BALIK SEVDASI  

Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > DENİZ > Deniz Canlıları
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Deniz Canlıları Denizlerimizi binlerce tür canlıyla paylaşıyoruz. Balıklar, kabuklular, bitkiler, yosunlar, yumuşakçalar…İşte onlardan bazıları bu başlık altında bekliyor sizi!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 18-06-2007, 14:51   #11 (permalink)
cem_korsan
Member
 
cem_korsan kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Mesaj: 170
Varsayılan

buna çok benziyor mahir amca ama uzulları çok uzun yaklaşık 2m üzeri gibi ama baş kısmı çok benziyor.
__________________
Cem çamşıklıoğlu
23.12.1986
Sivas/divriği/çamşıh

ARH(+)

ÇAMŞIHLIYIZ

" dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak her şey "
cem_korsan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-06-2007, 02:13   #12 (permalink)
Reis
Onursal Üye
 
Reis kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Mesaj: 848
Varsayılan

Alıntı:
Admiral tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Bir ara bunlar Ayvalık Sarımsaklı plajını basmışlardı,tam üç gün kimse denize giremedi..
Aslında insanlar için hiçbir zararı yokmuş.
Boş yere girmemişler denize.

Ben bu resmi Tekirdağ sahilinde çektim.
Bu denizanası, Karadeniz'de de görülmüş, yayılıyor demek ki.
__________________
M.Mahir ERSİN
21.2.1945
Anadoluhisarı-İST.

Herkes kendine yakışanı yapar.

Yazılarımızda Türkçeyi doğru kullanmaya özen gösterelim.
Reis is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-06-2007, 10:11   #13 (permalink)
Ulas
Senior Member
 
Ulas kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Yaş: 30
Mesaj: 2,133
Varsayılan

Evet oldukça uzun duyargaları var Mahir Abi. Emre Cide'de Ereğli manzaraları arasında su altında bu türden bir resim yakalamıştı.
Ben de Marmara'da görüyorum arada sırada. Hatta normal bir dalış sırasında birden alnımda bir acı hissettim. Sağıma soluma baktım ama ortada pek bir şey yoktu sadece 2-2,5 metre ilerimde yarım limon büyüklüğünde bu resimdeki türden bir deniz anası... Elimle nazikçe yoklayarak kollarından tuttum bie de baktım ki bu yarım limon kadar olan deniz anası metrelerce uzunlukta kollara sahipmiş... Ama bazıları da gerçekten oldukça kısa, belki ara türler oluşmuştur. Acaba bu türün bir sakıncası var mıdır? ne ile beslenir? doğal düşmanı nedir? Zira sayısı git gide artmaya başladı, denizlerimizin balık ve bitki çeşitliliğin etkileyebilir...
__________________
Ulaş
İstanbul-1978
A Rh(+)

Memleketim, memleketim, memleketim,
Ne kasketim kaldı senin ora işi, ne yollarını taşımış ayakkabım,
Son mintanın da sırtımda paralandı çoktan, Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında, enfarktında yüreğimin, alnımın çizgilerindesin
memleketim, memleketim, memleketim...
Ulas is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-06-2007, 11:22   #14 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,504
Varsayılan

Alıntı:
Ben bu resmi Tekirdağ sahilinde çektim.
Bu denizanası, Karadeniz'de de görülmüş, yayılıyor demek ki.
Bizim burada da var, Eskihisar'da.. Fakat diğerleri kadar yaygın değil, nadir bir şey. İlk gördüğümde kıyıdan 1m açıkta, kayaların üstünde akıntıyla ilerliyordu..

Yabancı bir tür olduğunu düşünüp sağımda solumdakilere "Daha önce gördünüz mü?" dedim, çok gördük dediler..

Bunlar, farklı tür bir deniz anası. Sea Nettle olarak geçiyor. Adından anlaşılacağı üzere, deniz ısırganı.. Çok zehirli değil, ama bir hayli can yakabiliyor.. Son dönemde her tarafa yayılmış haldeler. Bunlar ancak belli tuzluluk ve sıcaklıkta ki, nispeten yüksek su sıcaklığı isterler. Sayılarındaki artış, küresel ısınmaya bağlanıyor, moda olduğu üzere..

