Alıntı:
esox tafarından gönderildi
Vedat bey---Vedat abi
İlk önce şunu belirteyim sizi sayın bilgehan sarp beyin sitesinden tanıyorum ve yazılarınızı takip ediyorum,ben üsküdar doğumluyum,toygar tepedeki solak sinan mahalesinde çocukluğumu geçirdim daha sonra almanyaya gelsemde çocukluğumda salacaktaki sahili bilirim,şemsipaşa caminin oradaki yerde kayıklar vardı eskiden ve tekel fabrikası,hatta annem tekelde çalışırken bende kreşine gidiyordum yani üsküdarın eski halinide bilen biriyim,daha sonraki zamanlarda göztepede yatılı okulda iken tatillerde kadıköy sahilinde çok balık tutmuşluğum vardı kurbağlıdere ile denizin birleştiği yerden çıkarmış olduğumuz kurtlarla,sorum şu ben eskiden kamış filan göremiyordum balıkcıların elinde herkezde el oltası vardı ve çoğu kişide balık alıyordu ama şimdi kime sorsak surf kamış,surf makine diyor yani balık çekildimi sahilden,kıyı kısımlarda balık kalmadımı yani illaki oltayı 150 metre üzerimi atmak gerekeiyor artık,gerçi bende el oltası kulanmıyorum artık ama bir iki istavrit alabilmek için surf malzemeleri çok tuhafıma gidiyor doğrusu,sizde belirmişsiniz bazı yerlerde avlanırken rapalanın kurşun sayesinde akıntıda tutulmasını,yokmu sadece rapala ile(kurşun takmadan)avlanılabilecek avlaklar istanbulda...
|
Sevgili Kardeşim Selim
İstersen bana Vedat abi de daha sevinirim.
Belirtmeliyimki,hani derler ya köprünün altından cok sular aktı.İstanbul kıyı avcılığında,keza tekne avcılığında hemen herşey değişmiştir.
Belirttiğim gibi 1967 senesinde Üniversite tahsili icin geldiğimde,makara ve kamış kullananların sayısı,parmakla gösterilecek kadar azdı.Yurdumun insanının bir huyu vardır.Gözleri ile görmediklerine pek inanmazlar.Hepimizdede bu huydan esintiler halende vardır.
Ancak gördüklerinde,yararını anladıklarındada kimse önlerinde duramaz.
Makara ve Kamış kullanımıda böylesine bir inancla artış göstermiştir.
Eski balık bolluğu elbette kalmamıştır.El oltasıyla balık tutma cabası şimdilerde sadece boşuna bir uğraş olmasının yanısıra herkezcede mizahi bir görünüş olarak ele alınır ve hatta adeta kişinin azar yağmuruna tutulmasına yol acar.Bırakın elle avcılığı,heves edenlerin bu işe soyudularında şimdilerde kolayca elde edebilecekleri ucuz makara ve kamış kullanımıda aynı akibete uğramakta gecikmez.
Bin defa iddia ederimki surf kamış kullanımını bu denli yaygın hale getiren nacizane bendenizimdir.
Ta Malezyalardan bizzat getirdiğim surf kamışlarımın yanısıra,Lineaffe Kamışlarını ilk elde edenlerden olup,uzağa atabilmem sayesinde ilk önceleri mevkiden,mevkiye peşimde dolaşanlar,onlardan birkacını satmam icin israrcı olmaktan öte,red cevabım karşısında benimle küsmüşlerdir bile.
Sonunda adeta rica ve zorlayarak Cengiz Balıkcılığı ikna edebilip ithalinde önayak olup,alınan neticeler sonundada bu hale gelinmiştir.
Forumumuz üyesi sevgili Cahit Kardeşimiz Kulelinin meşhur oltacılarından Terzi Osman,Hüseyin kardeşlerime keza Şemşipaşalı oltacı Ali,Ahmet ve bazı eski müdavimlere sorduğunda alacağı cevap bu yönde olmuştur..
Bu benim övüncüm değil hizmetimdir.Bundan elbette büyük sevinc duymaktayım.Bildiğini paylaşan hüviyetim ve zevkim sayesinde başta Kısık balıkcılık olmak üzere tanınmış bircok malzeme satıcısınıda bu yönde teşvik edende bendenizim.
Hal böyle olunca belkide Dünyada yaygın surf kamış ve makara kullanımında başlarda yer almaya başlamıştır İstanbul Boğaz avcıları.
Günümüzün kıt balığında İstavrit balığı hem tutanlar ve hemde malzeme satanlar icin bir nimettir.Olmayaverdiğini düşündüğünüzde satıcıların cirolarında,ithallerinde cok acıklı bir düşüş olacağı kesindir.İstavrit cok çeşitli malzemelerin ithalinde,coktan bu güzel malzemeleri edinmeyi hak etmiş ülkemiz balıkcılarının istediklerini bulabilmelerinde adeta lokomatifdir.
Kimse aksini iddia edemez.Zaten artık amatör balıkcının istediğini değilde bulabildiğinle tatmin olabilmesi durumu ortaya cıkmıştır.Zaten amatörlük ilkelerinin başındada denizin ve tatlısuyun verdikleri ile mutlu olabilmek ilkesi gelmelidir.
Sadece rapala ile yardımcı aparatlar olmaksızın kandırıcıların kullanımı boğazın derin akıntılı sularında randımanlı olmayacaktır.Cok mahdut yerlerde kısmi başarı sağlanabilir.
Buna mukabil Canakkale boğazında,Egenin ve Akdenizin coğu yerinde surf kamış kullanmaksızın rapala ile avcılık hem mümkün ve hemde etkindir.Ancak bu sulardada deneyimlerime dayanarak iddia edebilirimki,nispeten daha hafif kurşunlar kullanılarak,bazı bölümlerde sadece rapalayla yapılan ava nazaran üstünlük sağlanabilecektir.Zaten yeni konumun bazı yerlerinde bu noktayı ele alacak ve sizlere anlatacağım.
Şu noktayıda belirtmekte fayda var.Surf kamış kullanımında ileri ülkeler şayet bilinen tip rapalaların surf kamışı ile kullanılmasını bir görseler şaşkınlıklarını gizleyemeyeceklerdir.
Ben maalesef iddialı ve hırslı bir avcıyım.Anlatımlarımda Ben olgusunu ortaya cıkarmamı lütfen hoş görünüz.Bu durumun popülarite kazanmakla ilgisi yoktur.Amac mümkün olduğunca cok amatör balıkcının,mevcut heveslerini kalıcı olarak gönüllerde kalmasını mümkün olabilmesi gayretidir.Ben bu durumları zaten coktan aşmış biriyim.Tek ümidim deniz ve tatlısularımızın bugünki acıklı halinden bir nebze dahi kurtulabilmesini,mümkün olduğunca cok hakiki amatörün yetişmesinde görmekteyim.
Bu cabamda herzaman kendimi örnek göstermek azmi ve kararındayım.Zira kimsenin benim kadar hem denizde ve hemde tatlısuda gerek süre ve gerekse ayrılan zaman kadar uğraştığını sanmıyorum.
Lütfen beni yanliş anlayıp değerlendirmeyiniz.
Sevgiyle kalınız