Picture Lines.com
Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > DENİZ > Bölgeler ve Avlaklar
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Bölgeler ve Avlaklar Hangi balık nerede avlanır? Bulunduğunuz yerde hangi balıklar var? Bu balıklar nasıl avlanır? Tecrübelerimizi burada paylaşıyoruz! Ege, Akdeniz, Marmara ya da Karadeniz. Hangi oltaya hangi balık nasıl geliyor? Tıklayın!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 03-03-2008, 01:32   #1 (permalink)
hmsahin
Member
 
hmsahin kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Mesaj: 170
Varsayılan Marmarada Tröfe Levrek Var

Merhaba Arkadaşlar, dostlar

Adminlerimizin grubumuzu bu pazar hepimizi boşa bırakmasından istifaden bende Tuzla'ya lise arkadaşımın köfte restoranına gittim. Daha önce önce gönderidiğim zıpkınla avcılık resimlerinden yola çıkarak özellikle marmarada bu konuda denizin içini dalçıç gözüyle dinleme ve fotolar ile görme imkanı buldum. Bunları sizinle paylaşmak istiyorum...

Arkadaşım "Ünsal Sezer". Profesyonel dalgıç ve zıpkınla vuruş uzmanı. Marmara'da özellikle Tuzla bölgesi kayalarında dev levrekler vuruyor, halende vurumakta. Burada Serdar Hocama sonsuz hak veriyorum, daha geçen hafta bile dev levrekler var demiştir.. Marmarada balık kalmadı diyenler adına..
Ama Ünsal; bizim tröfe dediğimiz balıkların kalmadığını kendiside söyledi.
Yani Marmarada artık beklediğimiz gibi gibi balık kalmadı, zıpkıncılar, deniz dibibi gören bile bile söyledikten sonra, bu tip bir denizüstü amatör avcılığı aramamız sanırım hayaller ötesine geçmek olacaktır.

Ünsal'ın bir nevi deniz dibi araştırmacı olduğunu da söyleyebiliriz. Kendisi Hem denizaltı araştırmacısı, hepimizden daha iyi deniz altı temizleyicisi (1 haftada 2 kamyon denizin sindimeyeceği atığı kamyona yüklemiş bir kişi)

Ünsalın bağlı olduğu Sinarit Dalış Grubu da Marmaradaki bu balık azalmasından dolayı Ege özellikle Babakale Küçükkuyu tarafına organizasyonlar düzenliyormış.
Ama yöre halkı olsun zıpkıncılara bizim kadar hoşgörü ile bakmamaları onları ayrı tereddüt içinde bırakıyorlar.
Zıpkıncılarında kendilerine göre sirküleri var, ancak içlerinde uyan uymayan var. Onlarda kendilerini nizam intizama almak için çabalıyorlar.

Sonuç olarak karşımda ülkemizin denizi koruyan kollayan, bunu öncelikle bir ilke bir görev gibi gören bir arkadaşım ve onun grubu nu gördüm. Gurur duydum. Deniz dibini gören, bilen arkadaşlarımızla tek amaçta ortak olabiliriz diye düşünüyorum.
Bu deniz hepimizin, herkes elinden geleni yapmalıdır, burda profesyonel balıkçı olsun, amatör olsun, zıpkıncı olsun farketmez, hepimiz bu ülkenin insanızız,
BU ÜLKEYİ KORUMAK KOLLAMAK İLERİDEKİ NESİLLERİMİZE TERTEMİZ TESLİM ETMEK MECBURİTETİNDEYİZ.
Saygılarımla.

