Picture Lines.com
Ana Sayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   BALIK SEVDASI > DENİZ > Balık Anatomisi
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Balık Anatomisi Renkli bir ava giden yol, avımızı iyi tanımaktan geçiyor. Balıkların sindirim ve solunum sistemleri, pulları, anatomik yapıları ve daha fazlası…Tıklayın, balıkları daha yakından tanıyın

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 15-09-2008, 11:40   #41 (permalink)
draco
senior Member
 
draco kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2008
Konum: istanbul
Yaş: 29
Mesaj: 228
Varsayılan

Alıntı:
Skoylu tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Lüfer aslen su üstü balığıdır zaten. Bizim buralarda derinde ve dipte daha sık görülüyor ama, dünya genelinde lüferlere su üstünde daha çok raslanır. Bu şaşırtıcı bir durum değil. Zira, yüzeye yakın sular plankton -> av balık, oksijen ve güneş ışığı (enerji) bakımından daha zengindir.

Lüfer zarganayı yer, tercih eder. Bu tecrübelerle sabit. Ama zarganayı nasıl ayırt eder? İşte sorun burada..

Ne var bunda, işte farkedilmeyecek nesi var, tööbe, töbe.. Zargana ve istavrit, o kadar bariz ki?

Ama işin rengi böyle değil. Bir balığın gözünü alın. Bilhassa lüferin gözünü ama, istavrit vs. nin de gözü pek farklı değil. Göz küresine göre çok çok geniş bir göz merceği olduğunu görürsünüz. En dikkat çekici husus bu olacaktır. Ve gözlerininde vücuda göre çok büyük olduğu barizdir.

İşte bu büyük göz merceği, maksimum ışığın göze ulaşmasını sağlar. Böylece karanlıkta daha iyi görme sağlanır. Ama bu büyük merceğin bir dezavantajı, detayları ayırt etmeyi imkansız kılmasıdır.

İşte bu yüzden balık inanın ki aradaki farkı çok çok zor görebilir. Dahası beyni -bilindiği kadarıyla- bu farkı işleyecek kapasiteye sahip değildir.

Eee? Şu mesele. Gözde 3 tür almaç hücresi bulunur. Çubuk hücreleri fotonları kaçırmaz, bu sayede gece görüşü, en az ışıkla bile görüş sağlar. Işık hassasiyetleri çok yüksektir. Koni hücreleri, belli dalga boylarına tepki verir, böylece renkli görüş sağlar. Bu yüzden bir kaç koni hücresi bir grup oluşturur. Bu da görüş için ışığın bir kaç kat daha fazla olması demektir. Fakat bilhassa balıklarda, bazı kertenkelelerde vs. çubuk gibi uzamış koni hücreleri bulunur ki, bu karanlıktada renkli görüş demektir.

Ve dahası, bu çubuk gibi olan hücreler, her durumda harekete duyarlıdır. Yani hareketi çok iyi görürler.

Bu bilgileri uzatmadan toparlarsak, suda salınan bir söğüt yaprağı ile yem balık arasındaki farkı, bir balığın böyle anlaması, yani tipik şekline bakarak, pek zordur. Uzatırsak, "recognition" vs. konularına girip, balığın nasıl neyi gördüğünü daha iyi inceleriz. Fakat emin olun ki, balıkların görüşleri bizimkinden çok çok daha kötüdür, elifi görseler mertek sanırlar.

Bu nedenle, yeme ve kaçma dürtüleri detaylardan çok daha kaba olarak şekillenir. Basit bir kaç kural balığın "atıl kurt" moduna girmesine yeter.

Ama bu bir kaç durum nedir bunları bilmek gerekir. Maalesef bu konuda çok çok yeterli bilgi yok. Herşeyin başında, balıkların yemleri vs. bizim gördüğümüz gibi görmedikleri, konunun detay değil sadece, balığın renk vs. algısı nedeniyle de, görünüşün çok çok farklı olduğunu bilmek gerekir. Zargana ile istavridi ayıracak kadar detay derinliği yok balıklarda. Tamamen farklı bir olayla bu ikisini ayırabiliyor olmalılar ki bunların başında renk geliyor..

