BALIK SEVDASI  

Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > DENİZ > Bölgeler ve Avlaklar
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Bölgeler ve Avlaklar Hangi balık nerede avlanır? Bulunduğunuz yerde hangi balıklar var? Bu balıklar nasıl avlanır? Tecrübelerimizi burada paylaşıyoruz! Ege, Akdeniz, Marmara ya da Karadeniz. Hangi oltaya hangi balık nasıl geliyor? Tıklayın!

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-11-2007, 13:02   #1 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,504
Varsayılan Hafta sonu Eskihisar ve Galata Köprü notları..

Cumartesi (3 Kasım) günü büyük bir iştahla soluğu Eskihisar'da aldım.. Geçen hafta, bir iki zargana takımımı bir şeyler kapıp götürmüştü.. Olsa olsa lüferdir diyerek çelik telli filan takımlarla donanmış olarak yola çıktım, feribotun arkasına sarktım..

Ama yem lazım.. İzmarit'ten iyi yem olur.. Dibe güzel bir izmarit takımı.. Ama tık yok.. Bir, iki, yok işte, hani, kaya balığı vs. bile vurmuyor İstavrite uğraşanlarında eli boş.. Ümitsizce, midyenin kenarını takıp su üstü yaptım, zargana alrısak, onu yem yaparız diye..

Atıyorsunuz, beş dk. sonra top batıyor hemen.. Sanmayın balık vuruyor.. Pislik misinaya sarıyor, onu ağırlaştırıp dibe çekiyor.. Ama gözle baktığınızda su tertemiz gibi oysa..

Olacak gibi değil, Mendirekte malzeme satan Hüseyin abi'yi aradım, dedim vaziyet nasıl? Var desem yalan ama, yok dersem de yalan deyince, toplanıp oraya intikal ettim..

Orada bir kaç zargana almışlar.. Yemli dip takımıyla irice istavritler filan alanlar da vardı.. Ama benim yemlilere kıraçadan küçük, serçe parmak kadar izmaritler musallat oldu.. Arada bir kaç kıraça irisi istavritte geldi.. Bende onlardan 4-5 tanesini alıkoyup zargana yemi yaptım.. Ama ne çare, tık yok..

Neyse, bir miktar midye ve yakaladığım yemlikleri alarak eve.. Yolda kendimi güzelce kurdum.. Yarın İstanbul'a, boğaza.. Tamam, orada da balık yoktur ama, en azından şamandıra batıran pislikte yoktur..

Pazar sabahı erkenden yola çıktım, velakin trenin yolda gecikmesi filan derken saat 10 gibi ancak Galata köprüsüne gelebildim.. Yer yok.. Eminönü tarafında, halice bakan yanda millet şamandıra ile kefal tutmaya odaklanmış, ama pek bir hareket yok.. Karaköy/Haliç tarafı, istavrit ile uğraşıyor, tek tük bir şeyler alıyor.. Boğaz yakasında ise, karaköy tarafında tam bir cümbüş.. İzmarite çalışanlar, zarganaya takılanlar, kefal bekleyenler, istavrit canavarları.. Ama aralarında boş bir yer yok, her iki direk arası üçer kamış dolu ortalık..

Boğaz/Eminönü tarafı ise, yemli ile istavrit tutmaya çalışıyor.. İstavritler suyun bir kulaç altında sürü sürü geziniyorlar.. Aralarında zarganalar filanda var.. Boş bir yer denk geldi, hemen yanaştım.. Önce açığa doğru midyeyle izmarit yokladım. Tık yok. Akşama kadar mütemadiyen yoklamaya devam ettim.. Gene tık olmadı..

Yüzeye yakın, yüzeyden 3-4 tur alttan bir iki istavrit aldım, istavrit lokma yemle. Taze taze kesip güzelce çelik telli takıma takıp aşağıya.. 1.5 kulaç beden, ucuna takım.. dirsek boyu kurşun bedeni. Uzun olta stili bir takım.. Bekle, bekle arada bir hareket.. Ama belli, istavrit bu vuran.. Arda bir iki, kendi boyunda yeme atlayan istavritim oldu böylece.. Sonra uzun bir süre sessizlik..

Dedim ki, bu çelik tel vs. balığı ürkütüyor olsa gerek.. Klasik takım takayım da, zargana alayım, onuda yem yaparım akşama.. Çektim baktım ki, takım filan kalmamış.. Hep söylerim şaşkın balıkçı olduğumu ya.. Fırdöndü açık kalmış Bir şekilde kurtulmuş gitmiş takım...

Neyse, başka çelik telli takımım yoktu zarganaya uygun iğneli.. Bende klasik takım yapıp, taktım. 0.20 köstek, 0.27 bedenle.. Bu takım beklerken, diğer kamışla istavrit filan almaya çalışıyorum.. Hasbel kader bir gümüş geldi.. Serçe parmaktan az küçük.. İşte dedim canlı yem.. Hemen diğer takımı çıkarıp gümüşü taktım.. Saldım aşağıya..

Hava karardı, akşam oldu hala tık yok.. Canım sıkıldı, canlı gümüş olan takımı 20 tur kadar dibe aldım.. Kamışı koydum, diğer takıma bakayım derken, kamışın ucu şiddetle bir iki gitti geldi.. Atladım, çektim, ne takım kalmış, ne gümüş.. Tahminen lüfer/çinekop almış gitmiş takımı.. Süratle bakındım.. Çünekop takımı yok Ama bir gene çelik tel, üçlü iğneli bir canlı yem takımı var.. Hemen diğer takıma yüklendim, bir istavrit kapıp canlı canlı takarak 20 sarım dibe doğru indirdim.. Bekledim, bekledim.. Bir şey yok... Bende yanımdaki "Benim bedenimi niye kestin, niye karıştırdın takımı ..." kavgasını syrettim, kan çıkmasına ramak kaldı nerdeyse..

