Yalnız Mesajı Göster
Eski 23-04-2008, 21:40   #3 (permalink)
Ulas
Moderatör
 
Ulas kullanıcısının avatarı
 
Ad-Soyad: Ulaş
Üyelik Tarihi: May 2007
Kan Grubu: A Rh +
Konum: İstanbul
Yaş: 31
Mesaj: 3,503
Varsayılan Sevdamız Engel Tanımıyor!

Bazı günler vardır, anlatılmaz yaşanır... Öyle değişik duygular yaşarsınız ki, yaşadıklarınız size aslında farketmediğiniz nice güzellik olduğunu hatırlatır. Bambaşka bir insan oluverirsiniz o günden sonra. İşte o nokta, dönüm noktalarından biridir hayatınızın...

bu açıdan baktığımızda 23 Nisan 1920 tarihi sadece bir kişinin, bir zümrenin, bir saltanat familyasının değil, bir ulusun ulus bilinci kazandığı; bağımsızlığı uğruna kanını seve seve dökmeye tüm gücüyle yemin ettiği bir gündür. Bir taraftan dünyanın süper güçleriyle bir taraftan yoklukla-yoksullukla mücadele ederken bir taraftan da birkaç yüz yıllık alışkanlıklarını değiştirmeye başladığı, artık "millet" olduğu bir gündür 23 Nisan. aydınlık Türkiye'nin tohumlarının ekildiği gündür. Yani bir ulusun kaderini değiştiriği bir dönüm noktasıdır...

Bize neden "BİZ"olmamız gerektiğini hatırlatan, bunun için içeride ve dışarıda büyük savaşlar veren; sonuçta bize "BİZ" olduğumuzu hatırlatan büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ümüzü ve başta İsmet İnönü olmak üzere komutanından erine tüm silah arkadaşlarını saygı, minnet ve rahmetle anmak istiyorum.
Çocukluğumun 23 Nisanlarını hatırlarım. Belki bana, yukarıda anlattıklarımı daha çok küçükken anlatan anne ve babam sayesinde bilm iyorum, her 23 Nisan'da inanılmaz bir coşku yaşardım. en güzel kıyafetlerimle giderdim okula, şiirimi okurdum.İnce bir çıtaya sarılı Bayrağımı sallar, Büyük Atamızın posterinden şefkat dolu gözlerine bakakalırdım.

Bu güzel 23 Nisanlardan birine 1 hafta kala bir gün kapımız çaldı. Uluslararası şenliklerdden bir arkadaşta bizimle beraber kalacaktı. Havalara uçmuştum!
Hey gidi günler...

Hayatta hep en kusursuz şeyler sokulur gözlerimize. Sanırız ki başka hayatlar yoktur. Hayat toz pembe akmaya devam etmektedir sihirli kutudan akan görüntülere göre... Oralarda biryerlerde yolunda gitmeyen birşeyler olduğunu bilsek de bunu hatırlamamız istenmez hiç. Bazı hayatların tüm zorluklara rağmen nasıl akıp geçtiğine bazen şaşırır, bazen hayranlık duyarız. Bazılarımız da bir acıma duygusuyla bakıp "vah vah" deyip geçiştiriverirler olayı...
Öyle değildir dostlarım...

Elde olmadan yaşanan tüm zorluklara rağmen, pırıl pırıl gözlerle dünyaya bakan sevgiye muhtaç evlatların anaları-babalarıdır onlar. Gerçekten hayat onlar için biraz daha zordur. Evladının bazı şeyleri yapamayacak olmasını bilmek, bazı şeylerden kendi aldığı tadları alamayacağını bilmek burar anaların yüreğini. Diğer evlatlarına verdiklerinden çok daha fazlasını vermek zorundadır o pırlantalarına ana babalar. Daha hassastır vücutları, hasta olmasınlar diye üzerlerine titrerler. Onların mutlu bir gülüşleri tüm yorgunluğunu alıverir o ana babaların...
Bu duyguyu bir yakınımdan ötürü ben de çok iyi bilirim...

İşte o ana babalara evlatlarını daha da iyi yetiştirmek için 'melekleri' el verir. Pırlanta gibi çocukların öğretmenleri, yüreklerindeki tüm sevgiyi, anlayışı paylaşıverir biricik evlatlarla. Ana babalara yol gösterir
Pırlantalar için hayatın daha kolay olması için inanılmaz bir çaba sarfeder o melekler... Yüreklerine, ellerine, kollarına, sabırlarına sağlık! İyi ki varsınız melek öğretmenller...