HMŞ
__________________
Halil Murat Şahin
İstanbul-Suadiye
1967 / A Rh+

http://picasaweb.google.com/HalilMuratSahin
hmsahin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 10:03   #2 (permalink)
orhan kucukbicmen
Expert Member
 
orhan kucukbicmen kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Konum: sivrice Cankkale
Yaş: 58
Mesaj: 3,830
Varsayılan

Sevgili Murat kardeşim,
Nasılsın,sizleri özlüyoruz kulaklarınızı çınlatıyoruz,
Okan motelden selamlar.
Sevgili Murat,dalgıç kardeşlerimiz buralarada geliyorlar,
dalıyorlar balık avlıyorlar,kimse karşı değil,ammaaaaaaa.
Dalmak yasak olan bölgelerde daldırmayız,
Dalarken mutlaka su ustü işaret balonları, veya şamandıraları isteriz.
Gece dalmalarına müsade etmeyiz,
Orfoz,lağos,gibi bazen avlanması yasak olan balıkları vurdurmayız.
5 kilonun üzerindeki balıklara el koyarız,muhtarlık tarafından,
(bazen arabasının bagajını balıkla doldumuş dalgıçları görürüz.)
İşte bende yöre halkından biri olarak bu hallerde dalana hoşgörü
ile bakmam.normal olarak dalıpta kurallara uyan kardeşlerimizin,
başımızın üzerinde yeri var,zaten seninde benim gibi düşündüğünü
tahmin ediyorum,bu ülke bizim.sevgiyle kal,Murat kardeşim.
__________________
Sivrice'den selamlar, sevgiler,hoşça kalın.

http://www.dailymotion.com/related/x...ice-anak_sport
Tıklayın,
http://www.dailymotion.com/foranimation/video/12698899

Kişisel web sitem için tıklayınız

Orhan Küçükbiçmen
1950 / İstanbul / Karagümrük / 0 rh +
sivrice / çanakkale
orhan kucukbicmen is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 12:23   #3 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,587
Varsayılan

Gazetelerin internet sayfaları var. Eğer bunları izlerseniz, hemen her hafta koca koca köpekbalıklarının Marmara'da yakalandığı haberleri gelecektir.

Eskihisar yada Hereke, her neyse, gideriz, oltalarımızı atarız. Bolca hani gelir. Kaya balığı gelir. Arada istavrit, eşkina vs. gelir. Ama kesin olan şudur ki, Marmara'da gerçekten yoğun bir balık nüfusu var.

Doğada bir kural şunu söyler: Eğer bir şey varsa, onu yiyecek şey de vardır.

Büyük balık, trofe balık dediğimiz balıkların Marmara'da olmaması, bu yüzden imkansız gibi bir şey. Eğer yem olmasa, büyük balıklar vs. olmasa, o köpekbalıkları da orada olmaz.

Ama trofe balıkların avlanması, bulunması ayrı bir maceradır. Eve boş gitmeyi göze alamıyorsanız, trofe balık zor bulursunuz.

Diğer yandan bu büyük balıklar, her yerde barınamaz. Örneğin, Sarayburnu veya Arnavutköy'ü bir an aklınıza getirin. 100 kişi sıralanmış. 100gr kurşunlar akşama kadar şap, şup denizi dövüyor. Bu gürültü, büyük balık için hayati olan, konsantrasyonunu bozar ve hayvan orada barınamaz.

Eskihisar'da zargana yakalarız. Zargana varsa, kıyıda bolca gümüş, hamsi vs. olur. Ama zargana varsa, kofana neden olmaz? Olmaz değil, var elbette. Ama onu yakalamaya uğraşan kim? Defaten koca kafası ile 50cm'den büyük olduğu anlaşılan zarganalarımız sadece kafa olarak bize geldi, birileri kalanını yedi suda.. Bunun neye işaret olduğu malum değil mi?

Trofe levrek? Böyle bir levrek, yanıbaşına radyo koyup, "Batsın bu dünya" nağmelerini dinleyerek tutulmaz. Levrek tutarken, bizi gören "koca koca adamlar saklmabaç oynuyor" derlerdi.

