|
Expert Member
Giriş: Feb 2008
Yaş: 60
Mesaj: 1,872
|
Boğaziçi avlanma taktikleri
Değerli Üyeler
1967 senesinde üniversite tahsili icin İstanbula geldiğimde,o zamanlar bütün gayretimi deniz avcılığına vermesemde,netice olarak bu uzun sürenin coğu kısmında özellikle İstanbul Boğazı avcılığıyla uğraştım.
Boğaz avcılığımın belirli sürelerinde iki kere tekne edinebilmiş olsamda,bugün sizlerinde içinde bulunduğunuz iş,güc gibi sebeplerin yarattığı vakitsizlik nedeniyle her iki teknemide elimden cıkarttım ve tamamen kıyı balıkcılığına yöneldim.
Emeklilik öncesi bana hemen her gün avlanma olanağı veren,kardeşimin fabrikasında Müdürlük görevim sayesinde,özellikle boğaz ve Bogaz cıkışı bölgelerinde hakikaten cok yoğun ve belkide pek bilinmeyen kısımlarda avlandımda,avlandım.
Forumumuzun coğunluğunun, İstanbul bölgesi avcılarından oluştuğunu varsayarak,gecen sürede edindiğim tecrübelerimi,avlaklarımı sizlerle paylaşacağım.
Bu avlaklarım Üsküdar Şemsipaşadan Anadolu Kavağına,ötesinde Karaburun Mevkii,Şile,Kabakoz ve Ağvaya kadar uzanan bölgeler ile,Trakya bölgesinde,Cankurtaran kıyılarından,Rumeli Fenerine,ötesinde Kıyıköye uzanan cok uzun bölgeleri kapsamaktadır.
Sirküler öncesi,limit öncesi günlerde,sadece vicdanımın sesi ile başbaşa kalarak,arada bugünki limitlere aykırı davranmış olsamda,hemen her zaman yumurtalı balığı yakalamakta tedirgin davranmış olmam,bu konuda herzaman öğütkar olmam,asla yemlik haricinde kraca avlamamış olmam vicdanımı rahatlatmaktadır.Tatlısu avlarımda ise belkide ilk yakala,bırakcılardan biri sayılmam övüncümdür.
Yeni teknemin gelmesi geciktikce, sizlere güncel av raporları göndermem mümkün olamıyor.Ancak ele aldığım konu,uzun ve süreli olabilecektir.İlgi göreceğini,faydalı olabileceğini varsayarak sunuyorum.
Düşündüm nereden başlıyayım diye.Sevgili Haldun Kardeşimizin yeni heves ettiği ve haylide başarılı olduğu,Boğaz rapalacılığı konusuyla başlamayı tercih ettim.
Boğazda rapala ile randımanli balık tutulması,hemen her mevsim istikrarlı av veren Arnavutköy Akıntı burnunun ucundaki eski çekek yerindeki skorlarla ilk kendini göstermeye başlamıştır.Öyleki kimseler daha özellikle lüferi daha hissetmemişken bile,müdavimleri maalesef sahiplendikleri cekek yerini adeta kendi aralarında parselleyip,hemen her heves edenle dalaşıp lüferleri yakalayıp durmuşlardır.En fazla beş on kişinin tekelinde olan bu bölüm benim başımı belaya sokmakta gecikmemiştir.Sonrasında daha fazla belaya bulaşmamak icin hemen,hemen karşısına denk gelen,daha mudetil avcıların olduğu.Yalıların önü Kandilli Akıntı burnu coğu kere vaktimi gecirdiğim yer olmuştur.
Bela bu ya oradada maalesef yalıların sorumlusu olduğunu iddia eden cingene Haluk lakaplı kabadayıyla karşı,karşıya gelmem gecikmemiş,Rahmetle andığım
Partnerim Anahtarcı Haluk abiyle,neredeyse adamı akıntının icine sokmak üzereykende sona ermiştir.
Bakın sevgili üyeler.Maalesef İstanbul Kıyı avcılığının bu tür cilveleri vardır.Katiyen tavsiye etmiyorum ama,kendinize güvendiğiniz an,bu tur bencillerle uğraşmaktanda geri kalmamak lazımdır.Oraları kimsenin babasının malı değildir.
