BALIK SEVDASI  

Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > DENİZ > Deniz Canlıları
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Deniz Canlıları Denizlerimizi binlerce tür canlıyla paylaşıyoruz. Balıklar, kabuklular, bitkiler, yosunlar, yumuşakçalar…İşte onlardan bazıları bu başlık altında bekliyor sizi!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 26-04-2008, 02:37   #1 (permalink)
ismetguralp
Junior Member
 
ismetguralp kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: bodrum
Yaş: 38
Mesaj: 9
Soru Koruma Alanları........

Herkese merhaba.

Denizlerde bazı bölgelerin süresiz olarak ,hem kıyıdan hem tekneden ve dalış şeklinde avlanmaların yasaklandığını ve bu bölgelerin balıkların üreme , yumurtlama, gelişme ve komşu diğer bölgeler dağılma alanları olduğunu biliyorum.

bu uygulama bizde var mı. varsa nerelerde ve ne kadar kapsamlı uygulanıyor. koşullar nelerdir. bu bölgelerin ekolojik kontrolü ve av yasağı kontrolü hangi kurumlarca sağlanıyor.
bu sorulara cevap arıyorum.
ve bu konunun önemine dikkat çekmek istiyorum.

denizlerimiz kuruyor diyoruz ya.

bu uygulama belki deniz yaşantısını kurtaracak ve denizlerimize artık nesli tükendi dediğimiz canlılar tekrar gelecek.

ne dersiniz....
__________________
ismet güralp
çevre mühendisi
bodrum
ismetguralp is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-04-2008, 12:13   #2 (permalink)
Admiral
Administrator
 
Admiral kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 7,008
Varsayılan

Alıntı:
ismetguralp tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Herkese merhaba.

Denizlerde bazı bölgelerin süresiz olarak ,hem kıyıdan hem tekneden ve dalış şeklinde avlanmaların yasaklandığını ve bu bölgelerin balıkların üreme , yumurtlama, gelişme ve komşu diğer bölgeler dağılma alanları olduğunu biliyorum.

bu uygulama bizde var mı. varsa nerelerde ve ne kadar kapsamlı uygulanıyor. koşullar nelerdir. bu bölgelerin ekolojik kontrolü ve av yasağı kontrolü hangi kurumlarca sağlanıyor.
bu sorulara cevap arıyorum.
ve bu konunun önemine dikkat çekmek istiyorum.

denizlerimiz kuruyor diyoruz ya.

bu uygulama belki deniz yaşantısını kurtaracak ve denizlerimize artık nesli tükendi dediğimiz canlılar tekrar gelecek.

ne dersiniz....
Ekolojik kontrol ve av yasaklarını Tarım ve Köyişlerine bağlı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü yapmaktadır.

Avlanmaya yasak bölgeler ile zaman yasakları ve bununla ilgili düzenlemeler
aşağıda verdiğim linkte mevcuttur. Tabi ne kadar kontrol edilir, böyle bir mekanizma varmı derseniz benden bile sağlıklı bir cevap alamayacaksınız. Çünkü olduğunu sanmıyorum.Olanlar ise sağlıklı çalışmıyor, çalışsada geriye dönük kontroller yapılamamakta.

http://www.kkgm.gov.tr/teblig/2007-43.html
__________________
Hüseyin
1964-İstanbul
0Rh+





Admiral is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-04-2008, 12:51   #3 (permalink)
ismetguralp
Junior Member
 
ismetguralp kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: bodrum
Yaş: 38
Mesaj: 9
Varsayılan

Alıntı:
Admiral tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Ekolojik kontrol ve av yasaklarını Tarım ve Köyişlerine bağlı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü yapmaktadır.

Avlanmaya yasak bölgeler ile zaman yasakları ve bununla ilgili düzenlemeler
aşağıda verdiğim linkte mevcuttur. Tabi ne kadar kontrol edilir, böyle bir mekanizma varmı derseniz benden bile sağlıklı bir cevap alamayacaksınız. Çünkü olduğunu sanmıyorum.Olanlar ise sağlıklı çalışmıyor, çalışsada geriye dönük kontroller yapılamamakta.

http://www.kkgm.gov.tr/teblig/2007-43.html

adminim teşekkürler. ama ben bir örnek verip konuyu açmak istiyorum. ve görüşlerinizi bekliyorum.

mesela ...

marmara denizinde bir kenarı 75 km. olan bir kare bölge seçelim. ve bu noktada süresiz av yasağı olsun. bu noktayı seçmek bilim adamlarının işi tabi. korumakta devletin. neyse. düşün ki burada hiç balık avcılığı olmadığı için aşırı bir canlı artışı olacak ve buradan tüm marmara ya göçler olacak.

yada karadenizde bir kenarı 200 km olan 4 yada 5 kare bölge seçelim ve buralarda da süresiz av yasağı olsun. buralarda çoğalan canlı popülasyonu çevreye yayılacak.

ege ve akdenizde denizin büyüklüğüne göre yasaklı bölgeler oluşsun.

ben inanıyorum ki; en yakın 10 yılda inanılmaz bir balık artışı olacak ve bu artış çevreye yayılacak. tıpkı milli park gibi....ama çok geniş alanlar..

bu konuyu geliştirmek gerekir diye düşünüyorum..