İşte durumun özeti böyle aslında. Marmara'da levrek değil, diğer trofe çeşitleri de var. Ama iki mesele ortaya çıkıyor. Birincisi, o levrekleri yakalamaya çalışan yok. Çarşıda elinde olta birine diğeri gelir, sorar: "Balık var mıydı?" Cevap: "yok valla, 3-5 bi şey aldım.." Cevabı veren, o gün akşama kadar yanımda olta sallamıştır. Ben ise, bir kasa kefal, belki bir çupra, şu kadar lüfer, böyle zargana vs. almışım, çoğunu geri salmış, bir kaçını da sağıma soluma dağıtmışımdır mesela. Ama bu sorunun amacı, kapsamı "İstavrit/Mezgit var mı" şeklindedir aslında. Öyle ki, pek çok yerde balık = istavrit demek olmuştur. Eh, çapariyle trofede yakalanmaz haliyle. Eğer levrek yakalamaya, trofe yapmaya çalışan yoksa, levrek yok, trofe yok demek biraz acayip olmaz mı?

İkinci etmen ise, kıyıdan ava müsait pek çok trofe yatağının gene çapari kullananlar tarafından bozulması, büyük balıkları kaçıracak şekilde avcılığın yapılmasıdır.

Eğer, kıyılar ve oraların sakinleri, birazcık olsun, trofe avcılığını prensip edinseler, raporların çok çok farklı olacağından eminim..

Marmara'da, trofe balık var. Hemde bolca var. Tek sorun, onları tutacak adamların azınlıkta olması..

Bir anım ile kapatayım mesajı. Feribotun ardına gittik. İstavrit vs. uğraşıyoruz. Tek tük alıyoruz. Bir iki vatandaş geldi. Zıpkınları çıkardılar, daldılar. İlk turda 2-3 kikla, ama kiloluk olanından çıkardılar. Kiklayı ayıkladılar, tekrar bir tur daha attılar. Birisi 3 kg kadar levreği, getirdi gözümüzün önünde. Konuşurlarken kendi aralarında, öğrendim ki, bu adamlar hemen her gelişlerinde levrek vs. alırlarmış zaten. Sıradan bir olay olmuş orası için..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969

Bu mesaj en son " 03-03-2008 " tarihinde saat 23:47 itibariyle Halisabi tarafından düzenlenmiştir....
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 15:47   #4 (permalink)
Edward_norton
senior Member
 
Edward_norton kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Konum: istanbul-k.cekmece
Yaş: 27
Mesaj: 587
Varsayılan

Serdar abi sonuna kadar katılıyorum sana.Ayrıca balık avında sessizlik gerçekten çok önemli.
__________________
Aydin / Istanbul / 1980 / A rh+


Kaderin efendisi, ruhun kaptaniyim ben...
Edward_norton is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 16:11   #5 (permalink)
trout baba
Expert Member
 
trout baba kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Yaş: 60
Mesaj: 1,544
Varsayılan

Alıntı:
hmsahin tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Merhaba Arkadaşlar, dostlar

Adminlerimizin grubumuzu bu pazar hepimizi boşa bırakmasından istifaden bende Tuzla'ya lise arkadaşımın köfte restoranına gittim. Daha önce önce gönderidiğim zıpkınla avcılık resimlerinden yola çıkarak özellikle marmarada bu konuda denizin içini dalçıç gözüyle dinleme ve fotolar ile görme imkanı buldum. Bunları sizinle paylaşmak istiyorum...

Arkadaşım "Ünsal Sezer". Profesyonel dalgıç ve zıpkınla vuruş uzmanı. Marmara'da özellikle Tuzla bölgesi kayalarında dev levrekler vuruyor, halende vurumakta. Burada Serdar Hocama sonsuz hak veriyorum, daha geçen hafta bile dev levrekler var demiştir.. Marmarada balık kalmadı diyenler adına..
Ama Ünsal; bizim tröfe dediğimiz balıkların kalmadığını kendiside söyledi.
Yani Marmarada artık beklediğimiz gibi gibi balık kalmadı, zıpkıncılar, deniz dibibi gören bile bile söyledikten sonra, bu tip bir denizüstü amatör avcılığı aramamız sanırım hayaller ötesine geçmek olacaktır.