Kollarına vs. dokunur, bir yerinizi dalatırsanız, yemek sodası ve bazen sirke iritasyonları azaltmaya yardımcı olabilecektir..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-06-2007, 12:01   #15 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,175
Varsayılan

Birde Marmarada çok sık karşılaşılan şeffaf renkli ancak iç kısmı mosmor olan deniz anaları var bunlarda bayağı büyük boylarda oluyorlar. Doğada bu tür az rastlanan renklere karşı dikkatli olunması konusund abende bir şeyler okumuştum. Pek sokulup kurcalamamak gerek, belki ölümcül değil ama kimilerinde kaşıntı ve uyuşukluk yaptığını duymuştum.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-09-2008, 23:50   #16 (permalink)
Nejdet1964
Junior Member
 
Giriş: Sep 2008
Yaş: 44
Mesaj: 1
Varsayılan

Alıntı:
Reis tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Böyle mi?


Bu deniz analarını bide uzun kuyrukları var 15 yaşında oğlumun suratını çarptılar doktorlar ile uğraştık merhem falan geçti ama izi kaldı
Nejdet1964 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-09-2008, 01:15   #17 (permalink)
bnymnblr
senior Member
 
bnymnblr kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Konum: Fatih/İstanbul
Yaş: 30
Mesaj: 391
Varsayılan

Bu denizanalarının Akdeniz de diğer denizlere oranla daha az olmasının sebeblerinden bir tanesi de diğer denizlerde deniz kapumbağasının olmaması (bilhassa Marmara) deniz kaplumbağaları özellikle deniz analarıyla beslenirler.

Ege denizindeki kirlilikten dolayı da bu bölgedeki kablumbağalar, denizin içerisindeki poşetleri denizanası sanarak yutmuş ve birçoğunun öldüğüne dair haberler mevcuttur.
http://www.gojeko.com/2008/09/deniz-kaplumbaalar.html
http://biyolojidunyasi.azbuz.com/blo...oset-olduruyor


bu denizanaları inanılmaz derecede artarak zamanla çürümeye başlarlar ve denizin altına çökelmeye başlarlar ve bunların çökeldiği yerde plankton gelişimi neredeyse biter.
http://www.scubatr.com/forum/index.php?topic=863.0

Marmara denizinde öncelikle denizsuyu sıcaklık farkından ve kirlilikten dolayı da bu canlının (deniz kaplumbağası) yaşaması da mümkün değildir. Deniz anaları tam bir balık yumurtası tüketicisidir (Özellikle mnemiopsis Leidyi)

Bunların denizde aşırı miktarda artması sonucu balık yumurtalarının larva oluşma süreci korkunç derecede düşer(bugünkü hamsi ve istavritin hali) özellikle hamsi gibi denizdeki plankterleri süzerek büyüme gösteren bir canlının; aşırı miktarlarda artan deniz anaları yüzünden hem yumurtaları bu canlılar tarafından yeniyor, hemde yeni büyüyen hamsi larvaları plankterlerin zayıflığı yüzünden iyi bir gelişme gösteremiyor. Bu yüzden de bu canlılar ile beslenen lüfer vb balıkların miktarı da hem bu deniz anaları hem de hamsinin azalması yüzünden azalıyor.

Sonuç olarak öncelikle kirlilik ve deniz kaplumbağaları gibi canlıların bu denizde denizsuyu sıcaklık farklarından dolayı yaşamayadıklarından(denense sonuç alınabilir mi bilemem) bu denizanaları sürekli olarak artmaktadır. Neyse ki sonunda karadeniz ve marmara da bu deniz analarına başka bir rakip geldi o da bir deniz anası onun adı da beroe

bu deniz anasının mnemiopsis lediyi denen deniz anasıyla beslendiği ortaya çıktı Ancak bu denizanalarının miktarında zamanla bir artış olursa o zaman neler olacak bunlar soru işaretleridir.