önerilerinizi bekliyorum..
__________________
ismet güralp
çevre mühendisi
bodrum
ismetguralp is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-04-2008, 13:22   #4 (permalink)
Admiral
Administrator
 
Admiral kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 43
Mesaj: 7,008
Varsayılan

Alıntı:
ismetguralp tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
adminim teşekkürler. ama ben bir örnek verip konuyu açmak istiyorum. ve görüşlerinizi bekliyorum.

mesela ...

marmara denizinde bir kenarı 75 km. olan bir kare bölge seçelim. ve bu noktada süresiz av yasağı olsun. bu noktayı seçmek bilim adamlarının işi tabi. korumakta devletin. neyse. düşün ki burada hiç balık avcılığı olmadığı için aşırı bir canlı artışı olacak ve buradan tüm marmara ya göçler olacak.

yada karadenizde bir kenarı 200 km olan 4 yada 5 kare bölge seçelim ve buralarda da süresiz av yasağı olsun. buralarda çoğalan canlı popülasyonu çevreye yayılacak.

ege ve akdenizde denizin büyüklüğüne göre yasaklı bölgeler oluşsun.

ben inanıyorum ki; en yakın 10 yılda inanılmaz bir balık artışı olacak ve bu artış çevreye yayılacak. tıpkı milli park gibi....ama çok geniş alanlar..

bu konuyu geliştirmek gerekir diye düşünüyorum..

önerilerinizi bekliyorum..
Bu bahsettiğiniz keşke mümkün olabilse;

Bu gün Avrupa'nın bir numaralı balık cenneti bölgesi konumumuza rağmen, bırakın balık ihracatını iç bünyeyi bile destekleyemeyen ve sürekli kendini yok etmeye programlanmış bir gidişe doğru yol almaktayız.

Düşünün;

Sanırım 178.000 km akarsu ve nehirlerimiz ile bütün kıyılarımız 3500 km kare göl ve baraj, 8500 km de boyban boya sahil şeridimiz varken, yıllardır politikasızlığın ve ilgisizliğin aynı zamanda da çıkarılan kanun ve yönetmeliklerin geriye dönük kontrollerinin olmayışı, bu cennet sularımızda hergün yeni tür canlıların yok olmasını çaresiz gözlerle izlememize neden oluyor.

Karadeniz'de düne kadar 30-40 kadar balık türü yaşarken şimdilerde bu neredeyse altı çeşide düşmüştür.

Öyle bir dönem ki bu, her geçen gün bir şeyler bozuluyor ve iyileştirme olarak bildiğimiz etkenler bu olumsuz ve yoketmeye programlı dönen çarkı sadece çok az olarak yavaşlatıyor. Öyle işler öyle büyük atılımlar yapılmalıki, bu çarkı önce durdurmalı daha sonrada iyileşmeye yönelik olarak geriye döndürerek canlı türlerin kendilerini koruyabilmesi için bir fırsat tanıyabilmeli.

Bu gün yakın komşulara baktığımızda deniz ve balıkçılığın yeni nesil programlarla geliştirilmesi ve ileri seviyede kapsamlı olarak önlerindeki yılların bile projesini gerçekleştirebilen Yunanistan kadar olamıyoruz. Adamlar milyon dolarlarla ifade edilen ar-ge alt yapısını oluşturmuş. Bizde ise bırakın gelişmeyi, konusu bile geçmiyor mecliste. Nasıl bir politikasızlıktırki bu korkunç gidişatı göremezler.

Kanarya adalarıydı sanırım, öyle inanılmaz bir şekilde avlanılmışki, üreme zamanı vs dinlemeden kırmışlar balığın belini. Yıllarca yanlış ve bilinçsiz avlanma sonucunda hiç balık kalmamış o bölgede, avlanmak için yüzlerce mil yapmak zorunda kalıyorlarmış. Yağmur duasına çıkar gibi balığın dönmesi için bu tarz işler bile yapmışlar. Tabiki balıklar geri dönmemiş, yasak getirmeye başlamışlar, iki sene boyunca kıyılarında balığın yumurtlaması ve gelişmesi için bir tane balık almamışlar, dediğin gibi uzak alanları bile yasak-serbest diye ayırarak bu günkü bol çeşitliliğine tekrar kavuşmuşlar. Bu bir balıkçı köyü, ve bir tane kaçak avlanan olmamış...