Ünsal'ın bir nevi deniz dibi araştırmacı olduğunu da söyleyebiliriz. Kendisi Hem denizaltı araştırmacısı, hepimizden daha iyi deniz altı temizleyicisi (1 haftada 2 kamyon denizin sindimeyeceği atığı kamyona yüklemiş bir kişi)

Ünsalın bağlı olduğu Sinarit Dalış Grubu da Marmaradaki bu balık azalmasından dolayı Ege özellikle Babakale Küçükkuyu tarafına organizasyonlar düzenliyormış.
Ama yöre halkı olsun zıpkıncılara bizim kadar hoşgörü ile bakmamaları onları ayrı tereddüt içinde bırakıyorlar.
Zıpkıncılarında kendilerine göre sirküleri var, ancak içlerinde uyan uymayan var. Onlarda kendilerini nizam intizama almak için çabalıyorlar.

Sonuç olarak karşımda ülkemizin denizi koruyan kollayan, bunu öncelikle bir ilke bir görev gibi gören bir arkadaşım ve onun grubu nu gördüm. Gurur duydum. Deniz dibini gören, bilen arkadaşlarımızla tek amaçta ortak olabiliriz diye düşünüyorum.
Bu deniz hepimizin, herkes elinden geleni yapmalıdır, burda profesyonel balıkçı olsun, amatör olsun, zıpkıncı olsun farketmez, hepimiz bu ülkenin insanızız,
BU ÜLKEYİ KORUMAK KOLLAMAK İLERİDEKİ NESİLLERİMİZE TERTEMİZ TESLİM ETMEK MECBURİTETİNDEYİZ.
Saygılarımla.

HMŞ
Sevgili Murat
Orhan babamız doğruyu en güzel sekilde analatmıs.
Marmaraya gelince.Bence fazla kötümser olmayınız.Erbabı Bogazlardan ve Marmarının bazı yerlerinden hakikşi trofe degerindeki balıkları özellikle levrekleri her sene iki ayrı zamanda almaaaktalar.
Grubumuza yeni üye olmus kardeslerimi Zafer ve Uğur bu isin en üstün avcılarıdır.İnsallah yakında avlarını bizlerle payalasaacaklardır.
Sevgiyle kal
Okan Motel seni unutmadi
__________________
Ad soyad;Vedat Abayoğlu
Doğum tarihi;17.4.1948
Kan Grubu;AB Rh
Katınılan Yer;Sivrice-Çanakkale
trout baba is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 23:22   #6 (permalink)
Emre
Expert Member
 
Emre kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 5,257
Varsayılan

Serdar abinin bahsettiği anı burası için de geçerli. Yeşilköyde de dalanlar kiloluk kiklalar eşkinalar 2-3 kiloluk karagözler çıkarıyorlar.
__________________
Emre - 1981 - A Rh (+)
İstanbul/Yeşilköy




Emre is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 23:34   #7 (permalink)
onder
senior Member
 
onder kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Konum: Gönlüm Kadıköylü ikametim Kartal
Yaş: 30
Mesaj: 1,081
Varsayılan

Bir de kimse değinmedi ama adaların arka tarafında hala kılıç balığı olduğu söylentileri vardı bir ara. Ben de bir kaç defa zarganaların ve gümüşlerin kendilerini suyun dışına atarak kaçıştıklarına şahit oldum. Bilmediğimden soruyorum, bu da büyük balıkların habercisi sayılmaz mı?
__________________
Önder
17-10-1978 0 Rh (+) Pozitif/İstanbul

Doğru ağaç, fırtınada eğilir ama yıkılmaz...

Gerçek avcı doğayı tahrip etmez, korumaya çalışır, genç hayvanı avlamaz, et peşinde koşmaz. Çünkü biz doğayı çocuklarımızdan miras aldık. Onu korumak sadece bize değil çocuklarımıza da en büyük hediyedir.