Yani mesele "Zargana kötüdür, iyidir, yemdir, değildir" mevzusu değil. Mesele, lüferin (veya sinaritin, palamutun vs.) zarganayı diğer balıklardan nasıl ayırdığı. Daha doğrusu, zargananın hangi sebepten lüferin vs. saldırı güdüsünü harekete geçirdiği. Unutmayın, onlar sadece balık. Kuş beyinli kuşları bile onlardan kat kat akıllılar. Balıkların davranışları hemen tamamen güdülere dayanır ve çok basit prensiplere yaslanır. İşte o yüzden allahın tüyüne, demir kaşığa vs. atlarlar. Tüm mesele, bu dürtüleri ayağa kaldıran hususları bulmaktır sadece..
katılıyorum. ancak avcı balığın az olduğu durumlarda kaşık yerine canlı yemin iş yapıyor olmasının en büyük sebebinin de koku olduğunu düşünüyorum. yani en rağbet edilen yemlerin başında neden sardalya gelmektedir? yağlı olması ve yaydığı kokudan dolayı avcı, bu balığın besin değerinin yüksek olduğunu sezmektedir gibime geliyor. zarganada da yüksek fosfor içeriğinden dolayı böyle bir durum olabilir diye düşünüyorum. yani sadece görüntü değil, koku ve yayımlanan elektrik titreşimleri de büyük önem kazanmaktadır. sonuçta balıkların lateral (yanal) çizgilerinin küçük elektrik değerlerini algılamaya yönelik olduğu bilinmektedir. bu da bir etken olabilir.

buradan "görüntü" nün geri planda olduğunu iddia ettiğim sonucu çıkartılmasın. iş görüntüye kaldığında ufak bir renk farkının bile rapalaya avcı mahiyetini kaybettirdiği de gün gibi aşikardır. o yüzden size katılıyorum ama diğer faktörleri de hesaba katmamız daha doğru olur diye düşünüyorum. saygılar...
__________________
Kaan / İstanbul / 1979
draco is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-09-2008, 12:29   #42 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,604
Varsayılan

Alıntı:
o yüzden size katılıyorum ama diğer faktörleri de hesaba katmamız daha doğru olur diye düşünüyorum.
Zaten ne büyük sorunumuz, o faktörlerin avı nasıl etkilediği.. Bunu bilmiyoruz. Öğrenmeye çalışıyoruz. Akıl yürütüyoruz. Deniyoruz vs. vs.

Bilmediğimiz çok şey var. Ama çok iyi bir bahanemiz var: Balık yok..

İşte bu bahaneye saklanıp, öğrenmekten, uğraşmaktan kaçmışız bugüne kadar.

Canlı bir örnek vereyim. Geçen, gecenin köründe Galata'dayız. Yaşar ve Birol'da yanımda. İstavrit tutacağız, tuttuğumuzu alıp gidip yem yapıp boğaz'da lüfere bakacağız, hesabımız bu. Velakin, istavrit yok. Tık yok oltalarda..

Zemin ve saha müsait. Nasıl olmaz istavrit? Ama yok işte.. Neyse, dur sen dedim, yemli takımın iğnelerinin ardına birer fosforlu boncuk taktım. Hatta boncuk yoktu, ikiye kesip öyle taktım. Ve sonuç, patır kütür vurmaya başladı istavrit. Diğerlerinde gene tık yok. Atınca takımı 1-2 dk. geçmiyor, paldır küldür saldırıyor istavrit, vuruşu belli ediyor bariz.

Ama vurmasını sağladık, fakat tutmayı beceremedik. İğnemizi mi beğenmedi, yemimizi herneyse, bol bol besledik balıkları ama tutamadık. Fakat o boncukları takmayınca gene tık yok..

Kıssadan hisse şu. İstavrit kaynıyor altımız, ama biz tutmayı beceremiyoruz. Sonrada balık yok diyoruz. Yahu bunu nasıl tutarız bunu düşünmüyoruz. Ne yapsak acaba diye bakmıyoruz. İşte benim derdim de bu, olan balığı tutmanın yolunu bulmak..