Ama baktım ki, kamışlar boş gibi duruyor.. Birini sardım, sardım takıldı, gelmiyor.. Kafayı uzatıp bakıtım, dedim köprünün kenarına takılmış herhalde.. İndim aşağıya ki, benim kurşun, takım filan yerde geziyor.. Apaçık şekilde, biri denizden çekmiş.. Uçtaki takıma filan sulanmış olsa gerek.. Öyleki, saksının altına girmiş resmen.. O zaman, yukarıdaki bedeni kesilen vatnadaşın oltasına ne olduğu aydınlanıverdi gözümde.. Birileri aşağıdan takımlara musallat olmuş.. Diğeri de bu akıbete maruz kalmış.. Uğraştım ettim, kenardan kurtardım, sonra sardım, iyice birbirine girmiş misina, ayıkla et derken, iyice geç oldu, döndüm..

Elbette eli boş döndüm.. Fazlasını da beklemiyordum zaten.. Velakin, yanımdaki çinekop takımı atan arkadaşın yemleride gitti.. Bir kaç kovada çinekoplara denk geldim..

Sözün kısası.. Hava dönüyor.. Ay dönüyor.. Malum çinekop mekanlarını vakit olduğunca yoklamak faydalı olacaktır. Bilhassa akşam hava kararınca, Haliç, Sarayburnu vs. lüfer, çinekop vs. verebilir. Peşinde olmak lazım..

Eskihisar ise, o pislik gitmezse, kolay kolay balık yönünden verimli olmayacaktır sanıyorum..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-11-2007, 14:19   #2 (permalink)
Birol
Expert Member
 
Birol kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 39
Mesaj: 3,626
Varsayılan

Pazar günü sarayburnunda teknede idim lüfere.
Hava aydınlanmaya yakın,çapari ile sarıkanata
çalıştık,1 tane geldi ki o da çekerken gitti.renk anlaşılmıştı aslında
bize lüfer yoktu o gün.Uzun uğraşlar sonunda 2 lüfer liverda , birkaçı son anda kurtuldu ...olarak günü bitirdik.Saat sabah 11 civarı idi.
keyfim kaçmıştı.bütün hafta bekle et, sabahın 4ünde kalk git sarayburnuna ki lüferin tekne ile en çok yakalanacak avlağıdır,sonra 1-2 tane ile bitir avı.
Neyse dedim atlayayım trene gideyim galata taraflarına,maksat gezmek olsun.Takım taklavat yok yanımda tabii.maksat siz dostlara rastlamak ve laflamak.Evden bir telefon,eve gel ,alışverişe gidilecekmiş.Buzdolabı tam takırmış...felan filan mecbur rota ev oldu...
__________________
BİROL -1969
İSTANBUL 0RH-


Gül Ey saf çelişki.
Nice gözkapağının altında
hiçkimsenin uykusu olmamanın sevinci........
Birol is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-11-2007, 19:21   #3 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,504
Varsayılan

2005'te tam bu günlerde bolca lüfer ve çinekop vardı.. Çapari ile resmen istavrit gibi beşer onar çinekop alınırdı Galata'da, Sarayburnu'nda.. Palamut vs. de cabası..

Eee, şimdi neden yok.. Bakalım...

2005 yılı ekim ayında, son 15 gün hava sıcaklığı 10 derecenin altında imiş.. Marmara ve Karadeniz için 6-7 derece civarı.. Kasım'ın başında, bu günlerde Ramazan bayramı gelmiş ve ben iyi hatırlıyorum, ortalık çinekop, sarıkanat vs. kaynıyordu.. Bende ilk defa Sarayburnu'na gitmiştim, bir şeyler tutarım diye..

Bu günlerde ay yokmuş. Yani karanlık gece..

Şimdi ise, hava sıcaklığı yeni düşmeye başladı.. Ay son dördünde.. Önümüzdeki hafta hemen hemen aynı koşullar geri dönecek.. Sıcaklık düşük, ki bugünden düştü zaten, hızlıca.. Ay dönüyor ve büyük ihtimalle olup olacak lüfer, çinekop vs. bu önümüzdeki 15 gün boyunca boğaza doğru yollanır.. Ama boğazda inşaat var.. Bu onları sarayburnu'na indirmez pek, yavaşlatır, Halic'e, Arnavutköy'e, Üsküdar'a vs. sıkça uğrarlar.. Sonra da hızla Marmara'ya inerler.. Mesele bunlar çok mu olacak, az mı olacak? Kısaca, çinekop saati geliyor, önümüzdeki haftadan itibaren...

Marmara'daki lüfer vs. bu sene farklı bir portre çiziyor.. Bunlar Karadeniz'e hemen hiç geçmediler.. Marmara / Ege arasında devriye geziyorlar.. Yıl boyu Marmara'dan Lüfer haberleri geldi.. Bize de gelmiştir, ama bana başka kaynaklardanda ulaşıyor..

Kısaca, havaların gidişi, böyle yorumlar yapmamıza sebep oluyor, ümitvarız netekim..

Yada, balık yokluğundan gözümüz döndü, kendimizi kandırıyoruz..

Bekleyeceğiz ve göreceğiz.. Ama görmek için, gidip uygun mekanlarda olta sallamak gerekiyor.. Merak etmeyin, Lüfer gelince, istavrit çaparisi sallayanlar da bunu farkeder hemen.. Mesele, bunun neden olduğunu anlayabilirler mi, işte o sadece..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 02:38.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99