Konu zevk meselesi.. İstavritle uğraşmaktan daha zevkli. Özellikle yüzeyde, kıbrısla tutulanı.. Başına gelir kefal, orada bir hareket olur, şimdi alacak, aldı, alıyor filan derken bir heyecan basar. Bazen alır, bir hareket, bir gürültü kopar orada.. Sonra balığı çekerken bir başka heyecan başlar. Çoğu zaman oltayı sağa sola gezdirir, az da olsa bir mücadele etmeniz gerekir, küçükleri için bile..
Ha bazıları için avın bu tarafı araçtır, amaç tavadaki balıktır. Onlara bu av pek anlam ifade etmeyebilir..
Ama, avın kendisi açısından kefal avı gerçekten zevklidir..
Elbette, orkinos vardı da, biz mi tutmadık prensibi de geçerli.. Çapariciler yüzünden olası en zevkli av bu olabiliyor.. Ha, imkan olsa, açığa filan gidebilsek, o zaman karagöz deriz, mır mır deriz.. O ayrı, o da bir başka zevktir..
Cumartesi uğraşıp yakalayamayan oldu ama, suda yer yer zarganaların gezdiğine de şahit olduk. Yakında zargana başlar, bizde ona dadanırız. Kışa doğru malum lüfer vs..
Çapari ile kova doldurma hamallığından -bence- evladır..
__________________
Serdar Köylü, 27/05/1969
|