Balıkla dolu dolu geçen 17 sene....
onder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-03-2008, 10:59   #8 (permalink)
Ulas
Senior Member
 
Ulas kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Yaş: 30
Mesaj: 2,133
Varsayılan

HMŞ, sana Marmara'da trofe levrek yok diyen kim? ben de onu merak ettim...
Zira allah eksiltmesin, Marmara'da bol miktarda 5 kg ve üzeri levrek mevcuttur... Ters Amin mi yapıyorsun anlamadım

Alıntı:
orhan kucukbicmen tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Sevgili Murat kardeşim,
Nasılsın,sizleri özlüyoruz kulaklarınızı çınlatıyoruz,
Okan motelden selamlar.
Sevgili Murat,dalgıç kardeşlerimiz buralarada geliyorlar,
dalıyorlar balık avlıyorlar,kimse karşı değil,ammaaaaaaa.
Dalmak yasak olan bölgelerde daldırmayız,
Dalarken mutlaka su ustü işaret balonları, veya şamandıraları isteriz.
Gece dalmalarına müsade etmeyiz,
Orfoz,lağos,gibi bazen avlanması yasak olan balıkları vurdurmayız.
5 kilonun üzerindeki balıklara el koyarız,muhtarlık tarafından,
(bazen arabasının bagajını balıkla doldumuş dalgıçları görürüz.)
İşte bende yöre halkından biri olarak bu hallerde dalana hoşgörü
ile bakmam.normal olarak dalıpta kurallara uyan kardeşlerimizin,
başımızın üzerinde yeri var,zaten seninde benim gibi düşündüğünü
tahmin ediyorum,bu ülke bizim.sevgiyle kal,Murat kardeşim.
Orhan Abi merhabalar,
bir süredir yurt içi eğitim turnesinde olduğumdan giremiyordum, satırlarınızı okuyunca sizleri ve cennetimizi ne kadar özlediğim geldi aklıma
O kadar güzel hususlara dikkat çekmişsiniz ki, bir su altı sevdalısı olarak ben de ufak tefek eklemeler yapmak istedim.

Evvela "dalış" aksiyonuyla "sualtı avcılık" aksiyonlarını birbirinden ayırmakta fayda görüyorum. Örneğin nefes almaya yardımcı her türlü ekipmanı dalış aktivitesinde serbestçe kullanabilirsiniz, ancak av diyorsanız sadece şnorkel ile sınırlısınız...

Bir de bu dalış şamandıralarını kullanmaya neden imtina ediyor insanlar, anlamıyorum. Ama biz canımızı koruyacak olan emniyet kemerini bile takmaya direnen bir milletiz. Polisi gördüğümüzde elimizle tutuyoruz mesela emniyet kemeri takılıymış gibi bir imaj veriyoruz.
Ya da arabanın emniyet kemeri alarmı çalıyorsa koltuğun altından falan emniyet kemerini geçirip üzerine oturuyoruz. hiçbir işe yaramayacak şekilde yerine takıveriyoruz.
Zorunlu ekipmanlardandır aslında dalış şamandırası. Siz dalarken hele hele sığ sularda bir teknenin üzerinizden geçmesi pek iyi bir tecrübe değildir. Birçok ölümcül kaza vardır bu şekilde kayda giren. Ya da ömür boyu sakatlıkla sonuçlanan yüzlerce kaza....
Düşünün dalıyorsuınuz, av peşindesiniz ve avınızı aldınız. nefes de bitti. Yukarı çıkıyorsunuz ve sizin orada olduğunuzdan habersiz bir tekne de tam o sırada geçiyor oradan... evet motorun sesini duyabilirsiniz, ancak ciğerlerinde oksijen kalmamış biri olarak "bile bile lades" yapmanız için hazır ve nazır bekleyen onlarca talihsizlik vardır...
Bir de kaptanın yerine koyun kendinizi... Tamamen dalan adamın hatası yüzünden haberi, art niyeti yokken birinin ölümüne ya da sakat bırakılmasına sebep olmak gibi bir vicdan azabıyla başbaşa bırakıyorsunuz insanı... Buna hakkımız var mı?? Yok... Rahatsız edici bir ekipman da değil. bir iki seferde alışacağınız ve oldukça ucuz bir ekipman...
Daldırmayın abi...

