemeye devam edecek olan balığı yakalamak için KÜÇÜK YEMDEN DAHA FAZLA ŞANS VERİR. Ben şahsen avlarımda imkanlar dahilinde Eşşek istavriti denen istavritlerden kullanıyorum. Eğer siz aksini yapıyorsanız birde bunu deneyin inanın çok farkettiğini göreceksiniz. Nice paylaşımlara.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+) İstanbul/Yeşilköy ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
Moderatör
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,504
|
Alıntı:
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969 |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,626
|
Bende fırtına öncesi sessizliği yaşıyorum. Bu sene çok kanlı
geçecek.Olası her takımı,metodu,yemi ,zamanı dneeyeceğim.Hatta yazlıkta iken yani haftasonları sahuru son ana bırakıp sabaha karşı yapacağım ve tekrar yatmadan avlağa,gündoğumundan ava başlayacağım.... Yaşar eğer sarayburnundaki avlağına bensiz gidersen 2 elim yakanda olur haberin olsun... Gelelim yem/lüfer/saldırma oranına.Ben daha çok sarayburnu akıntıda tekne ile avlandığım için o yöndeki tecrübelerimi aktarayım.Biz canlı istavriti yem yapadık.İstavritler 14-15 cmlik orta boy olanlardan seçilirdi.büyük istavrite pek saldırmazdı lüfer.Daha doğrusu saldırma oranı daha düşüktü.Beraber avlandığım balıkçı ki ekmeğini bu işten kazanana,babadan kalma balıkçı olan Necmi reis büyük istavrite gelmez derdi.... Şimdi Serdar hocamızın grafiklerine bakınca Necmi'nin en efektif istavriti 14 cm civarında olanlardan neden seçtiğini anlıyorum.
__________________
BİROL -1969 İSTANBUL 0RH- Gül Ey saf çelişki. Nice gözkapağının altında hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........ |
|
|
|