Zargana ile tutuluyorsa, demekki lüfer var. Bunun zargana olmadan da tutulmasının yolunu bulmak lazım. Yoksa, zargana yok, lüfer yok hesabı elimiz boş döneceğiz hep. Belki böyle bir yol olmayabilir, tek seçenek cidden zarganadır sadece. Ama bunu denemeden bilemeyiz ki, körü körüne denemeye gitmek boşa vakit ve nakit kaybından başka bir şey getirmez. Biraz işin tekniğini, bilimini vs. düşünmek lazım..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-09-2008, 14:25   #43 (permalink)
Kerem Basali
Junior Member
 
Giriş: Jun 2008
Konum: İstanbul-Bahçelievler
Yaş: 28
Mesaj: 89
Varsayılan

Alıntı:
Skoylu tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
555 en az 4 pil gerektirir. O devreler çokta kalabalıktır, bu işe uygun olmaz..

Meraklısı varsa, izah ederim, devre şemasıdır, kodlarıdır filan.. Ama burayı elektronikçi sitesine çevirmeyelim derim..
Merhabalar serdar bey,
ben bayramada yazlıkda olucam ve balık tutmaya çalışıcaz, eğer devre şeması ve detayları verirseniz yazlıkda denerim
360 nm led'ri sanırım şişhanede bulabirim perşembe pazarında da Titanyum dioksit varmış, bir tek bu led leri tetikleyecek devre yo henüz, belki karaköyde birşeyler bulabilirim yarın,
takıldıgım bir kaç yer daha var ama önce şu malzemeleri temin ediyim, takıldıgım yerde yine sorarım size
__________________
Kerem

1979 / İstanbul / 0rh+

Bu mesaj en son " 26-09-2008 " tarihinde saat 20:58 itibariyle Kerem Basali tarafından düzenlenmiştir.... Neden: ekleme
Kerem Basali is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2008, 16:43   #44 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,604
Varsayılan

Devre şeması ve detaylar kolay, sorun onları çizmekte..

Malzeme olarka şunlar lazım:

PIC10F200I/OT (SMD, SOT23-6)
BC807 Transistör (SMD)
En az 3V pil, yüksek kapasiteli.

10F200 yerine, 12F508 SMD de olabilir. Ama aynı randımanı vermez, boy pos meselesi.

Elbette bir de bunları programlamak meselesi var..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-10-2008, 01:34   #45 (permalink)
issiin
Junior Member
 
Giriş: Oct 2008
Yaş: 23
Mesaj: 1
Varsayılan zargana

her balığı avlamak güzel ama.. zarganayla minerin'in(sarı kuyruk) avı bir başka be kardeşim
Eklenmiş Resimler
Dosya Türü: jpg geep_2[1].jpg (76.3 KB, 12 Görüntülenme)
issiin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-11-2008, 12:19   #46 (permalink)
farukel
Junior Member
 
Giriş: Nov 2008
Mesaj: 1
Varsayılan

ya ben istanbul teknik üninersitesinde öğrenciyim. lüfer avlamak istiyorum ama yeterli bildiye sahip değilim.bana bu konuda yardımcı olur musunuz.kıyıdan nasıl lüfer avlayabilirim
farukel is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-11-2008, 12:55   #47 (permalink)
TekAdam
senior Member
 
TekAdam kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2008
Konum: Silivri / İstanbul
Yaş: 40
Mesaj: 913
Varsayılan Hoş geldiniz :)

Alıntı:
farukel tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
ya ben istanbul teknik üninersitesinde öğrenciyim. lüfer avlamak istiyorum ama yeterli bildiye sahip değilim.bana bu konuda yardımcı olur musunuz.kıyıdan nasıl lüfer avlayabilirim
Selam,
Öncelikle hoş geldiniz, pir geldiniz.
Denizlerin sultanı lüferi herkes yakalamak ister sizin gibi.

Lüfer ve familyası avlarının nasıl yapıldığı forumda daha önce açılmış konularda mevcut, bu konuları incelemenizi tavsiye edebilirim.