Şu haliyle bile Karadeniz ve Marmara da beslenme zinciri çözülürse, ve artan canlılara karşı alternatif canlılar salınabilse belki de bugün çok farklı noktada olabiliriz.
__________________
Bünyamin / İstanbul
Maddenin temeli olan atomlar tek bir noktadan büyük bir patlama ile meydana geldiyse(Big Bang) ve zaman dediğimiz olgu da maddenin hareketine bağlı izafi bir kavram ise (gezegenlerin güneş etrafında dönmeleri ile oluşan zaman kavramı) , zamanı ve mekanı oluşturan etki bu iki unsurun dışındadır.
bnymnblr is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-09-2008, 10:14   #18 (permalink)
onder
senior Member
 
onder kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Gönlüm Kadıköylü ikametim Kartal
Yaş: 30
Mesaj: 1,066
Varsayılan

Alıntı:
bnymnblr tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Şu haliyle bile Karadeniz ve Marmara da beslenme zinciri çözülürse, ve artan canlılara karşı alternatif canlılar salınabilse belki de bugün çok farklı noktada olabiliriz.
Alternatif canlılar salınması çok sakıncalı, daha başka yollarla mücadele etmek gerekir. Nedeni ise o bölgeye salınan alternatif canlı o bölgedeki yabancı canlıdan daha büyük zarar verebilir çevreye. Çünkü salacağımız yeni tür muhtemelen avcı, yırtıcı bir tür olacaktır. Belki diğer türlere çok büyük zararlar verecektir bunu bilemeyiz. Buna en güzel örneği şöyle verebilirim; Yer olarak yanılıyorsam biln biri beni düzeltsin lütfen. Kanada da bir bataklığı kurutmak için Afrikada bataklıkta yetişen bir tür bitkiyi getirerek bataklıklara ekmişler. Daha sonradan anlaşılmış ki bu bitkinin köklerinde diğer bitkilerin yetişmesini engelleyen zehirli bir madde var. Hem de çok çabuk büyüdüğü için önü alınamıyor. Sonra o bitkiyle mücadele etmeye başlamışlar. Keza yine bir kurbağa türü sineklerle mücadele için salınmış fakat zehirli lduğu için yılan ve timsah popülasyonu azalmış. Geçen gün belgeselde izlemiştim. Ama buna en canlı örnek ülkemizde de bela olan gambusya isimli balığı verebilirim. Sivrisinekle mücadele etmek amacıyla göl ve göletlere salınan bu balığın daha sonra diğer balıkların da yumurtalarını yediği keşfedilmiş şu an potansiyel zararlılar listesinde. Bir daha düşünmekte fayda var derim tekrar.
__________________
Önder
17-10-1978 0 Rh (+) Pozitif/İstanbul
Şüphesiz ki Allah (c.c), size adâleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayâsızlığı, fenâlığı ve azgınlığı yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir. {Nahl 16/90}

Gerçek avcı doğayı tahrip etmez, korumaya çalışır, genç hayvanı avlamaz, et peşinde koşmaz. Çünkü biz doğayı çocuklarımızdan miras aldık. Onu korumak sadece bize değil çocuklarımıza da en büyük hediyedir.

Balıkla dolu dolu geçen 17 sene....

Bu mesaj en son " 10-09-2008 " tarihinde saat 13:36 itibariyle onder tarafından düzenlenmiştir....
onder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-09-2008, 10:41   #19 (permalink)
Reşit Gerçeker
Moderatör
 
Reşit Gerçeker kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: Bodrum ve İstanbul
Yaş: 62
Mesaj: 2,772
Varsayılan

Sağolasın,sevgili Hüseyin kardeşim.Deniz anaları 2 sene önce Bağla körfezini basmışdı.Hadi herkesin vucudunda kızarıklıklar,kaşıntılar.İlacı da "Allerkür" denilen bir allerji ilacı.
Aydınlatıcı bilgilerin için teşekkür ederim.

