Çupra/Çipura takımı...
Sevgili Arkadaşlarım,sitemiz üyesi Emre kardeşimin isteği üzerine Çupra hakkında bildiklerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım...
Ege de ve Akdeniz de bolca bulunan bu balığın ekonomik değeri yüksek olup, kültür balıkçılığı çerçevesinde de yetiştiriciliği günümüzde oldukça yaygındır.Literatürde Latince adı ‘’Sparus Aurata ‘’ olarak adlandırılmaktadır.Oldukça kuvvetli bir çene yapısına sahip olup,kabuklular ve diğer küçük deniz canlıları ile beslenir.Yaz aylarında bulundukları bölgede karakıyı denilen yere kadar yaklaşır ve yemlenir iken havaların soğuması ile birlikte;35-40 metre derinliğe çekilir.
Bir de tecrübe ve deneyimlerimden edindiğim kadarı ile, Çupra balığı ; hemen hemen en son açan ağaçlardan olan iğde ağacının açmaya başlaması ile kıyıdan av vermeye başlar ve her ne hikmetse yaz bitimi gibi iğdelerin kızarmaya başlaması gibi de; yavaş yavaş kıyılardan çekilir…
30-90 gram civarı olanlara ince/piç lidaki, 100 gr civarı olanlara lidaki,160-180 gr civarı olanlara kaba lidaki, 200 gr üstü olanlara ise çupra denilmektedir.Ticari ortamlarda porsiyon hesabı yapıldığında ise hemen hemen tanesi 1 kilo olanlar tercih edilir.
Çupra yavrularının % 20 ‘si erkek olarak doğup; erkek olarak yaşamlarını sürdürür iken; % 80 ‘inde ise Hermafrodit özellikler meydana gelir..Yani belirli bir olgunluğa geldikten sonra beden yapılarında ovaryum özellikleri gelişmekte olup,yavaş yavaş dişiliğe doğru gelişme gösterip cinsiyet değiştirirler.(13.ncü-16.ncı aylara doğru)
Çupra avcılığında tercih edilen yemler avlanılan mekana ve mevsime göre değişikikler göstermekte olup ,Mamun en başta gelir...Tabi mamun'un canlı ve kıpır kıpır olanı tercih edilmelidir...
1-Kıyı avcılığı : Çupranın kıyıdan avcılığını yapar iken; genelde 3 köstekli,dipde kurşun olan takımlar kullanırım.Karadan avlanır iken her ne kadar kamış kullanılsa dahi takılma ihtimali oldukça yüksek olduğu için, genelde hem kamışa sarılı misinada hem de takımda 0.40'lık misina kullanırım.Bu tür takımda hiç değişmeyen tercihim, mustad serisi olan 496/01 serisi kısa saplı parlak döğme çelik siyah iğnelerdir.Bu seri iğne eğer her hangi bir taşa takıldığı takdirde; hafif açılır ve takımı kurtararak geri gelmesini sağlar.Bilahare elimiz ile daha sonra yine eski formuna getirebiliriz.Bu iğne açılır dediğim, sakın yanlış anlaşılmasın.Şimdiye kadar hiç bir balık yüzünden açılıp da beni yarı yolda bırakmamıştır...Bu tür takım hem geceleyin hem de gündüz saatlerinde rahatlıkla kulanılır.Ama eğer gece liman içi gibi hafif derin suda avlanacak isem, bu defa kamışdaki 3 köstekli takımı kamış yardımıyla fırlattıktan sonra zil takıp, elimde yaklaşık 0,22-0,25 siglon veya discovery marka karbon sayısı yüksek bir misinaya bağlı olan ya tek iğneli bir takım veya yine aynı kalitede bir misinaya bağlı zoka kullanırım...Eğer bulunulan mekanda çupra var ise bu takımı ileriye doğru savurduğumda takım hafif hafif süzüle süzüle iner iken onu fark edecek ve atlayacaktır.Tabi gerek gündüzün ilk saatlerinde veya geceleyin bırakma diye tabir edilen takım için yine tek iğneli, seyyar zeytin kurşunlu takımda kullanılabilir.
Yanlız burada dikkat edilmesi gereken konu şudur: Şimdi diyelim mayıs ayı gibi ilk çupralar gelmeye başladı...Yemimiz tabiki mamun olmalıdır.Ama bunun yanında biraz daha pahalı kaçar ama boru kurduda kulanılabilir.İlla velakin haziran ayının sonlarına doğru kırıntı balık diye tabir edilen küçük balıklat çoğaldığında ise mamun artık bize cevap vermez hale gelecektir.Bunun nedeni ise, biz takımı atar atmaz saniyeler içinde çupraya sıra gelmeden önce mamunlar tertemiz olacaktır....O zamanda artık yengeç e başlama zamanı gelmiştir.Tabi alınacak yengeçler baş parmak tırnağımızın büyüklüğünü geçmeyen kum yengeci olmalıdır.Temmuz-Ağustos ayları boyuca yengeç çok güzel iş yapar iken,Eylül ayından itibarende mor olmayan madyalarda rahatlıkla bize verim verecektir...Kıyıdan avlanır iken sülünez tercih etmememin nedeni, bu yemin anında küçük balıklar tarafından temizlenmesidir.
2- Tekne avcılığı : Eğer havaların hafifden serinlemeye başlaması ile çupranın geriye doğru göçü başlaması ile teknede de yaklaşık 18-30 metrelerde de çupra avcılığı başlar.Bizler genelde tekne ile çupra avlar iken yem tercihimiz tabiki sardalya dır.Hem ekonomik olmakta, hemde her tür balığa hitap etmektedir.Tabi bu yemi kullanır iken, eğer orta suya yakın bölümde çupra ararsak; zokaya sardalya dilimi takar ve bekleriz.Eğer 3-4 köstekli dipde kurşunlu takım kulanacak isek ve yemizimiz sardalya ise mutlaka 1251/c serisi uzun pala saplı 2 numara iğneyi tercih ederiz...Çünkü sardalya dilimini tam oturtmak için uzun saplı iğne kullanmak gerekir.Size belki komik veya saçma gelebilir ama yine de ben söyliyeyim.Burada kasnağa sarılı misinamız 0,60 veya 0,70 lik misinadır.Bu tür misinanın kırbaç gibi olacağı veya insanda balığın vurduğu zaman hissiyat veremiyeceği zannedilebilir...Ama yeretki avlanılam merada balık olsun.. ve takıma dokunsun...Takımın bedeni ise genelde 0,40 veya 0,35 olmaktadır....Teknede eğer sülünez yem olarak kullanılacak ise o zaman kullandığım iğne, 496/3 numara iğne olmaktadır.
Konuyu fazla uzattım ise af ola...Umarım konuya ilgi duyan arkadaşlarıma bir fikir vermiştir...
|