"Gece daldırmayız" kısmı beni de etkiliyor yalnız... Gündüzleri tam bir harikalar diyarı olan su altı, geceleri bambaşka bir kimliğe, bir cennetin kimliğine bürünür. Evet, ben de gece dalıyorum... (Flaş Flaş Flaş, Ulaş gece dalıyor!!!)
Ama dediğim gibi av aktivitesi ve dalış aktivitesi farklı şeyler. Gece Avı kesinlikle yasak olmakla beraber gece dalışları için böyle bir yasak durumu söz konusu değil. Yani gece dalan birilerini gördüğümüz zaman kendisini linç etmezden evvel mutlaka avlanmasına yarayacak ekipman taşıyıp taşımadığını kontrol etmek gerek... Çünkü gece avlanıp ortalarda ben avcıyım diyenlere, verilen limitleri aşanlara ben avcı, amatör dalıcı falan demiyorum. Direk vahşi, yamyam, yağmacı ve daha kaba bir takım sıfatlarla anıyorum kendilerini...

Zıpkıncıların içinde hep bir tartışma olmuştur, hatta bu platformda da defalarca karşı karşıya gelmişizdir. Diyorlar ki, "İstanbuldan 500 km yol gitmişim, birbir güçlükle teçhizatı kuşanıp suya inmişim... Dalar dalmaz karşıma 5 kiloluk bir levrek çıktığında vurmayacak mıyım??
Valla vurursan bir dahaki sefere zıpkınsız inip dalmaya devam edeceksin. Eğer trofe peşindeysen ve balık açısından oldukça zengin olan bir bölgeye, Ege'ye indiysen bu seferde gördüğün her balığa sıkmamayı öğreneceksin. Çünkü karşına her an 30-40 kiloluk bir akya çıkabilir mesela Trofe peşindeysen trofeni arayacaksın, karşına çıkan her balığa "nasip" gözüyle bakmayacaksın...
İçindeki vahşiyi kana doyurmak için değil, spor için dalıyorsun çünkü. Yarın çocuklarının da daldığında birşeyler görebileceği bir deniz bırakmak için bunu yapmak zorundasın. Haydi o kadar uzun vadeye girmeyelim, bir sonraki gelişinde de bu seferki balıkları görebilmek için bunu yapmak zorundasın... Eğer kendi dönüşümünü tamamlayamamışsan, yeterince evrilememişsen; ayağının altında 5 tane koca akyanın ya da toplamda 20-30 kilo tutan levreklerden birinin kafası duruyorsa ve muzaffer bir komutan edasıyla "ben yaptım" pozunu veriyorsan, arkasından çıkıp ta "ya bu gırgırlar, troller neden bu kadar çeviriyor da, denizin dengesini bozuyorlar da , insan gibi avlanmıyorlar da bunların ruhsatını iptal etmek gerek de...." diye afra tafra yapmayacaksın bir kere...
İşte Orhan abi, bu kurallara uymayan herkese karşı almış olduğunuz önlemler silsilesinin sonuna dek altına imzamı atarım...
Saygılarımla
Ulaş
__________________
Ulaş
İstanbul-1978
A Rh(+)

Memleketim, memleketim, memleketim,
Ne kasketim kaldı senin ora işi, ne yollarını taşımış ayakkabım,
Son mintanın da sırtımda paralandı çoktan, Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında, enfarktında yüreğimin, alnımın çizgilerindesin
memleketim, memleketim, memleketim...
Ulas is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-03-2008, 12:18   #9 (permalink)
orhan kucukbicmen
Expert Member
 
orhan kucukbicmen kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Konum: sivrice Cankkale
Yaş: 58
Mesaj: 3,830
Varsayılan

Alıntı:
Ulas tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
HMŞ, sana Marmara'da trofe levrek yok diyen kim? ben de onu merak ettim...
Zira allah eksiltmesin, Marmara'da bol miktarda 5 kg ve üzeri levrek mevcuttur... Ters Amin mi yapıyorsun anlamadım



Orhan Abi merhabalar,
bir süredir yurt içi eğitim turnesinde olduğumdan giremiyordum, satırlarınızı okuyunca sizleri ve cennetimizi ne kadar özlediğim geldi aklıma
O kadar güzel hususlara dikkat çekmişsiniz ki, bir su altı sevdalısı olarak ben de ufak tefek eklemeler yapmak istedim.