Birde şöyle bir tavsiyem olacak nacizane, imza ayarlarınızı yaptıktan sonra "Tanışalım" bölümüne bir merhaba mesajı atarsanız sizi daha iyi tanıma şanşımız olacaktır ve sorularınıza cevap verecek arkadaşlarımız olacaktır.

Hoşça kalın...
__________________
Kolay gelsin, Rastgele...

SüleymanKahraman
Silivri-İstanbul
24.10.1968 - Arh+

Oyun bitince şah'da, piyon'da aynı kutuya koyulur...
TekAdam is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-11-2008, 14:16   #48 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,604
Varsayılan

Alıntı:
farukel tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
ya ben istanbul teknik üninersitesinde öğrenciyim. lüfer avlamak istiyorum ama yeterli bildiye sahip değilim.bana bu konuda yardımcı olur musunuz.kıyıdan nasıl lüfer avlayabilirim
Kıyıdan nasıl lüfer avlanacağına dair bolca bilgi var. Ama maalesef, benim şahis gözlemim bu metotların yetersiz olduğu yönünde..

Şimdi size bir lüfer avlama, hemde tanesi en az 5 kg olan lüfer avlama yöntemi aktarayım.

Çelik tel pahalıdır, gerek yok aramaya. Arkadaşınızın dımbırtatıp huzurunuzu kaçırdığı gitarın tellerini yürütürsünüz. Böylece gitar susar, sakin geceler gelir, bir taşla iki kuş. Bu tellerden bir dirsek boyu köstek yapar, ucuna 6/0, parlak beyaz aberdeen iğne takarsınız.

180 cm'lik düşük atarlı kamışla hızla savurup 5-6m öteye düşürürsünüz. Azıcık bekler, kamışın ucunu kısa kısa çeker bırakırsınız, sarmaya kalmadan zaten lüfer atlamış olur. Bir kavga, gürültü, 10-15 dk didişir lüfer kıyıya alırsınız. Hoş bu boyda olanlara kofana, kimisi de sırtıkara der..

İşte buyrun, size lüfer avlama yolu, yordamı.. Kaşıkmış, yemmiş, zarganaymış, hikayedir bunlar..

Evet, bu benim severek uyguladığım ve kesinlikle mükemmel netice veren bir lüfer avlama yöntemidir.

Ama söylemediğim şey şudur. Dock'ta dikilirken, önünüzde bunların kocaman (yaklaşık 2-3 km çapında) bir sürüsünün, sardalyaları, menhadenleri vs. çevirdiğini, onları suyun üstünde dans ettirdiklerini görüyorsanız, zavallı hayvanlar limanın düz duvarlarına çıkmaya çalışırken, arkasından koca cüssesi ile yetişen lüferin onu havada yuttuğunu izliyorsanız, bu yöntem iş yapar. Ama vaziyet bu değilse, üzgünüm, çıplak iğne ile lüferi biraz zor yakalarsınız..

Tüm mesele, bunların böyle "gözü dönmüş" halde saldırgan oldukları bir zamanı denk getirmek. Hayvan uzun süre yemlenmemiş olacak (sürüleşirler, kalabalıklaşırla böyle olunca). Büyük bir yem sürüsünü denk getirmiş olacak. O sürüyü böyle kaçamayacağı bir yere hapsetmiş olacak. İşte o zaman bu düzenek işe yarar.

Ama hayvan arada yemlenmiş, büyük bir sürü denk getirememiş, kalabalık sürü oluşturamamışsa, o zaman yeminizi incelemeye, karar vermeye vs. bolca vakti olur ve öyle kolay kolay saldırmaz.

İşte balığın bol olduğu zamanlarda, yem sürülerinin orkinos vs. ile baskı altında olduğu, bu dev yırtıcılarla rekabet etmek zorunda olduğu dönemde geliştirilmiş takımları, yemleri vs. kullanıyoruz. Bu takımlarda bugünkü küçük sürüler ve bol yem ortamında randıman vermiyor. Olay bundan ibaret..

Şimdi elimizi başımıza koyup düşünmek icap ediyor. Lüferin en iyi yemi zargana denebilir bu gün itibarıyla. Eğer zargananın neden, kokusu mu, rengi mi, boyu mu vs. lüferi çekiyor, bunu bulursak, bunu taklit edecek sahte olur, ilave olur, kesme olur, şu olur bu olur herneyse yapma şansımız doğar.

