Aslında önemsiz gibi görünen ama bizi hep tedirgin eden bir konudur bu. Bu gibi yerler doğal ortamlar olduklarından dolayı bu bit zehirli ve rahatsızlık verici canlıların at koşturdukları yerlerdir.
İlk olarak Şeref beye katıldığımı söyleyemem, bu ve benzeri hatta büyük ve dört ayaklı vahşi hayvanlarda dahil olmak üzere korunmanın ilk yolu ateş yakmaktır. Kamp alanı temizlenerek uyku tulumu kesinlikle kullanılmalıdır.
Yiyecekler asla açıkta bırakılmamalı, bir çok böceği onlarca metreden cezbederler. Bodrum'da Torba'daydım. Akşama doğru denizin çamlarla buluştuğu ve taşlık bir yerde mangal yapmak için işe koyulduk. Hava iyice kararmış ve ay ışığı marifetiyle aydınlanıyorduk, ateş yakacak bir yer bulamamıştık. Et torbasının ağzı açık ve hava temasıyla koku yaymış sanırım, tam mangala et atacağım ne göreyim, o sahne gözümden asla silinmeyecektir. 20 cm uzunluğunda ve kalın baş parmak kalınlığında bir çiyan. Turuncu kahverengi renkleriyle bana bakıyor, az kaldı et diye onu alacaktım elime, kaçmıyorda ne hikmetse. Öldürücü olabilecek bir çiyan bu, en rahatsız olduğum hayvandır.
Eğer ateş yaksaydık ve yiyecek açısından önlemimizi alsaydık bu sahne gerçekleşmeyecekti, sonuç kötü bile bitebilirdi.
Bazı canlılar soktuğu zaman tedavi şekilleri çok farklıdır.
Örneğin bu tip arı, yılan, çıyan, akrep gibi canlılarda ısırılan veya sokulan bölge soğuk sular veya buz ile kompres ile işlem yapılır.
Deniz canlılarından Trankonya, deniz çıyanı, iskorpit gibi balıkların sokmasında ise sıcak kompres yapmamız gerekir. Amonyak her ikisi içinde gereklidir.
Tabiatıyla alınacak önler hayal dünyamızı kullanarak uzun giysiler, kapalı botlar vs çoğaltılabilinir ama bu yöntemler genellikle sıkıntı verir bizlere.
Sürekli dikkat insanı yorsada yapılacak bir şey yok sağlığımız için.
__________________
Hüseyin
1964-İstanbul
0Rh+
|