Evvela "dalış" aksiyonuyla "sualtı avcılık" aksiyonlarını birbirinden ayırmakta fayda görüyorum. Örneğin nefes almaya yardımcı her türlü ekipmanı dalış aktivitesinde serbestçe kullanabilirsiniz, ancak av diyorsanız sadece şnorkel ile sınırlısınız...

Bir de bu dalış şamandıralarını kullanmaya neden imtina ediyor insanlar, anlamıyorum. Ama biz canımızı koruyacak olan emniyet kemerini bile takmaya direnen bir milletiz. Polisi gördüğümüzde elimizle tutuyoruz mesela emniyet kemeri takılıymış gibi bir imaj veriyoruz.
Ya da arabanın emniyet kemeri alarmı çalıyorsa koltuğun altından falan emniyet kemerini geçirip üzerine oturuyoruz. hiçbir işe yaramayacak şekilde yerine takıveriyoruz.
Zorunlu ekipmanlardandır aslında dalış şamandırası. Siz dalarken hele hele sığ sularda bir teknenin üzerinizden geçmesi pek iyi bir tecrübe değildir. Birçok ölümcül kaza vardır bu şekilde kayda giren. Ya da ömür boyu sakatlıkla sonuçlanan yüzlerce kaza....
Düşünün dalıyorsuınuz, av peşindesiniz ve avınızı aldınız. nefes de bitti. Yukarı çıkıyorsunuz ve sizin orada olduğunuzdan habersiz bir tekne de tam o sırada geçiyor oradan... evet motorun sesini duyabilirsiniz, ancak ciğerlerinde oksijen kalmamış biri olarak "bile bile lades" yapmanız için hazır ve nazır bekleyen onlarca talihsizlik vardır...
Bir de kaptanın yerine koyun kendinizi... Tamamen dalan adamın hatası yüzünden haberi, art niyeti yokken birinin ölümüne ya da sakat bırakılmasına sebep olmak gibi bir vicdan azabıyla başbaşa bırakıyorsunuz insanı... Buna hakkımız var mı?? Yok... Rahatsız edici bir ekipman da değil. bir iki seferde alışacağınız ve oldukça ucuz bir ekipman...
Daldırmayın abi...

"Gece daldırmayız" kısmı beni de etkiliyor yalnız... Gündüzleri tam bir harikalar diyarı olan su altı, geceleri bambaşka bir kimliğe, bir cennetin kimliğine bürünür. Evet, ben de gece dalıyorum... (Flaş Flaş Flaş, Ulaş gece dalıyor!!!)
Ama dediğim gibi av aktivitesi ve dalış aktivitesi farklı şeyler. Gece Avı kesinlikle yasak olmakla beraber gece dalışları için böyle bir yasak durumu söz konusu değil. Yani gece dalan birilerini gördüğümüz zaman kendisini linç etmezden evvel mutlaka avlanmasına yarayacak ekipman taşıyıp taşımadığını kontrol etmek gerek... Çünkü gece avlanıp ortalarda ben avcıyım diyenlere, verilen limitleri aşanlara ben avcı, amatör dalıcı falan demiyorum. Direk vahşi, yamyam, yağmacı ve daha kaba bir takım sıfatlarla anıyorum kendilerini...