Sevgilerle
__________________
Reşit Gerçeker Bodrum (Bağla) ve İstanbul
19/3/1946 (O RH+)

Reşit Gerçeker is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-09-2008, 14:09   #20 (permalink)
bnymnblr
senior Member
 
bnymnblr kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Konum: Fatih/İstanbul
Yaş: 30
Mesaj: 391
Varsayılan

Alıntı:
onder tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Alternatif canlılar salınması çok sakıncalı, daha başka yollarla mücadele etmek gerekir. Nedeni ise o bölgeye salınan alternatif canlı o bölgedeki yabancı canlıdan daha büyük zarar verebilir çevreye. Çünkü salacağımız yeni tür muhtemelen avcı, yırtıcı bir tür olacaktır. Belki diğer türlere çok büyük zararlar verecektir bunu bilemeyiz. Buna en güzel örneği şöyle verebilirim; Yer olarak yanılıyorsam biln biri beni düzeltsin lütfen. Kanada da bir bataklığı kurutmak için Afrikada bataklıkta yetişen bir tür bitkiyi getirerek bataklıklara ekmişler. Daha sonradan anlaşılmış ki bu bitkinin köklerinde diğer bitkilerin yetişmesini engelleyen zehirli bir madde var. Hem de çok çabuk büyüdüğü için önü alınamıyor. Sonra o bitkiyle mücadele etmeye başlamışlar. Keza yine bir kurbağa türü sineklerle mücadele için salınmış fakat zehirli lduğu için yılan ve timsah popülasyonu azalmış. Geçen gün belgeselde izlemiştim. Ama buna en canlı örnek ülkemizde de bela olan gambusya isimli balığı verebilirim. Sivrisinekle mücadele etmek amacıyla göl ve göletlere salınan bu balığın daha sonra diğer balıkların da yumurtalarını yediği keşfedilmiş şu an potansiyel zararlılar listesinde. Bir daha düşünmekte fayda var derim tekrar.
Alternatif türlerin salınması zaten rastgele olmamalıdır. Alternatif türlerin salınmasında çok ciddi altyapıya sahip tesisler kurularak diğer canlılar ile ilişkisini ortaya koymak gereklidir. (tek yönlü bir besin ilişkisi değil besin zincirlerinin çok detaylı olarak araştırılması gerekir. Yurtdışında bu konuda çok sayıda araştırmalar mevcuttur. Yoksa sadece tek yönlü fayda düşünerek rastgele canlıların salınması elbette ki büyük riskdir. tabii ki bizim ülkemizde fazlaca araştırmaların yapılmaması hazır bilgilerin kendi deniz ekolojisine uygun olup olmadığını düşünmeden direkt olarak uygulamaya sokmak elbetteki risk olacaktır. Kısacası Karadeniz ve Marmara sürekli gözetim altında olması gerekir. zaten Karadenize bu denizanasının (mnemiopsis leidyi denizanası için söylüyorum) boğazlardan gelip geçen gemilerin balast sularını boşaltması sonucu bu canlılar bizim denizimize karışmışlardır. Karadeniz ve Marmara nın bir iç deniz oluşu ve birbirlerine karşı koyacak deniz canlıların daha az oluşu gibi nedenlerden dolayı bu canlılar sürekli olarak çoğalmaktadır. Okyanus aşırı gelen gemiler bizim sularımızdan sürekli olarak geçtikçe bu denizler sürekli olarak ekolojik denetime tabi tutulmalıdır.
__________________
Bünyamin / İstanbul
Maddenin temeli olan atomlar tek bir noktadan büyük bir patlama ile meydana geldiyse(Big Bang) ve zaman dediğimiz olgu da maddenin hareketine bağlı izafi bir kavram ise (gezegenlerin güneş etrafında dönmeleri ile oluşan zaman kavramı) , zamanı ve mekanı oluşturan etki bu iki unsurun dışındadır.
bnymnblr is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 05:10.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99