|
|||||||
| Balık Anatomisi Renkli bir ava giden yol, avımızı iyi tanımaktan geçiyor. Balıkların sindirim ve solunum sistemleri, pulları, anatomik yapıları ve daha fazlası…Tıklayın, balıkları daha yakından tanıyın |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Junior Member
Giriş: Dec 2007
Yaş: 31
Mesaj: 85
|
BUZ BALIĞI
![]() 1930 yılında "Vikingen" adlı bir balina gemisi, Güney Atlantik’te küçük bir adaya geldi. "Buvet" adlı bu ada, Afrika’nın güney ucu Ümit Burnu’ndan 1600, Güney Amerika’nın güney ucundan 3000 mil uzaklıktaydı. Balina gemisinde Johan Ruud adlı bir hayvan fizyoloğu bulunuyordu. Ruud, adanın civarında bir balıkçıyla karşılaştı. Balıkçı ona, "Biliyor musunuz, burada hiç kanı olmayan bir balık yaşıyor" dedi. "Kansız" bir balık... Hayatı canlıları inceleyerek geçmiş bir bilim insanı için bu çok şaşırtıcı bir iddiaydı. Çünkü bütün omurgalıların, hemoglobin içeren kan sayesinde canlı kalabildiklerini çok iyi biliyordu. * * * Ruud ülkesine döndüğünde, tesadüfen Ditlef Rustad isimli bir başka bilim insanıyla tanıştı. Bu hikáyeyi ona anlattığında, kendisini şaşırtan şu cevabı aldı: "İki yıl önce ben de oradaydım ve bu balığı gördüm." Üstelik, kendisinde bu balığın bir fotoğrafının bulunduğunu da söylüyordu. Ona göre balığın adı "beyaz timsah balığı" idi. Bazıları ise onu "şeytan balığı" olarak biliyordu. Balığın bir üçüncü ismi daha vardı: "Buz balığı..." Neydi bu esrarengiz, damarı kesilse kan akmayan balık Biraz işin içine dalınca, bilim dünyasının, hayat felsefesinin girdabına kapıldığı çok ilginç ve dramatik bir hikáyeye ulaştım. Hepimiz için derslerle dolu bir "döneklik" hikáyesine. * * * Canlıların kanının temel yapısını oluşturan hemoglobin molekülü iki temel bileşenden ibarettir. "Globin" adı verilen bir protein ve "heme" denilen küçük bir molekül. Kanın kırmızı rengi bu "heme" denilen molekülden gelir. Kansız balığın sırrı, DNA araştırmaları geliştikten sonra çözüldü. Daha doğrusu, canlıların gövdesinde "DNA fosillerinin" bulunduğunun keşfedilmesi sayesinde. Dış dünyada nasıl mamut fosilleri, neanderthal insana ait fosiller bulunuyorsa, canlıların iç yapılarında da nesli tükenmiş DNA’ların fosilleri bulunuyor. Yani bir DNA arkeolojisinden söz edebiliriz. "Buz balığının" fosil DNA’ları şunu ortaya çıkardı: "Buz balığı" ailesi, normal kanı olan öteki balıklar gibi okyanusta mutlu bir hayat sürdürüyordu. Ancak bundan 55 milyon yıl önce iklimde acayip bir değişiklik meydana geldi ve okyanus sularının sıcaklığı 68 Fahrenhayt’tan 38 Fahrenhayt’a düştü. Çok az okyanus canlısı bu ani düşüşe dayanabildi. Bunlardan biri de buz balığıydı. Dayandı ama ne pahasına?.. * * * İnsanların kanının yüzde 45’i kırmızı hücreden oluşur. Kırmızı hücreler, soğuğa dayanıklı değildir. Buz balığı, soğuğa dayanıklı hale gelebilmek ve hayatını idame ettirebilmek için mucizevi bir değişimi gerçekleştirdi. Kanındaki kırmızı hücrelerin oranını yüzde 1’e indirdi. Bu da yetmedi. Bu defa tarihin ilk "antifrizini" keşfetti. Hayatta kalma yemini eden bünyesi, donmayı engelleyen bir nevi antifriz proteini yarattı. Böylece buz balığı, adına da uygun şekilde, sıfırın altındaki sularda bile hayatını idame ettirmeyi başardı. Yani bugün bu balığın damarlarında fiilen buzlu su akıyor. * * * Peki bu balık için "kansız" sıfatını kullanabilir miyiz? Yoksa bu küçük balık, hayat mücadelesi veren tüm canlıların azizi midir? Benim inancım şu: Hayatta kalabilmek için "kanını" bile değiştirmek zorunda kalan bu canlı, gerçek bir tabiat kahramanıdır. Ve hepimize verdiği hayat bilgisi dersi de şudur: "Dönüşebilmek, dönebilmek, hayatta kalmanın, ilerlemenin temel kanunudur..." İşte bu nedenle buz balığının önünde saygıyla eğiliyorum... http://www.ensonhaber.com/Yazar/Ertu...nek-Balik.html SİTESİNDEN ALINTIDIR.