Zıpkıncıların içinde hep bir tartışma olmuştur, hatta bu platformda da defalarca karşı karşıya gelmişizdir. Diyorlar ki, "İstanbuldan 500 km yol gitmişim, birbir güçlükle teçhizatı kuşanıp suya inmişim... Dalar dalmaz karşıma 5 kiloluk bir levrek çıktığında vurmayacak mıyım??
Valla vurursan bir dahaki sefere zıpkınsız inip dalmaya devam edeceksin. Eğer trofe peşindeysen ve balık açısından oldukça zengin olan bir bölgeye, Ege'ye indiysen bu seferde gördüğün her balığa sıkmamayı öğreneceksin. Çünkü karşına her an 30-40 kiloluk bir akya çıkabilir mesela Trofe peşindeysen trofeni arayacaksın, karşına çıkan her balığa "nasip" gözüyle bakmayacaksın...
İçindeki vahşiyi kana doyurmak için değil, spor için dalıyorsun çünkü. Yarın çocuklarının da daldığında birşeyler görebileceği bir deniz bırakmak için bunu yapmak zorundasın. Haydi o kadar uzun vadeye girmeyelim, bir sonraki gelişinde de bu seferki balıkları görebilmek için bunu yapmak zorundasın... Eğer kendi dönüşümünü tamamlayamamışsan, yeterince evrilememişsen; ayağının altında 5 tane koca akyanın ya da toplamda 20-30 kilo tutan levreklerden birinin kafası duruyorsa ve muzaffer bir komutan edasıyla "ben yaptım" pozunu veriyorsan, arkasından çıkıp ta "ya bu gırgırlar, troller neden bu kadar çeviriyor da, denizin dengesini bozuyorlar da , insan gibi avlanmıyorlar da bunların ruhsatını iptal etmek gerek de...." diye afra tafra yapmayacaksın bir kere...
İşte Orhan abi, bu kurallara uymayan herkese karşı almış olduğunuz önlemler silsilesinin sonuna dek altına imzamı atarım...
Saygılarımla
Ulaş
Sevgili Ulaş kardeşim,
Bizlerde sizleri çok özledik,ne kadar güzel insanların bir araya geldiği
bir balık sevdalıları grubunla beraberdik,güzel günler ğeçirdik,
Sevgili Ulaş,benim teknemin önündende çok dalgıçlar çıktı,allah
göstermesin,çok korkuyorum.
Mutlaka yasaklara ve kurallara uyalım,hatta can yeleksiz denize bile
çıkmayalım,alışalım,bu konuyuda vurgulamak ve işlemek lazım,can yeleği takalım arkadaşlar,hoşçakal sevgili Ulaş kardeşim
__________________
Sivrice'den selamlar, sevgiler,hoşça kalın.

http://www.dailymotion.com/related/x...ice-anak_sport
Tıklayın,
http://www.dailymotion.com/foranimation/video/12698899

Kişisel web sitem için tıklayınız

Orhan Küçükbiçmen
1950 / İstanbul / Karagümrük / 0 rh +
sivrice / çanakkale
orhan kucukbicmen is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 18:12   #10 (permalink)
caldirmaz
senior Member
 
caldirmaz kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Konum: Pendik/istanbul
Yaş: 36
Mesaj: 575
Varsayılan

Serdar bey trofenin peşine kimsenin düşmediğini söylerken çok haklı olduğunu düşündüm.
Yıllardır yazları Gebze Bayramoğlundan tekne ile istavrit ve lüfer peşine koşarım defalarca feribotun oralara gittim dolaştım volicilerin ve gırgırların muhtelif derinliklerden topladıkları ağlara baktım hiç levrek veya trofe değeri taşıyan balık göremedim bu noktadan hareketle nasıl olsa trofe yoktur hele levrek hiç olmaz diye bir kere bile trofe için olta atmadım.Bazen Eskihisarlı eski balıkçıların feribotun karıştırdığı sulardan levrek alınabildiğini anlattıklarını duyardım ama her zaman bu duyumlar benim için efsane olmanın ötesine geçmedi.
Bundan sonra mutlaka bunun peşine koşacağım.
__________________
Rasgele,
Can ALDIRMAZ

caldirmaz is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 01:27.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99