Klasik takım taklavat, yöntem vs. yerinde duruyor, dileyen gene dilediği gibi kullanabilir.

Ama, lüfer yakalanıp suda kıyıya yaklaşınca yakamozun o muazzam coşkusunu çabucak ve hep görmek isteyenler için, artık biraz uğraşıp edip, daha etkili bir (bir kaç) yol aramak, bulmak elzem..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-11-2008, 15:32   #49 (permalink)
MURAT KÖSE
Junior Member
 
Giriş: Sep 2007
Yaş: 29
Mesaj: 82
Varsayılan

Alıntı:
Skoylu tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Şimdi elimizi başımıza koyup düşünmek icap ediyor. Lüferin en iyi yemi zargana denebilir bu gün itibarıyla. Eğer zargananın neden, kokusu mu, rengi mi, boyu mu vs. lüferi çekiyor, bunu bulursak, bunu taklit edecek sahte olur, ilave olur, kesme olur, şu olur bu olur herneyse yapma şansımız doğar.

Lüferin zarganaya olan hayranlığı bilinen bir şey ve en sık kullanılan yemde zargana. Ancak her zaman taze zargana bulmak mümkün olmayabiliyor. Zarganaya alternatif olarak strike- pro marka zincir eklemli suni yem ( http://www.avmarketi.com/asp/show_st...uct=24-EG-056B )
yada zargana şeklindeki yapay yemi kullanan varmı.
( http://www.avmarketi.com/asp/show_st...duct=24-EG-072 )
Sizce bunlar nasıl sonuç verir.
__________________
Murat - 1979
MURAT KÖSE is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-11-2008, 15:53   #50 (permalink)
Skoylu
Moderatör
 
Skoylu kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: GEBZE
Mesaj: 1,604
Varsayılan

Sevgili murat, bunlar sonuç vermez. Vermiyorda zaten.. Ama gölde turna için iyi.

Halka halka olanlar.. Bir tür desen yapıyor kesikli ve lüfer gibi balıklar için bu olmadık bir etki yapıyor: Zebra deseni. Böylece konsantre olamıyorlar, bunun ne olduğunu anlayamıyorlar.

Aynı durum ortadan kırık zargana içinde geçerli.

Lüfer için yemlerin uzun, boyuna düz olması gerekiyor. Böyle kesikler filan olunca dönüp bakmıyor. Bunu bir şeye banezetemiyor sanırım..

Ha, daha hiç bir şeye benzemeyen kaşığa atlıyor? Bunada elbette atlıyacak bir lüfer bulunur ama, 100 tane lüfer varsa, ancak 5'i belki bunlara itibar eder. Hem kaşığı yabana atmayın, ses yapar ve kaçan bir balığı müthiş taklit eder, rapala vs. o kadar olamaz..

Hiç gördünüz mü, farkettiniz mi bilmiyorum. Silikon kurtlar, balıklar filan bazen şeffaf olurlar. Ve şeffaf olanları daha avcıdır.. Balık bu şeffaf şeyi nasıl görecek, nasıl görsün?

Bu biraz işin püf noktası. Balıkların, pelajikleri, karın altları parlaktır. Ayna gibi etrafını yansıtır, yani çevrenin rengini alır. Bu nedenle onları suyun içinde görmek zordur. Yerleri ses ile daha iyi bulunur. Şeffaf olsada, belli bir miktar sim ve ışık kırmaya sahip oldukları için, kolayca yerlerini belli ederler. Ama balığın bu kırılma ve sim pırıltısını yem sanması için sesle kombine olması elzemdir. İşte kaşıkta bunu yapar..

Bu sahteler ise, işte o düzgün pırıltıyı bozan kesiklere sahipler. Balığın kafasındaki paterne ters.

Ama, sinarit, levrek filan için iyi iş yaparlar sanıyorum..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
Skoylu is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Saat 18:34.


Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by 3.0.0

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. Tarafından Sağlanmaktadır

by Hüseyin Kabakcı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99