__________________
Cafer 1977 ANKARA Bir insanı doyurmak istiyorsanız, ona hergün bir balık vermeyin.. ona balık tutmasını öğretin!!! Bu mesaj en son " 22-02-2008 " tarihinde saat 01:11 itibariyle John Dory tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
senior Member
Giriş: Aug 2007
Konum: Gönlüm Kadıköylü ikametim Kartal
Yaş: 30
Mesaj: 1,082
|
heme dediği molekül demirden başka birşey değil bu da benden yedek bilgi olsun. Yüce allah neler neler yaratmış. İnsanın dimağına sığmıyor.
__________________
Önder 17-10-1978 0 Rh (+) Pozitif/İstanbul Doğru ağaç, fırtınada eğilir ama yıkılmaz... Gerçek avcı doğayı tahrip etmez, korumaya çalışır, genç hayvanı avlamaz, et peşinde koşmaz. Çünkü biz doğayı çocuklarımızdan miras aldık. Onu korumak sadece bize değil çocuklarımıza da en büyük hediyedir. Balıkla dolu dolu geçen 17 sene.... |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Expert Member
Giriş: Jul 2007
Konum: çorum
Yaş: 30
Mesaj: 1,616
|
yazık hayvana yav sular ısınınca ne yapacak
hareret yapar valla ![]()
__________________
Ferhat KILIÇ a rh(+) Çorum http://www.samli.com.tr ![]() haksızlık karşısında sessiz kalan dilsiz şeytandır. |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Senior Member
Giriş: May 2007
Mesaj: 670
|
Buz balığının hayatta kalmasını sağlayan bir başka etmen de içinde yaşadığı aşırı soğuk sulardır. Buz balığının yaşamını sürdürebilmesini sağlayan ancak buradaki yazıda bahsedilmeyen asıl etmen budur.
Hemoglobinin, içerdiği demirin oksijenle kolay bağlanması nedeniyle oksijeni hücrelere taşımak gibi bir görevi vardır. İnsan dahil, kan rengi kırmızı olan birçok canlıda benzer mekanizmalar işlemektedir. Hücrelere oksijen iletilmesinin diğer bir yolu ise vücut sıvısında çözünmüş oksijen taşımaktır. Bu durumda oksijen doğrudan vücut sıvısında (kanda) çözünür, ancak kanın oksijen taşıma kapasitesi az olduğundan ve bu transfer yavaş gerçekleştiğinden hemen her canlı hemoglobin gibi moleküllere ihtiyaç duyar. İnsan vücudunda da oksijen taşınımının çok büyük kısmı hemoglobin vasıtasıyla gerçekleşir. Kutup suları ise soğuk olması nedeniyle dünyanın oksijence en zengin sularını oluştururlar. Buz balığı bu yüksek çözünmüş oksijen oranından faydalanarak, hücrelerine oksijen iletiminin çok büyük kısmını kan sıvısında çözünmüş oksijeni kullanarak yapar, bu nedenle hemoglobine bağımlı değildir.
__________________
Emre - '85 (O RH+) All that we do is touched with ocean,yet we remain on the shore of what we know. http://djide.deviantart.com/ |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) | |
|
senior Member
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 638
|
Bilgi için çok teşekkürler Cafer Bey!
Alıntı:
Heme molekülünün merkezinde demir molekülü yer almasına rağmen tek özelliği bu değil tabii ki yoksa canlı hayatı sürdürmek mümkün olmazdı. Bu balığın bu özelliği insan metabolizmasının yavaşlatılarak uzay yolculuklarına çıkmasında belki bazı fikirler oluşturmuştur...
__________________
ALPER - 1981 - İSTANBUL - İZMİR / A rh(+) İnsan mı hünerli? Olta mı akıllı? Balık mı aç? |
|
|
|
|