Herşey aslında eğitimsizlik, bencillik ve bilinçsizlik üçlemine takılmış kalmış.

Bizden başka düşünen kalmamış bunları...
__________________
Hüseyin
1964-İstanbul
0Rh+





Admiral is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-04-2008, 03:25   #5 (permalink)
ismetguralp
Junior Member
 
ismetguralp kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: bodrum
Yaş: 38
Mesaj: 9
Varsayılan

Alıntı:
Admiral tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Bu bahsettiğiniz keşke mümkün olabilse;

Bu gün Avrupa'nın bir numaralı balık cenneti bölgesi konumumuza rağmen, bırakın balık ihracatını iç bünyeyi bile destekleyemeyen ve sürekli kendini yok etmeye programlanmış bir gidişe doğru yol almaktayız.

Düşünün;

Sanırım 178.000 km akarsu ve nehirlerimiz ile bütün kıyılarımız 3500 km kare göl ve baraj, 8500 km de boyban boya sahil şeridimiz varken, yıllardır politikasızlığın ve ilgisizliğin aynı zamanda da çıkarılan kanun ve yönetmeliklerin geriye dönük kontrollerinin olmayışı, bu cennet sularımızda hergün yeni tür canlıların yok olmasını çaresiz gözlerle izlememize neden oluyor.

Karadeniz'de düne kadar 30-40 kadar balık türü yaşarken şimdilerde bu neredeyse altı çeşide düşmüştür.

Öyle bir dönem ki bu, her geçen gün bir şeyler bozuluyor ve iyileştirme olarak bildiğimiz etkenler bu olumsuz ve yoketmeye programlı dönen çarkı sadece çok az olarak yavaşlatıyor. Öyle işler öyle büyük atılımlar yapılmalıki, bu çarkı önce durdurmalı daha sonrada iyileşmeye yönelik olarak geriye döndürerek canlı türlerin kendilerini koruyabilmesi için bir fırsat tanıyabilmeli.

Bu gün yakın komşulara baktığımızda deniz ve balıkçılığın yeni nesil programlarla geliştirilmesi ve ileri seviyede kapsamlı olarak önlerindeki yılların bile projesini gerçekleştirebilen Yunanistan kadar olamıyoruz. Adamlar milyon dolarlarla ifade edilen ar-ge alt yapısını oluşturmuş. Bizde ise bırakın gelişmeyi, konusu bile geçmiyor mecliste. Nasıl bir politikasızlıktırki bu korkunç gidişatı göremezler.

Kanarya adalarıydı sanırım, öyle inanılmaz bir şekilde avlanılmışki, üreme zamanı vs dinlemeden kırmışlar balığın belini. Yıllarca yanlış ve bilinçsiz avlanma sonucunda hiç balık kalmamış o bölgede, avlanmak için yüzlerce mil yapmak zorunda kalıyorlarmış. Yağmur duasına çıkar gibi balığın dönmesi için bu tarz işler bile yapmışlar. Tabiki balıklar geri dönmemiş, yasak getirmeye başlamışlar, iki sene boyunca kıyılarında balığın yumurtlaması ve gelişmesi için bir tane balık almamışlar, dediğin gibi uzak alanları bile yasak-serbest diye ayırarak bu günkü bol çeşitliliğine tekrar kavuşmuşlar. Bu bir balıkçı köyü, ve bir tane kaçak avlanan olmamış...

Herşey aslında eğitimsizlik, bencillik ve bilinçsizlik üçlemine takılmış kalmış.

Bizden başka düşünen kalmamış bunları...
ZATEN BİZ OLMALIYIZ ADMİNİM. biz olmazsak hiç bir şey olmaz. bunun için gerekenlerin yapılması konusunda bir platform oluşturmayı teklif ediyorum. konuyu bütün üyelere duyuralım. koruma alanalrı bence geleceğimiz olacak.
__________________
ismet güralp
çevre mühendisi
bodrum
ismetguralp is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-04-2008, 03:33   #6 (permalink)
ismetguralp
Junior Member
 
ismetguralp kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: bodrum
Yaş: 38
Mesaj: 9
Varsayılan

bunu yapabilmek için büyük yürekli insanlara ihtiyacımız olacak. ben bodrum dayım ve bunun için üyesi olduğum besiad (bodrum sanayici ve işadamları derneği) nde konuyu gündeme getireceğim. inanıyorum ki bu konuda başlatılacak bir kampanya 10 yılda da olsa yerini bulsa ve koruma alanlarımız ortaya çıksa denizlerimizin geleceğini garanti altına almış olacağız..
__________________
ismet güralp
çevre mühendisi
bodrum
ismetguralp is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-04-2008, 03:43   #7 (permalink)
Yaban Avcisi
senior Member
 
Yaban Avcisi kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2008
Konum: Almanya / Gelsenkirchen
Yaş: 39
Mesaj: 210
Varsayılan

Abim verdigin likte alabalik hakkinda karabükü katmamislar asagida belirttigim yer karabük sinirlari icerisindedir.