İki akıntı burnununda benzer av taktikleri vardır.Arnavutköy daha mülayim bir akıntıya sahiptir,150 gr'lık kurşun yeter,Kandillide ise 200gr,bazı hallerdede 250 gr gerekir.Randıman verecek sahtelerden elbette bahsedecek hatta resimlerinide yollayacağım.Ancak şu nokta bilinmelidirki,özellikle mehtaplı gecelerde Yo-zurin Crystal Minnowları etkilidir.Gün ışıdığında av bir müddet devam etsede bu kere 2 No Döğme Kaşığı tercih etmelisiniz.Önereceğim marka artık bulunabilen VMC kaşıklar,piyasada varsa Mak kaşıklar olacaktır.
Kamışınızın atarı yüksek olmalıdır.Herkes nihayetinde eline oturabilen güzel bir kamış edindiğinde,onunla pekala 200 gr bile atabileceğini sanır.Atabilirde,ancak şunu sormak lazımdır,sen bu kamışınla 100-125 gr kurşunları istediğin yere atabiliyorsun,peki aynı uzaklığa 150 gr'la ulaşabiliyormusun.Alacağınız cevap benim kamışım 150-300 atar derse,işte yanılgı buradadır.Hangi kamışın üzerinde yazan doğrudurki.İşe yarar 150-300 kamışı bulmanız başarınız olacaktır.Paranıza kıyın ve doğru kamışıda bulun.Hani ben bugün oralarda halende avlanıyor olsam,gider bir İtallıcana edinirdim.Halende forumlarda iste 50-100 liralık istediğim ağırlıkta atan bir kamış tavsiye edin deniyor,elli tane benim bile aklımda tutmakta zorlandığım tavsiyeler alıyor.Evet arada pek pahalı olmasada netice veren kamışlarda yok değildir.Benim anlatmaya calıştığım,böylesine uygun bir kamışın,kişinin eline oturanının bulunmasının kolay olmadığıdır.
Ağır kurşunlu ve hatta dahada hafif kurşunlu,firketeli fırdöndüsünden sonra bırakılan takriben 2 kulaclık koluna bağlanan rapalanın markası ne olursa olsun bazı noktalara dikkat edilmediğinde avcıyı bayağı zorlayacağı,hatta bıktıracağı birkac püf nokta vardır.Birkere avcı boyunun,kolunun,kamışının uzunluğunla doğru orantılı olarak,rapala kolunun uzunluğunu ayarlamalıdır.Şayet avcı tesadüfen aldığı bir balığı kıyıya alırken onu tam manasıyle havalandıramayıp avlandığı yere carptırıyorsa ayar doğru değildir.Bir miktar kısaltmalıdır.
Sonrasında gerek kurşun ayağı ve gerekse rapala ayağı yada kolu ikidebir ana bedene dolaşıyor takılıyor ise bu kere,gerek rrapala kolunun ve gerekse kursun kolunun firketeli fırdöndüye bağlandığı yerin takılmadan arındırılması gerekmektedir.Şöyleki pense ile aksi yönde sıkıstırılarak kullanılması gereken aparatlardan kullanmalısınız.Eskiden bunlar yoktu.Şimdilerde kolayca bulunuyor kanaatindeyim.Sizlere müteakip yazımda elbette uygun rapalaların yanısıra,kurşun ayağının basit bir resmini,bu mevzubahis aparatın nasıl sıkıştırılması gerektiğini gösteren noktaları detayıyla yollayacağım.
Rapala ile av veren bölgeleri ele alırken,gerek atışın nereden ve nasıl yapılması gerektiğini,atıştan sonra balığın suyunun nasıl bulunacağını,bulununca nasıl hareket edileceğini detayıyla anlatacağım.
Şİmdilik hoşcakalınız
__________________
Ad soyad; Vedat ABAYOĞLU
Doğum tarihi; 17.04.1948
Kan Grubu; AB Rh
Katılınan Yer; Sivrice-ÇANAKKALE
Bu mesaj en son " 31-05-2008 " tarihinde saat 16:01 itibariyle John Dory tarafından düzenlenmiştir....
|