Muhteşem bir kutlama oldu. Balıksevdası ailemiz yine büyüklüğünü gösterdi.
Peki hepsi o kadar mı?
Elbette değil. Şu andan itibaren, bu güzel günü paylaşan diğer arkadaşlarımın diyeceklerini de duyacak ve birazdan buraya fotoğrafları eklediğimizde ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız.
Ama şu kadarını söyleyeyim ki herkes, ama herkes, o yavruların yüzlerindeki sevinç ışıltıları karşısında ister-istemez göz yaşlarını saklayacak yer aradı. Hepimiz çok duygulandık; onların sevincini gölgelememek için elimizden geldiğince çoşturmaya çalıştık bu yavruları. Güldük, el çırptık, göbek attık, dans ettik... sevdalılar gibi sarmaş dolaş olduk, öpüştük, koklaştık.
Bitmesin istedik bu güzel gün, doyuralım tıkabasa yüreğimizi bu sevinçle... hep gözümüzün önünde devam ededursun istedik bu mutluluk. Ama her günün bir gecesi, her gecenin de bir sabahı olacaktı; ve oldu... İstinye iskelesinde arkalarından el salladık, güya... salladığımız yüreklerimizdi aslında.
Sizi çok sevdik. Öğretmenlerinizi, ablalalarınızı, annelerinizi bağrımızda taşıdık. İyi ki geldiniz, bize insanlığımızın tadını çıkartmamıza yardımcı oldunuz. Adem'lerin, Serkan'ların.... ve daha daha, hepinizin ayrı ayrı yanaklarınızdan öpüyoruz.
Sizi çok seviyoruz.
Herbiri dünya güzeli misafirlerimiz hoş geldiler!
İkramlarımız hazırlanıyor;
Dünyalar güzeli Sude, adıyla büyüsün inşallah!
Karizma nedir? Budur!
Ve final....
süsleme çalışmaları
çocuklar karşılanıyor ve tekneye alınıyor.
çocuklar teknede eğlencenin doruğundalar
ve hatıra fotoğrafları