Umarım bir işe yarayabiliriz diye farklı bir heyecanla uyandım bu sabah... Moderatörlerimizden Didem'i aldıktan sonra Zamansız Adam Feridun'u almak üzere rotamızı Ataköy'e çevirdik. Sonra da ver elini İstinye!
Teknemiz kıyıya yanaştığında Adminlerimiz eşliğinde Anadolu yakası eki,bimiz karşıladı bizi. Gelecek olan konuklarımızın heyecanından olsa gerek günün onlar ve bizler için tam kusursuz geçmesini sağlamak için son kez planlarımızı gözden geçirdik.
Bu aşamada Hüseyin Abi ve Hamdi, organizasyon ve yönetim konusundaki tecrübelerini konuşturdular. El birliği ile teknemizi çocuklarımız için hazırlamaya koyulduk. Bayraklarımızı açtık, balonlarımızı şişirmeye başladık. Eğlenceyi Maximum'da yaşamak için yorulmadan ses tesisatını taşıyan arkadaşlarımız düzenlerini kurdular, teknemiz süslenirken onların test yayınlarıyla neşelendik. Sonrasında ikramlarımızı hazırlamaya koyulduk. Derken çocuklarımızı alma saati yaklaşınca rotamızı istinyeye doğru tekrar kırdık. İskeleye vardığımızda çocuklarımız, aileleri ve öğretmenlerini taşıyan midibüsler de henüz gelmişler ve daha park bile etmemişlerdi. ocuklarımız neşe içerisinde iskeleye geldiler, teknemize 10. yıl marşı ve Dağ başını düman almış ile bindiler! Misafirlerimizin bazıları için deniz ve tekne ilk kez yaşadıkları bir deneyim olmasına rağmen hepsi kısa sürede alıştılar ve balonlarımızla, bayraklarla müziğin coşkusuna kaptırdılar kendilerini!

Yemeğimizi hazırladık, içecek- yiyecek ikramımızın ardından FİRAR Balıkçılıktan sevgili Selami Beyin nazik olta-makine hediyelerini çocuklarımıza verdik ve balık tutma merasimi başladı. Bazı ufaklıklar, oltanın ucunda balıkları gördükçe heveslendiler, biliyorum ki özellikle onları yarın öbürgün anne babalarıyla boğazda olta sallarken görebiliriz
Ardından meyve servisimiz başladuı. Her çocuğumuzla tek tek ilgilenmeye çalıştık. Gözlerindeki mutluluk, anne babalarına, eğitmenlerine de ışık oldu. Onlarla olduğıumuz için bizler, bizlerle oldukları için onlar mutluydu. Onlar mutlu oldukları için ana babaların keyfi yerindeydi...


Bir sözüm de "büyüklerimize", Milletvekili ve bakanlarımıza...

Ne olur bu çocuklarımızı sizler de hatırlayın. Unutmayın, onlara uzatacağınız bir sıcacık el, bu çocuklarımızı çok mutlu edecek. Onların hayatta istedikleri, ihtiyaç duydukları en büyük şey ilgi ve şevkat... Onlara uzatacağınız bir el, saçlarını şöyle bir okşamanız, önce onları sonra da aileleri ve eğitmenlerini, sonraki halkada da onların çevrelerini yani binlerce kişiyi mutlu edecek!

Son olarak şunu söylemek isterim. Bunu sadece bir gün yapmak değil, fırsat buldukça tekrarlamak, onları hep hatırlamak, hep yanlarında olmak, hiçbir şey için olmasa bile moral vermek, taşın altına elimizi sokmak çok önemli. Bunu hep yapmalıyız.
Site yönetimimize, Tekne kaptanımıza ve personeline, üyelerimize, herbiri birbirinden güzel çocuklarımıza, ebeveynlerine, öğretmenlerine, başta Selami Bey olmak üzere FİRAR Balıkçılık ekibine,Yaban TV^'den sevgili Çağan'a ve Çağan'ın kuzenine, özlem Hanım başta olmak üzere TGRT Haber ekibine burada sayamadığım emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
__________________
Ulaş
İstanbul-1978
A Rh(+)

...Ey Türk istikbalinin evlâdı!
İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Bu mesaj en son " 24-04-2008 " tarihinde saat 02:04 itibariyle Ulas tarafından düzenlenmiştir...
Ulas Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla