![]() |
|
|||||||
| Deniz Canlıları Denizlerimizi binlerce tür canlıyla paylaşıyoruz. Balıklar, kabuklular, bitkiler, yosunlar, yumuşakçalar…İşte onlardan bazıları bu başlık altında bekliyor sizi! |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: May 2007
Konum: ANTALYA
Yaş: 29
Mesaj: 59
|
Merhaba arkadaşlar ben bir konu hakkında görüşlerinizi almak istiyorum.Deniz anaları neden İzmir ve İstanbul da çok.İstanbul'a gittiğimde limanda suyun üstü deniz anası kaynıyordu.Ben Antalya da en fazla 3 kere falan gördüm.Bu neden kaynaklanıyor.Suyun temizliğiylemi alakalı acaba?
__________________
FATİH 1979 ANTALYA 0 RH (-) Attım Ağzına Gitti Boğazına |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Administrator
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 7,008
|
GENEL OLARAK PHYLUM: CNIDARIA Cnidaria ismi Yunanca “cnidos” kelimesinden gelir. Yakmak, ısırmak anlamındadır.Okyanus ve denizlerde bir çok türü bulunur. Az sayıda tür ise nehir ve tatlı sularda yayılış gösterirler. Cnidaria serbest yüzebilen (medüz) form veya sesil (polip) form olarak bulunan radier simetrili canlılardır. Vücutları ektodermis (epidermis) ve endodermis (gastrodermis) olmak üzere iki doku tabakasından oluşmuştur. Bu iki doku tabakasının arasında mesoglea denen primitif formlarda hücre içermeyen ve jelatin benzeri bir geçiş tabakası bulunur. Cnidaria’larda hücreler arasında bazı iş bölümleri olmakla birlikte hiçbir zaman bu iş bölümü yüksek organizasyonlu canlılardaki gibi değildir. Diğer canlılarda işlevlerin çoğu mezoderm kökenli dokular tarafında tarafından yerine getirilirken, Cnidaria’larda ektodermal veya endodermal hücreler tarafından yapılır. Cnidaria phylumu 4 sınıfa ayrılır: Hydroidler, Ateş mercanları, Siphonophora’larve çok sayıda medüz ile en çeşitli olan Hydrazoa;kuvvetli toksin etkileri olabilen, kübik,disk şekilli şeklinde, jelimsi yapıdaki Scyphozoa ve gerçek mercanlar, deniz laleleri ve deniz kalemlerinin dahil olduğu Anthozoa. Bu sınıfların farklılıklarını genel olarak şu şekilde sıralayabiliriz: *Velum: Medüz formun vücudunun etrafında bulunan bant şeklindeki çıkıntı. *Manubrium:Ağzın bulunduğu tüp şeklindeki çıkıntı. *Stomadeum: Ağzın gastrovasküler boşluğun içine doğru çökmesiyle oluşmuşkısa bir yemek borusu. Scyphozoa’lar 12 mm çaptan 2 m’den daha fazla çapa kadar boyutlarda olabilir.En büyüğü 40 m’den daha uzun tentaküllere sahiptir. Gerçek deniz anaları genelde çok zararlı değillerdir, ancak; bazen öldürücü de olabilirler. Scyphozoonlar hakkında genel bilgi Anatomi Scyphozoonlar tipik olarak basit hayvanlar olarak bilinmesine rağmen,birçok hayvanın başaramadığı hayatta kalma savaşını gösterirler,büyümek gelişmek ve üre-mek gibi.Örneğin deniz anaları omurgalı hayvanlarla beslenebilir ve onlardan sağladıkları besini kendi dokularına dağıtabilirler.Metabolik artılkarını dışarı atabilme ve ışığa duyarlı olmalarıda önemli özelliklerindendir.Değişik türler bu olayları değişik yollarla başarırlar buda onların anatomi ve morfolojilerindeki farklılıkları meydana getirir. Deniz analarında genel morfoloji Medüzlerin bütün grupları-calssis,order,familiy etc.- genellikle baştan başa,bütünsel görünümleriyle tanınırlar.morfolojileri bakımından ayrı gruplara ayrılmış olabilirler fakat kesin olan morfolojik özellikleri bakımından diğer medüzlerle güçlü ilişkileri vardır.Örneğin; coronal groove medüzlerin karakteristik özelliğidir.Veya bell margine de tentaküllerin bulunmayışı rhizostomae ordosuna ait karakteristik özelliğidir. Rhopalia Rhopalia, scyphozoan deniz analarının en belirgin yapı birilerindendir.Bunlar ışığa karşı duyarlılığı ve hareketleri veya yerçekimine karşı yönelimi kapsarlar.Aşağıda bazı scyphozoanların rhopalia yapıları gösterilmiştir. Birçok scyphozoan deniz anası iki kısımlı hayat döngüsüne sahiptir. Serbest yüzen medüz formu ve dibe bağlı –södenter-polip formu.Serbest yüzen formu yani medüz formunda erkek ve dişi birey ayrılır ve yumurtaları ve spermleri meydana getirirler ve sperm ve yumurtaların birleşmesi sonucu larva meydana gelir. Buna planula larvası denir.planula larvası kendine yerleşebileceği bir yer bulana kadar yüzer ve sonra kendini bir yüzeye sabitler. Deniz göllerinde mastigias planulası kayaların ,çürümüş kütüklerin veya bozulmuş yaprakların yüzeylerine yerleşir. Daha sonra planula metamorfoze olur hala sabit pozisyona sahiptir ve aynı yerde bulunur. Yeni oluşan bu polpe scyphistoma denir.Bu polipten yeni serbest yüzebilen medüzler meydana gelir.Yeni medüz oluşumuna strobilasyon denir.Sonunda bir metamorfoz daha geçirir ve scyphistoma ephyra (olgunlaşmamış medüz) formuna geçer.Türlere bağlı olarak tek bir polip bir yada daha çok ephyra yaratabilir, bir kerede değişik aralıklarla.Ephyra birkaç haftalık dönem içinde olgun medüzlere gelişir. Rhizostomeae Karakteristik özellikleri:umbrella etrafında tentakül bulunmaz. Ağız ortada değildir ama subumbrellanın ortasından birçok ağızlar üzerinde sekiz tane,etli,dallanmış,kol benzeri uzantı baş gösterir. Kenarlardaki yarıkların arasında Rhopalialara rastlanır. Rhizostoma pulmo Mavi beyaz arası sanki kenarları ısırılmış gibi bir umbrella menekşe renkli bordürlü.Umbrellanın altından çiçek yada yaprak zinciri şeklinde kolsu bar uzanır. Bunu 8 oral kol takip eder,karışmış ve dallanmamış mavimsi beyaz renkte.8 rhopalia ve kenarlarında 96 loba sahiptir Küçük denizlerin hepsinde yayılış gösterir. Bu medüz 50 cm. e kadar büyüklüğe sahip olabilir. Nematosistlere sahiptir ve bu özelliği sayesinde yüzücülerin çok başını ağrıtmakta –dır.herhangi bir saldırı durumuyla karşılaşıldığında hemen sağlık kuruluşlarına baş vurulmalıdır. Deniz anaları neden boğazı istila etti? İstanbul Boğazı, son günlerde 20-25 santimetre büyüklüğünde denizanalarının istilasına uğradı. Marmara ve Boğazlarda eskiden beri yaşayan ‘‘Rhizostoma-pulmo’’ türündeki zehirsiz denizanası türü, kirlenmenin artmasıyla birlikte aşırı üremeye başladı. Özellikle Ortaköy, Bebek ve Beykoz'daki denizanaları görenleri şaşırtıyor. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, bu tür denizanalarının kirlenme nedeniyle sayılarının ve büyüklüklerinin arttığını söyledi. Denizdeki katı maddelerin yarattığı kirliliğin ‘‘Rhizostoma-pulmo’’larının besin maddelerini artırarak sayılarının çoğalmasına neden olduğunu (booming-üreme patlaması) belirten Prof. Dr. Öztürk, ‘‘Eskiden bu tür denizanalarını uskumru ve deniz kaplumbağaları yerdi. Ancak 5 miligramdan az oksijen bulunan yerlerde yaşamayan uskumru balıkları boğazı terk edince, denizanalarının avcıları da yok oldu |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: May 2007
Konum: kabile
Yaş: 30
Mesaj: 1,593
|
Çarpıcı renkler doğada her zaman tehlikeye işarettir... Bir avcı hayvan kurbanının zehirli olup olmadığını parlak renklerinden ayırt eder...
__________________
Aldığın her nefesi firsat bil, ot değilsin yeniden bitmezsin!
serhat a(+) kadıköy / istanbul Gözlerimizi bir pula satıp geçmişiz bir yana, Ölmesini bilenlere yüz çevirmemiz bundan! Körüz gözbebeklerimize mil çekilmiş mil… Acımasız bir namlu şakağımızda soğuk, Tetikte kendi parmağımız yabancının değil!" Rıfat ILGAZ |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: May 2007
Konum: ÃÂstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 634
|
Deniz analarının doğal düşmanı olduğunu bilmiyordum. Uskumrular da agızlarının tadını hiç bilmiyormuş.
![]()
__________________
ALPER - 1981 - İSTANBUL - İZMİR / A rh(+) İnsan mı hünerli? Olta mı akıllı? Balık mı aç? |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Member
Giriş: May 2007
Mesaj: 170
|
bu denizanalarını japonlar yiyor aslında bunları tutup japonlarmı yollsaak iyi para eder haaa nede olsa bizde çok var ..........
![]() ![]() ![]()
__________________
Cem çamşıklıoğlu 23.12.1986 Sivas/divriği/çamşıh ARH(+) ÇAMŞIHLIYIZ " dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak her şey "
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Onursal Üye
Giriş: May 2007
Mesaj: 848
|
__________________
M.Mahir ERSİN 21.2.1945 Anadoluhisarı-İST. Herkes kendine yakışanı yapar. Yazılarımızda Türkçeyi doğru kullanmaya özen gösterelim. |
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|