ZONGULDAK:Kozlu, Gülüç barajları. Aksu, Acısu Davulga, Değirmendere, Gebedek, Gümeli, İncedere, Karadere, Karakaya, Şimşir dereleri. Kocamandere ve kolları,

Kirmizi ile isaretledigim yerler bana yakin iyi biliyorum burada devamli alabalik yassak.
__________________
Ibrahim
1969 / 0-Rh(-)

Karabük
Yaban Avcisi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-11-2008, 16:33   #8 (permalink)
aslan64
Junior Member
 
aslan64 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2008
Yaş: 43
Mesaj: 53
Varsayılan

bu konuda çok bilgili değilim ancak;
bildiğim kadarıyla,marmarada botaş,imralı ve birkaç bölge,gökçeadada,iskenderunda,askeriye veya güvenlik nedeniyle çok güzel korunuyor.özellikle balıkçı tekneleri,oltacılar,zıpkıncılar yanaştırılmayarak o bölgelerde bilinçli veya bilinç dışı balık popülasyonunda çok hoş artışlar oldu.
buralarda rahatsız edilmeyen balıklar üriyerek zamanla çevreye yayılıyorlar.
kulağıma gelmeyen yerlerde muhakkak vardır.
son senelerde marmarada sinarit,çupra,sarpa,mırmır,mavi karagöz gibi ege balıkları bolca görünmeye başlandı,2000 sonrası denizdeki temizlenme ile birlikte korunan alanlarında bunda yardımının olduğunu düşünüyorum.
bilindiği gibi 40-50 sene öncesine kadar egedeki tüm türler yavrulamak için marmaraya girerdi.kılıç,orkinoz,akya gibi şimdilerde nadir görünen balıklar bahar aylarında karadeniz ege arasında gidip gelirlerdi.

balık çeşitliliği artışa geçmiş olabilir ancak büyük sürüler halindeki balıkların sonar aracılığıyla hemde zaman zaman yumurtlama öncesi yasak zamanda toplanmalarıysa en korktuğum tehlike.japonların kara sularında bu yöntemlerle balık bırakmadığını ve yosunlara ve deniz analarına yöneldiklerini unutmayalım,unutturmayalım.
__________________
tolga baykara

hopbala suya

23/11/1964
istanbul
B rh +
aslan64 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-11-2008, 16:38   #9 (permalink)
landscape33
senior Member
 
landscape33 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2008
Konum: Ankara -MERSİN - SİLİFKE - Tasucu
Yaş: 30
Mesaj: 638
Varsayılan

ÖÇKK ( özel çevre koruma ) kapsamında mersin tasucu kummahallesi mevkii ile hurmalık alanı dediğimiz yer koruma alanı altına girip içerisinde kuş cenneti,alpin bitkiler ve mavi yengeçleri, caretta carettaları barındırdığından avlanma dalış ve imar gibi yasalar dahilinde yasaklar getirilmiştir. Bu yasaklar içerisinde yine çoğu projeler ÖÇKK kapsamında ve devlet fonu içerisinde devlet tarafından projelendirilip dışarıdan başka herhangi bir kurum yada sahış kesinlikle karıştılmamaktadır
__________________
Arzu My living room is Tasucu


http://site.mynet.com/arzu_ipek/eylul01foto/
landscape33 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-11-2008, 16:47   #10 (permalink)
landscape33
senior Member
 
landscape33 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2008
Konum: Ankara -MERSİN - SİLİFKE - Tasucu
Yaş: 30
Mesaj: 638
Varsayılan

Bide bizim kıyı kenar çizgisi dediğimiz bir enlem vardır ki denizle kara arasındaki imarlaşmaya engel olan bir sahadır
bu çizgi sayesinde getirrilen yasaklar doğal ortamı korumakla beraber yaban hayatının özgürlüğüne tamami ile kapı açmıştır
yine bu çizgi içerisinde yapılan uygunsuz yapılasmalar avlanmalar vs ÖÇKK tarafından tespit edilip cezalandırılmaktadır
bu benim bölgem için geçerli ama diğer bölgelerde nasıldır bilemiyorum
kaldıkı son 5 yıldır tasucu tersane yapılmaması için büyük bir mücadele vermektedir
__________________
Arzu My living room is Tasucu


http://site.mynet.com/arzu_ipek/eylul01foto/
landscape33 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 06:39.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99